22. bölüm · KIRILMA NOKTASI
Kütüphanede Güç Gösterisi
Kütüphanedeki o büyük ahşap masada, İpek, Defne ve
ikizlerle beraber çalışırken kendimi ilk kez gerçekten bu
okula ait hissetmiştim. Ancak bu huzurlu hava,
kütüphanenin kapısının ikinci kez açılmasıyla dağıldı.
Bu sefer gelenler Yalçın, Emir ve arkalarında her
zamanki gibi Alperen’di.
Yalçın, bizi bu kadar kalabalık ve "farklı" bir grup olarak
bir arada görünce bir an duraksadı. Gözleri masadaki
tarih notlarından, Ege’nin bas gitar penasına, oradan da
benim gözlerime kaydı.
Yalçın: "Bakıyorum da kütüphane kulübü bugün altın
çağını yaşıyor. Ege, Ada... Sizin burada ne işiniz var?
Antrenmana gelmediniz."
Ege: (Hiç istifini bozmadan) "Bizim antrenmanımız bitti
Yalçın. Şimdi biraz zihin jimnastiği yapıyoruz. Rüya’ya
bu okulun sadece sizin sahanızdan ibaret olmadığını
anlatıyordum."
Yalçın: (Masaya yaklaşarak) "Öyle mi? Demek yeni
müttefikler topluyorsun Rüya. Kütüphane tozlu kitaplar
arasından savaş yönetmek için pek uygun bir yer değil."
Ada: (Başını kitabından kaldırmadan) "Savaşın nerede
yönetileceğine generaller karar verir Yalçın. Rüya da
gördüğüm kadarıyla kendi stratejisini kurmakta gayet
başarılı."
Yalçın, Ada’nın bu sert çıkışına alışık olsa da, benim
yanımda bu kadar çok kişinin toplanması onu içten içe
rahatsız etmiş gibiydi. Tam bir şey söyleyecekken, Emir
arkadan öne çıktı ve elindeki küçük bir dosyayı masaya
bıraktı.
Emir: "Rüya, dünkü matematik notlarının devamı.
Serkan Bey ek ödev verdi, senin sıran... yani, sıranın
durumu malum olduğu için alamamışsındır diye
düşündüm."
Yalçın, Emir’e öyle bir baktı ki, sanki Emir onu herkesin
önünde silahsız bırakmıştı.
Yalçın: "Sen gerçekten fazla yardımseversin bugünlerde
Emir. Bakalım bu cömertliğinin karşılığını ne zaman
alacaksın?"
Ben: (Dosyayı alarak) "Teşekkür ederim Emir. Bu okulda
yardımlaşmanın ne demek olduğunu bilen birilerinin
olması sevindirici. Bazıları gibi her şeyi 'vergi' veya 'faiz'
olarak görmeyen birileri..."
Yalçın tam ağzını açmıştı ki, kütüphane görevlisinin sert
"Şşşt!" sesiyle sustu. Eğilip sadece benim
duyabileceğim o kısık ama etkili ses tonuyla konuştu.
Yalçın: "Akşamki okul çıkışına dikkat et Rüya. Aleyna’nın
o kağıt toplarıyla yetinmeyeceğini ikimiz de biliyoruz.
Arkandaki bu yeni grup seni koridora kadar koruyabilir,
ama okulun kapısından dışarı çıktığında... Yine kendinle
baş başasın."
Yalçın ve ekibi kütüphaneden çıkarken, masadaki
sessizlik tekrar hakim oldu. Ege ve Ada birbirlerine
baktılar, İpek’in ise yine elleri titremeye başlamıştı.
Defne: "Yalçın haklı olabilir Rüya. Aleyna’nın siniri henüz
yatışmadı. Bugün çıkışta hep beraber yürüyeceğiz,
itiraz yok."
