11. Bölüm/ "Yarım kalan hikâyeler midir, insanlar mı?"

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: 11. Bölüm/ "Yarım kalan hikâyeler midir, insanlar mı?"

Rüzgâr şiddetini arttırınca hırkamın önünü kapattım. Önüme gelen saçlarımı da küçük tokalarımla tutturdum. Seda buluşana kadar yurda gidip geleyim deyince tek kalmıştım. Fatih arayıp dersin uzayabileceğini söylemişti ama bu kısım hiç umrumda değildi. Benim dersim biteli iki saat olmuştu ve biraz daha beklemem gerekiyordu. Banka oturup geleni gideni izlemeye başladım. Ünivesite sınavına girecek olan lise son öğrencileri için tanıtım programı varmış bugün. Hepsi bir arada tanıtım yapan hocayı dinliyorlardı. Kendi hocaları izin vermiş olacak ki birden banklara doğru gelmeye başladılar. Banklar dolunca birkaçı ayakta kalmıştı. Benden çekindiklerinden midir nedir kimse yanıma gelmemişti. Bazıları da yere çimlerin üzerine oturunca, bir kız ile ondan daha da uzakta olan bir erkek öğrenci ayakta kalmıştı. Elimi kaldırıp, "Buraya oturabilirsiniz." Deyip karşımı gösterdim. Kız arkaya doğru dönüp başıyla çocuğa işaret verdi. İkisi de gelip karşıma oturdu. Telefonumla kulaklığımı kenara koyup sohbete başladım.

"Merhaba, ben Neva."

"Merhaba ben de Mervenur."

Yanındaki çocuğa döndüm.

"Ben de Mehmet."

Gülümseyip başımı salladım.

"Üniversitemize hoş geldiniz. Ee ne okumak istiyorsunuz?"

On- on beş dakikalık sohbetimiz Fatih'in yanıma gelmesiyle bitmişti. Fatih de yanıma gelince çocuklarla tanıştı. Sınav için başarı dileyip yanlarından ayrıldık.

Kafeye doğru gidiyorduk, Seda bizi beklediklerine dair mesaj atmıştı.

"Neden burada bekledin ki? Hava buz gibi."

"Bana soğuk gelmedi."

Fatih durup bana döndü. O durunca bende durdum. Gözlerini yüzümde gezdirdi.

"Burnun kıpkırmızı olmuş."

Elini kaldırıp yanağıma dokundu.

"Yüzün de donmuş."

Elini hâlâ yanağımdayken kaşlarını çattı.

"Galiba hasta olmuşsun, yanağın şimdi de yanıyor. Ateşin var gibi."

Utandığım için kızardığımı söyleyemedim.

"Ben kolay kolay hasta olmuyorum. Boşuna endişelenme."

Yolumuza devam etmeye başladık. Tekrar konuşmaya başladım.

"Derslerin nasıl geçti?"

"İyidi, yormadı."

"İyi."

"Seninkiler?"

"Benimki de iyidi."

"Bu tanışmayı çok istediğin kişi kim?"

"Boksör."

"Boksa meraklı mısın?"

"Çok meraklısı değilim de kız şampiyon olunca tanışmak istemiştim. Cahitle arkadaşlarmış, rica etmiştim aylar önce."

"Kız mı?"

Fatih'in şaşkın sesiyle ona döndüm.

"Evet."

Jeton kafama çok geç olmadan düştü.

"Erkek mi sandın?"

"Sporcu deyince.."

Gülmemi tutamayıp kahkaha attım.

"Senin suratın bu yüzden mi asıktı?"

Fatih önüne dönüp yürüyünce arkasıdan bakakaldım. Koşar adımlarla yetişip aynı hizaya geldim. Artık gülmüyordum.

"Fatih.."

"Efendim?" Bana bakmadan konuştu.

"Biz şu an sadece arkadaşız. Bunu isteyen de sensin."

Cevap vermemişti. Zaten cevap beklememiştim.

Sedaların yanına gidene kadar da konuşmadık.

Seda ve Cahit karşılıklı oturmuş sohbet ediyorlardı. Bizi görünce Cahit ayağa kalkıp Fatihle selamlaştı. Ben Seda'nın yanına, Fatihte Cahit'in yanına oturmuştu. Fatihle Cahit'in doğru düzgün tanışma faslı geçtikten sonra anlayamadığım şekilde çok iyi anlaştılar. Cahit, Fatih'in kol kaslarını sıkıp, "Sen de boş değilsin ha!"
Demesiyle dikkatle Fatih'in kollarına baktım.

"Ben zaten o gün de anladım. Her yiğidin harcı değil beni durdurmak."

Fatih gülüp, "Eyvallah." dedi. O kadar güzel gülmüştü ki o anda donup kalsakta sürekli Fatih'i izlesem diye düşündüm.

Cahit, Fatihle ilk karşılaştıkları günden bahsediyordu. Eğer Fatih gelip Cahit'i tutmasaydı, başına yine iş alacaktı.

"Cahit sinirlerim hoplamadan kapat şu konuyu."

Seda'nın uyarısıyla Cahit elini ağzına götürüp hayali bir fermuar çekti.

"E beni biriyle tanıştıracaktın?"

Cahite doğru sormuştum.

"Gelemedin ki bir türlü, kızın da işi varmış. Çıktı gitti."

"Hadi ya! Bir dahaki sefere artık."

Bu konunun üzerinde durmak istemiyordum çünkü Fatih üzgün gözlerle bana bakıyordu. Konuyu geçiştirip ne içelim diye sorunca çay demişti.

Fatihle Cahit'in futbol konuşmalarını anlamasam da dinliyordum çünkü Fatih oyuncu isimleri geçtikçe birden heyecanlanıp; şu golü nasıldı, şu maça nasıl çıkarmazlar diye söyleniyordu. Belli etmesem de tüm dikkatim ondaydı. İkisi de Galatasaraylıymış bunu öğrenince heyecanları daha arttı. Cahit sonraki maça birlikte gidiyoruz dediğinde, Fatih tamamdır dedi. Gözlerim Sedaya kayınca onun da bana baktığını gördüm. Gülümseyip Fatih'i işaret ettikten sonra masanın altından tamam işareti yaptı. Sedaya göz kırkıp önüme dönünce Fatihle göz göze geldik. İkimizde birbirimize gülümseyerek bakıyorduk. Benim için çok romantik olan bu bakışmayı yine Cahit'in konuşması böldü.

"Neva aferin sana, sonunda adam gibi birini bulmuşsun. Diğer dallama neydi öyle?"

Cahit'in patavatsız bu konuşmasıyla masa buz kesti.

Fatih'in kaşları çatılırken bakışlarını benden çekip Cahit'e döndü.

"Diğer dallama?"

"Dallama, bildiğin dallama. Bu kız onun peşinden ne kadar ağladı biliyor musun?"

Eliyle beni işaret etmişti.

"Ama hak ettiği dersi verdik, merak etme."

Masanın altından Seda'yı dürttüm.

"Cahit sen neden bir yıl önceki konuyu açıyorsun?"

Seda Cahit'i susturmaya çalışsa da Cahit'in çenesi düşmüştü bir kere.

"Doğru dedin hayatım, o gevşeği konuşmaya gerek yok."

Birkaç saniyelik sessizlikten sonra Cahit tekrar Fatih'e döndü.

"Siz ne zaman tanıştınız ayıptır sorması?"

Cahit normalde böyle sorular soran biri değildi. Şaşkınlıkla Seda'ya döndüm. Gizlice parmağını dudağına götürüp sus işareti yaptı. Ortada dönen oyunu da o zaman fark ettim. Bunlar 'Sedasal Müdahaleler'di ve Cahit'i bu konu için elinde maşa yapmıştı. Tekrar Fatih' e dönüp cevabını bekledim. O da bana dönüp beklentiyle bakınca daha fazla zorlamak istemedim. Cahite doğru çevirdim başımı.

"Ben dönemin başında yanlış derse girmiştim. Orada ilk kez karşılaştık Fatihle."

Cahit başını anladım der gibi sallamıştı.

"O gün, senin beni fark ettiğin ilk gün. İlk karşılaşmamız o gün değildi."

Üçümüzün de bakışları Fatihteydi.

"Nasıl?"

"Ben seni ilk kez bahçede ağlarken görmüştüm sonra gelip yanıma oturdun."

O gün zihnimde canlanmıştı.

"Peçete uzatmıştın.."

Fatih başını salladı.

"O günden sonra da defalarca karşılaştık. Bazen kantinde aynı sırada oluyorduk bazen yan yana olan masalarda oturuyorduk. Hatta bir keresinde masalarımız arka arkayaydı. Sandalyelerimiz sırt sırta gelmişti."

Yaşadığım duygu karmaşıklığıyla susuyordum. Fatih gözlerimin içine bakıyordu. Masada kimse konuşmuyordu. Cahit elini Fatih'in omzuna atınca Fatihle göz kontağımız bir kez daha bozuldu.

"Gel biz bir sigara içelim."

İkisi de ayaklanıp gidince Seda'ya döndüm.

"Söylediklerini duydun mu?"

Sormak için değil, duyduklarımın doğru olup olmadığını kontrol etmek için konuştum.

"Duydum."

"N'olacak şimdi?"

Seda gülerek beni kendine çekip sarıldı.

"Olan olmuş zaten."

Fatihler içeri geldiğinde masadan kalktık. Cahit Seda'yı yurda götürürken, biz de durağa doğru yürüdük.

"Fatih."

"Efendim?"

"Keşke seni o zamanlar fark etseydim."

"İyi bir zamanlama olmazdı."

Durağa gelmiştik. Bekleyen kimse yoktu. İkimizde oturduk.

"Nedenmiş o?"

"Çünkü o zamanlar Zehra evlenme teklifimi reddetmişti ve başkasıyla görüşmek istediğim en son şey bile değildi."

Başımı Fatih'e çevirdim.

"Çok mu seviyorsun onu?"

Fetih'te bana döndü.

"Çok seviyordum."

"Beni de onu sevdiğin kadar sevebilir misin peki?"

Gülerek önüne döndü, "Senin yerin çok farklı olacak, artık buna eminim."

Söylediği cümle hoşuma gitti. Oturduğum yerde biraz daha Fatih'e yaklaşıp başımı koluna yasladım.

Eve gittiğimde Fatih'e mesaj attım. Eve gidince haber ver, demişti. Karşılık olarak yine sadece iyi geceler yazmıştı. Numaramı bulduğu günden beri her gece mesaj atıyordu. 'İyi geceler.' Gündüzünde günaydın falan yazmazdı. Günüm nasıl geçerse geçsin, Fatih'in yazdığı bu iki kelime beni yatağımdan alıp gökyüzüne sanki bulutların üstüne çıkarıyordu. Fatih etkisi işte. Şu zamanda beni bu hâle getirecek tek kişi Fatihti.

Tabii o zamanlar; ertesi günü Fatih'in alelacele ailesinin yanına döneceğini, telefonlarıma ve mesajlarıma cevap vermeyeceğini, okulunu dondurup hayatımdan öylece çıkıp gideceğini bilemezdim.

Beni geride ne hâlde bıraktığından bihaberdi.

Beni bu hâle getirebilecek tek kişi Fatihti.

🤚🏻

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

151okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.