-13.BÖLÜM-

Vaveyla Yazarı: Peony 🌺

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: -13.BÖLÜM-

Kapı kolu yavaşça aşağı indi.Refleksle nefesimi tuttum.
Mektubu aceleyle katlayıp zarfa koydum. Ellerim o kadar titriyordu ki zarfı kapatırken birkaç kez düşürüyordum.
"Hayır... Hayır, hadi..."
Kapı aralanmaya başladığı anda masanın üzerindeki dosyaların arasına zarfı bıraktım.
Hemen odanın sağ tarafındaki büyük kitaplığın arkasına geçtim.Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki sanki bütün ev duyacaktı.
Kapı tamamen açıldı.İçeri giren kişi abimdi.Tek başınaydı.Elinde telefonu vardı.
Kapıyı kapattıktan sonra birkaç saniye boyunca olduğu yerde durdu.Sanki bir şey hissediyormuş gibi odanın içinde göz gezdirdi.
Ben nefes almamaya çalışıyordum.
Abim ağır adımlarla masaya yaklaştı.Zarfı eline aldı.Bir an durdu.
Kaşları hafifçe çatıldı.Sonra çok yavaş bir şekilde başını kaldırdı."Güneş..."
Sesini yükseltmedi.Ama ismimi öyle söylemişti ki beni gördüğünü anlamıştım.
Kitaplığın arkasından yavaşça çıktım.Başımı öne eğmiştim.
Abim birkaç saniye bana baktı.Hayal kırıklığı yaşıyor gibiydi ama öfkeli değildi.
"Okudun."
Bu bir soru değildi.
Sessizce başımı salladım."Evet."
Derin bir nefes verdi."Güneş... Sana bunu neden göstermediğimizi şimdi anlıyor musun?"
Başımı kaldırdım.Gözlerimin dolduğunu hissediyordum."Hayır."Sesim titriyordu."Daha da az anlıyorum."Bir adım ona yaklaştım."Bu ne demek abi? Ben hayatımda Ayaz diye birini hiç görmedim. Adamı tanımıyorum bile. Nasıl oluyor da yıllar önce benim kiminle evleneceğime karar verebiliyorlar?"
Abim çenesini sıktı."Çünkü Kuzgunlar için insanlar duygu taşıyan bireyler değil. Onlar için herkes satranç tahtasındaki taşlardan ibaret."
"Ben taş değilim."
"Ben de biliyorum."
"Hayır."Sesim bu kez yükseldi."Galiba siz de bilmiyorsunuz. Çünkü siz de sürekli benim adıma karar veriyorsunuz."
Abim gözlerini kapattı.Bu söz onu yaralamıştı.
"Aynı şey değil."
"Neden değil?"
"Çünkü biz seni korumaya çalışıyoruz."
"Korumak mı?"Acı acı güldüm."Kimse bana ne istediğimi sormuyor. Babam yasak koyuyor. Sen saklıyorsun. Annem susturuyor. Şimdi de öğreniyorum ki yıllar önce beni hiç tanımadığım bir adamla evlendirmeye karar vermişler."Boğazım düğümlendi."Benim fikrim ne zaman önemli olacak?"
Abim birkaç saniye konuşamadı.Sonra bana doğru yaklaştı."Güneş... Mektupta yazan hiçbir şey olmayacak."
"Nereden biliyorsun?"
"Çünkü izin vermeyeceğim."
Başımı iki yana salladım."Ya veremezsen?"
O an abim sustu.İlk kez...Gerçekten sustu.Bu sessizlik bana cevabı vermişti.Kesin konuşamıyordu.Bunu o da biliyordu.
Gözlerim doldu."Demek ki ihtimal var."
"Güneş..."
"Hayır, beni dinle."İlk kez sözünü kestim."Ben doktor olmak istiyorum. İnsanların hayatını kurtarmak istiyorum. Benim hayalim bu."Derin bir nefes aldım."Bir adamın soyadını taşımak değil."
Abim bana uzun süre baktı.Sonra alçak bir sesle konuştu.
"Ben sana bir söz vereceğim."
"Nasıl bir söz?"
"Hayatım boyunca verdiğim en önemli söz."Yavaşça omuzlarımdan tuttu.Gözlerini gözlerimin içine dikti."Sen istemediğin sürece seni hiç kimseyle evlendiremeyecekler. İster Kuzgun olsunlar, ister bu ülkenin en güçlü ailesi olsunlar. Gerekirse ben tek başıma karşılarında dururum."
Gözlerim doldu."Ama ya sana bir şey olursa?"
Abim gülümsedi.Bu gülümseme yorgundu.
"Olursa olur."
"Abi!"
"Hayır, bırak bitireyim."Sesi sakindi ama kararlıydı."Ben yıllardır bu ailenin önünde duruyorum. İlk kez senin önünde durmam gerekecekse bundan korkmam."
Tam o sırada koridordan ağır adımlar duyuldu.Babam...Alper'in yüzü anında değişti.
"Çabuk."
Mektubu zarfa koyup dosyanın arasına yerleştirdi.
Kapı açıldı.Babam içeri girdi.İkimize sırayla baktı.Bakışları uzun süre üzerimizde kaldı.
"Siz burada ne yapıyorsunuz?"
Abim hiç tereddüt etmedi."Çalışma odasındaki güvenlik planlarını kontrol ediyorduk."
Babam bana döndü."Peki sen?"
İçimdeki öfkeye rağmen yüzümü olabildiğince sakin tuttum."Abiyle konuşuyordum."
Babam birkaç saniye bana baktı.Sanki yalan söyleyip söylemediğimi anlamaya çalışıyordu.
Sonra masadaki zarfı aldı.Hiçbir şey söylemeden çekmeceye koydu.Çekmeceyi kilitledi.Anahtarı cebine attı.
"Bu odadan bundan sonra izinsiz hiçbir evrak çıkmayacak."
Sesi her zamanki gibi sertti.Sonra doğrudan bana döndü.
"Yarın sabah sekizde çalışma odama geleceksin."
Kaşlarım çatıldı."Neden?"
"Çünkü artık bazı kuralları öğreneceksin."
"Ben..."
Sözümü bitirmeme izin vermedi."Bu bir rica değil."
Birkaç saniye sessizlik oldu.Sonra ekledi.
"Ve sana şunu açıkça söyleyeyim Güneş... Kuzgunlar hakkında öğrendiğin her şeyi unut. O aileyle hiçbir temasın olmayacak. Ayaz Kuzgun adını da bir daha ağzına almanı istemiyorum."
Kalbim hızlandı.Babam...Mektubu okuduğumu bilmiyordu.Ama Ayaz'ın adını ilk kez kendi ağzından duymuştu.Bu da mektubun gerçek olduğunu kanıtlıyordu.
Babam arkasını dönüp odadan çıktı.Kapı kapandığında Abim derin bir nefes verdi.Ben ise donup kalmıştım.Çünkü artık emindim.Ayaz Kuzgun gerçekten vardı.Ve birileri yıllar önce benim hayatımı onun adıyla birlikte yazmaya başlamıştı.

≈≈≈
Yazım hatalarım varsa eğer sizden içtenlikle özür dilerim. Umarım okurken keyif almışsınızdır. Bir sonraki bölümü ne zaman gönderirim bilmiyorum. Yine de elimden geleni yapacağım. Bir sonraki bölüme kadar hoşçakalın.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

45okunma 22beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.