20. bölüm / 23
Bulutlardan Haber Var!20.Bölüm/ "Aynı Şey"
Bölümler 23Şu an: 20.Bölüm/ "Aynı Şey"
- 1 1.Bölüm/ İsminizi öğrenebilir miyim beyefendi?909 kelime
- 2 2.Bölüm/ Acı Ekşi Sohbet617 kelime
- 3 3. Bölüm/ Felaket Tellalı: Seda750 kelime
- 4 4.Bölüm/ Zeytinliler Aşkına1.039 kelime
- 5 5.Bölüm/ Kaçan Kovalanır Mı?886 kelime
- 6 6.Bölüm/ Gülsem mi, Ağlasam mı?1.507 kelime
- 7 7. Bölüm/ Bazı Ricalar1.083 kelime
- 8 8. Bölüm/ 'Fatih Etkisi' diyebiliriz785 kelime
- 9 9. Bölüm/ Aheste Aheste1.041 kelime
- 10 10. Bölüm/ Çalışkan Fatih831 kelime
- 11 11. Bölüm/ "Yarım kalan hikâyeler midir, insanlar mı?"1.082 kelime
- 12 12. Bölüm/ 7969 kelime
- 13 13. Bölüm/ Merdivenler1.111 kelime
- 14 14. Bölüm/ Bir yumrukluk can: Selçuk1.318 kelime
- 15 15. Bölüm/ Yeni İhtimaller850 kelime
- 16 16. Bölüm/ "Sürpriz mi bu şimdi?"848 kelime
- 17 17.Bölüm/ Fatih Etkisi(2)1.171 kelime
- 18 18.Bölüm/ Düşün Neva Düşün!844 kelime
- 19 19.Bölüm/ Başka1.247 kelime
- 20 20.Bölüm/ "Aynı Şey"1.243 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21.Bölüm/ Limonlu906 kelime
- 22 22.Bölüm1.071 kelime
- 23 23.Bölüm/ Anlaştık1.805 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Anahtarlığımı da çantama atıp odamdan çıktım. Eve gidip hazırlanmam gerekiyordu. Normalde işe gider gibi giyirdim ama bu kez Fatih'te geleceği için daha özenli olmak istiyordum. Merdivenlerden hızlı hızlı inip bahçeye çıktım. Arabama doğru giderken Fatih'in sesiyle durdum.
"Nereye böyle koşa koşa?"
"Eve gidiyorum. Anca hazırlanırım."
"Yemeğe birlikte gidelim mi?"
"Yani istiyorsan olabilir."
"Tamam, ben seni alırım. Konum atarsın."
Başımı salladım, "Tamam."
Fatih etrafa bir göz atıp tekrar bana döndü.
"Kimse olmasa öpecektim."
Etrafta birkaç kişi vardı.
"Şansına küs." Dedim gülerek.
"Ben seni tutmayayım o zaman. Dikkatli sür."
"Sende."
Fatih ben arabaya binip bahçeden çıkana kadar bekledi. Kendi kendime sırıttım. Bu hâli çok hoşuma gidiyordu.
~
Ne giyeceğime bir türlü karar veremeyince Seda'yı aradım. Uzun tartışmalarımız sonunda siyah düz elbisede karar kılmıştık. Saçımı bariz belli olmayacak şekilde dalgalandırdım. Makyajım da çok hafifti. Gösterişli olmamıştım ama özendiğim belliydi. Fatih'in beş dakikaya oradayım mesajıyla evin içinde koşturmaya başladım ama ne aradığımı bilmiyordum. Telefonum çaldığında nefeslenip açtım.
"Efendim?"
"Geldim, aşağıdayım."
"Tamam hemen iniyorum."
"İşin bitmediyse beklerim."
"Yok yok bitti çoktan. Geliyorum."
Telefonu kapatıp son bir kez aynanın karşısına geçip kendime baktım.
Anahtarlarımı alıp aşağı inerken içimden de dua etmeye başladım. Bu akşamın sorunsuz geçmesini istiyordum.
Fatih arabasının inmiş, tekerleklerine bakıyordu.
"Bir sorun mu var?"
Sesimi duyunca başını kaldırdı. Beni baştan aşağı süzdükten sonra yanıma doğru gelmeye başladı. Onun attığı her adımda heyecanım daha da artıyordu.
"Çok güzelsin."
Memnuniyetle gülümsedim, "Teşekkür ederim. Sen de çok yakışıklısın."
Yaklaşıp yanağına öpücük kondurdum. Yanağında ruj izim kalınca da elimle silmeye çalıştım.
"Bir tane daha öpsene." Fatih bu isteğini duymazdan gelip arabaya doğru adım attım.
"Geç kalacağız."
Fatih önüme geçip kapımı açtıktan sonra kendi yerine geçerken homurdanıyordu. Umursamayıp bu hâline güldüm.
Hazırlanmış olan masamıza oturunca sadece iki eksiğimiz kalmıştı. Ali ve diğer ekipten bir arkadaşımız. Fatihle yan yana oturuyorduk kulağına eğilip Ali'yi sordum. "Geleceğim" demiş. Bana da öyle söylemişti. Diğer arkadaşta gelince gelmeyen sadece Ali kalmıştı. Masadakiler konuşup gülüşürken aklım hâlâ Alideydi. Dayanamayıp masadakilere doğru konuştum.
"Ali'den haberi olan var mı?"
Çoğu başını olumsuz anlamda sallayınca stajyerlere döndüm.
"Sizin de mi?"
Hepsi birbirine bakıyordu. Kendimi tutamadım.
"Siz arkadaş değil misiniz?"
Bu çıkışım gereksiz gibi görünsede gayet haklıydım.
"Ben bir arayayım." Merve masadan kalkıp dışarı doğru yürürken arkasından bakıyordum.
"Geleceğim dediyse gelir, merak etme." Fatih sakince konuşuyordu.
"Keşke gelirken onu da alsaydık."
"Ali böyle şeylerden pek hoşlanmaz."
"Bu kadar yalnız kalması iyi değil."
Önüme dönerken gözüm kapıya kaydı. Merve ve Ali içeri geçiyorlardı. Yüzümde gülümsemeyle masaya kadar gelmelerini izledim.
Merve gülerek, "Geldi bizim kaçak." deyince Ali mahcubiyetle başını eğdi.
"Kusura bakmayın trafiğe takıldım."
"Ne kusuru yahu, hadi geçin oturun yemekler gelir şimdi." Müdür Bey konuşmasından sonra Merve yerine geçip oturdu. Ali masanın en sonunda kalmıştı. Bizim yanımıza ya da Merve'nin yanına oturmasını yeğlerdim. Aklımdan bunlar geçerken Merve, Ali'nin yanında oturan kişiye doğru gidip bir şeyler söyledikten sonra beyefendi yerinden kalkıp Merve'nin yerine Merve de Ali'nin yanına oturdu. Merve, Ali'ye doğru konuşmaya başlayınca gözlerimi onlardan çektim.
Yemek bol gülmeli devam ediyordu. Özellikle benim için her şey hayalmiş gibiydi. Yıllar sonra Fatihle yan yanaydık üstelik ne yabancı olarak ne de adı konulamamış o garip arkadaşlık olarak. Birbirine sevdiğini söyleyen iki yetişkindik. Belirsiz olan hiçbir şey kalmamıştı. Yıllar önce rafa kaldırdığım o defter kendi kendine yazılıyordu üstelik benim lehime. Fatih'in koluma dokumasıyla düşüncelerimden sıyrıldım.
"Bir şey mi oldu?"
"Yok, dalmışım."
"Fark ettim."
"Sen beni mi izliyorsun?" Kısık sesle konuştum.
"Evet."
Şımarıkça güldüm.
"Aferin böyle devam et."
Masanın altından elimi tutup kendine çekti. Parmaklarımla oynarken elimi geri çekme girişiminde bulunmadım. Kimsenin görüp görmemesi de umrumda değildi. Bu hayatı kendime yaşıyordum ve beni mutlu eden şeylerden kaçmanın bir mânâsı yoktu.
"Fatih."
Bizden olmayan bir kadın sesiyle ikimizde aynı anda başımızı çevirdik. Zehra gülerek Fatih'e bakıyordu.
"Ne güzel tesadüf bu böyle." dediğinde gözlerimi çekmeden Zehra'ya bakıyordum.
Fatih elini elimden çekip duruşunu dikleştirdi.
"Merhaba Zehra, evet tesadüfün böylesi işte."
Masadaki herkes ikisine odaklanmıştı.
"Üniversitedeki arkadaşlarla buraya geldik, arka masada oturuyoruz. Gelmek istersen."
"Öyle mi? Söz vermeyeyim, uğramaya çalışırım."
"Mutlaka bekliyorum."
Tam Zehra'nın beni hatırlamadığını düşünecektim ki, masadakilere dönüp, "İyi eğlenceler." derken gözleri bir an üzerimde gezindi. O sinir bozucu bakışı hiç değişmemişti. Elbette hatırlıyordu. Zehra gidince herkes konuşmalarına kaldığı yerden devam etti. Fatih'in bakışlarını üzerimde hissetsem de başımı ona doğru çevirmedim. Ne yani birbirlerini görünce konuşabilecek kadar arkadaş mı kalmışlardı. Eski sevgiliden arkadaş olur mu? Gülün adını değiştirince kokusu da mı değişiyordu? Bu durum bana tersti ve bana ters olan şeyler Fatih'e de ters olmalıydı. En azından bu konuda.
"Ben bir selam verip geleyim, ayıp olmasın."
Yüzüne bakmadan başımı salladım. Fatih masadan kalkıp gidince bende kalktım. Biraz hava alacaktım. Dışarısı serindi. Birkaç kez şimşek çakınca anladım yağmurun yağacağını. Oysa sabah hava çok güzeldi. Restoranın etrafında turlayıp arka tarafı dönerken Zehra karşıma çıktı.
"İyi akşamlar, Neva." İsmimi bastırarak söylemişti.
"İyi akşamlar."
"Bakıyorum hâlâ Fatih'in peşinde koşuyorsun, hiç değişmemişsin."
"Yok yanlış biliyorsun, bu kez tam tersi."
Komik bir şey söylemişim gibi kahkaha attı.
"Tarih sürekli tekerrür ediyor."
"Ne saçmalıyorsun sen?"
"Ben Fatih'i ne zaman bıraksam sana geliyor, baksana yine gelmiş."
Bu kez ben güldüm.
"Buna inanacağımı mı sandın?"
Omzunu silkip, "Sen bilirsin." dedikten sonra arkasına döndü. Zehra giderken Fatih de bana doğru geliyordu.
"Neden çıktın?"
Sinirle dönüp konuştum.
"Sana ne!"
Kaşlarını çatıp yaklaştı.
"Neva eğer masadan gitmem için böyle davranıyorsan onların hepsi arkadaşım. Ayıp olmasın diye gittim yanlarına."
Konuşmayıp içeri doğru yürüdüm. Fatih de peşimden geliyordu.
Aceleyle masaya gidip, "Kusura bakmayın benim acil gitmem gerekiyor." Çantamı ve ceketimi alırken Müdür Bey'in sorularına akılma ilk ne gelirse onu söylüyordum.
"Neva önemli bir şey yok değil mi?"
"Komşularım aradı da apartmanı su basmış."
"Öyle mi geçmiş olsun."
"Teşekkür ederim Müdür Bey, izninizle."
"Tabii tabii kolay gelsin."
"Teşekkür ederim."
Hızlı hızlı restorandan çıktım. Yola doğru gidip taksi bulmam gerekiyordu. Keşke kendi arabamla gelseydim. Arkamda Fatih'in sesini duyunca adımlarımı hızlandırdım. Ben ne kadar hızlıysam o da o kadar hızlıydı, bana yetişip kolumu tuttu.
"Neva n'oluyor?"
Kolumu elinden çektim.
"Bir şey yok!"
"O yüzden mi böyle davranıyorsun?"
Konuşmayıp yürümeye devam ettim, yine kolumdan tuttu.
"Bırak!" dedim ve sesim biraz fazla yüksek çıkmıştı.
"Ne olduğunu anlatmadan bırakmayacağım!"
Sinirle kolumu çektim. Önüme dönüp yürüyecekken vazgeçtim eğer aramızdaki bu konu çözülecekse şimdi çözülmeliydi.
"Sen o kadınla görüşmeye devam mı ediyorsun?"
"Bunu daha önce konuştuk. Sadece arkadaşız."
"Ne arkadaşı ya ne arkadaşı!?"
"Neva abartıyorsun, alt tarafı kız gelip bir selam verdi."
"O kadın senin eskiden evlenmek isteğin kadın! O senin sıradan bir arkadaşın değil. Ne diye hâlâ görüşüp konuşuyorsun?"
"Neva eskiden olan bir şeydi o. Şimdi ise sadece arkadaşız. Bu kadar abartılacak bir durum yok."
Fatih'e doğru bir adım attım.
"Sen hâlâ o kadını mı seviyorsun?"
"Ne?"
"Onu hâlâ unutamadın mı?"
"Saçma sapan konuşma."
"O seni terk etti diye mi bana geldin?"
Kaşları çatılmıştı, sinirden burnundan soluyordu. En azından sinirleri tepe taklak olan tek kişi ben değildim.
Yağmur da ufaktan ufaktan çiselemeye başladı.
"Senin ne dediğinden haberin var mı Neva!"
"Ne, yalan mı?"
"Bak neden böyle davranıyorsun bilmiyorum ama pişman olacağın şeyler söylüyorsun."
Fatih'in sakin olmaya çalıştığı belliydi. O sakinleştikçe ben daha da sinirleniyordum.
"Demek eski sevgililerimizle arkadaş kalabiliyoruz o zaman bende eski nişanlımla arkadaş kalayım. Hatta bana çiçek göndersin, gelsin masasına davet etsin. Ha nasıl fikir?"
Fatih sinirle üzerime doğru bir adım attı.
"Neva!"
"Ne var!?"
Birkaç kere seslice nefeslendi.
"Aynı şey değil."
"AYNI ŞEY! TAMAM MI AYNI ŞEY!"
Gözlerimden yaşlar akmaya başlayınca başımı yana çevirip gözyaşlarımı sildim. Yağmur şiddetini artırmaya başlamıştı. Gözlerimi silip tekrar Fatih'e döndüm. Üzüldüğünü görebiliyordum ama benim hissetiğim acı daha fazlaydı. Boğazım bağırmaktan ağırmaya başlayınca daha kısık sesle konuştum.
"O kadın hâlâ seni seviyor. Sen kabul etmek istemiyorsun ama bu aynı şey."
Önüme dönüp yürümeye başladım.
"Bekle seni ben bırakacağım."
Duymazdan gelip yoluma devam ettim.
🤚🏻
Bölüm etkileşimi
