27. bölüm · KIRILMA NOKTASI
Raflar Arasında Bir Dost
Spor salonundaki o tuhaf ve gergin ama bir o kadar da
etkileyici anlardan sonra, bir sonraki gün okul
kütüphanesinde yalnız başıma ders notlarımı
toparlıyordum. Raf aralarında dolaşırken, felsefe
kitaplarının olduğu bölümde minyon yapılı, gözlükleri
burnunun ucuna düşmüş, elindeki kalın kitabı neredeyse
yüzüne yapıştıracak kadar yakından okuyan bir kızla
çarpışmak üzereydim.
Ben: "Ah, pardon! Görmedim seni."
Kız, başını elindeki "Sokrates'in Savunması" kitabından
kaldırdı. Gözleri bir an şaşkınlıkla açıldı, sonra
kocaman, samimi bir gülümseme yayıldı yüzüne.
Mine: "Asıl ben özür dilerim! Kitaba o kadar dalmışım ki,
başka bir boyuttaydım sanırım. Sen... Sen şu meşhur
Rüya'sın, değil mi?"
Ben: "Meşhur mu? İsmimin bu kadar hızlı yayıldığını
bilmiyordum. Sen kimsin peki?"
Mine: "Ben Mine. Okulun 'kitap kurdu' kontenjanından
buradayım. Genelde bu rafların arasında yaşarım,
insanlar beni sadece kütüphane kapandığında fark eder
. Yalçın’a kafa tutan kızı yakından görmek güzelmiş."
Mine, elindeki kitabı heyecanla göğsüne bastırarak
yanıma yaklaştı.
Mine: "Biliyor musun Rüya, senin yaptığın şey tam bir
'Antigone' duruşuydu. Otoriteye karşı gelmek ama bunu
yaparken kendi doğrularından sapmamak... Harikaydı!
İpek ve Defne senden bahsettiğinde 'mutlaka
tanışmalıyım' demiştim."
Ben: "Teşekkür ederim Mine. Ben sadece yerimi
korumaya çalışıyordum ama herkes bunu bir devrim
gibi algıladı."
Mine: "Çünkü bu okulda herkes bir şeylerin gölgesinde
yaşıyor. Kimisi popülerliğin, kimisi korkunun... Ama sen
kendi ışığınla geldin. Gel, sana en sevdiğim köşeyi
göstereyim. Orada Aleyna'nın parfüm kokusu da,
Yalçın'ın top sesleri de duyulmaz."
Mine beni kütüphanenin en kuytu, güneş alan küçük bir
pencere kenarına götürdü. Orada minderler ve üst üste
dizilmiş klasik kitaplar vardı.
Mine: "Burası benim dünyam. Eğer gerçek bir kaçışa
ihtiyacın olursa, buradayım. Hem belki bana şu
Yalçın’ın motoruna binme hikayesini de anlatırsın...
Tabii eğer bir kurgu değilse!"
Ben: (Gülerek) "Kurgu değil ama biraz gerçeküstü
olduğu kesin."
Mine ile o öğleden sonra kitaplardan, karakterlerden ve
bu okulun aslında ne kadar trajik bir tiyatro sahnesine
benzediğinden konuştuk. Okulun o sert duvarları
arasında, Mine'nin kağıt kokulu dünyası bana yeni bir
nefes olmuştu.
