10. bölüm · KIRILMA NOKTASI

Tadı Kaçan Tost ve Keskin Sözler

Berfin Nayci

Bölümler
1 Gitmek mi, Kalmak mı? 2 Yeni Kapı, Yeni Koku 3 Beklenmedik Misafirler 4 Okul Yolunda Nasihatler 5 Krallığın Kapısında Çarpışma 6 Kaçınılmaz Karşılaşma 7 Sayıların Arasındaki Karanlık 8 Sayıların Dili ve Alaycı Fısıltılar 9 Bahçedeki Kurtlar Sofrası 10 Tadı Kaçan Tost ve Keskin Sözler 11 Demli Bir Meydan Okuma 12 Geçmişin Gölgesinde Bir Tehdit 13 Koridordaki Beklenmedik Kalkan 14 Sıralar Arasında Çatışma 15 Kelimelerin Gücü ve Zorunlu Ateşkes 16 Evdeki Güvenli Liman 17 Boş Sıralar ve Beklenmedik Hamle 18 Denklemler ve Gizli Yardımlar 19 Yeni Bir Dost ve Renkli Rozetler 20 Güç Dengeleri ve Gizli Mesajlar 21 Kütüphanedeki Zıt Kutuplar 22 Kütüphanede Güç Gösterisi 23 Rüzgara Karşı İlk Teslimiyet 24 Mahalle Yokuşunda İlk Veda 25 Potanın Altındaki Gerçekler 26 Çemberden Geçen İlk Umut 27 Raflar Arasında Bir Dost 28 Mahalle ve Kolej Karşı Karşıya 29 Zirvedekiler ve Diptekiler 30 Mavi Defter ve Tehlikeli Pazarlık 31 Gecenin Sessizliğinde Mavi Mucize 32 Listeler Alt Üst 33 Sarsılan Taht ve Yaklaşan Fırtına 34 Basamaklardaki İtiraf 35 Bahçedeki Büyük Sır 36 Kaptan’ın Masasında Arıza 37 Karşı Masanın Sessiz Gözlemcisi 38 Gardırop Krizi ve Acil Yardım Hattı 39 Gece Mavisinin Büyüsü 40 Gece Mavisi Dans ve Kırılan Gururlar 41 Reddedilenlerin Gölgesi ve Pistteki Işık 42 Mahalle ve Kolej’in Büyük Buluşması 43 Pistteki Yeni İttifak ve Sönmeyen Öfkeler 44 Kaptan ve Forvet Baş Başa 45 Pistteki Büyük İttifak: Herkes Oyunda! 46 Karanlık Geçmişin Gölgesi 47 Titreyen Eller ve Beyaz Yalanlar 48 Sahaya Dönüş Kararı 49 Parkede İkinci Savaş: Kaptan vs. 52 Numara 50 Paslanmış Refleksler ve Demir Emirler 51 Ter, Gözyaşı ve İnat 52 Otobüsteki Ravenclaw ve Yeni Bir Sayfa 53 Bahçedeki Kıvılcım ve Kaptan’ın Öfkesi 54 Parkede İtaatsizlik: Çatlayan Duvarlar 55 Derin Mavide İlk Dokunuş 56 Kaptan’ın Sweatshirt'ü ve Gece Yolculuğu 57 Odadaki Sessizlik ve Kalan Kokular 58 Direksiyondaki Düşünceler ve Gece Gelen Cevap 59 Ateşler İçinde Bir Sabah 60 Kafeteryadaki Dedikodu ve Nane Limon Kokusu 61 Bahçedeki Uyarı ve Kaptan’ın Nöbeti 62 Otoparktan Hastaneye: Kaptan Direksiyonda 63 Müşahede Odası ve Ezgi Hanım’ın Teşhisi 64 Başucundaki Sözler ve Sıcak Dokunuş 65 Güvenli Liman: Evin Önündeki Veda 66 Evdeki Telaş ve Anne Baba Şefkati 67 Parkeye Geri Dönüş ve Bahçedeki Karşılaşma 68 Meydan Okuma Kokan Koridorlar 69 Sessiz Sınıfta Kurulan Kumpas 70 Sınıftaki Şok ve Çantadan Çıkan İftira 71 Duvara Yaslanan Gerçek ve Kaptan’ın Yemini 72 Kaptan’ın Ultimatumu ve Aleyna’nın Çaresizliği 73 Müdürün Odasında İtiraf ve Şok 74 Koridordaki Hesaplaşma ve Unutulmaz Sözler 75 Koridorda Dört Kişilik Sarılma ve Hak Edilen Son 76 Dedektif İpek’in Sorgusu ve Kızlar Meclisi 77 Kütüphanedeki Yüksek Raf ve İki Kişilik Sessizlik 78 Kızarık Yanaklar ve İpek’in Yeni Hedefi 79 Sınıftaki Yakalama ve Defne’nin İtirafı 80 Beklenmedik Sürpriz ve Egemen Soydan Heyecanı 81 Festival Havasındaki Bahçe ve Sahne Işıkları 82 Konser Öncesi Alışveriş Planı ve Büyük Heyecan 83 Kızlar Çetesi Alışverişte ve Işıltılı Hazırlık 84 Kuaför Koltuğunda Işıltılı Değişim 85 87. Sahne: Işıklar Altında Festival Bahçesi ve Beklenen An 86 Geceyi Yaran Işıklar ve Başlayan Konser 87 Sahnedeki Şanslı Kraliçe ve Ada’nın Şoku 88 Sahnedeki Işıltılı Düet ve Unutulmaz Anlar 89 Flaşların Altında Unutulmaz Kare 90 Tenha Koridordaki Dokunuş ve Yalçın’ın İtirafı 91 Yalçın’ın Sessiz Yemini ve Rüya’nın Arkasından Bakışı 92 Okulun Diline Düşen Ship ve Sabahın Neşesi 93 İpek’in İsyanı ve Çardaktaki Kahkahalar 94 Mülakat Masası Fikri ve Kahkaha Tufanı 95 Basketbol Takımının Katılışı ve Çardaktaki Müttefikler 96 Köprüdeki Gece Yarısı Kurtarışı ve Kıvanç'ın Şoku 97 Köprüdeki İtiraf ve Kıvanç’ın Yıllık Sırrı 98 Soğuk Gecede Koruyucu Kucaklama 99 Gece Yarısı Sığınağı ve Ceketteki Sıcaklık 100 Sığınak ve Gece Yarısı Nezaketi 101 Kıvanç’ın Odası ve Aleyna’nın İç Hesaplaşması 102 Soyunma Odasındaki İtiraf ve Şok Eden İtiraflar

Yalçın, söylediğim onca şeye rağmen gitmek yerine,

tam yanıma, aramızda tek bir santim bile bırakmadan

küstahça oturdu. Omuzlarımız birbirine değiyordu ve

yaydığı o baskın aura tüm iştahımı kaçırmaya yetmişti.

Arkadaşları da birer birer masaya, İpek’i iyice köşeye

sıkıştırarak kuruldular.

Yalçın: "Misafirperverliğini beğendim. Madem

gitmiyorsun, biz de bu dar masada nasıl sığışacağımızı

öğreniriz, değil mi beyler?"

Alperen: "Tabii ya, ne de olsa 'paylaşmak güzeldir'

demişler."

İpek: (Korkudan kaskatı kesilmiş bir halde) "Rüya,

gidelim lütfen..."

Ben: (Yalçın’a dönerek) "Rahatsızlık vermekte üstüne

yok. Ama bu kadar yakınımda oturman kararımın

değişeceği anlamına gelmiyor."

Tam elimi tekrar tostuma uzatmıştım ki, Yalçın benden

daha hızlı davrandı. Uzun parmaklarıyla masanın

üzerindeki paketli tostumu tek bir hamlede kavradı.

Gözlerimin içine baka baka paketi açtı.

Ben: "Ne yapıyorsun sen? O benim yemeğim!"

Yalçın, hiçbir şey söylemeden tosttan kocaman bir ısırık

aldı. Bir süre çiğnedi, sanki dünyanın en normal şeyini

yapıyormuş gibi rahat görünüyordu.

Yalçın: (Ağzındakini yutup alaycı bir tavırla) "Annenin

ellerine sağlık. Kaşarı tam kıvamında erimiş. Ama biraz

daha tuz atsa daha iyi olurmuş, ne dersin?"

Ben: "Sen... Sen gerçekten inanılmazsın! Bu yaptığın

resmen hırsızlık!"

Aslan: (Kahkaha atarak) "Hırsızlık mı? Kaptan sadece

vergi alıyor Rüya. Buranın toprağında yemek yiyorsan,

payını vereceksin."

Gökhan: "Hem bak, Yalçın her şeyi beğenmez. Tostun

geçer not aldı, sevinmelisin."

Öfkeden yanaklarımın yandığını hissediyordum.

Masadaki termosa uzanıp kendime bir çay doldururken

ellerim titriyordu ama bu korkudan değil, içimdeki o

patlamaya hazır volkandandı.

Ben: "Afiyet olsun Yalçın. Umarım o tost boğazında

kalmaz. Çünkü o sadece bir yemek değil, birinin emeği.

Ama senin gibi her şeyi kendine ait sanan biri için

'emek' sadece sözlükte bir kelimedir, değil mi?"

Yalçın, elindeki yarım kalmış tostu masaya, tam önüme

bıraktı. Yüzündeki o alaycı ifade bir anlığına yerini sert

bir ciddiyete bıraktı.

Yalçın: "Boğazımda kalmaz merak etme, ben neyi

yutacağımı iyi bilirim. Ama sen, bu kadar keskin

konuşmaya devam edersen, bu okulda yutamayacağın

kadar büyük lokmalarla karşılaşacaksın."

Ben: "Gelsinler bakalım. Ben de senin o meşhur

dişlerinin ne kadar keskin olduğunu görmüş olurum."

İpek masanın altından bacağımı çimdiklerken, Yalçın’ın

grubu şaşkınlıkla birbirine bakıyordu. Kimse Yalçın’ın

yüzüne karşı böyle konuşmaya cesaret edemezdi, ama

benim artık kaybedecek bir sessizliğim kalmamıştı.