KAN VE KÜLLER kitap kapağı

19. bölüm / 32

KAN VE KÜLLER

18.Bölüm KİM VAR YANIMDA?

Vaveyla Yazarı: Lunorisolzey .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: 18.Bölüm KİM VAR YANIMDA?

Yatakta kendime sarılarak uyuyakalmıştım.
Buraya nasıl geldiğimi bile hatırlamıyordum.
Sadece ağladığımı hatırlıyordum.
Sonrası yoktu.
Ne olduğunu, beni buraya kimin getirdiğini, nasıl uyuduğumu bilmiyordum.
Yavaşça yataktan kalktım.
Ayaklarımı yere bastığımda birkaç saniye öylece durdum.
Sonra odanın kapısına doğru ilerledim.
Kapıyı açtığımda karşımda Halef vardı.
“Günaydın,” dedi
“Günaydın.”
Sesim o kadar kısık çıkmıştı ki ben bile zor duydum.
“İyi misin?”
Kafamı salladım.
İyi değildim.
Ama bunu söyleyecek gücüm de yoktu.
“Kahvaltı hazır. Aşağıya gel.”
O uzaklaşırken ben banyoya girdim.
Aynanın karşısına geçtim.
Ve kendime baktım.
Yüzüm şişmişti.
Gözlerim ağlamaktan kızarmış, saçlarım darmadağın olmuştu.
Berbattım.
Sanki aynadaki kişi ben değildim.
Musluğu açıp yüzümü yıkadım. Birkaç saniye aynaya baktıktan sonra aşağıya indim.
“Halef.”
Birkaç saniye ses gelmedi.
“Efendim?”
“Saçlarımı keser misin?”
Dediğim şey ile banyoya geldi.
Kapıya doğru dönüp ona baktım.
“Düzeltir misin?”
Bakışları saçlarıma kaydı.
Birkaç saniye öylece baktıktan sonra başını salladı.
Yanıma gelip çekmeceyi açtı.
İçinden makası çıkardı.
Ben aynanın karşısında dururken arkamda belirdi.
Makasın saçlarıma yaklaştığını hissettiğim anda gözlerimi sımsıkı kapattım.
Çıt.
İlk tutam yere düştü.
Sonra bir diğeri.
Bir zamanlar belime kadar uzanan saçlarım, birkaç dakika içinde yere saçılmıştı.
“Gözlerini aç.”
Yavaşça gözlerimi açtım.
Aynaya baktım.
Saçlarım düzelmişti.
Ama artık kısacıktı.
Belime kadar gelen saçlarım şimdi boynuma kadar geliyordu.

Bir süre aynadaki kendime baktım.
“Teşekkür ederim.”
“Yemek yiyelim. Hadi.”
Makası bıraktı ve beraber banyodan çıktık.
...
Yemeğimi bitirmiştim.
Artık eve gitmem gerekiyordu.
Kıyafetlerimi değiştirmem gerekiyordu.
Ama eve gidecek yüzüm yoktu.
Halef ise bizim düğün davetiyelerimizi bile çoktan bastırmıştı.
Her şeyi planlamıştı.
Sanki benim hiçbir söz hakkım yokmuş gibi.
“Davetiyeleri ver.”
Ayağa kalktı. Raftan davetiyeleri aldı ve bana uzattı.
Elime aldığımda üzerindeki isimlere baktım.
SEDEF FELAH VE HALEF FEDES
BU ÖZEL GÜNÜMÜZDE SİZİ DE ARAMIZDA GÖRMEK İSTERİZ.
8 HAZİRAN 2026
Parmaklarım davetiyenin üzerinde gezindi.
“Ben gidiyorum.”
“Adamlarım seni bırakacak.”
Başımı salladım.
Ve çıktım.
...
Adamlar beni evin önünde bırakıp gittiler.
Bir süre arabanın arkasından baktım.
Sonra derin bir nefes alıp kapıya doğru yürüdüm.
Kapıdaki güvenlikler bile yüzüme bakmadı.
Başımı öne eğdim.
O kadar mı suçluydum?
İçeri girdim.
Dışarısı bomboştu.
Kimse yoktu.
Evin önüne geldiğimde gözlerim doldu.
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Zile bastım.
Kapıyı Batu abim açtı.
Bir süre sadece birbirimize baktık.
Sonra ben gözlerimi kaçırıp yere baktım.
“Sedef...”
Hiçbir şey söylemedim.
Bir anda bana doğru geldi.
Ne yapacağını anlamadan kollarının arasına alıp bana sımsıkı sarıldı.
“Sedef, konuş.”
Sessiz kaldım.
Bir süre sonra benden ayrıldı.
Gözleri saçlarıma takıldı.
“Saçların... Sedef, ne yaptın onlara?”
“Kıydım.”
Sadece iki kelime söyleyebildim.
Batu hiçbir şey demedi.
Bir adım geriye çekildi.
Ben ise içeri girdim.
Salonda herkes vardı.
Herkes bana bakıyordu.
Ateş abim hemen ayağa kalkıp yanıma geldi.
“Sedef... Saçların.”
Yüzüne baktım.
“Abi, olmuş muyum? Korktuğun gibi?”
Korkardı düşmanlarımız beni incitmesin ama onlar değil ben kendi ailem yaralımıştı.
Annem bazen okula giderken umursamazdı saçlarımı ama ayeş abim taradı önerdi.
Hep saçların uzat kesme derdi ama artık uzatmayacağım kadar kısaydı.
Cümlem biter bitmez yüzünü yere indirdi.
O an içimde bir şey daha kırıldı.
Bana “İyi misin?” dememişler di.
Onlar söylemese bile ben artık iyi değildim.
Ve onlar için saçlarım daha önemliydi.
Uraz abim yanıma geldi.
Yüzümü iki avucunun arasına aldı.
Sonra gözleri yanağıma kaydı.
Yüzümdeki izlere baktı.
İki taraftan yediğim dayağın izleri hâlâ duruyordu.
“Bu yanağını o mu yaptı?”
Elini yanağımdan ittim.
“O yapmadı.”
Uraz'ın gözlerine baktım.
“O bana zarar vermez.”
“Kim yaptı o zaman?”
“Boş ver.”
Anneme baktım.
Bana bakıyordu.
Ama yüzündeki ifadeyi. okuyamıyordum.
Daha fazla dayanamadım.
Hızlı adımlarla odama çıktım.
Kapıyı kapattım.
Küçük bir çanta çıkardım ve içine birkaç kıyafet koydum.
Üzerimi değiştirdim.
Sonra çantayı alıp tekrar aşağıya indim.
“Sedef, nereye? Hiçbir yere gitmiyorsun.”
Batu'nun sesiyle durdum.
“He... Pardon.”
Bir an düşündüm.
“Unutuyordum.”
Onlara doğru döndüm.
Çantamı açtım.
Davetiyeleri çıkarıp masanın üzerine bıraktım.
“Gelip gelmemek size kalmış.”
Davetiyelere baktım.
“Ama alın yine de.”
Annem davetiyelerden birini eline aldı.
“Bu ne?”
“Düğün davetiyem.”
Bir an sessizlik oldu.
“Bekliyorum.”
Annem bana bakarken Batu abim araya girdi.
“Sedef, saçmalama. Evlenmiyorsun, değil mi?”
Başımı kaldırıp ona baktım.
“Şaka yapıyor gibi bir hâlim var mı, abi?”
Batu sustu.
“Yok."
Daha fazla konuşmadan kapıya yöneldim.
Ve evden çıktım.
Kapının önünde ise asla karşılaşmayı beklemediğim biri vardı.
Atakan.
Onu gördüğüm anda içimde bir şey kırıldı.
“Sedef...”
“Sedef'im...”
Bana doğru bir adım attı.
“Ne yaptın kendine?”
Gözleri saçlarıma, sonra yüzüme kaydı.
“Ne yaptın bize?”
“Atakan...”
"Haberler doğrumu gördüklerim "dedi.
“Her şeyi bir gün sana açıklayacağım.”
Gözlerimi kaçırdım.
“Ne olur o zamana kadar beni yargılama.”
“Neyi açıklayacaksın?”
Sesi titriyordu.
“Evleniyorsun.”
Cevap veremedim.
“Saçların...”
Bir süre saçlarıma baktı.
“Onlara da kıymışsın.”
Başımı eğdim.
“Sedef, bu sen değilsin.”
Gözlerim doldu.
“Ne olur konuş.”
Bir adım daha yaklaştı.
“Oyun de. Şaka de. Ne dersen de ama konuş.”
“Atakan...”
Sesim titredi.
“Ben bir gün sana her şeyi açıklayacağım.”
Gözlerimin içine baktı.
“Ne olur o zamana kadar beni yargılama.”
Uzun süre sessiz kaldı.
Sonra gözleri doldu.
“Ben seni...”
Sesi kesildi.
“Upuzun saçlarınla, gülen yüzünle, beyaz gelinlikle hayal ediyordum.”
Boğazı düğümlendi.
“Seninle evlenecektim.”
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
“Ama sen...”
Bakışları kısacık saçlarıma indi.
“Kısacık saçların ve gülmeyen yüzünle başka bir adamla evleniyorsun.”
Hiçbir şey söyleyemedim.
Çünkü söyleyebileceğim hiçbir şey, içimde olanları anlatmaya yetmiyordu.
Sadece baktım.
O da bana baktı.
Sonra arkasını dönüp gitti.
Atakan bana arkasını dönmüştü.
Herkes bana arkasını dönmüştü.
Kim vardı artık yanımda?
Kimse.
Yanımda koskocaman bir boşluk vardı.
Yaşlar yanağımdan aşağı doğru aktı.
Kafamı yere eğdim.
Sonra evden uzaklaştım.
Sadece yürüdüm.
Bomboş yollarda, sokaklarda...
Nereye gittiğimi bilmiyordum.
Sadece yürüdüm.
Ve ağladım.
Çok yorulmuştum.
Bir banka oturdum. Çantamdan sigara paketini çıkardım ve bir tane yaktım.
Bir bitti.
İki bitti.
Üçüncüyü yakmıştım ama bitiremedim.
Sigarayı ağzıma götüremedim.
Ağlamaktan nefes almakta bile zorlanıyordum.
Yorgundum.
Ölmek istiyordum.
Belki ben ölürsem beni affederlerdi.
Belki...
Affederler miydi?
Tam o sırada bir araba yanıma doğru yaklaştı.
Kapısı açıldı.
İçinden Halef çıktı.
"Ne yapıyorsun burada?" dedi.
Omuzlarımı kaldırıp indirdim.
"Halef," dedim.
"Efendim?"
"Ben ölürsem ne olur?"
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
"O zaman beni affederler mi?" diye sordum.
Cevap vermedi.
Yanıma doğru yaklaştı ve kolumdan tutup beni ayağa kaldırdı.
"Eve gidelim."
"Evim yok ki benim," dedim.
"Benim var."
"Ama sen benim evim değilsin ki."
"Sedef, eve gidelim. Sus artık."
Başımı iki yana salladım.
"Sen düşmansın."
Halef sustu.
"Yabancısın. Seni tanımıyorum."
"Tanıyorsun."
"Noldu evde "dedi.
"Boşluk evden çıktığımda atakanla denk geldim"
"Bana inanmayan gözlerle baktı ama ben en çok o inanaır bana sanmıştım"dedim.
"Hayat bazen çok acımasız oluyor"dedi.
"Sende çok acımasızsın bana acımadın ben senden önce mutluydum"dedim.
"Herkez bana inanıyordu,seviyordu,gülüyordum"dedim.
Ellerim saçlarıma gitti ve çekiştirdim.
"Ben... ben bunlara kıydım saçlarjma kıydım en çok onlar yanımdaydı artık onlarda yok"dedim.
"Halef nolur söylesene artık yanımda kim var"dedim.
"Eve gidelim artık insanlar niye bakıyor"dedi
"Baksınlar ne olucakkı"dedim.
"Sedef hadi "dedi.
"Hay—"
Cümlemi tamamlayamadan gözlerimin önü karardı.
Dizlerimin bağı çözüldü.
Halef'in ellerinden kayıp yere düştüm.
---

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

42okunma 17beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18