2. bölüm / 25
ZİNCİRLERİN ARASINDA-2.BÖLÜM-Endişe
Bölümler 25Şu an: -2.BÖLÜM-Endişe
- 1 -1.BÖLÜM-Başlangıç684 kelime
- 2 -2.BÖLÜM-Endişe769 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 -3.BÖLÜM-Cevapsız Çağrılar1.919 kelime
- 4 -4.BÖLÜM-Ceza1.307 kelime
- 5 -5. Bölüm -Korkular705 kelime
- 6 -6.BÖLÜM-Telefon Konuşması432 kelime
- 7 -7.BÖLÜM-Bir Şey Olacakmış Gibi668 kelime
- 8 -8.BÖLÜM-Söylenmeyen Sözler676 kelime
- 9 -9.BÖLÜM- Sadece Takip Değil564 kelime
- 10 -10.BÖLÜM- Korunması Gereken Biri615 kelime
- 11 -11. BÖLÜM-798 kelime
- 12 -12. BÖLÜM- Gerçekler561 kelime
- 13 -13.BÖLÜM-632 kelime
- 14 -14.BÖLÜM-436 kelime
- 15 -15. BÖLÜM-Bilinmeyen Taraf568 kelime
- 16 -16. BÖLÜM-609 kelime
- 17 -17. BÖLÜM- Yükselen Ateş628 kelime
- 18 -18. BÖLÜM- Gözlerini Aç521 kelime
- 19 -19. BÖLÜM - Uyandığımda577 kelime
- 20 -20. BÖLÜM- Biraz Sessizlik1.074 kelime
- 21 -21 BÖLÜM -Eski Zamanlardaki Gibi1.273 kelime
- 22 -22. BÖLÜM- Siyah Sedanlar ve Beyaz Önlükler701 kelime
- 23 -23. BÖLÜM- Kül Rengi Gözlerin Gölgesinde823 kelime
- 24 -24. BÖLÜM- Tozlu Raflar Arasında Sessiz Bir Dostluk553 kelime
- 25 -25. BÖLÜM- Gölgelerin Arasındaki Nefes425 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pelin'le vedalaştıktan sonra yürümeye başladım. Hava yavaş yavaş kararıyordu. Sokak sessizleşmiş gibi görünüyordu. Bir an duraksadım, etrafa baktım. İçimde kötü bir his vardı. Biraz panikledim ama kendimi toparlayıp yürümeye devam ettim.
Evimizin sokağı sonunda görünmüştü. İçimde hafif bir rahatlama hissettim. Yine de temkinliydim. Kapının önüne geldiğimde abim ve şoförün beni beklediğini gördüm. Neden beklediklerini az çok tahmin edebiliyordum.
Derin bir nefes aldım ve gülümsemeye çalışarak "iyi akşamlar," dedim.
Abim biraz sinirli görünüyordu. Aslında çocukluğumuzdan beri bana karşı hep korumacıydı. Bu yüzden böyle davranmasına şaşırmıyordum. Tam o sırada annem içerinden seslendi.
"Dışarıda ne yapıyorsunuz? Hadi içeri girin , üşüteceksiniz!"
Hep birlikte içeri girdik.
"Yemekten önce konuşalım," dedi abim ciddi bir sesle.
İçimden"sanırım bu iş daha bitmedi," diye geçirdin.
Odama gidip kendimi yatağın üzerine bıraktım. Günün yorgunluğu bir anda üzerime çöktü. Tam biraz dinlenmek üzereyken kapımın tıklanıldığını duydum.
"... Girebilir miyim?" dedi Adela, kısa ve düz sesle.
"Girebilirsin," dedim.
Kapı açıldı içeri dirip kapıyı sessizce kapattı. Bir süre hiçbir şey söylemeden bana baktı.
"Yorgunsun," dedi kısaca. Hafif bir alman aksanı hissediliyordu.
Kendisi ile getirdiği suyu bana uzattı.
"İçin,"diye ekledi.
Ses tonu soğuktu ama yaptığı şeyler aksini söylüyordu.
Adela'nın uzattığı suyu aldım." Teşekkür ederim,"dedim.
Başını hafifçe salladı. Odanın içinde kısa bir süre daha kaldı, sanki bir şey söylemek isttiyormuş gibi duraksadı ama vazgeçti.
"Dinlen," dedi sadece. Sonra arkasını dönüp gitti. Kapı kapandığında odada garip bir sessizlik kaldı. Adela'nın tavırları her zamanki gibiydi... Mesafeli ama dikkatli. Sanki her şeyi fark ediyor ama hiçbir şey söylemiyordu.
Bir süre yatağıma uzandım. Tavana bakarak aklıma gün boyu yaşadıklarıma gidiyordu. Pelin, okul, o garip his... Ve şimdi evdeki tuhaf gerginlik. Kapı aniden tekrar çalındı.
"Gel ," dedim.
Bu sefer abim girdi. Kapıyı kapatıp kollarını bağladı.
"Neredeydin?"diye sordu direkt.
"Okuldaydım," dedim sakin kalmaya çalışarak.
"Geç geldin."
"Dersler uzadı."
Bir süre bana baktı. Sanki söylediklerimi tartıyordu.
"Bak," dedi sonunda, sesi biraz yumuşamıştı." Sadece dikkatli olmanı istiyorum."
"Biliyorum," dedim." Merak etme ."
Tam konuşma bitecek gibi olmuştu ki abim durdu.
"Bugün... Sokakta her hangi bir şey oldu mu?"diye sordu.
"Ne demek istiyorsun?"dedim.
"Bilmiyorum ," dedi kaşlarını çatarak." Sadece içime bir şey doğdu."
O an aklıma yolda hissettiğim o garip duygu geldi. Ama bunu söylemek istemedim.
"Yok ," dedim kısa bir şekilde.
Abim başını salladı ama tam ikna olmamış gibiydi.
"Tamam ," dedi." Ama bir şey olursa bana şöyle."
"Tamam."
O çıktıktan sonra odada yine yalnız kaldım. Ama bu sefer içimdeki huzursuzluk daha da büyümüştü.
Pencereye doğru yürüdüm. Perdeyi hafifçe araladım. Sokak karanlıktı. Ama... Sanki birisi beni izliyordu. Perdeyi hemen kapattım. Kalbim hızlı atmaya başladı.
Bu sadece bir his miydi... Yoksa gerçekten birisi mi bakıyordu?
Kafamı dağıtmak için serin bir duş almak istemiştim. Banyoya doğru ilerlerken içimde tuhaf bir ağırlık vardı. Suyu açıp küvetin dolmasını bekledim. Ardından kıyafetlerimi çıkarıp yavaşça suya girdim. Soğuk su tenime ilk değdiğinde irkildim. Nefesim bir an kesildi. Ama birkaç saniye sonra bedenim alıştı. Hatta o serinlik bir şekilde iyi gelmeye başladı. Zaman geçtikçe içimdeki gerginlik de çözülüyordu. Gözlerimi kapattım. Suyun içinde sessizliğin ortasında, sadece dinlenmek istiyordum.
Gözlerimi açtığımda saat oldukça ilerlemişti. Sudan çıkıp üzerimi aceleyle kuruladım. Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Uzun süre suda kaldığım için gözlerim kızarmıştı. Düz , kahverengi saçlarım birbirine karışmış, yüzüme yapışmıştı.
Saç kurutma makinesi alıp saçlarımı kuruttum. Ardından rahat kıyafetlerimi giyip kendimi yatağın üzerine bıraktım. Yorgunluk ağır basıyordu. Gözlerimi kapatmak üzereydim ki kapı hafifçe tıklandı.
"Hanım efendi... Yemek hazır," dedi kapının ardından gelen ses, hafif aksanlı.
"Tamam, geliyorum, " diye karşılık verdim.
Aşağı indiğimde herkes çoktan yerini almıştı. Sessizce sandalyeme oturdum ve yemek başladı. Masada garip bir sessizlik hakimdi. Sadece çatal bıçak sesleri duyuluyordu.
Annem arada bana soru soruyor, ben de kısa cevaplar veriyordum. Bir şüre sonra çatalımı bıraktım.
"Ben doydum, " dedim sakin bir sesle."Odama kimse gelmesin. Erkenden yatacağım."
Kimse itiraz etmedi. Sessizlik yine kazandı.
Yukarı çıkıp odama gittim. Kapıyı kapattım, ışığı söndürmeden önce kısa bir an durup etrafa baktım. Masamın üzerinde açık kalan defterim, yanına bırakılmış kalem... Her şey yarım kalmış gibiydi. Tıpkı düşüncelerim gibi.
Yatağa uzandığımda içimde garip bir his vardı. Yorgunlukla heyecanın karışımı gibi.
Tıp fakültesinde ikinci günüm... Daha ilk günden zor olacağını bekliyordum ama bu düşündüğümden daha zordu. Uzun dersler, anlamakta zorlandığım terimler, birbiri ardına gelen konular... Ama yine de içinde küçük bir gurur vardı. Kolay değildi. Zaten kolay olsun diye seçmemiştim.
Yarın daha yoğun olacaktı. Sabah erken kalkmam gerekiyordu. Şoför beni okula bırakacaktı. Annem beni özellikle tembihlemişti; " daha ilk haftadan, düzenini bozma, " demişti haklıydı.
Gözleimi kapattım. Tam uykuya dalacaktım ki aklıma Pelin geldi. Arkadaşım... Ve aynı zamanda uykunun yaşayan hali. Çünkü bugün uyumak dışında başka bir şey yaptığını görmedim. İçimden hafif güldüm.
Başımı yastığa daha da gömdüm. Odamın içini yeniden sessizlik kapladı. Ve ben ikinci günün ağırlığını ve belirsizliğini düşünerek yavaşça uykuya daldım.
Bölüm etkileşimi
