21. bölüm · GÖREV İHTİLALİ

19.BÖLÜM HAYATIN SESİ

Ecem Su Güneş

( YAZARIN ANLATIMIYLA)
Sessizlik bazen hiç bir şey anlatamaz. Hani hep sessizlikler bir şeyler anlatır der ya Ilgın size, bu sefer hiç bir şey anlatamıyordu. Çünkü bu sefer Ilgın yoktu. O sessizliği anlamlandıran kişi yoktu. Ayaz Günay aylar sonra âşık olduğu kadını görmüştü. Ve gördüğü gün Ilgın'a en büyük zarar gelmişti. Nefeslerini çalmaya çalışmışlardı. Ayaz yıllar sonra ilk defa bu kadar çaresiz hissediyordu. Ilgın Gökşin Ayaz Günay'ı çaresiz hissettirmişti. Ayaz Ilgın'ın sesini, duygularını, gözlerini, inatçılığını, onu seviyordu. Ayaz Günay, Ilgın Gökşin'e aşıktı. İkiside biliyordu, onların aşkları harcanıyordu. Belki ikiside Romeo ve Juliet gibi kavuşmaları imkansız fakat bir o kadar tutkuluydu. Ilgın hâlâ yoğun bakımdaydı. Ne kadar inat ederek kalbinin durmasını istemediyse de hayat bu kadar merhametli değildi. Hayat onlardan göz yaşı istiyordu. İstediğini en iyi şekildi alıyordu. Günlerdir Ayaz Günay gözyaşlarını saklamadan ağlıyordu. Gözyaşlarından nefret eden Ayaz Günay Ilgın Gökşin için gözyaşlarını saklamıyordu. Ayaz Günay ilk defa aşık olmuştu, ama aşkının bir büyü olduğunu düşünüyordu. Aşık olduğu kişiye zarar veren bir büyü. Ilgın ve Ayaz'ın kaderinde aşkları vsrdı, ama onlar aşklarını bir türlü yaşayamıyorlardı. Hastanenin içinde büyük bir kargaşa vardı, herkes kendi acısını yaşıyordu. Ama Ayaz'ın gözleri hiç bir şey görmüyordu. Bazen her şey duruyor, bazen her şey yoruyordu. Ayaz'ın ağzını bıçak açmıyor, Yiğit ne kadar konuşturmaya çalışsa da başarılı olamıyordu. Ayaz sadece yoğun bakım yazısına veya kapısına gözlerini dikiyor ve saatlerce izliyordu, susuyordu. Ayaz yine sessizdi. Yiğit'in yanına geldiğini bile fark etmeden Ilgın'ın kapıdan çıkmasını bekliyordu. Yiğit elini Ayaz'ın omzuna koydu Ayaz birden bir el hissedincr irkildi. Ama Yiğit olduğunu tahmin ederek kafasını kaldırmadı. Yiğit Ayaz'ın kendisine bakmaya zorladı ama Ayaz çökmüştü. Ayaz delirmek üzereydi. Ayaz ağlamaktan delirmek üzereydi. Ayaz suçluluk hissinden delirmek üzereydi. Ayaz özlemden delirmek üzereydi. Ayaz Ilgın'ın yokluğunda delirmişti. Yiğit derin bir nefes vererek konuştu.
" Ayaz, İdil kantinden bir şeyler aldı gel bak bir lokma ye."
" Yiğit git başımdan."
" Ben seni düşündüğümden Ayaz."
" Yiğit bir şey istemiyorum."
" Ayaz bak çöktün kardeşim. Sana bir şey olacak."
" Boğazımdan geçmiyor Yiğit ne yapabilirim. Midem bulanıyor."
Yiğit derin bir nefes aldı ve İdil'in yanına gitti. İkisi bir şeyler hakkında konuştu ama Ayaz'ın odağı o an hiç bir şeydi. Ve o an Ayaz panik ile ayağa kalktı. Yiğit noldu demeye kalmadan İdil ile Ayaz'ın yanına koştular. O an üçününde beklemediği bir şey olmuştu, yoğun bakımın kapısı açılmıştı. Ilgın'ı bir sedyede normal bir odaya koyuyorlardı. Ilgın Gökşin'in durumu iyiye gidiyordu. Hayat bu sefer Ayaz ve Ilgın'ın yanında olmuştu. Ayaz paniklemişti sedyenin arkasında korku ile ilerliyor doktorlara soru sormaya çalışıyordu.
" Onu nereye götürüyorsunuz? Durumu iyi mi? İyileştiği için mi götürüyorsunuz?"
" Ilgın Hanımın durumu iyiye dönüyor. Onu hasta odasına götürüyoruz."
" Onu ne zaman görebilirim?"
" Eğer durumu iyiye gitmeye devam ederse birazdan bir kişi görebilir."
Ayaz olduğu yere sabitlendi ve giden sedyeye doğdu bakakaldı. Hayat onun yüzüne gülmüştü, o an bütün duyguları birbirine girdi. Tek birşey hissedemedi. Yiğit Ayaz'a baktığında İdil mutluluktan ağlıyordu. Yiğit Ayaz'a bakarken, Yiğit Ayaz'ı kendine çekti ve uzum bir şekilde sarıldılar. O an Ayaz'ın elleri titremekten işe yaramıyordu. Gözlerini kapattı ve gözlerinden akan yaşları umursamadı, Ilgın'ı iyiydi durumu iyiye gidiyordu. Ayaz Günay'ın canı yaşayacaktı. Ayaz uzun süreden sonra derin bir nefes verdi. Ilgın'ın nefes alması, Ayaz'ın nefes alması demekti. Yiğit Ayaz'a baktığında ağladığını gördü sadece gülmekle yetindi. Ayaz dakikalarca ayakta bekledi, İdil ve Yiğit yere oturmuş kendi hallerindelerdi. Ilgın'ı koydukları odanın kapısı açıldıktan sonra Ayaz'ın bakışları oraya çevrildi. İçinde hâlâ korku vardı. Doktorun gülen yüzünü görünce kalbinde bir fidan yeşerdi. Bu fidanın adı umuttu. Doktor sadece baktı, Ayaz heyecandan bayılmak üzereydi. Belki de günler sonra Ilgın'ı görebilecekti. Doktor boğazını temizledi ve konuştu.
" Ilgın Hanımın durumu iyiye gitmeye devam ediyor. Artık makineye gerek olmadan nefes alabiliyor, yani o kablolara artık ihtiyacı yok. Yanında şimdilik bir kişi olabilir. Eğer uyanırsa taburcu edebiliriz."
Artık makineye gerek olmadan nefes alabiliyor, yani o kablolara artık ihtiyacı yok... Ayaz, Ilgın'ı o kablolara görmeye dayanamıyordu. Ve Ilgın'ın o kablolara artık ihtiyacı yoktu. Yiğit omzunu yavaşça Ayaz'ın omzuna değdirdi. Doktor Ayaz'ın gideceğini anlayarak Ayaz'ı odaya götürdü. Tam anlamıyla zaman durdu. Günler sonra Ayaz Ilgın'ı gördü, ve artık o kablolar yoktu. Ilgın halsiz bedeniyle yatakta yatıyordu. Doktor Ayaz'ın oturması için koltuğu gösterdi. Ayaz titreyen dizleri ile daha fazla ayakta duramadı ve koltuğa oturdu. Doktor odadan çıktığın sadece ikisi odada kalmıştı. Ayaz dakikalarca Ilgın'ı izledi. Aklında Ilgın ile yaşadığı tüm anılar vardı. Sessizdi ama bu sefer sessizlik çok şey anlatıyordu, çünkü bu sefer o vardı. Ayaz sessizce ayağa kalktı ve Ilgın'ın gözlerine baktı. Gözleri kapalıydı, gözlerini göremiyordu ama ona daha yakındı. Aradan belki de saatler geçmişti, Ilgın'ın uyanmaması Ayaz'ın canını sıkıyordu. Gözleri sessizce odada dolandı, kimse yoktu. Kendi kendine söylendi. Daha sonra Ilgın'ın yanına gitti. Gözleri hâlâ kapalıydı. Ayaz yavaşça yutkundu. Yüzünü yüzüne daha çok yaklaştırdı. Derin bir iç çekti ve mırıldandı.
" Ilgın, iddiayı kaybettim. Şimdi kaybettiğim için dediğimi yapıyorum."
Ayaz Günay yavaşça dudaklarını Ilgın Gökşin'in dudaklarına yaklaştırdı. Aralarında bir kaç santim mesefa kaldığında Ilgın yine inat etmişti. Ve dünyaya gözlerini açtı. Gözlerini açtığında ilk gördüğü şey o âşık olduğu ela gözler oldu. Ayaz şok opmuş bir ifade ile kendini çekti ve mırıldandı.
" Saatlerdir uyanmadın, yine inat ettim uyanmaman gereken yerde uyandın."
Sonra kaşları çatıldı, o an kafasına dank etti. Ilgın uyanmıştı. Ilgın Gökşin uyanmıştı, Ayaz ne zaman kapı kolunu tutup açtığını ve doktoru çağırdığını fark etmemişti. Sonra her şey hızlandırılmıştı sanki. Ilgın bir gece daha burada kalacaktı ve yarın taburcu olacaktı. Yanında refakatçi olarak Ayaz kalıyordu. Daha ikiside konuşmak için şansları olmamıştı. Ayaz, Ilgın'ın yanına girmemişti. İdil ve Yiğit Ilgın ile konuşmuşlardı. Ayaz öylece yere oturmuş boşluğa dalmıştı. Ve sonra Yiğit ve İdil çıktı odadan. Yiğit Ayaz'ın yanına çöktü ve kulağına fısıldadı.
" Ilgın seni yanımda istiyor, seninle konuşmak istiyor."
Ayaz hiç birşey demedi ama duvardan destek alarak ayağa kalktı. Ayaz konuşmaktan kaçıyordu ama kaçtıkca çıkmaz sokağa çıkıyordu. Artık kaçmak istemiyordu. Yavaş adımlarla ilerledi ve Ilgın'ın odasından içeriye girdi.
( AYAZ'IN ANLATIMIYLA)
Özlemiştim ve artık kaçmak istemiyordum. Günlerdir mahvolmuştum, acaba beni böyle mahvolmuş görmek Ilgın'ı üzer miydi? Gözlerimi kapattım ve derin bir nefes alarak kapıyı açtım. Ilgın zarif ve mahvolmuştu. Gözlerinin altı çökmüştü, sanki zayıflamıştı. Bana acı içinde bakıyordu.
'Ayaz ben yokken mahvolmuştu. Gözlerinin altı çökmüştü, sanki zayıflamıştı. Bana acı içinde bakıyordu.'
Öylece aşık olduğum gözlerini izledim sadece. Ilgın da benim gözlerimi izledi.
' Ayaz öylece gözlerimi izledi sadece. Bende onun aşık olduğum gözlerini izledim.'
Dudaklarım aralandı ama sesim çıkmadı. Ne diyeceğimi bilemedim, sesim çıkmadı.
' Dudakları aralandı ama sesi çıkmadı. Ne diyeceğini bilemedi sanki, sesi çıkmadı.'
Artık bayılacak gibi olduğumda titreyerek bir koltuğa oturdum. Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştım.
' Artık bayılacak gibi olduğunda titreyerek koltuğa oturdu. Derin derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştı.'
Şakaklarımı ovdum, hayatımda ikinci defa bu kadar çaresizdim. Gözlerini gözlerine çevirdim. Ben konuşmak için kelimeler ararken Ilgın sessizlikten rahatsız olarak konuştu.
' Ayaz şakaklarını ovdu, hayatında belkide ikinci defa bu kadar çaresizdi. Gözlerini gözlerime çevirdi. Ayaz konuşmak için kelimeler ararken ben sessizlikten rahatsız olarak konuştum.'
" Noldu Ayaz, neden gittin? Aylardır noldu Ayaz?"
" Bilmediğin çok şey oldu Ilgın."
" Bende sana onu soruyorum. Saliseler saniyeleri, saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri, saatler günleri, günler ayları kovaladı! Sen nerdeydin ben ölüm tehditleri alarak seni beklediğimde? Nerdeydin!?"
" Kurtarılmayı bekliyordum."
" Kimden neden Ayaz?"
" Kutay Kara ilk kavga ettiğimiz gün beni kaçırdı Ilgın. Üç ay orada işkence gördüm, kalan bir ay komada kaldım."
" Ne?"
" Yanına gelmeyi çok isterdim, o ölüm tehditlerini arkadan dinlemek yerine yanında olmayı çok isterdim ama yapamazdım."
Ilgın sadece yüzüme baktı. Gözleri daha çok derinleşti, kalbi çöktü. Kalkık olan omuzları aşağı indi. Bağırmak, çığlık atmak istedi sanki ama sesi çıkmadı. Boğazı düğümlendi. Sadece yavaşça ayağa kalktım. Çenesini tuttum ve gözlerimiz kesişti. Yarım Kalan işimi halledecektim. Yutkundum ve gözlerim dudağına kaydı. Kulağına eğildim ve kulağına doğru fısıldadım.
" Senle bir iddiaya girdik, ve ben bu iddiayı kaybettim. Senden bir aydan fazla ayrı kaldım. Şimdi iddiayı kaybettiğim için dediğimi yapmak zorundayım."
Dudağımı tekrardan yüzüne doğru çevirdiğimde bana bakıyordu. Sadece kafasını salladı, gözleri dolmuştu, sadece mırıldandı.
" Ayaz biz farklıyız, sen siyahsan ben beyazım. Sen sıcaksan ben soğuğum. Sen sen yazsan ben kışım. Biz farklıyız, yapamayız..."
' Ayaz Günay sana çok aşığım ama sana zarar gelmesinden korkuyorum.'
" Ilgın biz farklılıklar değiliz. Biz o farklılıkların ortadaki uyumuyuz. Sen yada ben siyah veya beyaz değiliz, biz griyiz. Sen yada ben sıcak veya soğuk değiliz, biz ılığız. Sen yada ben kış veya yaz değiliz, biz ilkbaharız."
" Ayaz, sana bir şey olmasından korkuyorum."
" Sen benim arkamda olduğun sürece bana tek bir şey olamaz. Artık hiç ayrılmayacaksak ikimizede bir şey olmaz."
" Bir daha asla, bir daha asla ayrılmak yok Ayaz Günay. İkimizden birine zarar görmesine izin vermeyiz."
" İzin vermeyiz Ilgın Gökşin. Şimdi bana izin verir misin?"
" İzin veriyorum Ayaz Günay."
Gözlerimiz hiç olmadığı kadar yakındı. Nefeslerimiz birbirine karışıyordu, yutkundum ve dudaklarımız arasında bir kaç santim mesafe kalmıştı. Yavaşça uzayan saçlarını okşadım ve dudaklarımız birbirine değdi. Ben Ayaz Günay ve ben Ilgın Gökşin'i öptüm... Nefesimi yavaşça verdim, Ilgın'ın hızlanan kalbini hissedebiliyordum. Vücutlarımız birbirne değiyordu.
' Tek birşey bile diyememiştim. Gözlerine bakarken Ayaz uzamaya başlayan saçlarımı okşamış ve birden beni öpmüştü. Kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Ayaz Günay beni öpüyordu. Titrek bir nefes verdim, vücutlarımız birbirine değiyordu. Ben Ilgın, Ilgın Gökşin ve Ayaz Günay beni öpmüştü...'
Yavaşça dudaklarımı dudaklarından ayırdım. Çenesine ve boğazına birer öpücük kondurdum. Yüzüne tekrar döndüğümde bana bakıyordu. Elimi yavaşça kalbine koydum, kalbi yerinden çıkmak üzereydi. Alaylı bir şekilde güldüm.
" Kalbın biraz daha hızlı atarsa yerinden çıkacak."
" Kalbim... Şuan atmıyor, durdu. Kalbimi durduyorsun."
" İzin ver sadece ben durdurayım o kalbini Ilgın Gökşin."
" Kalbim sadece sana ait, sadece sen durdur Ayaz Günay."
" Ayaz."
" Efendim."
" Hakkın yok."
" Neye hakkım yok?"
" Kalbimde soğuk ayazlar estirmeye."
Yüzümden alaylı ve çapkın bir gülüş geçti. Derin bir nefes verdim diğer elimle belini kavradım boynuma zarif bir öpücük kondurdu. Etkilenmiş şekilde ben konuştum.
" Ilgın."
" Ayaz."
" Ayaz sana deliler gibi aşık."
" Ilgın sana deliler gibi aşık."
" Ne yapacağım ben?" Yüzümden alaylı bir gülümseme geçti. Kokusunu içime çekerek konuşmaya devam ettim. " Sürekli aklımı başımdan almandan. Sürekli kalbimin sen için atmasından. Sürekli seni düşünmekten. Sürekli tekrardan âşık olmaktan. Ne yapacağım ben seninle Ilgın?"
" Sürekli beni seveceksin Ayaz Günay."
" Sürekli seni seveceğim Ilgın Gökşin."
Yavaşça tekrardan dudaklarını dudaklarıma değdirdim. Ama bu sefer daha kısa sürdü ve hemen dudaklarımı çektim. İkimizde gözlerimize aşk ile bakıyorduk. Günler sonra ilk defa huzuru hissediyordum. Yavaşça ellerimi belinden ve saçından çektim. Ilgın dudaklarını ıslattı ve bana baktı. Odada ikimizinde derin nefes alışverişleri vardı. Gülümsedim ve gözlerim saçlarına kaydı.
" Saçları... Ben yokken uzamış."
" Saçlarım, sen yokken uzadı."
" Doğum günün, ben yokken bitti."
" Doğum günüm... Sen yokken bitti ve kimse hatırlamadı."
" İyi ki varsın, iyi ki doğdun Ilgın Gökşin."
" Ilgın Gökşin sana çok aşık Ayaz Günay."
" Ayaz."
" Efendim güzelim."
" Kafamı senle olan aşkım ile bozarsam ne olur?"
" Seninle beraber bende bozarım."
Kapı yavaşça çalındı ve içeriye doktor girdi. Artık refakatçi olarak benim kalacağımı, arkadaşlarımı evlerine gönderdiklerini söyledi. Sabah saatlerinde taburcu olabileceğimizi söyledi. Gittikten sonra ikimiz kaldık. Uykum deli gibi vardı. Ilgın koltuğu gösterdi.
" Uzan koltuğa, sen uyurken bende biraz seni izledim. Özlemimi gideririm, sonra bende uyurum."
" Ben koltuğa uzanayım, ben uyurken sende biraz beni izle. Özlemini gider. Sonra sende uyu."
Yavaşça koltuğa uzandım ve Ilgın beni izlerken ben gözlerimi uykuya teslim ettim. İlk defa rahat bir şekilde uyuyordum. Çünkü hayatımın sesini duymuştum...

11.06.2026
Değerli Sırdaşım...
Ben Ilgın, Ilgın Gökşin.
Bugün 11 Haziran Ayaz Günay'ın beni ilk defa öptüğü tarih. Sana uzun zamandır hiç birşey yazamıyorum. Ayaz ile tanıştım? Ayaz'a nasıl aşık oldum? Ayaz ile nasıl ayrıldım? Ama bunları sana Bir bir anlatacağım. Duygularımı sana yineden anlatmaya başlayacağım. Umarım beni özlemişsindir. Bugün bir hastane odasında Ayaz Günay beni öptü. Bir hastane odası buna şahit oldu. Ve bana dedi ki " İzin ver sadece ben durdurayım o kalbini Ilgın Gökşin." Ve ben Ayaz Günay'a izin verdim. Artık istediği zaman kalbimi durdurabilir. Bugün onu izleyerek uyumak istiyorum. Şimdi onu nasıl sevdim, ayrıldım, tanıştım... Bunları sana anlatacağım.
Ben Ilgın, Ilgın Gökşin.
Ve bugün çok mutlu ve aşık hissediyorum.
-Ilgın Gökşin
-BÖLÜM SONU-
YAZAR NOTTU:
Selaaammmlaaaarrr okurrrrlaaarımmm canllaarrımmm. Eveettt bugünlükkk bölümümüzz bu şekildeydii, umaarımm çook çoook beğenmişsinizdirrr. Yorumlarınızı bekliyorummm unutmayyınn benimm içiiin çoook önemli. Bu haftalık bu kadardı eğer okumak istersenizz Ilgın'ın günlüklerini de okuyabilirsinizz. Haftaya salı günü saat 20.00'da görüşmekk üzeree. Kendinizee çook iyii bakkın Allah'a emanet olun BAYBAYINNNNN OKURLARRRRIMMMM 🖤 🎀