12. bölüm / 23
Bulutlardan Haber Var!12. Bölüm/ 7
Bölümler 23Şu an: 12. Bölüm/ 7
- 1 1.Bölüm/ İsminizi öğrenebilir miyim beyefendi?909 kelime
- 2 2.Bölüm/ Acı Ekşi Sohbet617 kelime
- 3 3. Bölüm/ Felaket Tellalı: Seda750 kelime
- 4 4.Bölüm/ Zeytinliler Aşkına1.039 kelime
- 5 5.Bölüm/ Kaçan Kovalanır Mı?886 kelime
- 6 6.Bölüm/ Gülsem mi, Ağlasam mı?1.507 kelime
- 7 7. Bölüm/ Bazı Ricalar1.083 kelime
- 8 8. Bölüm/ 'Fatih Etkisi' diyebiliriz785 kelime
- 9 9. Bölüm/ Aheste Aheste1.041 kelime
- 10 10. Bölüm/ Çalışkan Fatih831 kelime
- 11 11. Bölüm/ "Yarım kalan hikâyeler midir, insanlar mı?"1.082 kelime
- 12 12. Bölüm/ 7969 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13. Bölüm/ Merdivenler1.111 kelime
- 14 14. Bölüm/ Bir yumrukluk can: Selçuk1.318 kelime
- 15 15. Bölüm/ Yeni İhtimaller850 kelime
- 16 16. Bölüm/ "Sürpriz mi bu şimdi?"848 kelime
- 17 17.Bölüm/ Fatih Etkisi(2)1.171 kelime
- 18 18.Bölüm/ Düşün Neva Düşün!844 kelime
- 19 19.Bölüm/ Başka1.247 kelime
- 20 20.Bölüm/ "Aynı Şey"1.243 kelime
- 21 21.Bölüm/ Limonlu906 kelime
- 22 22.Bölüm1.071 kelime
- 23 23.Bölüm/ Anlaştık1.805 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
7 Yıl Sonra
Alarmın yüksek sesiyle uyandım. Akşam erken yattığım için uykumu alabilmiştim. Tamamen kendime geldiğimde hazırlanmaya başladım. Saçlarımı düzleştirdikten sonra günlük makyajımı yaptım. Pantolon, gömlek ve ceket derken hazırdım. Erken saatlerde kahvaltı yapma alışkanlığımı üniversitenin son yılında kaybettiğim için kahvaltıyı akşamdan hazırladığım sandviçlerle geçiştiriyordum.
Şirkete gelip odama çıkana kadar da günlük planlarımı tekrardan gözden geçirdim. Rutin işlerime ek olarak yeni gelecek olan stajyerlerle ilgilenecektim. Kendi katıma gelip odama yürürken etraftaki yabancı simalar hemen dikkatimi çekti. Stajyerlerimiz gelmişti. Onlarla tanışmadan önce kendime bir kahve yapmam gerekiyordu. İş başı yapmamıza daha on dakika vardı.
Kahvemi yudumlarken bir yandan da gelen mailleri kontrol ediyordum. Dün ikinci ekipten istediğim raporun hâlâ gelmediğini görünce tekrar ikinci ekibin liderini aradım, açmadı. Oflayarak odadan çıktım. Herkes masasının başındaydı, stajyerler hariç. Artık tanışmamızın zamanı geldi.
"Merhaba, hoş geldiniz. Ben Neva, birinci ekibin lideriyim ve sizin sorumlunuzum. Kısaca nasıl yol alacağımızı anlatayım: Bir ay birinci ekiple, bir ay ikinci ekiple çalışacaksınız. Staj dosyalarınızı haftanın son günleri toplayıp kontrol ediyoruz. Üstesinden gelemeyeceğiniz işleri zaten vermiyoruz. Çalışma ahlâkı şirketimize uygun olan stajyerlerimize burada çalışma fırsatı tanıyoruz. Sizin gibi stajyerken gelip şu an asistan olan arkadaşlarımız da var aramızda. Saygılı ve disiplinli şekilde çalışıp elinizdeki bu şansı iyi değerlendireceğinizi düşünüyorum."
İkisi kız, dördü erkek altı stajyer gelmişti. Birbirlerine bakıp aralarında fısıldaştılar.
"Sorusu olan var mı?"
Gözüklü olan kız elini kaldırdı, "İkinci ekiple ne zaman tanışacağız?"
"İkinci ekip üst katta, tanışmak isteyenler molalarda çıkıp tanışabilir. İş saatleri içerisinde benden habersiz hiçbirinizi orada görmek istemiyorum. Şimdi beni takip edin, sizi çalışma odanıza götüreyim."
Stajyerler için ortak bir çalışma odası ayarlanmıştı. Hepsi bir arada çalışmalıydı. Potansiyelini fark ettiklerimiz, zaman zaman asistanlarla birlikte iş yürütebilirlerdi. Koridorun sonundaki çalışma odasına geldiğimde arkama döndüm. Elimle odayı işaret edip, "Burada çalışacaksınız. Birazdan bilgisayarlara mailler göndereceğim. Siz de onları raporlayıp tekrar bana göndereceksiniz. Küçük bir deneme çalışması gibi düşünebilirsiniz. Bir sorun olursa yanıma gelebilirsiniz. Şimdi içeri geçin, kolay gelsin."
Stajyerlerin hepsi içeri girince kapılarını kapatıp odama gittim.
Bilgisayardan gelen mailleri tekrar kontrol ettim. Beklediğim raporlar hâlâ yoktu. Masanın üzerindeki telefonu alıp tuşladım.
"Efendim Neva Hanım."
"Merve, ikinci ekipten istediğimiz rapor hâlâ yok. Acil olduğunu söylemedin mi?"
"Söyledim, hatta sabah gelir gelmez aradım ama Alper Bey henüz gelmedi deyip kapattılar."
"Anladım, ben birazdan yukarı çıkarım. Bu arada bana stajyerlerin dosyalarını getirir misin?"
"Tabii, hemen getiriyorum."
Stajyerlere raporlanacak mailleri gönderene kadar Merve gelmişti. Kapıyı iki kez tıklatıp içeri girdi.
"Getirdim dosyaları."
"Sağ ol, geç otur. Şunları bir halledeyim, bakacağım."
Merve.. evet üniversitedeyken gelip karşıma oturan o liseli kız. Benimle aynı bölümü okumuştu hem de aynı üniversitede. Çok normal olan tanışmamız sonradan çok tuhaf bir karşılaşmaya dönüştü. Bu şirkette staj yapmaya başladı. Başlarda onu tanıyamadım, kendisi gelip o günkü tanışmamızı anlattı. Staj zamanında gösterdiği gayreti hepimiz fark etmiştik. Temiz ve eksiksiz çalışıyordu. Merve'yi ikinci ekibe kaptırmamak için kırk takla atmıştım. Bu denli potansiyeli olan bir çalışanın, ikinci ekibin ayakçısı olmasına razı gelmemenin faydalarını gün geçtikçe daha da fazla görmeye başladım.
İşim bittiğinde Merve'ye döndüm. Getirdiği dosyaları okuyordu. Dalgalı saçlarını bugün açık bırakmıştı. Bukleleri önüne düştükçe arkaya savuruyordu.
"Yeni stajyerlerimiz hakkında ne düşünüyorsun?"
Bakışlarını bana çevirirken dosyaları da önüme uzattı.
"Ortalamaları çok yüksek. Umarım aynı özveriyi burada da gösterirler."
Dosyayı açarken, "Bekleyip göreceğiz." dedim.
"Üst katta bir sıkıntı mı var? Benim bilmediğim."
Gözüm hâlâ önümdeki dosyadaydı.
"Alper Bey bugün işe gelmemiş ve kimse nedenini bilmiyor."
"Fişini çektiler desene."
"Öyle görünüyor."
Konuşmamızı Merve'nin ofis telefonu böldü. Elinde tuttuğu telefonu bekletmeden açtı.
"Efendim."
"..."
"Şimdi mi?"
"..."
"Peki, iletiyorum."
Bakışlarım Mervedeydi.
"Müdür bey herkesi toplantı odasına çağırmış, bizi ikinci ekibin yeni lideriyle tanıştıracakmış."
Başımı salladım.
"Tam da beklediğimiz gibi. Sen diğerlerine haber ver. Müdür beyi bekletmeyelim, çıkalım hemen yukarı."
Merve odadan çıktıktan sonra bilgisayara geri döndüm. Mail bildirimi vardı. Stajyerlerden biri raporu göndermişti. Şaşırdım çünkü bu kadar erken beklemiyordum. Hızlıca rapora göz gezdirdim. Gözüme çarpan bir yanlışlık yoktu. Merakla mailin hangi bilgisayardan geldiğine baktım. Numara: 5
Telefonumu ve stajyerlerin dosyalarını alıp odamdan çıktım. Merve ve diğer çalışanlar çoktan üst kata çıkmıştı. Ortalıkta kimse yoktu. Hızlı adımlarla koridorun sonuna gittim. Odanın iki tarafıda camlarla kaplı olduğundan kimin ne yaptığını görüyordum. Diğerleri bilgisayarların başındayken birisi pencereden dışarıyı izliyordu. İçeri girdim. Hepsi birden bana döndü.
"Numara 5, kimin bilgisayarı?"
Pencerenin önündeki çocuk, "Benim" deyince dikkatimi ona verdim. Bayık gözlerle bana bakıyordu. Sabah hiçbirini özenle incelemediğimden karşımdaki çocuğu baştan aşağı süzdüm. Bakışları hariç normaldi. Boyu, kilosu, giyinişi.. Gözleri tuhaftı. Tiksintiyle mi bakıyordu, kibirle mi çözemedim.
"İsmin ne?"
"Ali."
Gülümsedim.
"Beni takip et."
Diğer stajyerlerin meraklı bakışlarıyla odadan çıktık, bu sırada da telefonum çaldı.
"Efendim?"
"Neva Hanım, herkes geldi. Sizi bekliyoruz."
"Geliyorum."
Hızlı adımlarla üst kata çıkarken Ali de peşimdeydi.
Toplantı odasının önüne geldiğimde durup nefeslendim. Birkaç saniye sonra kapıyı açıp içeri girdim. Çalışanlar oturmuş müdür bey ve yanındaki adama bakıyordu. Sırtı bana dönük olan adamı üstün körü inceledim. Siyah bir takım elbise giymişti ve elleri cebindeydi.
"Kusura bakmayın, halletmem gereken acil bir iş vardı."
Müdür bey bana dönüp, "Neva, gel yeni ekip liderimizle tanış." dediğinde yanındaki adam da bana döndü.
Gördüğüm kişiyle kalbimin atış seslerini duymaya başladım. Sanki zaman durmuştu. Herkes susmuş, herkes bizi izliyor sanki herkes bizi biliyor gibiydi..
Yıllar sonra bu denli heyecanlı hissediyordum. Bu heyecan iyi miydi kötü mü, şu an bunu idrak edemeyecek kadar uyuşuktum.
Dışarıdan nasıl gözüktüğümü bilmiyorum ama kuru bir öksük sesiyle kendime geldim. Merve ardı ardına üç kez öksürüp dikkatlerini üzerine çekmeye çalışsa da Fatih bakışlarını benden hiç ayırmadı. Şaşırmış gibi görünmüyordu, belki de müdür bey çoktan ismimi söylemiştir. Ya da buraya gelmeden kimlerin çalıştığını araştırmıştır. Ne bileyim belki beni çoktan unutmuştur bile.
Fatih bir adım öne çıkıp elini uzattı. Gözlerini gözlerimden hiç çekmiyordu. Bakışları eskisi gibiydi, çoktan unuttuğum bir kokunun birden etrafa yayılıp kaybolması gibi ya da eskiden çok sevdiğim bir şarkıyı birinin mırıldanması gibi. Fatih hâlâ güzel şeylerin gibisiydi. Hâlâ en kıymetli duygularımın sahibi. Fakat güzel anıların güzel kalması için üzerine başka şeylerin yaşanmaması gerekir.
"Merhaba."
Gözlerim yine dolarken gülümsedim ve ben de elimi uzattım.
"Merhaba, ben Neva."
🤚🏻
Bölüm etkileşimi
