6. bölüm / 25
ZİNCİRLERİN ARASINDA-6.BÖLÜM-Telefon Konuşması
Bölümler 25Şu an: -6.BÖLÜM-Telefon Konuşması
- 1 -1.BÖLÜM-Başlangıç684 kelime
- 2 -2.BÖLÜM-Endişe769 kelime
- 3 -3.BÖLÜM-Cevapsız Çağrılar1.919 kelime
- 4 -4.BÖLÜM-Ceza1.307 kelime
- 5 -5. Bölüm -Korkular705 kelime
- 6 -6.BÖLÜM-Telefon Konuşması432 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 -7.BÖLÜM-Bir Şey Olacakmış Gibi668 kelime
- 8 -8.BÖLÜM-Söylenmeyen Sözler676 kelime
- 9 -9.BÖLÜM- Sadece Takip Değil564 kelime
- 10 -10.BÖLÜM- Korunması Gereken Biri615 kelime
- 11 -11. BÖLÜM-798 kelime
- 12 -12. BÖLÜM- Gerçekler561 kelime
- 13 -13.BÖLÜM-632 kelime
- 14 -14.BÖLÜM-436 kelime
- 15 -15. BÖLÜM-Bilinmeyen Taraf568 kelime
- 16 -16. BÖLÜM-609 kelime
- 17 -17. BÖLÜM- Yükselen Ateş628 kelime
- 18 -18. BÖLÜM- Gözlerini Aç521 kelime
- 19 -19. BÖLÜM - Uyandığımda577 kelime
- 20 -20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik1.074 kelime
- 21 -21 BÖLÜM -Eski Zamanlardaki Gibi1.273 kelime
- 22 -22. BÖLÜM- Siyah Sedanlar ve Beyaz Önlükler701 kelime
- 23 -23. BÖLÜM- Kül Rengi Gözlerin Gölgesinde823 kelime
- 24 -24. BÖLÜM- Tozlu Raflar Arasında Sessiz Bir Dostluk553 kelime
- 25 -25. BÖLÜM- Gölgelerin Arasındaki Nefes425 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Telefon birkaç saniye daha çalmaya devam etti.
Ekranda Pelin'in adı yazıyordu.
Ben hala kararsız şekilde telefona bakarken abim masanın kenarına yaslanmış sessizce beni izliyordu.
"Açmayacak mısın?"diye sordu sonunda.
"Ya saçma konuşursam?"
"Zaten genelde saçma konuşuyorsun."
Şaşkın şekilde ona baktım." Destek olman gerekiyordu."
"Gerçekçi oluyorum."
Gözlerimi devirip derin bir nefes verdim. Sonra aramayı açtım.
"Efendim?"
Pelin'in sesi hemen geldi.
"Sonunda açtın! İyi misin?"
Sesi düşündüğümden daha samimiydi. Oysa birimizi sadece iki gündür tanıyorduk.
Ama Pelin garip bir şekilde hızlı yakınlaşan insanlardandı.
"İyiyim," dedim." Biraz halsizim sadece."
"Bugün gelmeyince merak ettim," dedi."çünkü dün de biraz dalgın gibiydin."
Refleksle abime baktım. O başka tarafa bakıyordu ama bizi dinlediği belliydi.
"Hastayım biraz," dedim.
"Anladım," dediği ama sesi tam ikna olmuş gibi değildi." Bu arada bugün anatomi hocası kafayı yedi."
İstemeden hafifçe güldüm.
"Daha üçüncü gün. Nasıl bu kadar sinirli olabiliyor?"
"Bence adam bu bölüme kafayı takmış."
Bu sefer gerçekten güldüm. Abim göz ucuyla bana baktı. Muhtemelen sabah boyunca ilk kez normal davrandığını görüyoruz.
"Bu arada yokluğun hissedildi."
Başım hafifçe çatıldı." İki gündür tanışıyoruz."
" Evet ama yanında oturan tek normal insan sendin."
" Demek geri kalanlar korkunç."
" Kesinlikle,"dedi dramatik şekilde." Bir çocuk bugün kemiklerin Latince adını ezbere saymaya başladı. Ben daha sınıfın yerini zor buluyorum."
Kısa bir kahkaha attım. Ve birkaç saniyenle gerçekten okuldaymışım gibi hissettim.
Pelin'in sesi yeniden geldi.
" Yarın gelir misin bari?"
Gülümsemem hafifçe silindi. Abime baktım. O bu kez doğrudan bana bakıyordu.
Sessizlik birkaç saniye uzadı.
" Bilmiyorum,"dedim sonunda." Belki."
" Belki ne ya?"dedi hemen." Ben tek başıma o amfide hayatta kalamam."
" Abartıyorsun."
" Hayır. Bugün birisi kadavra'ya bakıp bayıldı."
Şaşkınlıkla doğruldum." Gerçekten mi?"
" Evet! Ve ben travma yaşadım."
Ben tekrar güldüm. Sonra Pelin'in sesi biraz daha yumuşadı.
" Ama ciddi söylüyorum," dedi." Gelirsen güzel olur."
Cümle içinde garip bir his bıraktı. Çünkü biri ilk kez burada olmamı istiyordu. Normal bir sebeple. Sorunlardan dolayı değil. Sadece... Ben olduğum için.
" Deneyeceğim,"dedim sessizce.
" Tamam,"dedi hemen." Dinlen o zaman. Sonra bana not çıkarttırma ama."
" Kesin çıkarttıracağım."
" Şimdiden pişman oldum."
Telefon kapandıktan sonra bahçe tekrar sessizleşti. Ben yavaşça telefona indirirken abim birkaç saniye boyunca konuşmadı.
Sonra sakin bir sesle:
" Çabuk arkadaş edinmişsin."
Omuz silktim." Pelin herkese beş dakikada yakınlaşıyor zaten."
Abim başına hafifçe salladı. Sonra yüzündeki ifade tekrar ciddileşti.
"Yarın yine gitmeyeceksin."
İçimdeki hafif iyi his anında dağıldı. Telefonu elimde sıkarken sessizce konuştum.
"Biliyorum."
"Öyleyse neden geleceğini söyledin?"
Başımı kaldırıp ona baktım." Çünkü," dedim yavaşça, "en azından biri beni normal bir öğrenci gibi görüyor."
Bu cümle ile birlikte abim sustu.
Uzun süre hiçbir şey söylemedi. Sonra sadece gözlerini kaçırdı. Çünkü ikimiz de bunu ne kadar kısa sürebileceğini düşünüyorduk.
Bölüm etkileşimi
