2.Bölüm/ Acı Ekşi Sohbet

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: 2.Bölüm/ Acı Ekşi Sohbet

Birlikte kantine girdiğimizde yine peşinden ayrılmadım. Masaya oturmadan önce gidip kendine çay istedi. Bende hemen bir çayla zeytinli poğaça istedim. Aynı anda çaylarımızı almıştık. Bana bakmadan arkasını dönüp en köşedeki masaya oturdu bende karşısına oturdum. Hem çayını içiyordu hem de telefonuna bakıyordu. Beni görmezden gelmeye devam ediyordu. Pek oralı olmadan poğaçayı ikiye bölüp beyefendiye uzattım.

"Yok, sağ ol."

"Neden, sevmez misin? Ben çok severim zeytinliyi."

"Gelirken yedim bir şeyler."

Daha fazla ısrar etmedim. Poğaçadan bir ısırık alıp, "O yüzden mi geç kaldın?"

Başını telefondan kaldırıp yüzüme baktı cevap vermeyip tekrar telefonuna döndü.

Poğaçadan bir ısırık daha aldım, "Hep böyle saygısız mısındır yoksa bu bana özel mi?"

Başını kaldırıp yine yüzüme baktı, bu kez telefonun ekranın kapatıp masaya koydu.

Çayımı içerken gülümseyip, "Böyle daha iyi oldu." dedim.

O da çayından bir yudum aldı.

"Peki sen hep böyle başkalarının masasına oturuken müsade almadan mı oturursun yoksa bana özel mi?"

Ağzımdaki lokmayı yutup gözlerimi kıstım.

"Peki sen rahatsız olduğunu dile getirdin mi?"

"Söylesem gidecek misin?"

İfadem düzleşirken bir şey söylemedim. Elimdeki son poğaça parçasını da ağzıma atıp masadan kalktım. Çantamı omzuma attıktan sonra çayımı da aldım. Beyefendi kaşlarını çatmış suratıma bakıyordu.

"Sana afiyet olsun." Arkamı dönüp bir adım atmıştım ki geri döndüm.

"Önündekini de ziyan etme, iki lokmalık bir şey zaten." Masadaki yarım poğaçayı işaret etmiştim.
Normalde o masadan yine kalkmazdım ama dersimin başlamasına az kalmıştı.

Kantinden çıkıp hemen Seda'yı aradım. Dersin hangi sınıfta olduğundan emin olmak için.

Aradan geçen üç saat sonra yine kantindeydim. Seda yiyicek içecek almak için sıraya girmişti. O gelene kadar başımı masaya koyup gözlerimi kapattım. Karnım guruldayınca hemen karnımı tutup başımı masadan kaldırdım. Masanın üzerindeki şişemden su içip midemi sakinleştirmeye çalışırken bir yandan da gözlerim Seda'yı arıyordu. Eliyle kantinci ablaya arkadaki kekleri işaret ediyordu. Gözlerimi Seda'dan çekip etrafa bakındım. O sırada bakışlarım bizim beyefendiye ilişti. Bir masada beş kişi oturuyorlardı. Yanındaki arkadaşı karşılarındaki çocuğa bir şey söyleyince hep birlikte güldüler. Bizim masamızdan çok uzakta oturuyorlardı. Duymam için kantinde bizden başkasının olmaması gerekiyordu. Hâlâ onların tarafına bakarken masadan bir çocukla göz göze geldik. Hemen gözlerimi çeksem de yakalanmıştım. Göz ucuyla tekrar bakınca hepsinin bizim tarafa baktığını gördüm. İçimden kendime söverken Seda'da gelmişti.

"N'oluyor yine sana?"

"Hı, n'olmuş ki?"

"Kızarmışsın yine onu diyorum."

Ellerimi yanaklarıma bastırdım.

"Acıktım ondan oldu."

Seda gözlerini devirdi, "Tabii tabii eminim ondandır."

Cevap vermeyip gülümsemeye çalıştım. O da karşılık olarak gülümsedi. En az benim gülümsemem kadar sahteydi.

"Sen yine bir şeyler çeviriyorsun da hadi hayırlısı."

Başımı hayır anlamında salladım.

"Hiçbir şey yaptığım yok."

Seda kekini açarken bir anda durup tekrar konuştu.

"Neva bunu sana sadece bir kez soracağım, sen o aptalla konuşmaya falan başlamadın değil mi?"

Gözlerim dolmuştu. Aptal dediği eskiden hoşlandığım ve bir ara konuştuğum kişiydi. Benden sıkıldığını söyleyip konuşmayı kesmişti. Peşinden koştuğum da doğrudur çünkü çok seviyordum ama şimdi düşününce evet büyük bir saçmalıktı.

"Hayır." diyebildim zar zor.

Seda sıkıntıyla ofladı.

"Hâlâ onun konusu geçince üzülüyorsun."

"Üzülmüyorum."

"Belli oluyor."

"Onu seviyordum."

Seda arkaya yaslanıp kahvesinden bir yudum aldı.

"Ama o seni sevmiyordu."

Önümdeki krakeri açarken, "Kırıcısın" dedim.

Omzunu silkti.

"Seni düşünüyorum."

Sonraki konuşmalarımız havadan sudan ve derslerdendi.

Öğleden sonraki derslere, Seda kuzenleriyle buluşmaya gittiği için tek girdim. Dersler bitince su almak için kantine indim. Akşamcılar gelmeye başlamıştı. Dolaptan suyu alıp parasını verdim. Ben para üstünü beklerken yanımda bir karartı belirdi. Gayriihtiyari başımı yana çevirdim. Yanımdaki bizim beyefendiydi. Elleri cebinde karşıya bakıyordu. Gülümseyip tamamem ona döndüm.

"Derslerin bitti mi?"

Başını hafifçe çevirip bana baktıktan sonra evet dercesine salladı. Benimle konuşmuyordu. Kantinci ablanın uzattığı parayı alıp çantama attım. Konuşmak için ağzımı aralamıştım ki son anda vazgeçtim. O siparişlerini bekliyordu bense onun bir şey demesini. Ağzını açmayacağını anladığımda, "İyi akşamlar." deyip karşılık beklemeden yanından ayrıldım. Cebimdeki kulağımı çıkarıp kulağıma götürdüm. An itibariyle günün en güzel bölümüne geçmiştim. Durağa doğru yavaş yavaş yürümeye başladım.

✨️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

162okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.