27. bölüm / 30
Sessiz MelodiMinik kalbin kavuşması
Bölümler 30Şu an: Minik kalbin kavuşması
- 1 Futbolcu & Şarkıcı63 kelime
- 2 YAĞMUR VE PİYANO SESİ279 kelime
- 3 ISLAK SOKAKTAKİ KAFE309 kelime
- 4 BEYAZ KULAKLIK VE UNUTULAN NOT241 kelime
- 5 KAPI EŞİĞİNDEKİ FIRTINA517 kelime
- 6 YAĞMURUN SESSİZ TIKIRTISI373 kelime
- 7 BAZI İZLER SESSİZ KALIR323 kelime
- 8 YAĞMURDA BIRAKILAN KUTU279 kelime
- 9 ADINI BİLMEDİĞİM RÜZGAR298 kelime
- 10 LOŞ KAFEDEKİ PROVA308 kelime
- 11 BAKIŞLARIN ARASINDAKİ SESSİZLİK233 kelime
- 12 KENDİ YOLUNDA İLERLEMEK300 kelime
- 13 DERBİ GECESİ VE YANKILANAN SES272 kelime
- 14 KUTLAMA317 kelime
- 15 ŞEHRİN DİĞER UCU271 kelime
- 16 AYNI RÜZGARIN ALTINDA229 kelime
- 17 GECEYE DÜŞEN İZLER220 kelime
- 18 IŞIKLARIN VE SESSİZLİĞİN İÇİNDE266 kelime
- 19 GECE YARISI NOTALARI213 kelime
- 20 SESSİZ BİR YANKI252 kelime
- 21 Lansman Gecesi275 kelime
- 22 SAKLANAN GERÇEKLER494 kelime
- 23 KAÇIŞ VE KAÇINILMAZ KARSILASMA358 kelime
- 24 Deniz kenarı531 kelime
- 25 KIRIĞIN İYİLEŞTİĞİ YER358 kelime
- 26 26 bölüm279 kelime
- 27 Minik kalbin kavuşması890 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 28 bölüm295 kelime
- 29 29 bölüm338 kelime
- 30 30 bölüm290 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
stüdyonun ahşap kapısı aralandığında dışarıdan gelen akşam serinliği içeri süzüldü Aden klavyenin başından kalkıp sırtını esnetti gün boyunca kulaklığında tekrarlayan melodi nihayet tam istediği kıvama gelmişti masanın üzerindeki telefonu eline aldığında anaokulundan yeni çıkan beş yaşındaki küçük kardeşi Lınadan gelen mesajı gördı minik kız çıkış saatinde babasının onu almasını bekliyordu
Aden hemen Lınayı aradı telefonun ikinci çaldığında Lınanın o tatlı çocuk sesi kulaklarında çınladı
abla okul bitti babamı bekliyorum sen ne zaman geleceksin dedi Lina minik ayaklarıyla yere vurarak
Lina hemen eve gitmiyoruz kuzum dedi Aden sesi beklenmedik bir şekilde hafif titriyordu önce babamlara uğrayacağız seninle birlikte oraya geçeceğiz
Lina telefonda minik bir duraksama yaşadı ablasının sesindeki o yumuşak ama heyecanlı tonu hemen fark etmişti küçük kız
babama mı ama hani sen bu aralar babamlara gitmek istemiyordun abla oyuncaklarımı evde unuttum ben eve gitmek istiyorum diye sordu Lina minik bir sitemle
telefonda anlatamam Lina sadece bana güven ve okulun bahçesinde bekle beni hemen geliyorum dedi Aden ve yanıtını beklemeden telefonu kapattı
yarım saat sonra Cenk Beyin müstakil evinin önünde indiler Lina sırtında minik pembe çantası elini ablasına sıkıca vermiş meraklı gözlerle etrafa bakıyordu
abla beni neden buraya getirdin içeride sürpriz mi var diye sordu Lina başını kaldırıp ablasına bakarak
Aden beş yaşındaki minik kardeşinin önünde diz çöktü ve minik ellerini avuçlarının içine aldı derin bir nefes aldı
kızma bana kuzum içeri gireceğiz ve içeride çok sevileceğin bir şey göreceksin korkmak yok tamam mı dedi Aden ve bahçe kapısını açıp küçük kızın elinden tutarak içeri soktu
salondan gelen hafif seslerle birlikte ikisi içeri yöneldi Cenk Bey mutfaktan elinde minik bir bardak suyla çıkarken onları gördü ve durdu yüzünde hem bir rahatlama hem de tatlı bir tebessüm vardı
hoş geldiniz minik kuşum dedi Cenk Bey eğilip Lınanın saçlarını okşayarak
Lina şaşkınlıkla babasına bakarken salona doğru ilerledi tam o sırada oturma odasından üzerine giydiği sade hırkasıyla bir kadın çıktı
Lina aniden durdu elini ablasının eline daha sıkı sarıldı karşısında duran kadını tanıması küçük yaşına rağmen fotoğraflardan bildiği o yüz yüzündendi annesi
anne dedi Lınanın o saf çocuk sesiyle boğazından çıkmakta zorlanan fısıltıdan ibaretti
annesi gözleri yaşla dolarak kollarını açtı ve beş yaşındaki minik kızına doğru diz çökerek bir adım attı
benim küçük meleğim dedi annesi yılların hasretiyle titreyen bir sesle
Lina neye uğradığını şaşırmış bir halde annesine baktı sonra arkasına dönüp Adenin yüzündeki güven veren tebessüme odaklandı Lina o an minik kalbindeki bütün o boşluğun dolduğunu hissederek hızla annesinin açık kollarına koştu minik kollarını annesinin boynuna doladı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı
Cenk Bey uzaktan bu manzarayı izlerken gözyaşlarını saklamaya çalıştı Aden ise salonun köşesinde durmuş minik kardeşinin de o annesiz geçen günlerinin son bulduğunu izlerken içindeki son buzların da eridiğini hissetti ev artık gerçekten sıcak bir yuvaydı
stüdyonun ahşap kapısı aralandığında dışarıdan gelen akşam serinliği içeri süzüldü Aden klavyenin başından kalkıp sırtını esnetti gün boyunca kulaklığında tekrarlayan melodi nihayet tam istediği kıvama gelmişti masanın üzerindeki telefonu eline aldığında anaokulundan yeni çıkan beş yaşındaki küçük kardeşi Lınadan gelen mesajı gördı minik kız çıkış saatinde babasının onu almasını bekliyordu
Aden hemen Lınayı aradı telefonun ikinci çaldığında Lınanın o tatlı çocuk sesi kulaklarında çınladı
abla okul bitti babamı bekliyorum sen ne zaman geleceksin dedi Lina minik ayaklarıyla yere vurarak
Lina hemen eve gitmiyoruz kuzum dedi Aden sesi beklenmedik bir şekilde hafif titriyordu önce babamlara uğrayacağız seninle birlikte oraya geçeceğiz
Lina telefonda minik bir duraksama yaşadı ablasının sesindeki o yumuşak ama heyecanlı tonu hemen fark etmişti küçük kız
babama mı ama hani sen bu aralar babamlara gitmek istemiyordun abla oyuncaklarımı evde unuttum ben eve gitmek istiyorum diye sordu Lina minik bir sitemle
telefonda anlatamam Lina sadece bana güven ve okulun bahçesinde bekle beni hemen geliyorum dedi Aden ve yanıtını beklemeden telefonu kapattı
yarım saat sonra Cenk Beyin müstakil evinin önünde indiler Lina sırtında minik pembe çantası elini ablasına sıkıca vermiş meraklı gözlerle etrafa bakıyordu
abla beni neden buraya getirdin içeride sürpriz mi var diye sordu Lina başını kaldırıp ablasına bakarak
Aden beş yaşındaki minik kardeşinin önünde diz çöktü ve minik ellerini avuçlarının içine aldı derin bir nefes aldı
kızma bana kuzum içeri gireceğiz ve içeride çok sevileceğin bir şey göreceksin korkmak yok tamam mı dedi Aden ve bahçe kapısını açıp küçük kızın elinden tutarak içeri soktu
salondan gelen hafif seslerle birlikte ikisi içeri yöneldi Cenk Bey mutfaktan elinde minik bir bardak suyla çıkarken onları gördü ve durdu yüzünde hem bir rahatlama hem de tatlı bir tebessüm vardı
hoş geldiniz minik kuşum dedi Cenk Bey eğilip Lınanın saçlarını okşayarak
Lina şaşkınlıkla babasına bakarken salona doğru ilerledi tam o sırada oturma odasından üzerine giydiği sade hırkasıyla bir kadın çıktı
Lina aniden durdu elini ablasının eline daha sıkı sarıldı karşısında duran kadını tanıması küçük yaşına rağmen fotoğraflardan bildiği o yüz yüzündendi annesi
anne dedi Lınanın o saf çocuk sesiyle boğazından çıkmakta zorlanan fısıltıdan ibaretti
annesi gözleri yaşla dolarak kollarını açtı ve beş yaşındaki minik kızına doğru diz çökerek bir adım attı
benim küçük meleğim dedi annesi yılların hasretiyle titreyen bir sesle
Lina neye uğradığını şaşırmış bir halde annesine baktı sonra arkasına dönüp Adenin yüzündeki güven veren tebessüme odaklandı Lina o an minik kalbindeki bütün o boşluğun dolduğunu hissederek hızla annesinin açık kollarına koştu minik kollarını annesinin boynuna doladı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı
Cenk Bey uzaktan bu manzarayı izlerken gözyaşlarını saklamaya çalıştı Aden ise salonun köşesinde durmuş minik kardeşinin de o annesiz geçen günlerinin son bulduğunu izlerken içindeki son buzların da eridiğini hissetti ev artık gerçekten sıcak bir yuvaydı
Bölüm etkileşimi
