17. bölüm · KAN VE KÜLLER
16.Bölüm BİR DAHA ESKİSİ GİBİ DEĞİL
Sorgu odasının kapısını açıp çıktım.
Koridorda birkaç adım attıktan sonra durdum.
Atakan uzaktan beni gördü ve hemen yanıma geldi.
" Sedef?"
Cevap vermedim.
Yüzüme baktı.
" Sana ne oldu?"
Elimi yanağımdan çektim.
"Hiçbir şey"
" Sedef..."
Gözlerimi ona çevirdim.
"Kaan bana saldırdı."
Atakan'ın yüzü bir anda ciddileşti.
" Ne?"
"Sorgu sırasında."
" İyi misin?"
Başımı salladım.
"İyiyim."
Sonra arkamdaki kapıya baktım.
"Ama artık eminim."
" Neyden?"
Dosyayı göğsüme bastırdım.
"Kaan'ın sakladığı şey, düşündüğümüzden çok daha büyük."
Atakan bana baktı.
Ben ise koridorun sonundaki pencereden dışarı çevirdim gözlerimi.
Yanağım hâlâ yanıyordu.
Ama aklımda tek bir şey vardı:
Bu dosyayı kapatmayacaktım.
Atakana bakınca tekrar bana olan bakışları değişikti.
Yanağımdaki kızarıklığı gördüğü an yüzündeki ifade tamamen değişiyordu.
Birkaç saniye hiçbirşey demedi.
Sonra yanımdan geçip gitti.
Koşarak.
Bi anda dondjm ne olduğunu anlamamıştım.
Atakanın gititği yöne baktım.
Sorgu odasına doğru ilerliyordu.
Bi anda aydınlama yaşadıktan sonra ona doğru koltum.
Çoktan odaya girmişti.
Hızlıca koltum ve yetiştim.
Atakanın kaana olan bakışları öfke den ibaretti sadece.
Haka ona bakarken ağır adımlarla onun önüne geçti.
" Sen ne yaptın?"
Kaan cevap vermedi.
Atakan bir anda yakasından tuttu.
Görevliler şaşkınlıkla birbirlerine baktı.
"Sen kimsin de bir kadına el kaldırıyorsun?"
Kaan onu itmeye çalıştı.
"Bırak beni!"
Atakan yakasını daha sıkı tuttu.
" Bir kadına el kaldıracak kadar cesaretin var da şimdi konuşmaya mı cesaretin yok?"
Kaan'ın yüzüne doğru eğildi.
" Sana savcı olduğumu bile söylemeden önce insan olduğunu hatırlatmam mı gerekiyor?"
Kaan küfür ederek onu itti.
Atakan bir anda öfkelendi.
Elini kaldırdı.
Tam vuracakken araya girdim.
" Atakan!"
Elini havada durdurdu.
Ben ona doğru yürüdüm.
" Yeter!"
Atakan hâlâ Kaan'ın yakasını tutuyordu.
" Sedef, sana vurdu."
" Biliyorum."
Elimi Atakan'ın koluna koydum.
"Bırak."
"Hayır."
" Atakan."
Sesimi daha sert çıkardım.
"Bırak onu."
Birkaç saniye boyunca bana baktı.
Sonunda Kaan'ın yakasını bıraktı.
Kaan sendeledi.
Görevliler hemen araya girip onu yeniden tuttular.
Atakan hâlâ öfkeliydi.
Bir daha ona yaklaşmayacaksın."
Kaan başını kaldırıp ona baktı.
Atakan bir adım daha atacak gibi oldu.
Ve kafa attı.
Kaan yere düştü.
Ona baktım atakanın yüzünde vatan gülüşü vardı.
Ve bana baktı.
"Gidebiliriz sevgilimden.
Ona şaşkınlıkla bakıyordum.
"Sen ne yaptın"
"Ne yapmışım "dedi.
Onu göstrrdim.
"Hmm yani yapan iyiki yapmış"dedi.
Koluna vurdum.
Kolumdan tuttu çekmeye çalıştım.
Bu sefer elimden tutarak sorgu odasından çıkardı.
Ona baktım oda bana.
"Çok uzunsun eğilmeye bişey diyicem"dedim.
Güldü ve eğildi.
"İyiki yaptın"dedim.
Bana baktı yanan yanağımdan öptü.
"İyiki yapmışım"dedi.
Ona baktım ve gülümsedim.
Kaanın bana dediğü şeyler korkmuyordum.
Ama neden neymişsin öyle .
Bilmiyordum.
Sadece içimde ağır bir öfke vardı.
Atakan bana döndü.
"Çok yandımı canın"dedi.
"Biraz ama artık açımıyor çünkü sen öptün"dedim.
Dediğim şey ile elini belime atuo ve boynumdan öptü.
"Ya burda olmaz adliyedeyiz"drdim.
Gülerek.
"Bişey olmaz"dedi.
Bi daha öptü ve odama doğru ilerledik.
....
Adliyedeki işlerim bitmişdi ve eve gidiyordum.
Arabam doğru ilerleyip bindim.
Telefonum çalmaya başlamıştı çantamdan çıkarıp baktım.
Arayan ekin ablmaydj.
Açtım.
"Alo sedef"dedi.
"Rfendim yenge"dedim.
"Napıyon"
"Hiç eve gidiyorum"
"İyi akşamlar davete gelirkmisin"
"Hangi davet"fedim.
"Halef fedesin düzenlediği "
Davet 3 gün çok hızlı geçmişti.
"Evet gelicem ndden sordün"
"He yok öylesine merak ettim "
"Siz gelicekmisinz?"
"Evet ama annen ve baban gelmemiyi düşünüyor"dedi.
"Tama o zaman görüşürüz "dedi ve kapattı.
Telefonu cantaua koydum ve sigara paketini aldım.
Yola çıkmıştım.
Ucunu yaktım ve dudaklatıma götürdüm.
Rafyoda son durağın çalıuordı.
"Zaman izimizi, ikimizi siler
Kiminin acısı kalır, anıları gider
Daha gençsin, ah, gülüp oyna sen
Son durağın benim evim olsun"
Atakan benim için son durağım ve evim olarak kalacak.
....
Eve gelmiştim arabayı park edip arbadan çıkıp eve doğru ilerledim.
Zile bastım ve kapıyı batu abim açtı.
"Hoşgeldin"
"Hoşşvulduk"dedim.
"İşe gitmedin mi sen"dedim.
"Burda olduğuma göre"
Gildüm.
Satıldım.
"Çok yoruldum "dedim.
"Akşam gelme o istersen"
"Yokua sorun olmaz"dedim.
"Akşam herkez gelicekmş"
"Uani annem gelmeyi çok düşinmüyor"
"Anladım "dedim.
"Bişey mi oldu"dedi.
"Yok oyşesine "dedim.
Yanağıma bakamamış için saçlarımla örttüm.
"Bem odama çıkıyorum biraz dinlencem beni uyandır"dedim.
Elini ok çeklind eyaltı.
Ve odama çıktım.
Hızlı bir duş alıp kıyafrtlerimi giyindim.
Uykum vardı ama uyumak istemiyordum uuandığımda kabus olucakdı .
Herkes ve her yer.
.....
Kaç saat uyuduma emin değildim.
Abtu abimin uyandırması sonuncunda uyanmıltım.
Davete hazırlanıyordum.
Dolaptaki kıyafrtimi alıp yatağın üstüne koydum.
Ve derin bi nefes alıp giydim.
Lacivert bana çok yakışıyordu yad aben öyle hissediyordum.
Takımlarına takıp makyaş masama oturdum.
Makyaj çantamı açtım.
Kapatıcıyı elime aldım.
İnce bir tabaka sürdüm.
Bekledim.
Sonra biraz daha.
Aynaya yaklaştım.
Hâlâ hafifçe görünüyordu.
Bir kat daha sürdüm.
Bu kez neredeyse kaybolmuştu.
Derin bir nefes verdim.
" Böyle iyi."
Makyaşımıda tamamlayıp kendime baktım saçlatıma bi değişiklik yapmamıştım.
Tam o sırada kapım çaldı.
" Sedef?"
Batu abimdi.
"Gel."
Kapıyı açıp içeri girdi.
"Hazır mısın?"
"Daha değil."
"Herkes aşağıda."
"Beş dakika."
Batu abim güldü.
"Senin beş dakikan en az yirmi dakika."
"Abartma."
" Geçen sefer kırk dakika bekledik."
" O farklıydı."
"Neymiş farkı?"
"Hatırlamıyorum."
Güldü.
Sonra yüzüme biraz daha dikkatli baktı.
— İyi misin?
İçimden bir şey koptu.
Ama belli etmedim.
" İyiyim Batu abi."
"Çok yorgun görünüyorsun."
" Bugün adliyede yoğundu."
"Bir şey olmadı değil mi."
Bir saniye sustum.
" Yok."
Bana birkaç saniye baktı.
Sonra başını salladı.
"Tamam. Hazırlan."
Kapıya yöneldi.
Kapıyı kapatıp çıktı.
Ben de son kez aynaya baktım..
Sonra odadan çıktım.
.....
Aşağı indiğimde herkes hazırdı.
Babam salonda ceketinin düğmesini ilikliyordu.
Annem aynanın karşısında saçını düzeltiyordu.
Uraz abim koltukta oturuyordu.
Yanında Ekin abla vardı.
Ateş abi mutfaktan çıkıyordu.
Asude abla da onun arkasından geliyordu.
Batu abi ise Begüm ablayla konuşuyordu.
Annem beni görünce gülümsedi.
"Sonunda geldin kızım."
" Hazırım anne."
Ekin abla yanıma gelip elbiseme baktı.
"Çok güzel olmuşsun Sedef."
"Sağ ol Ekin abla."
"Sende çok şıksın"dedim.
"Teşekür ederim"dedi.
Asude abla da gülümsedi.
" Gerçekten çok yakışmış."
" Sağ ol Asude abla."
"Send çok güzelsin"dedim.
Begüm abla başını eğip bana baktı.
" Ama biraz yorgun görünüyorsun."
Gülümsemeye çalıştım.
" Bugün biraz yoğundu."
Babam hemen sordu.
" Yemek yedin mi?"
"Hayır baba."
Ateş abim hemen atladı.
Ben de açım."
Asude abla ona baktı.
"Sen sürekli açsın."
Batu abim güldü.
" Ateş abi'min kanında yemek var."
" Komik misiniz siz?"
Hepimiz güldük.
Bir süre sonra annem çantasını aldı.
" Hadi artık."
Babam kapıya yöneldi.
" Geç kalacağız."dedi.
Begüm abl aynıma gelip koluma girdi.
"Çok güzel olmuşşun Begüm abla"deidm.
"Sağol güzelim sende na bişey mi oldu anlatabilirsin bana"dedi.
"Gerçekten bişey yok sadece yorgunluk"dedim.
"Eminmisin "
"Evet emimim"dediö.
Ön taraftan Batu abim seslendi.
"Kızlar haydi "dedi.
Arabaya dopru gittik.
Kalıyı açıp girdim.
Batu bşm Begüm ablanın kapısını açtı ve oda girdi Batu abimde arabaya binince evden uzaklaştık.
Onlara son kez baktım.
Bir kaç saat sonra bana gine sevgiyle bakıcaklarmıydı.
Annem ne diyecekdi.
Batu abim sessiz kalırdı.
Ateş abim bağırır çağırırdı.
Onları tanıyordum ama onlar beni hiç tanımamışlardı...
