18. bölüm · KAN VE KÜLLER
17 Bölüm.KOPUŞ
Davetin yapıldığı yere vardığımızda her şey oldukça normaldi.
İnsanlar birbirleriyle konuşuyor, fonda hafif bir müzik çalıyor, garsonlar masaların arasında dolaşıyordu.
Her şey olması gerektiği gibiydi.
Sanki birkaç saat sonra hayatımın tamamen değişeceğini kimse bilmiyordu.
Halef'i uzaktan gördüm.
Bakışlarımız kesiştiğinde birkaç saniye boyunca gözlerini üzerimden çekmedi.
Ben ise bakışlarımı kaçırdım.
Ailemle birlikte masaya geçtik.
Annem yanıma oturdu.
Babam karşımdaki sandalyeye geçti.
Uraz abim Ekin ablayla konuşuyor, Ateş abim Asude ablayla bir şey tartışıyor, Batu abim de Begüm ablayla konuşuyordu.
Bir süre onları izledim.
Her şey o kadar normaldi ki...
Keşke o gece hep böyle kalsaydı.
Annem bir süre sonra bana doğru eğildi.
"Sedef."
"Efendim anne?"
"Gerçekten iyi misin?"
"İyiyim."
Annem yüzüme dikkatlice baktı.
"Bugün farklısın."
"Yorgunum sadece."
Elimi tuttu.
"Kendine dikkat et."
Başımı salladım.
"Ederim."
Babam da konuşmaya katıldı.
"Yarın izin yap."
Gülümsedim.
"Baba, yarın dosyalarım var."
"Dosyalar kaçmıyor."
"Ben kaçıyorum."
Babam güldü.
"İşte onu istemiyorum."
Ben de gülümsedim.
O an bilmiyordum...
Belki de o gülümseme, ailemin yanında attığım son normal gülümsemelerden biriydi.
.....
Bir süre sonra Halef ayağa kalktı.
Elindeki bardağı masaya bıraktığında salondaki birkaç kişi ona döndü.
"Herkesin dikkatini bir dakikalığına rica edeceğim."
Konuşmalar yavaş yavaş kesildi.
Halef birkaç saniye sustu.
Sanki söyleyeceği şeyi özellikle ağırlaştırmak ister gibiydi.
"Bu akşam sizi buraya toplamamın özel bir sebebi var."
Uraz abim başını kaldırdı.
Ateş abim konuşmayı bıraktı.
Babam da dikkatini tamamen Halef'e verdi.
Halef devam etti.
"Bir hafta sonra evleneceğim."
Salondaki sesler bir anda kesildi.
Annem şaşkınlıkla babama baktı.
Uraz abim doğruldu.
Ateş abimin kaşları çatıldı.
Batu abim ise hiç konuşmadan Halef'e bakıyordu.
Halef birkaç saniye daha bekledi.
Sonra gözlerini bana çevirdi.
"Ve bugün sizi o ile tanıştıracağım"dedi.
Bakıllarımı kısa biran cektiğimde karşı masada hakefin anisi ile bakışlarımız denk düştü.
Bakışlarımı geri kaçırdım.
"Sevgili karım"dedi.
"Sedef Felah'la."
O an sanki bütün salonun sesi bir anda yok oldu.
Kulaklarım uğulduyordu.
Annem bana döndü.
"Sedef?"
Babam ayağa kalktı.
"Kızım?"
Uraz abim de ayağa kalktı.
"Bir dakika."
Ateş abim şaşkınlıkla bana baktı.
"Sedef, sen bunu biliyor muydun?"
Batu abim hiçbir şey söylemedi.
Sadece gözlerimin içine baktı.
Ben yavaşça ayağa kalktım.
Halef elini bana doğru uzattı.
Bir süre o ele baktım.
Sonra yürüyüp yanına gittim.
Elimi tuttu.
Ardından kolunu belime sardı.
Vücudum istemsizce gerildi.
Ama hiçbir şey söylemedim.
Halef herkese baktı.
"Bir hafta sonra Sedef benim karım olacak."
Babamın sesi sertleşti.
"Halef."
Halef ona döndü.
"Efendim?"
"Kızımın benim yanımda böyle bir haberle karşıma çıkmasını nasıl açıklıyorsun?"
Halef cevap vermedi.
Babam bu kez doğrudan bana baktı.
"Sedef."
"Baba..."
"Sen bunu istiyor musun?"
Boğazım düğümlendi.
Bir süre konuşamadım.
Sonra başımı yavaşça salladım.
"Evet."
Uraz abim bana doğru geldi.
"Bana bak."
Baktım.
"Gerçekten istiyor musun?"
"Evet, Uraz abi."
"Onu seviyor musun?"
Gözlerim istemsizce Halef'e kaydı.
Sonra yeniden Uraz abime baktım.
"Seviyorum."
Ateş abim başını iki yana salladı.
"Hayır."
"Ateş abi..."
"Hayır Sedef. Sen bunu söylemek zorunda değilsin."
"Zorunda değilim."
"O zaman neden söylüyorsun?"
Cevap veremedim.
Çünkü verecek bir cevabım yoktu.
Batu abim yanıma yaklaştı.
"Sedef."
"Efendim Batu abi?"
"Bana bak."
Baktım.
"Korkuyor musun?"
Gözlerim doldu.
Ama başımı sallamadım.
Batu abim birkaç saniye yüzüme baktı.
Sanki söylemediğim bir şeyi anlamaya çalışıyordu.
"Sedef..."
Annem ayağa kalktı.
"Kızım, bana bak."
Baktım.
Gözleri dolmuştu.
"Ne zamandır?"
Sessiz kaldım.
"Ne zamandır bu adamla görüşüyorsun?"
"Anne..."
"Bana cevap ver."
"Bir süredir."
Babamın yüzü sertleşti.
"Neden bize söylemedin?"
"Ben..."
Cümlemi tamamlayamadım.
Uraz abim bir adım geriye çekildi.
"Sen bunu bizden sakladın."
"Uraz abi..."
"Biz sana her şeyi anlatırken sen bunu bezden sakladın."
Ekin abla hemen Uraz abimin yanına geldi.
"Uraz, biraz sakin ol."
"Nasıl sakin olayım, Ekin?"
Ateş abim de araya girdi.
"Önce Sedef'i dinleyelim."
Asude abla Ateş abimin koluna dokundu.
"Ateş, lütfen."
Begüm abla sessizce Batu abimin yanında duruyordu.
Batu abim ise hâlâ bana bakıyordu.
Babam yeniden konuştu.
"Sedef, bu adamın yanında gerçekten mutlu olacağına inanıyor musun?"
Gözlerim doldu.
"Evet, baba."
Babam birkaç saniye yüzüme baktı.
"Bunu neden söylerken ağlıyorsun?"
Cevap veremedim.
Halef'in eli hâlâ belimdeydi.
Babam bunu görünce bakışları sertleşti.
"Elini kızımın üzerinden çek."
Halef kıpırdamadı.
"Gerek yok."
Uraz abim bir anda öne çıktı.
"Çek dedim."
Halef ona döndü.
"Sen karışma."
"O benim kardeşim!"
"Benim de karım olacak."
Ateş abim hemen Uraz abimin önüne geçti.
"Uraz abi."
"Çekil Ateş!"
"Önce Sedef'i götürelim."
Batu abim bana baktı.
"Sedef, gel benimle."
Elimi ona uzatacak gibi oldum.
Ama durdum.
Ne yapacağımı bilmiyordum.
Annem bunu gördü.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
"Sen..."
Bir adım bana yaklaştı.
"Sen gerçekten bunu yapacak mısın?"
"Anne..."
"Bana anne deme!"
Sesi titriyordu.
Gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
"Bunca yıldır seni koruduk."
Bir adım daha attı.
"Sana hiçbir şey eksik etmedim."
Başımı eğdim.
Konu bu değildi.
Onların beni korudu ve hiçnirleuimi eksik etmemişler ama sevgi onlar var sanıyordum ama yoktu.
Annem beni hiç bir zaman anlammıştı.
Sevgili yapmama izin vermezdi.
Dışarı çıkmama hayatı yaşama izin vermezdi ama ona göre en sevgşli ailey di.
"Biliyorum."
"O zaman neden?"
Cevap veremedim.
Annemin eli havaya kalktı.
Ve tokat yüzümde patladı.
Bir an her şey sustu.
Dengemi kaybedip yere düştüm.
"Sedef!"
Batu abim hemen yanıma çömeldi.
"İyi misin?"
Uraz abim anneme döndü.
"Anne!"
Ateş abim olduğu yerde donup kalmıştı.
Babamın sesi yükseldi.
"Aylin!"
Annem ağlıyordu.
Elini yeniden kaldırdı.
Ama bu kez Halef bileğini tuttu.
"Yeter."
Annem ona döndü.
"Bırak beni!"
Halef elini bıraktı.
"Bir daha ona elin kalkarsa sonuçları kötü olur"
"Sen kimsinde"
"Kocası sedef artık bi fedes olucak"dedi.
Uraz abim Halef'in üzerine yürüdü.
"Ula seni öldürürüm yemin ederim sedef felah olarak kalacak onu sadece ölüm fedes yapabilir"
Halef cevap vermedi.
Babam araya girdi.
"Yeter!"
Herkes sustu.
Babam bana baktı.
Gözleri dolmuştu.
"Sedef..."
O bakışı görünce içim parçalandı.
Ayağa kalktım.
Batu abim koluma girdi.
"Gel."
Batu abime baktım.
"Batu abi..."
"Hadi."
Elimi tuttu.
Ama Halef araya girdi.
"Sedef benimle gelecek."
Batu abim ona baktı.
"Kardeşim senin yüzünden ağlıyor."
Halef sustu.
Batu abim bu kez bana döndü.
"Onlamı gitmek istiyorsun?"
Uzun süre cevap veremedim.
Sonunda çok kısık bir sesle,
"Evet."
Batu abim elimi bıraktı.
Yüzündeki kırgınlık, o gece gördüğüm her şeyden ağırdı.
Halef elimi tuttu.
Babam hiçbir şey söylemedi.
Sadece arkamdan baktı.
Ben de son kez onlara baktım.
Hiçbirine veda edemedim.
Halef beni dışarı çıkardı.
....
Arabaya bindiğimizde uzun süre konuşmadım.
Halef arabayı çalıştırdı.
Camdan dışarı baktım.
Bir süre sonra sessizliği ben bozdum.
"Nereye gidiyoruz?"
"Benim evime."
Başımı ona çevirdim.
"Evini bilmiyorum."
"Hatırlamıyormusun bi kere daha gitmiştin."
"Daha önce hiç gitmedim."dedim.
Bişey demedi.
Başımı tekrar cama çevirdim.
Yol boyunca sessizlik vardı.
Bir süre sonra büyük bir evin önünde durduk.
Halef arabadan indi.
Ben de indim.
Kapı açıldı.
İçeri girdiğimde etrafa baktım.
Her yer yabancıydı.
Büyük, sessiz ve soğuk bir evdi.
Halef arkamdan geldi.
"Odanı göstereyim."
"Odam hazır mıydı?"
"Hazırlattım."
Başımı salladım.
Merdivenlerden çıktık.
Bir odaya girdik.
Halef kapının yanında durdu.
"Burada kalabilirsin."
Odaya baktım.
Her şey yeniydi.
Ama hiçbir şey bana ait değildi.
Halef bir süre bana baktı.
"Sedef..."
"Banyoyu nerede kullanabilirim?"
Bir an sustu.
Sonra koridorun sonundaki kapıyı gösterdi.
"Orada."
Başımı salladım.
Banyoya girdim.
Kapıyı arkamdan kapattım.
Ve ilk kez yalnız kaldım.
Aynanın karşısına geçtim.
Yüzümü yıkadım.
Makyajım suyla birlikte akıp gitti.
Annemin tokadının izi tekrar ortaya çıktı.
Ve diğer yanağımdaki tokad izi.
Parmaklarımı yanağıma götürdüm.
Canım yanıyordu.
Ama yanağımdan daha çok içim acıyordu.
Gözlerim doldu.
Banyodaki dolapları açmaya başladım.
Birinde havlular vardı.
Diğerinde saç ürünleri.
Bir başka küçük dolabın içinde makyaj malzemeleri duruyordu.
Eski duruyorlardı.
Sonra hemen yanında duran küçük makası gördüm.
Bir süre ona baktım.
Elime aldım.
Saçlarımı önüme aldım.
Makasın ucunu saçlarıma yaklaştırdım.
"Yapma..."
Kendi kendime fısıldadım.
Ama ellerim titreyerek kapandı.
Çıt.
Bir tutam saç yere düştü.
Gözlerim doldu.
"Anne..."
Bir tutam daha aldım.
Çıt.
"Uraz abi..."
Bir tane daha.
Çıt.
"Ateş abi..."
Makas elimde titredi.
Sonra Batu abiyi düşündüm.
Batu abinin bana son bakışını...
"Gitmek istiyor musun?"
diye sormasını...
Elimi ağzıma kapattım.
"Batu abi..."
Babam için kesmedim o severdi saçlarımı üzülürdüm.
Makas elimden düştü.
Yere çöktüm.
Hıçkırıklarım banyoda yankılanmaya başladı.
Kapının dışından ayak sesi geldi.
"Sedef?"
Cevap vermedim.
"Sedef, kapıyı aç."
Yine cevap vermedim.
Halef kapının kolunu çevirdi.
Kilitliydi.
"Sedef?"
Sessizlik.
"Sedef, iyi misin?"
Gözlerimi kapattım.
Konuşamadım.
Halef'in sesi bu kez daha sert çıktı.
"Sedef, kapıyı aç."
Yine cevap vermedim.
Birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Sonra—
GÜM!
Kapı sarsıldı.
Başımı kaldırdım.
"Sedef!"
GÜM!
Bir kez daha vurdu.
Kapının kilidi zorlanıyordu.
Üçüncü darbede kapı açıldı.
Halef içeri girdi.
Ve olduğu yerde kaldı.
Önce bana baktı.
Sonra yere saçılmış saçlara.
Ardından lavabonun üzerindeki makasa.
Sonra tekrar bana.
Yüzündeki bütün sertlik bir anda kayboldu.
"Sedef..."
Sesi ilk kez bu kadar çaresizdi.
Ben dizlerimi kendime çekmiş, yerde oturuyordum.
Saçlatım yamuldu bi tarafı daha uzundu.
Gözyaşlarım durmuyordu.
Halef yavaşça yanıma çömeldi.
Ama bana dokunmadı.
"Neden saçlarını kestin?"
Başımı kaldırdım.
Dudaklarım titredi.
"Çünkü..."
Bir hıçkırık kaçtı.
"Her şeyi kaybettim sandım."
Halef'in yüzündeki ifade değişti.
Ben devam ettim.
"Annem bana ilk kez vurmadı ama bu sefer diğerlerinden daha çok acıdı"
Başımı eğdim.
"Babam bana bakıp hiçbir şey yapamadı."
Sesim gittikçe küçüldü.
"Uraz abim bana kızdı."
Bir nefes aldım.
"Ateş abim bana inanmadı."
Gözlerimi kapattım.
"Batu abim.."
Cümleyi tamamlayamadım.
Halef sessizce bekledi.
"Batu abi bana 'Gitmek istiyor musun?' diye sordu."
Gözyaşlarım yeniden aktı.
"Ben de evet dedim."
Başımı kaldırıp Halef'e baktım.
"Ama ben aslında eve gitmek istiyordum."
Halef'in yüzü düştü.
"Hangi eve?"
Gözlerimi kapattım.
"Annemin saçlarımı taradığı eve."
Sesim kırıldı.
"Babamın beni beklediği eve."
Bir hıçkırık daha kaçtı.
"Uraz abimin bana kızıp sonra barıştığı eve."
"Ateş abimin benimle kavga ettiği eve."
"Batu abimin geceleri kapımı kontrol ettiği eve..."
Artık konuşamıyordum.
Yüzümü ellerimin arasına aldım.
"Ben o eve gitmek istiyorum."
Halef başını eğdi.
Ben ise yerdeki saçlarıma baktım.
Ve ağlamaya devam ettim.
Çünkü ilk defa, insanın bir evden çıkabileceğini.
Ama evini içinde bırakamayacağını anlamıştım....
