73. bölüm · KIRILMA NOKTASI
Müdürün Odasında İtiraf ve Şok
Müdür Ahmet Bey’in odasında, o deri koltukta büzülmüş otururken kendimi o kadar çaresiz hissediyordum ki... Gözlerimden yaşlar süzülmemesi için tırnaklarımı avuç içlerime geçirmiştim. Müdür Bey elindeki dosyaya bakıp, "Rüya, bak hırsızlık ciddi bir suç. Eğer itiraf edersen belki hafifletici sebepler..." dediği an, kapı büyük bir gürültüyle açıldı.
Aleyna, nefes nefese içeri girdi. Yüzü kireç gibiydi, gözlerini benden kaçırıyor, elleri titriyordu. Kapının önünde durdu, bir an bile beklemeden Ahmet Bey’e doğru bir adım attı.
Aleyna: "Hocam... O saat... Rüya almadı. Ben koydum çantasına."
Odaya bir anda derin bir sessizlik çöktü. Müdür Ahmet Bey gözlüklerinin üzerinden ona baktı, kaşları çatıldı. Ben ise donup kalmıştım. Kulaklarımın uğuldadığını hissettim. Aleyna? Aleyna mı bunu söyleyen? Benimle uğraşmaktan, beni okuldan attırmaktan keyif alan Aleyna, kendi isteğiyle mi itiraf ediyordu?
Ahmet Bey: "Ne demek istiyorsun Aleyna? Ne saçmalıyorsun sen?"
Aleyna: (Sesi cılız çıkıyordu, başını yerden kaldırmadan konuşuyordu) "Gerçek bu. Kıskandığım için... Ona iftira atmak istedim. Saat benim, çantasına ben yerleştirdim. Lütfen, beni okuldan atmayın, özür dilerim."
O an her şey kafamda birleşti. Yalçın... O sınıftan çıkarken Aleyna’yı duvara yasladığı an, o öfkeli bakışları, kurduğu o tehdit dolu cümleler... Yalçın onu sıkıştırmıştı. Onu buraya getiren şey pişmanlık değil, Yalçın’ın baskısıydı.
Ben: (Ayağa kalktım, sesim titreyerek) "Aleyna... Sen... Neden?"
Aleyna sonunda başını kaldırdı. Gözlerinde ne pişmanlık vardı ne de o eski kibir. Sadece saf bir korku ve çaresizlik vardı. Benimle göz göze geldiğinde, sanki arkamdaki duvarda Yalçın’ın siluetini görmüş gibi ürperdi.
Aleyna: "Sadece... Sadece bitti Rüya. Her şey bitti."
Ahmet Bey, şaşkınlık ve kızgınlıkla ayağa kalktı. "Bana her şeyi anlatacaksınız, ikiniz de buradan bir yere gitmiyorsunuz!" dediğinde, ben hala olup biteni idrak etmeye çalışıyordum. Bir yanda hayatımı karartmaya çalışan bir düşman, diğer yanda beni korumak için gerekirse dünyayı yakacak bir kaptan... Kalbim, bu karmaşanın içinde, Yalçın’ın o gizli korumacı gücüyle daha hızlı atmaya başlamıştı.
