38. bölüm · KIRILMA NOKTASI
Gardırop Krizi ve Acil Yardım Hattı
Eve adımımı atar atmaz çantamı bir kenara fırlatıp
doğruca odama koştum. Kalbim küt küt atıyordu.
Gardırobun kapaklarını hızla açtım; askıları tek tek sağa
sola çekiştirmeye başladım. Okulun o meşhur kış
partisi yaklaşıyordu ve kolunda okul birincisiyle içeri
girecek olan bendim. Ama dolabımdaki manzara tam
bir felaketti.
Ben: (Kendi kendime söylenerek) "Hadi canım... Bu çok
eski, bu çok günlük, bu zaten düğünlük gibi... Allah'ım,
giyecek hiçbir şeyim yok! Yalçın 'rütbene uygun giyin'
derken haklıydı, bu kıyafetlerle ancak kütüphaneye
gidilir."
Elim ayağıma dolaşınca hemen yatağa atlayıp
telefonuma sarıldım ve İpek’i aradım. İkinci çalışta açtı.
İpek: "Efendim Rüya? Ne oldu, Aleyna yine bir şey mi
yaptı?"
Ben: "Aleyna değil İpek, daha kötüsü! Dolabın
önündeyim ve şu an resmen bir kriz geçiriyorum.
Giyebileceğim tek bir düzgün şey yok! Yalçın’ın yanına
bunlarla çıkarsam, adam beni kapıdaki güvenlik
sanacak!"
İpek: (Telefonda kahkaha atarak) "Sakin ol şampiyon!
Ben de tam seni bunun için arayacaktım. Biliyordum
böyle olacağını. Ne var dolabında, anlat bakayım?"
Ben: "Ne olsun İpek? Bir tane siyah sade elbisem var
ama ortaokul mezuniyetinden kalma gibi duruyor.
Diğerleri hep jean, hep kazak... Yalçın o gece için 'ışıklar
üzerimizde olacak' dedi. Ben bu kazakla gidersem
ışıklar üzerimde değil, sadece hayal kırıklığı üzerimde
olur!"
İpek: "Rüya, bak beni dinle. Yarın okul çıkışı direkt
merkeze iniyoruz. Benim bildiğim harika bir butik var.
Öyle çok abartılı, prenses elbiseleri falan değil; tam
senin tarzın, sade ama 'ben buradayım' diyen bir şeyler
bulacağız."
Ben: "Ama İpek, çok pahalı bir şey alamam biliyorsun.
Bütçem kısıtlı. Aleyna gibi her gün marka giyemem ki
ben."
İpek: "Canım benim, mesele fiyat etiketi değil,
taşıyabilmek! Sen 424. sıradan 52. sıraya çıkmış bir
devrimcisin. Sana öyle bir şey bulacağız ki, Yalçın o
gece potayı falan değil, sadece senin etrafında
dönecek. Hem belki benim de sana bir sürprizim olur,
hallederiz."
Ben: (Derin bir nefes alarak yatağa uzandım) "Sağ ol
İpek... Sen olmasan bu okulun stresinden çoktan
mahalleye geri kaçmıştım. Yarın o zaman, okul çıkışı
operasyon başlıyor."
İpek: "Kesinlikle! Şimdi o eski elbiseleri yavaşça yere
bırak ve uyu. Yarın büyük gün!"
Telefonu kapattığımda tavana bakıp gülümsedim.
Korkuyordum ama bir o kadar da heyecanlıydım.
Mahalleli Rüya, kış partisinde o büyük sahneye çıkmaya
hazırlanıyordu.
