12. bölüm / 25
ZİNCİRLERİN ARASINDA-12. BÖLÜM- Gerçekler
Bölümler 25Şu an: -12. BÖLÜM- Gerçekler
- 1 -1.BÖLÜM-Başlangıç684 kelime
- 2 -2.BÖLÜM-Endişe769 kelime
- 3 -3.BÖLÜM-Cevapsız Çağrılar1.919 kelime
- 4 -4.BÖLÜM-Ceza1.307 kelime
- 5 -5. Bölüm -Korkular705 kelime
- 6 -6.BÖLÜM-Telefon Konuşması432 kelime
- 7 -7.BÖLÜM-Bir Şey Olacakmış Gibi668 kelime
- 8 -8.BÖLÜM-Söylenmeyen Sözler676 kelime
- 9 -9.BÖLÜM- Sadece Takip Değil564 kelime
- 10 -10.BÖLÜM- Korunması Gereken Biri615 kelime
- 11 -11. BÖLÜM-798 kelime
- 12 -12. BÖLÜM- Gerçekler561 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 -13.BÖLÜM-632 kelime
- 14 -14.BÖLÜM-436 kelime
- 15 -15. BÖLÜM-Bilinmeyen Taraf568 kelime
- 16 -16. BÖLÜM-609 kelime
- 17 -17. BÖLÜM- Yükselen Ateş628 kelime
- 18 -18. BÖLÜM- Gözlerini Aç521 kelime
- 19 -19. BÖLÜM - Uyandığımda577 kelime
- 20 -20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik1.074 kelime
- 21 -21 BÖLÜM -Eski Zamanlardaki Gibi1.273 kelime
- 22 -22. BÖLÜM- Siyah Sedanlar ve Beyaz Önlükler701 kelime
- 23 -23. BÖLÜM- Kül Rengi Gözlerin Gölgesinde823 kelime
- 24 -24. BÖLÜM- Tozlu Raflar Arasında Sessiz Bir Dostluk553 kelime
- 25 -25. BÖLÜM- Gölgelerin Arasındaki Nefes425 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Korumanın son cümlesinden sonra odanın içindeki hava bir anda değişti.
Abimin yüzündeki ifade sertleşti."Güneş..."Sesi her zamankinden daha sakindi ama o sakinliğin altında ciddi bir gerginlik vardı."Sen odanda kal."
Kaşlarımı çattım."Kapının önüne benim adımın yazdığı bir mektup bırakılmış. Bunu duyduktan sonra odama çıkıp hiçbir şey olmamış gibi davranmamı mı bekliyorsun? En azından ne olduğunu bilmeye hakkım var."
Abim birkaç saniye bana baktı.Sonra gözlerini korumaya çevirdi."Mektup nerede?"
"Efendim, aşağıdaki çalışma odasına götürüldü. Beyefendi de orada."
Babam.İçimdeki merak daha da büyüdü."Ben de geliyorum."
Abim hemen başını iki yana salladı."Hayır. Bunun tartışmasını şimdi yapmayacağız. Önce mektubu biz inceleyeceğiz. İçinde ne olduğunu bilmeden seni bunun içine çekemem."
"Zaten içindeyim."Sesim istemsizce yükseldi."Kapının önüne benim adım yazılmış bir mektup bırakılıyor, sen hâlâ beni dışında tutabileceğini mi sanıyorsun? Her şeyi benden sakladıkça daha mı güvende olacağımı düşünüyorsunuz?"
Abim derin bir nefes verdi."Güneş, beni dinle. Eğer bu mektup Kuzgunlardan geldiyse içinde psikolojik baskı kurmaya çalışacakları şeyler olabilir. Seni korkutmak isteyebilirler. Böyle bir şeyi tek başına okumanı istemiyorum."
"Daha okumadan nasıl biliyorsun?"
"Çünkü onları tanıyorum."Sesi bu kez çok daha sert çıkmıştı."Bazı insanların en güçlü silahı kurşun değildir. Kelimelerdir."
Ben cevap vermek üzereydim ki koridordan babamın sesi duyuldu."Alper."
İkimiz de kapıya baktık.Babam kapının önünde durmuştu.Üzerinde koyu renk gömleği vardı. Yüzü her zamanki gibi ifadesizdi.
"Güneş burada kalacak."Bana kısa bir bakış attı."O mektubu görmeyecek."
Kaşlarım çatıldı."Neden?"
Babamın cevabı gecikmedi."Çünkü buna gerek yok."
"Benim adım yazıyor."
"Yine de gerek yok."
"Kararı neden siz veriyorsunuz?"
Babamın bakışları sertleşti."Çünkü bu evde güvenlikle ilgili kararları ben veririm. Sen değil."Sözünü bitirince arkasını döndü."Alper."
"Geliyorum."
Abim çıkmadan önce bana döndü."Güneş... Lütfen."
Yüzündeki ifadeye baktım.Gerçekten endişeliydi.Ama bu, merakımı azaltmıyordu.
Kapı kapandı.Odam sessizliğe gömüldü.
...
Yaklaşık yarım saat geçmişti.
Koridordan ara ara ayak sesleri geliyor, bazen alçak sesli konuşmalar duyuluyordu.Hiçbir kelimeyi seçemiyordum.Ama herkesin aşağıda olduğu belliydi.
Yavaşça ayağa kalktım.Kapıyı araladım.Koridor bomboştu.
Derin bir nefes aldım."Sadece bakacağım."Kendi kendime fısıldadım.
Sessiz adımlarla merdivenlere yöneldim.Çalışma odasının kapısı tam kapanmamıştı.
İçeriden babamın sesi geliyordu."...kabul edilemez."
Ardından abim konuştu."Bunu Güneş öğrenirse..."
Babam sözünü kesti."Öğrenmeyecek."
"Baba..."
"Bu konu kapandı."
Kapının aralığından içeri baktım.Babam ve Abim odadaydı.
Masanın üzerinde siyah bir zarf duruyordu.
Tam o sırada annemin sesi koridordan duyuldu."İkiniz de bir şeyler yemelisiniz."
Babam başını kaldırdı."Birkaç dakika."
Üçü birlikte odadan çıktılar.
Ben hemen duvarın arkasına saklandım.Ayak sesleri uzaklaşınca yeniden çalışma odasına girdim.Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki sanki bütün ev duyacaktı.
Masa hâlâ dağınıktı.Siyah zarf tam ortadaydı.Üzerinde tek bir kelime vardı.Güneş.
Titreyen ellerimle zarfı açtım.İçinden tek sayfalık bir mektup çıktı.Koyu siyah mürekkeple yazılmıştı.
"Güneş Yalçın,
Bu mektup sana ulaşacak. Çünkü biz istediğimiz her yere yetişiriz. Ailen bunu senden saklamaya çalışacak. Tıpkı yıllardır senden sakladıkları diğer gerçekler gibi.
Sana düşman olduğumuzu söylediler. Belki doğrudur. Ama sana tek birşey söylemediler. Bu savaş sen doğmadan önce başlamadı... Sen doğduktan sonra yön değiştirdu.
Çünkü kaderin, sandığın gibi özgür değildi.
Sen, Ayaz Kuzgun'un gelecekteki eşisin.
Bu karar dün verilmedi. Yıllar önce verildi. Kanka yazıldı.
Babam sözünü bozdu. Biz ise verilen sözleri unutmayan insanlarız.
Srni almak için acele etmiyoruz. Çünkü zamanı geldiğinde kendi isteğinle geleceğine inanıyoruz.
Ayaz seni bekliyor. Yakında tanışacaksınız. O gün geldiğinde sana iki seçenek sunulacak. Bizim doyadımızı taşıyacaksın... Ya da iki aile de geri dönüşü olmayan bir savaş içine girecek.
Yakında göreceğiz, Güneş.
— Kuzgun Ailesi"
Son satırı okuduğum anda ellerim buz kesti.
Nefesim düzensizleşti."A... Ayaz..."
Bu ismi hayatımda ilk kez duyuyordum.
"Evlenmek..."Fısıltı hâlinde çıkan kelime bile bana yabancı geliyordu.Başımı iki yana salladım.
"Hayır..."Kalbim göğsüme sığmıyordu.
Tam mektubu yerine koyacakken çalışma odasının kapı kolu yavaşça aşağı indi.
Birisi geri geliyordu.
Bölüm etkileşimi
