Savaş'ın İzleri kitap kapağı

9. bölüm / 22

Savaş'ın İzleri

Fırtına Öncesi

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 22Şu an: Fırtına Öncesi

11. Bölüm: Fırtına Öncesi

Savaş’ın söyledikleri mideme bir yumruk gibi oturmuştu. “Köy dikkatlerini çekmiş olabilir” cümlesi kulaklarımda yankılanıyordu. Köyüm… Annem, babam, Tina, hepimiz bir tehlikenin içinde miydik? Bu düşünce zihnimi kemirirken Alper hâlâ Savaş’a sorular yöneltiyordu.

“Bize daha fazla bilgi vermezsen seni buradan çıkarmak mümkün olmayabilir,” dedi Alper, sesi kararlı ama sertti. “Kim bunlar? Peşinde olan kişiler kim ve ne istiyorlar?”

Savaş derin bir nefes aldı, yüzündeki çizgiler daha da belirginleşti. Bir an için gözlerini uzak bir yere dikti, sanki her şeyi yeniden yaşıyormuş gibi.

“Bir süredir Altay Timi, sınır ötesinde çok kritik bir operasyon yürütüyordu,” diye başladı. “Bir silah ve insan kaçakçılığı ağı… Bu ağın lideriyle ilgili önemli bilgiler elde ettik. Ama bu lider, sıradan biri değil. Hükümetlere bile kafa tutabilen, yerel milisleri kendi ordusuna dönüştüren biri. Kod adı ‘Kara Rüzgâr.’ Onu ele geçirmeye çok yakındık ama planlarımız deşifre oldu.”

Savaş’ın sesi biraz titremişti ama kararlılığı kaybolmamıştı. “O gece, operasyonun son aşamasına geçecektik. Ama bir ihanet vardı. Bilgilerimiz sızdırıldı ve pusuya düştük. Timimle birlikte dağılmış durumdayız. Bazılarının hâlâ hayatta olduğundan eminim, ama şu an ne durumda olduklarını bilmiyorum. Şimdi, Kara Rüzgâr’ın adamları sadece beni değil, timimi de yok etmek istiyor.”

Alper’in yüzü taş kesilmişti. Ellerini yavaşça göğsünde kavuşturup başını eğdi. “Bu kadar büyük bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu bilmiyordum,” dedi. “Ama bir şey açık: Seni burada bırakamayız.”

O sırada söze karıştım. “Ama köy… Eğer bu adamlar burayı fark ederse, ailemize ne olacak? Herkes güvende mi?” Sesim korkudan titriyordu, ama Alper’e güveniyordum. O bir askerken bile önce ailesini korurdu.

Alper başını kaldırıp bana baktı. Yüzündeki ciddiyet beni biraz olsun sakinleştirdi. “Kimseye zarar gelmesine izin vermeyeceğim,” dedi. “Ama köydekilere belli etmeden önlemler almalıyız. Sessiz kalmalı ve dikkatli hareket etmeliyiz. Öncelikle Savaş’ı buradan güvenli bir yere taşımamız gerek.”

---

O günün sabahında, Alper köyde devriyeye çıkar gibi dolaştı. Köydeki yabancı yüzleri, herhangi bir olağandışılığı kontrol ediyordu. Annem ve babam her zamanki işlerinin başındaydılar. Tina ise okula gitmek için hazırlanıyordu. Herkes günlük rutinindeydi, ama ben her hareketimde bir şeylerin yanlış olduğu hissiyle boğuluyordum.

Ben de ahıra dönüp Savaş’ın yanına gittim. Yaralarını bir kez daha kontrol ettim. Ateşi hafifçe düşmüştü, ama hâlâ çok zayıftı. “Buradan nasıl çıkacağız?” diye sordum, Savaş’a bakarken.

“Bu, Alper Yarbay’ın planına bağlı,” dedi, gözlerini kapatarak. “Ama eminim ki doğru bir şey yapacaktır. O, tim komutanı olarak adını duyurmuş biri. Kendine güveniyor ve ailesini önemsiyor. Bunlar önemli şeyler.”

Onun bu sakin sözleri beni şaşırttı. Savaş, Alper hakkında söylediklerinde haklıydı, ama bu kadar kısa sürede nasıl böyle bir çözümlemeye vardığını anlayamıyordum. Savaş, gözlemleri güçlü biri olmalıydı.

Tam o sırada, dışarıdan Alper’in sesi geldi. “Arina! Çabuk buraya gel!”

Hızla ahırdan çıkıp dışarı koştum. Alper, köyün girişine yakın bir noktada, birkaç yabancı yüzle konuşuyordu. İki adam vardı, üzerlerinde köylü kıyafetlerine benzeyen ama biraz farklı duran giysilerle. Birinin elinde ince uzun bir baston vardı, diğeri ise etrafı dikkatlice inceliyordu.

“Bunlar kim?” diye sordum, yanına yaklaşarak. Sesimi kısık tuttum, ama endişemi gizleyememiştim.

Alper, gözlerini adamlardan ayırmadan konuştu. “Sadece yabancılar. Köydeki çay tarlalarını görmek istediklerini söylediler. Ama bir gariplik var. Sakin ol, onları göndereceğim.”

Adamlar, Alper’e bir şeyler daha söyledikten sonra geri dönüp gitmeye başladılar. Ama biri arkasını dönerken bana kısa bir an baktı. Gözleri sanki beni tanıyor gibi bir ifade taşıyordu. Tüylerim diken diken oldu.

“Arina,” dedi Alper, beni kolumdan tutarak. “Bir süre dışarıda fazla dolaşma. Eğer bu adamlardan biri seni izliyor olursa, tehlikeye girersin.”

Başımı salladım, ama içimdeki korku büyüyordu. Artık tehlikenin sadece Savaş için değil, hepimiz için olduğunu biliyordum.

---

O gece, Alper bir plan yaptı. Savaş’ı eski değirmenin altındaki gizli bir tünele taşımayı önerdi. Değirmen, dedemizden kalan ve uzun süredir kullanılmayan bir yerdi. Tünelleri, eski zamanlarda köyden kaçış için yapılmıştı, ama şimdi kimse bu tünellerin varlığını hatırlamıyordu.

“Bu, en güvenli yer,” dedi Alper. “Savaş orada bir süre saklanabilir. Ben de timimden birilerini çağırarak onun güvenliğini sağlayabilirim.”

“Peki ya yabancılar?” diye sordum. “Onlar hâlâ buradaysa?”

“Onlar için de bir gözlem ağı kurdum,” dedi Alper. “Ama şu an en öncelikli olan, Savaş’ı buradan çıkarmak.”

Planı kabul etmekten başka çarem yoktu. Savaş, ayakta duramayacak kadar zayıf olduğu halde, mücadele etmeye kararlıydı. Onu değirmene götürmek zorlu bir iş olacaktı, ama bu, en iyi şansımızdı.

---

Gece yarısı, kimsenin görmeyeceğinden emin olduğumuz bir vakitte, Savaş’ı ahırdan çıkardık. Alper, onu sırtladı, ben de yolumuzu aydınlatan feneri taşıyordum. Köy sessizdi, ama bu sessizlik ürkütücüydü. Her gölge, her çıtırtı sanki bizi izleyen gözler gibi geliyordu.

Değirmenin kapısına ulaştığımızda, içerideki tozlu ve küflü hava bizi karşıladı. Tünelin girişini açmak için eski bir taş kapıyı kaldırdık. Alper, Savaş’ı dikkatlice içeri taşıdı.

“Burası bir süre seni koruyacaktır,” dedi Alper, Savaş’ı yere yatırırken. “Ama bu iş burada bitmeyecek. Yakında daha büyük bir adım atmamız gerekecek.”

Savaş, zayıf bir sesle, “Teşekkür ederim,” dedi. “Hem sana hem de Arina’ya. Ama buradan sonra daha fazla tehlikeye atılmanıza izin vermem.”

Onun bu sözleri bana hem güven hem de korku verdi. Çünkü Savaş’ın gözlerinde, gelecekte bizi bekleyen daha büyük bir fırtınanın işareti vardı. Ve bu fırtına yaklaştığında, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

32okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.