17. bölüm / 25
ZİNCİRLERİN ARASINDA-17. BÖLÜM- Yükselen Ateş
Bölümler 25Şu an: -17. BÖLÜM- Yükselen Ateş
- 1 -1.BÖLÜM-Başlangıç684 kelime
- 2 -2.BÖLÜM-Endişe769 kelime
- 3 -3.BÖLÜM-Cevapsız Çağrılar1.919 kelime
- 4 -4.BÖLÜM-Ceza1.307 kelime
- 5 -5. Bölüm -Korkular705 kelime
- 6 -6.BÖLÜM-Telefon Konuşması432 kelime
- 7 -7.BÖLÜM-Bir Şey Olacakmış Gibi668 kelime
- 8 -8.BÖLÜM-Söylenmeyen Sözler676 kelime
- 9 -9.BÖLÜM- Sadece Takip Değil564 kelime
- 10 -10.BÖLÜM- Korunması Gereken Biri615 kelime
- 11 -11. BÖLÜM-798 kelime
- 12 -12. BÖLÜM- Gerçekler561 kelime
- 13 -13.BÖLÜM-632 kelime
- 14 -14.BÖLÜM-436 kelime
- 15 -15. BÖLÜM-Bilinmeyen Taraf568 kelime
- 16 -16. BÖLÜM-609 kelime
- 17 -17. BÖLÜM- Yükselen Ateş628 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 -18. BÖLÜM- Gözlerini Aç521 kelime
- 19 -19. BÖLÜM - Uyandığımda577 kelime
- 20 -20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik1.074 kelime
- 21 -21 BÖLÜM -Eski Zamanlardaki Gibi1.273 kelime
- 22 -22. BÖLÜM- Siyah Sedanlar ve Beyaz Önlükler701 kelime
- 23 -23. BÖLÜM- Kül Rengi Gözlerin Gölgesinde823 kelime
- 24 -24. BÖLÜM- Tozlu Raflar Arasında Sessiz Bir Dostluk553 kelime
- 25 -25. BÖLÜM- Gölgelerin Arasındaki Nefes425 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi yeniden açmaya çalıştım.Başaramadım.Sanki göz kapaklarımın üzerine tonlarca ağırlık bırakılmıştı.Nefes alıp vermek bile yoruyordu.Başımın içi uğulduyordu.
Odanın duvarları birbirine giriyor, tavan dönüyor, her şey bulanıklaşıyordu.Elimi komodine doğru uzatmaya çalıştım.
Su...Sadece biraz su istiyordum.
Ama kolum yarıya bile varmadan yatağın kenarından aşağı düştü."Ah..."Boğazımdan güçsüz bir inilti çıktı.Titriyordum.Hem de kontrol edemeyeceğim kadar.
Birkaç saniye sonra yeniden sıcak basıyordu.Yorganı üzerimden attım. İki saniye geçmeden bu kez buz kesmeye başladım.
"N-ne oluyor..."Sesim neredeyse duyulmuyordu.
Telefonum komodinin üzerinde duruyordu.Yardım istemeliydim.Parmak uçlarımla telefona uzanmaya çalıştım. Biraz daha...Biraz... Telefonu tutmayı başardığım anda elimin gücü tamamen tükendi.Telefon elimden kayıp yere düştü.Çıkan ses odada yankılandı.Ben ise sadece gözlerimi kapatıp nefes almaya çalışıyordum.
Koridordan ayak sesleri geldi.Kapının önünde duran nöbetçi koruma kısa süre durdu.Odanın içinden gelen sesi duymuştu.
Kapıyı hafifçe tıklattı."Küçük hanım?"Cevap gelmedi.Bir kez daha seslendi."Küçük hanım, iyi misiniz?"Yine sessizlik...Korumanın kaşları çatıldı.Kapıyı araladı.İçeri baktığı anda yüzündeki ifade değişti.Telefon yerdeydi.Ben ise yatağın üzerinde kıvrılmış halde titriyordum."Güneş Hanım!"Hemen telsizine uzandı."İkinci kat! Hemen ikinci kata gelin! Küçük hanımın durumu iyi görünmüyor!"
Kapının açılmasıyla birlikte annem ilk içeri giren kişi oldu."Güneş!"Koşarak yanıma geldi.Elini alnıma koyduğu anda rengi attı."Allah'ım..."Sesi titredi."Çok ateşi var."
Arkasından abim odaya girdi.Beni gördüğü an yüzündeki bütün renk çekildi.Bir adımda yatağın yanına geldi."Güneş..." Elini yüzüme koydu."Gözlerini aç."
Dudaklarımı aralamaya çalıştım."Abi..."Sadece bu kadar çıkabildi.
Abimin sesi ilk kez bu kadar telaşlıydı."Bana bak. Ben buradayım. Gözlerini kapatma."
Annem hemen çekmeceyi açıp ateş ölçeri çıkardı.Birkaç saniye sonra ekrana baktığında nefesi kesildi." Kırk nokta iki..."
Oda bir anda sessizleşti.
Abim sert bir şekilde anneme döndü."Doktoru çağırın."
"Yolda."
"Hayır."Sesi daha da sertleşti."Yolda değil. Koşarak gelsin."
Ben konuşulanları tam seçemiyordum.Sesler birbirine karışıyordu.Odam dönüyordu.
Bir ara doğrulmaya çalıştım."Su..."
Annem hemen bardağı uzattı."Yavaş iç."
Bardağı tutmaya çalıştım.Elim titriyordu.Parmaklarım bardağı kavrayamadı.Cam bardak yere düşüp paramparça oldu.Çıkan ses beni bile irkiltti.
"Özür..."diye fısıldadım.
Annem gözyaşlarını tutmaya çalışıyordu."Ne özrü güzel kızım? Sen konuşma."
Abim battaniyeyi üzerime örttü.Ben ise hem üşüyor hem yanıyordum.
"Çok soğuk..."dedim dişlerim birbirine vururken.
Annem saçlarımı okşadı."Birazdan geçecek."
"Yalan..."diye mırıldandım."Geçmiyor..."
Tam o sırada kapı yeniden açıldı.Babam içeri girdi.Üzerinde hâlâ takım elbisesi vardı.Muhtemelen toplantıdan yeni dönmüştü.
İlk önce anneme baktı.Sonra bana...
Bir anlığına yüzündeki sert ifade tamamen kayboldu."Güneş'in ateşi kaç?"
Annem cevap verdi."Kırkın üstünde."
Babamın çenesi sıkıldı."Doktor nerede?"
"Geliyor."
"Beş dakikadır aynı şeyi duyuyorum."Sesi sakindi.Ama o sakinlik odadaki herkesi daha fazla geriyordu.
Kapıya döndü."Dışarıdaki ekibe söyleyin."
Koruma hemen yaklaştı."Efendim?"
"Doktor beş dakika içinde burada olmazsa onu siz getirin."
"Emredersiniz."
Başımı çevirmeye çalıştım.Babam bulanık görünüyordu."Baba..."Kelime istemsizce dudaklarımdan döküldü.
O bana yaklaştı.Yatağın kenarında durdu.İlk kez...Gerçekten bana dikkatle bakıyordu.
"Nasılsın?"
Acı acı gülümsedim."Sence..."
Babam birkaç saniye sustu.Sonra daha alçak bir sesle konuştu.
"Doktor birazdan burada olacak. Ateşini düşürecekler. Dinleneceksin. Şu an hiçbir şey düşünme."
O kadar yorgundum ki cevap verecek gücüm bile kalmamıştı.Sadece başımı hafifçe salladım.Kapı hızla açıldı.Aile doktoru içeri girdi.Yanında hemşire de vardı.Doktor yanıma gelir gelmez nabzımı kontrol etti.Ateşimi tekrar ölçtü.
Kaşları giderek çatılıyordu."Ne zamandır bu halde?"
Annem cevap verdi."Sabaha karşı başlamış."
Doktor bana baktı."Güneş, beni duyabiliyor musun?"
"Evet..."
"Baş dönmen var mı?"
"Çok..."
"Gözlerini bana odakla."
Denedim.Ama görüntü sürekli kayıyordu."Olmuyor..."
Doktor derin bir nefes aldı."Serumu hazırlayın."Hemşire hemen çantasını açtı.Doktor tekrar babama döndü."Yüksek ateş tek başına değil. Nabzı da çok düzensiz. Vücudu ciddi şekilde bitkin."
Abim hemen araya girdi."Tehlikeli mi?"
Doktor birkaç saniye düşündü."Şu an kesin bir şey söylemek istemem."O cümle odadaki herkesin yüzünü değiştirdi."Önce ateşi düşürelim."
Hemşire koluma serum iğnesini takarken gözlerimi kapattım.Her şey çok uzaktan geliyordu.Annem elimi tutuyordu.Abim yatağın diğer tarafında bekliyordu.Babam ise pencerenin önünde durmuş dışarı bakıyordu.
Kimse konuşmuyordu.Odanın içindeki sessizliği sadece serumun damlaları bozuyordu.Tam o anda midem aniden bulandı.
Derin bir nefes almaya çalıştım."Anne..."Başım birden yana düştü.Gözlerimin önü tamamen karardı.
"Güneş!"Annemin çığlığı odada yankılandı.
Abim bir anda ayağa fırladı."Doktor!"
Doktor hızla yanıma eğildi."Nabzı!"Hemşire telaşla cihazı uzattı.
Ben ise artık hiçbir şey duymuyordum.İlk kez tamamen bilincimi kaybetmiştim.
≈≈≈
Umarım okurken keyif almışsınızdır. Bölüm hakkında yorum yapmayı ve bölümü beğenmeyi unutmayın. Yorumlarınız benim için birer destek. Siz yazdıkça benim yazma isteğim çoğalıyor.
Kendinize dikkat edin. Sonraki bölüme kadar hoşçakalın...
Bölüm etkileşimi
