15. Bölüm/ Yeni İhtimaller

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 23Şu an: 15. Bölüm/ Yeni İhtimaller

"Neva."

"Ne var?"

"Seninle merdiverlerde yürümek hâlâ en sevdiğim şey."

Bir şey demeyip yürümeye devam ettim.

Kendi katıma geldiğimde Fatih'e döndüm.

"Yardımın için sağ ol ama bir daha böyle bir şey yapma."

"O adam sana bağırıyordu." Konuşurken yine kaşlarını çattı.

"Selçuk bana zarar verecek biri değil.."

Konuşmamı Fatih'in daha da asılan suratı durdurdu.

"Bana pek öyle gelmedi."

Fatih'in keyfi bozuldukça ben keyifleniyordum.

"Benden iyi tanıyacak hâlin yok ya. Mâlum bir geçmişimiz var."

Gözlerime ters ters baktıktan sonra yanımdan bir hışımla geçip gitti. Arkasından bakarken göz devirdim. Selçukla doğru düzgün bir geçmişimiz falan yoktu. Annemin arkadaşının oğluydu. Annem yaşımın geçtiğini söyleyip damat aramaya başlayınca işlerin buraya kadar geleceğini düşünmemiştim. Birkaç kez buluşup konuştuk, sırf annelerimizin gönlü olsun diye sonra da anlaşamadık deyip ayrılacaktık en azından Selçuk gelip bana 'senden hoşlanıyorum' diyene kadar. Yalana gerek yok, Selçuk gerçekten insanların gönlünü çelebilecek biri. Başlarda birbirimize iyi arkadaşlar olmuştuk. İşler sarpa sardı ben daha ne olduğunu anlayamadan aramızda yüzük taktık. Burada annemin olayları alıp arşa taşıması büyük etken oldu. Selçukla son buluşmamızda ayrılacağımı söylemiştim. O da yurt dışında birkaç aylık işi olduğunu gelince ailesine bu konuyu anlatacağını söylemişti. Her ne kadar o zamanlar çok rahatlasam da Selçuk birkaç aylık işi dört ayı geçince dayanamayıp hem kendi aileme hem de onun ailesine uygun bir dille anlaşamadığımızı anlattım. Tabii ki en fazla tepkiyi benim annem gösterdi. Bir an önce evlenip aile kurduğumu görünce rahatlacakmış. Annemin beni sıkıştırmalarına dayanamayıp durumu babama ve Vedat abime anlatınca bu evlilik konusu bir aylığına kapanmıştı. Şimdi Selçuk geri döndüğüne göre bu konuda canımın yine sıkılacağı belliydi.

Odama doğru giderken stajyerleri görünce duraksadım. Saatimi kontrol ettim henüz iş saatimiz gelmemişti. Yoluma devam edip odama girdim. Eşyalarımı bıraktıktan sonra pencerenin önüne geçip temiz havayı içime çektim.

Önümdeki dosyaları imzalayıp bitirince Merve'ye uzattım.

"Stajyerler ne yapıyor?"

"Ali, Özlem'in yanında bugün. Diğerleri dosya raporu çıkarmaya devam ediyordu."

Başımı sallıyıp Merve'ye, "Tamam." dedim.
Merve kapıya doğru dönmüştü ki odamın kapısı tıklatıldı.

Gözlerim bilgisayardaki maillere kayarken, "Gel." dedim.

"Neva Hanım müsait misiniz?"

Gözlerimi kapıya çevirince stajyerlerimizle göz göze geldik. Ali hariç hepsi buradaydı.

"Evet, içeri gelin lütfen."

Merve odadan çıkarken diğerleri ip gibi karşıma dizilmişti.

"Bir sorun mu var?"

Saçlarını tepeden bağlamış olan kız konuşunca bakışlarımı ona çevirdim.

"Bizim için var."

"Nedir?"

"Aramızdan bazılarına ayrıcalıklı davrandığınızı düşünüyoruz."

Bir hışımla söylediği cümleyle ofladım. Tekrar bilgisayarıma dönerken, "Kimmiş o bazıları?"

Kimseden ses çıkmayınca beşine de tek tek baktım.

"Sizi dinliyorum."

"Ali arkadaşımıza." Dedi diğer kız.

"Neden böyle düşünüyorsunuz peki?"

"Fatih Bey'in kuzeni olduğu için ona torpil geçiyorsunuz."

İlk konuşan kız cevap vermişti yine. Sinirliydi ve nasıl konuşması gerektiğini unutmuş gibiydi.

"Adın neydi senin?"

"Tuğçe."

Sandalyemi tamamen onların karşısına çevirip geriye yaslandım.

"Birincisi üslubuna dikkat et. İkincisi ne demek ayrıcalıklı davranıyorsunuz? Eğer verdiğim görevi ilk sen bitirseydin bugün Ali'nin yerinde sen olurdun anladın mı Tuğçe? Fatih Bey konusuna gelince, akraba olmaları umrumda değil."

Suratları beş karış olurken bende şu hâlden memnun değildim.

"Bu konuyu bir daha gündeme getirmemenizi rica ediyorum. Başka bir şey yoksa işinize dönebilirsiniz."

Konuşmadan çıktılar. Arkalarından bakıp iç çektim. Elime masadaki telefonu alıp Merve'yi aradım.

"Efendim Neva Hanım?"

"Merve bizim yıllık dosyaları stajyerlere ver, arşivlesinler."

"Ama biz onları bilgisaylara kaydetmiştik."

"Biliyorum, sen benim dediğimi yap. Belli ki arkadaşların canları sıkılıyor."

"Anladım Neva Hanım."

Öğle molasına girmek üzereydik, çantamı toparlayıp dışarı çıkacaktım. Telefonumu da alıp ayağa kalkarken kapı açıldı. Fatih karşımda dikiliyordu.

"Bir şey mi oldu Fatih Bey?"

"Yemeği birlikte yiyelim."

"Kusura bakmayın, bugün dışarıda yiyeceğim."

"Ben de geleyim."

Fatih'in arkasına doğru bakıp gelen giden var mı diye kontrol ettim. Kimse yoktu.

"Ne şimdi bu?"

"Seninle vakit geçirmeye çalışıyorum Neva."

"Ben öyle bir şey istemiyorum ama."

Fatih odanın kapısını kapatıp bana biraz daha yaklaştı.

"O adam arayıp rahatsız etmedi değil mi?"

"Selçuk'u mu diyorsun?"

"Her neyse adı."

"Hayır aramadı. Arasa bile sana karışma dedim."

"Neva.."

Sitemli söylemişti ismimi.

Gözlerimi Fatih'ten kaçırıp odanın diğer köşelerine çevirdim gözlerimi. Bir adım daha atıp yine yaklaşınca aramızda iki adımlık mesafe kalmıştı. Hâlâ Fatih'e bakmıyordum.

"Sana haber vermeden gitmem doğru değildi biliyorum. Kötü bir haber almıştım ve hemen gitmem gerekiyordu. Toparlanamadığım içinde geri dönemedim."

"Bana bunları anlatmana gerek yok."

Sessizce konuşmuştum. Bir adım daha atınca gözlerimi Fatih'e çevirdim. Şu an biraz fazla yakındık. Gözleri yüzümde geziniyordu.

"Senin yanında olup huzurlu hissetmeyi çok özledim."

Nefesim kesilecek gibi olunca yutkundum.

"Seni çok özledim Neva."

Fatih bana doğru bir adım daha atarken bende geriye doğru bir adım attım. Daha fazla yaklaşmasını istemiyordum çünkü kalbim duracak gibiydi.

"Fatih, biz seninle önceden o kadar yakın değildik. Yani ortada çok özlenecek bir durum yok."

"Üzerimde nasıl bir etkin olduğunu bilmiyorsun."

Ağzımdan bir kıkırtı çıktı. Komik olduğundan değildi sadece sinirlerimi bozmuştu.

"Sen buraya geleli daha iki gün oldu Fatih, ne etkisi Allah aşkına?"

Rahat bir şekilde ellerini cebine atarken dudakları yukarı kıvrıldı.

"Buraya senin için geldim."

"Ne saçmalıyorsun?"

"Burada çalıştığını öğrendim ve bende buraya geldim."

Şaşkınlıkla yüzüne bakıyordum.

"Fatih senin amacın ne?"

"Seninle yarım kalan bir hikâyemiz var, onu tamamlamak istiyorum."

"Yalnız o hikâye bende bitti. Devamı yok yani haberin olsun."

"Göreceğiz."

"Ne bu tavırlar, peşimden mi koşacaksın?"

"Evet."

Daha da şaşırırken başımı başka tarafa çevirdim. Bu Fatih hiç eski Fatih gibi değildi. Söylediklerini içimde hazmetmeye çalışırken tekrar konuştu.

"Hadi yemeğe gidelim."

Gözlerimi devirip odadan çıkarken arkamdan gelmeye başladı.

🤚🏻

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

153okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.