-20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik

Vaveyla Yazarı: Peony 🌺

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: -20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik

Yİçimde tek bir düşünce vardı.Ayaz... gelmiş miydi?
Ama bu kez o düşüncenin peşinden gitmek istemedim.
Gözlerimi zarftan kaçırıp tavana çevirdim.
"Ben..." dedim güçlükle. "Okumak istemiyorum."
Annem hemen elimi tuttu."Okumak zorunda değilsin."
Babamın bakışları hâlâ zarfın üzerindeydi. Koruma kapının yanında bekliyordu.
Babam sakin bir sesle sordu:
"Senin kararın mı?"
Başımı hafifçe salladım."Evet. Şu an gerçekten istemiyorum. Daha yeni uyandım. Başım ağrıyor, hâlâ kendimi doğru düzgün toparlayamadım. Bir de bununla uğraşacak hâlim yok."
Abim sandalyede biraz daha geriye yaslandı."Bence de okuma."Babam ona baktı.
Abim devam etti:
"Yani... Güneş'in yüzüne bakınca bile ne kadar yorulduğu belli oluyor. Şu an önüne bir de böyle bir şey koymak hiç mantıklı değil. Kim gönderdiyse göndermiş. Dünya birkaç saat daha bekleyebilir."
İstemeden hafifçe gülümsedim."İlk defa mantıklı bir şey söyledin."
Abim kaşlarını kaldırdı.
"İlk defa mı?"
"Evet."
"İyi. Demek ki hastalığın yanında görme yetini de kaybetmişsin."
"Abi..."
Annem gülümseyerek ikimize baktı."İkiniz de daha yeni uyandı diye birbirinize takılmaya başladınız."
Abim omuz silkti."Bu iyiye işaret."
Babam korumaya döndü."Zarfı bana ver."
Koruma birkaç adım ilerledi ve siyah zarfı babama uzattı.Babam zarfı aldı ama açmadı.Bir süre elinde tuttu.Sonra bana baktı.
"Bugün bunu düşünmeyeceksin."
İçim biraz rahatladı."Gerçekten mi?"
"Evet."
"Ya içinde önemli bir şey varsa?"
Babamın yüzü ciddileşti."Önemliyse de sen iyileştikten sonra bakarsın. Şu an senin sağlığından daha önemli değil."
Bu cümle beni birkaç saniye susturdu.
Annem de başını salladı." Baban haklı."
Abim hemen ekledi:
"Bak, bunu da tarihe yazalım."
Babam ona döndü."Alper."
"Tamam, sustum."
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.Ama gülmeye çalışınca başım yeniden ağrıdı.
Annem bunu fark etti."Tamam, tamam. Fazla konuştuk."
Abim hemen ayağa kalktı."Su ister misin?"
"Biraz."
Komodindeki bardağı aldı ve bana uzattı.
Bardağı tutmak için elimi kaldırdığımda parmaklarımın hâlâ biraz titrediğini fark ettim.
Abim hemen bardağın altından destek verdi." Yavaş."
"Ben tutabilirim."
"Biliyorum. Yine de yardım ediyorum."
Bir iki küçük yudum aldım.Sonra başımı yastığa yasladım.
"Teşekkür ederim."
Abim gülümsedi."Rica ederim."
Babam zarfı elinde tutarak kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkacakken durdu.
"Güneş."
"Evet?"
"Bu zarfla ilgili hiçbir şey yapmak zorunda değilsin. Hazır olduğunda kararını kendin verirsin."
Başımı salladım.
"Tamam."
Babam çıktı.
Koruma da onun peşinden kapıyı kapattı.
Odadaki sessizlik geri geldi.
Bir süre hiç kimse konuşmadı.
Sonra Alper sandalyeye yeniden oturdu.
"Şimdi gerçekten uyumaya çalış."
"Uyuyamıyorum."
"Neden?"
"Çünkü herkes başımda bekliyor."
Annem hafifçe güldü.
"İstersen biz çıkalım."
Hemen başımı çevirdim.
"Hayır."
Annem şaşırdı.
"Gitmemizi istemiyor musun?"
"Hayır. Yani..." Bir an durdum. "Sadece yalnız kalmak istemiyorum."
Annemin yüzündeki ifade yumuşadı.
"Tamam. O zaman kalırız."
Alper de başını salladı.
"Ben zaten bir yere gitmiyorum."
"Gerçekten mi?"
"Evet. Kahvem soğudu bile."
Kahve bardağına baktı.
"Bak, bunun için de üzülüyorum."
Gülümseyerek gözlerimi kapattım.
"Senin en büyük derdin bu olsun."
"İnşallah."
Annem saçlarımı yavaşça düzeltti.
"Şimdi biraz uyu."
"Tamam."
"Bir şey olursa hemen söyle."
"Tamam."
"Başın ağrırsa da—"
"Anne."
"Hı?"
"Uyumama izin ver."
Annem gülmeye başladı.
"Peki. Tamam."
Gözlerimi kapattım.
Dışarıdaki yağmurun sesi yeniden duyulmaya başladı.
Bu kez zihnimdeki soruları düşünmemeye çalıştım.
Zarfı da...
İçindeki şeyi de...
Şimdilik hepsini bir kenara bıraktım.
Çünkü ilk kez uzun zamandır sadece dinlenmek istiyordum.
Ve bu kez kimsenin benden güçlü olmamı beklemediğini bilmek...
Garip bir şekilde iyi hissettiriyordu.
Odadaki sessizlik birkaç dakika daha devam etti.
Gözlerimi kapatmıştım ama henüz uyumamıştım. Annemin yanımda olduğunu, Alper'in sandalyede oturduğunu ve dışarıdaki yağmurun cama hafifçe vurduğunu duyabiliyordum.
Bir süre sonra gözlerimi araladım.
"Anne..."
"Hı?"
"Uyumadın mı?"
Annem hafifçe gülümsedi.
"Sen uyumadan ben nasıl uyuyayım?"
"Ben iyiyim artık."
"Biliyorum."
"Gerçekten."
"Onu da biliyorum."
"Yine de bana inanmıyorsun."
Annem küçük bir kahkaha attı.
"İnanıyorum. Sadece annelik denen şey biraz garip. İnsan çocuğu iyi olsa bile yine de merak ediyor."
Alper araya girdi.
"Biraz değil, bayağı garip."
Annem ona baktı.
"Sen konuşma."
Abim ellerini kaldırdı."Tamam, tamam. Ben sustum."
Gülümsedim."İkiniz yan yana gelince evde huzur kalmıyor."
Abim başını salladı."Sen de iyileşince bize katılırsın."
"Ben zaten iyiyim."
"Az önce su içerken bile elin titriyordu."
Bir an sustum.Sonra ona baktım."Onu söylemesen olmaz mıydı?"
"Olmazdı."
"Niye?"
"Çünkü kendini fazla iyi sanmaya başladın."
"Belki gerçekten iyiyimdir."
Abimin yüzündeki ifade yumuşadı."Umarım. Gerçekten umarım. Ama acele etme, tamam mı? Birkaç gün boyunca herkesin sana 'yavaş' demesinden sıkılacaksın, biliyorum. Ama bunu seni sinirlendirmek için yapmıyoruz. Seni tekrar böyle bir hâlde görmek istemiyoruz."
Sözleri karşısında birkaç saniye sustum."Tamam."
Abim kaşını kaldırdı."Gerçekten mi?"
"Evet."
"İtiraz etmeyecek misin?"
"Hayır."
"Sen kesin Güneş değilsin."
Yastığı hafifçe ona doğru ittim."Git."
Abim gülerek yastığı geri koydu."İşte şimdi tanıdığım Güneş geri geldi."
Annem ikimize bakıp başını iki yana salladı."İkiniz de hiç değişmemişsiniz."
"Değiştik," dedim.
Annem bana baktı."Nasıl?"
Bir an düşündüm."Artık bazı şeylerin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum."
Annemin yüzündeki gülümseme biraz hüzünlendi."Bu yaşadıkların sana böyle şeyler öğretmeseydi keşke."
Ben de başımı eğdim."Keşke."
O sırada kapı hafifçe tıklandı.Annem başını kapıya çevirdi."Kim o?"
Adela'nın sesi geldi."Benim."
"Gel."
Kapı açıldı ve Adela içeri girdi. Elinde küçük bir tepsi vardı.
"Doktor, Güneş uyandığında hafif bir şeyler yemesinin iyi olacağını söyledi. Ben de biraz çorba ve birkaç parça ekmek getirdim."
Tepsiyi komodinin yanındaki küçük masaya bıraktı.
Çorbaya baktım."Çorba mı?"
Adela gülümsedi."Evet."
"Bugün herkes bana çorba içirmeye çalışıyor."
Alper hemen cevap verdi."Çünkü iki gün önce hiçbir şey yiyemiyordun."
"Onu hatırlatmasan?"
"Tamam."
Adela sandalyeyi çekip tepsiyi düzenledi."İstersen önce birkaç kaşık iç. Hepsini bitirmek zorunda değilsin."
Çorbanın kokusu gerçekten güzeldi.
"Tamam."
Yavaşça doğrulmaya çalıştım.Annem hemen arkamdaki yastıkları düzeltti.
"Yavaş."
"Anne, daha yeni söyledin."
"Neyi?"
"Yavaş."
"Çünkü yine hızlı hareket ettin."
"Biraz."
Abim gülerek başını salladı."Hiç değişmeyeceksin."
Kaşığı elime aldım.İlk kaşığı yavaşça içtim.Sıcak çorba boğazımdan geçerken içim biraz olsun rahatladı.
"Nasıl?"
Annem merakla baktı."Güzel."
Adela gülümsedi."İstersen biraz daha iç."
"İçerim."
Birkaç kaşık daha içtim.Bu sırada abim sessizce beni izliyordu.Bir süre sonra ona baktım.
"Ne?"
"Hiç."
"Bana bakıyorsun."
"İyi olduğundan emin olmaya çalışıyorum."
"Beş dakikada bir kontrol edersen iyileşmem."
"Nasıl yani?"
"Stres oluyorum."
Abim güldü."Tamam. O zaman on dakikada bir bakarım."
"Abi!"
Annem kahkahasını tutamadı."Alper, biraz rahat bırak kızı."
"Tamam anne."
Adela da gülümseyerek tepsiyi kontrol etti."Ben de çıkayım. Bir şeye ihtiyacınız olursa haber verirsiniz."
"Teşekkür ederim, Adela."
"Rica ederim."
Kapıya yöneldi.Tam çıkacakken bana döndü."Bu arada..."
"Evet?"
"Bugün seni böyle gülümserken görmek güzel."
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.Sonra gülümsedim."Ben de böyle gülümseyebildiğime seviniyorum."
Adela başını sallayıp odadan çıktı.Kapı kapandı.
Annem elimi tuttu."Bak."
"Neye?"
"Evde herkes seni bekliyor."
Gözlerim hafifçe doldu."Fark ediyorum."
"Yalnız değilsin."
Başımı annemin omzuna yasladım."Biliyorum."
Abim de sessizce yanımıza baktı.Sonra ayağa kalkıp perdeyi biraz araladı.Yağmur hâlâ yağıyordu.
"Bugün hava da bizimle aynı modda."
Başımı kaldırdım."Nasıl yani?"
"Biraz gri."
"Senin hava durumu yorumların da çok kötü."
"Ben gerçekçiyim."
Annem güldü."İkiniz gerçekten hiç susmayacak mısınız?"
Abim pencerenin önünden döndü."Hayır."
Ben de gülümsedim."Kesinlikle hayır."
Ve uzun zamandır ilk kez...Odamın içinde korkudan çok, normal bir günün küçük sesleri vardı.
Yağmur.
Kahkahalar.
Annemin sesi.
Abimin bitmeyen şakaları.
Ve benim yavaş yavaş geri dönen gücüm.Şimdilik bunlar yeterliydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

46okunma 16beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.