Savaş'ın İzleri kitap kapağı

13. bölüm / 22

Savaş'ın İzleri

Kaçış Planı

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: Kaçış Planı

15. Bölüm: Kaçış Planı

Adam odadan çıktıktan sonra derin bir sessizlik hâkim oldu. İçimdeki korku, yerini bir anda öfkeye bıraktı. Savaş’ın adını söylemeleri beni korkutmamıştı; aksine beni daha da hırslandırmıştı. Ne istediklerini tam olarak bilmiyordum, ama bir şekilde bu işin içine çekildiğim kesindi. Eğer Savaş onların eline düştüyse, bu onu kurtarmam gerektiği anlamına gelirdi. Ama önce buradan çıkmalıydım.

Bağlı olduğum ipleri tekrar çözmeye çalıştım. Ellerimi oynatabildiğim kadar oynatıyor, düğümleri gevşetmek için mücadele ediyordum. Bir süre sonra, iplerin gevşediğini fark ettim. Küçük ellerimin avantajını kullanarak düğümü çözdüm. Sonunda ellerimi serbest bırakmayı başardığımda, ayaklarımdaki bağları çözmek çok daha kolay oldu.

Ayağa kalkıp odanın etrafını tekrar inceledim. Kapı kilitliydi, ama masanın üstündeki küçük eşyalar dikkatimi çekti. Tozlu masanın üzerinde birkaç eski harita, kalemler ve metal bir bıçak vardı. Bıçağı hemen elime aldım. Bu, hem bir savunma aracı hem de kilidi zorlamak için bir şans olabilirdi.

Kapıya yöneldim. Bıçağı kilide yerleştirdim ve dikkatlice çevirmeye çalıştım. Kalbim hızla atıyordu. Eğer adamlar sesimi duyarsa işler çok daha kötüleşebilirdi. Ama bir süre sonra, bir "tık" sesi duyuldu ve kapı aralandı. Derin bir nefes aldım.

Kapıyı yavaşça açıp dışarı baktım. Taş bir koridordaydım. Dar ve uzun bu koridorun sonundaki küçük bir pencere dışarısını gösteriyordu. Gözlerim etrafta başka bir kapı veya çıkış ararken, koridorun sonunda başka bir odadan gelen hafif konuşma seslerini duydum. Yaklaşmamın tehlikeli olduğunu biliyordum, ama orada kim olduklarını öğrenmeden kaçmam mümkün olmayabilirdi.

Sessiz adımlarla sesin geldiği kapıya yaklaştım. Konuşmalar netleşmeye başlamıştı:

“Onu sorgulamaya devam edersek daha fazla bilgi alabiliriz. Ama çok dikkatli olmalıyız, bu kız o kadar da sıradan değil,” dedi bir adamın sesi. Tonu otoriterdi, muhtemelen bir liderdi.

“Ya Savaş?” diye sordu başka bir ses. Bu sefer daha genç ve tedirgin biriydi. “Onu hâlâ bulamadık. Helikopterle alınan kişinin o olduğuna emin miyiz?”

“Henüz tam bir teyit almadık,” dedi lider. “Ama onunla bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu yüzden kızdan bir şey öğrenebiliriz. Gerekirse baskıyı artırırız.”

Daha fazla duymaya dayanamıyordum. Bu insanlar, Savaş’ın peşindeydi ve beni de onunla ilişkilendiriyorlardı. Sessizce geri çekildim. Eğer buradan hemen çıkmazsam, yakalanma riskim çok yüksekti.

Koridorun sonunda küçük pencereye yöneldim. Pencereyi açmak için tüm gücümü kullandım ve sonunda eski, paslı menteşeler gıcırdayarak açıldı. Pencere oldukça yüksekteydi, ama dışarıdaki taş zemin yakın görünüyordu. Korkumu bir kenara bırakıp dışarı tırmandım ve kendimi aşağı bıraktım.

Yere düştüğümde bileklerimde ve dizlerimde keskin bir acı hissettim, ama zaman kaybedemezdim. Etrafıma hızlıca baktım. Küçük bir ormanın içinde olduğumu fark ettim. Gördüğüm yerleri tanımıyordum; bu köyün dışında bir yer olmalıydı. Yine de burada daha fazla kalamazdım.

Ayağa kalkıp koşmaya başladım. Her adımda çalılıklar arasından geçerken çıkan sesler, sanki arkamdan biri geliyormuş gibi hissettiriyordu. Ama durmaya cesaret edemedim. Tek yapmam gereken, olabildiğince uzaklaşmaktı.

Koştukça zihnimde tek bir isim yankılanıyordu: Savaş.

Bu işin bir parçası olduğumu artık anlamıştım. Ama sadece kaçmak yetmeyecekti. Savaş’ı bulmalı ve bu karmaşayı çözmeliydim. Nefes nefese kalmış bir halde, derinliklerine daldığım ormanda kaybolurken, içimdeki korkunun yerini kararlılık alıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.