99. bölüm · KIRILMA NOKTASI
Gece Yarısı Sığınağı ve Ceketteki Sıcaklık
Siyah araba gecenin karanlığında ilerlemeye devam ederken, arabayı saran sıcak hava yavaş yavaş Aleyna’nın donmak üzere olan bedenini çözüyordu. Kafasını koltuğa yaslamış, boş gözlerle bana bakıyordu. Bir süre aramızda sadece motorun sesi yankılandı. Derken, dudakları titreyerek güçsüz bir fısıltı döküldü.
Aleyna: "Özür dilerim Kıvanç..."
Sesi o kadar cılız çıkmıştı ki, rüzgârın uğultusu arasında kaybolup gidecekti sanki. Direksiyonu sıkan parmaklarım biraz daha sertleşti.
Ben: "Seni evine bırakayım. Üstünü değiş, dinlen biraz."
Aleyna: (Gözleri panikle açılarak başını iki yana salladı) "Olmaz! Eve gitmek istemiyorum..."
Şaşkınlıkla gözlerimi yoldan ayırıp bir anlığına ona çevirdim.
Ben: "Nasıl yani? Bu halde nereye gideceksin Aleyna?"
Aleyna: (Gözyaşları yeniden yanaklarından süzülürken) "Evden kaçtım ben... Babam o yaşananları, okuldan uzaklaştırıldığımı öğrenirse beni mahveder. Öğrenirse bana çok kızar... İstemiyorum Kıvanç, ne olur eve götürme beni."
Derin bir nefes verdim. Onu bu halde ne ailesinin karşısına çıkarabilirdim ne de sokakta bırakabilirdim.
Ben: "Tamam, peki Aleyna. O zaman benim evime gidelim. Bu gece bende kalırsın, kafa dinlersin."
Sessizce başını salladı. Bir süre sonra aracı bizim evin önüne çektim. Arabayı stop ettikten sonra hemen dışarı çıkıp yan koltuğun kapısını açtım. Aleyna tam aşağı adım atacakken, üzerindeki incecik pijamayı ve dışarıdaki dondurucu rüzgârı fark ettim.
Hemen üzerimdeki kalın deri ceketi çıkarıp Aleyna’nın omuzlarına örttüm. Ceketim ona katbekat büyük gelmişti ama en azından soğuktan koruyacaktı. Ceketimin yakalarını omuzlarına doğru iyice sardıktan sonra inmesine yardım etmek için elimi uzattım.
Ben: "Hadi gel bakalım. Tut elimden."
Aleyna titreyen eliyle elimi tuttu. Arabadan inmesine yardım edip onu yavaşça eve doğru yönlendirdim.
