72. bölüm · Kadim Kan

Greengrass Laneti

Black Night

Bölümler
1 Peron 9 ¾ ve Saklı Miras 2 Safkanların Sessiz Savaşı 3 Büyük Salonda Yankılanan İsim 4 İlk Akşam 5 Altın Işık 6 Zindanlarda Zeka Savaşı 7 Gümüş ve Altın Arasındaki Kıvılcım 8 Beklenmedik Bir Dostluk 9 Kara Göl’ün Kıyısında Ezber Bozanlar 10 Aslanın Pençesi 11 Gölgeler ve Reddediş 12 Gücün Etkisi 13 Asalet, Tebrikler ve Sarsılan Dengeler 14 Vahşi Bir Bağ ve Gümüşün Korkusu 15 Kadim Ruhun Yankısı 16 Gökyüzünde Parlayan Altın 17 Gümüş Maskenin Ardındaki Teşekkür 18 Hogsmade Yolu 19 Küçük Jestler 20 Kuzey ve Güneyin Selamı 21 Aile Mirası 22 Balo Davetleri 23 Yıldızların Altında İki Yabancı 24 İpekler, Sırlar ve Siyah Güller 25 Merdivenlerdeki Efsane 26 Eş Değişimi 27 Küçük Tanışmalar 28 Sesin Gücü 29 Varisin Sihri 30 Alexie' nin Kararı 31 Balo Kritiği 32 Kuzey Yıldızı' na Veda 33 Zindanlarda Kıvılcımlar 34 Kışkırtma 35 Satranç Hamleleri 36 Aslan - Yılan Birleşimi 37 Kanayan Gözler 38 Sınırların Ötesinde Bir Akşam Yemeği 39 Gümüş ve Altın Yansımalar 40 Duvarlardaki Leke 41 Taşların Hafızası ve Kurucuların İradesi 42 Taşların Kalbi ve Mirasın Ağırlığı 43 Heykeller ve İnsanlar 44 Ateş Başında Yıldızlar ve Kahkahalar 45 Gece Yarısı Kokusu 46 Zonko’nun Gazabı ve Köpüklü Bıyıklar 47 Aslan İnindeki Yılanlar 48 Fırtınadan Önceki Kahvaltı 49 Yılanın Soyu ve Gerçek Vâris 50 İki Miras Tek Ruh 51 Gümüş ve Altının Sessizliği 52 Taşların Arasındaki Kadim Fısıltı 53 Sessiz Adalet 54 Düşmana Uzanan Adalet 55 Taşların Kanı, Ruhun Bedeli 56 Mirasın Ağırlığı ve Kırılma Noktası 57 Aslanın Uyanışı 58 Eksik Halka ve Üçlü Fırtına 59 Ravenclaw’ın Zihinsel Labirenti 60 Saf Safir ve Çelikten İrade 61 Dördüncü Parça ve Büyük Denge 62 Camdan Kalpler ve Sırların Külü 63 Dördüncü Mühür ve Kusursuz Denge 64 Ayaklı Hazine Sandığı ve Yeni Ben 65 Taht Krizleri ve "Şato" Meselesi 66 Kadim Savunma ve Dörtlü Kalkan 67 Ormanın Efendisi ve "Örümcek" Mevzusu 68 Kahvaltıdaki Boşluk 69 Altın Snitch ve Buzdan Bakışlar 70 Toz Tanesi 71 Eski Malfoy 72 Greengrass Laneti 73 Gerçek Dostluk

Ortak salondaki o gergin havadan kaçmak, zihnimi kadim rünlerle meşgul edip biraz olsun nefes almak için kütüphaneye sığındım. Hogwarts’ın bu en sessiz köşesi, genelde bana huzur verirdi. Ama bugün kütüphane bile sanki benden bir şeyler saklıyordu.
En arka raflara, Draco ile her zaman oturduğumuz o kuytu masaya doğru ilerledim. Onu orada bulacağımı, belki baş başa kalınca o buzların eriyeceğini umuyordum. Ama masaya yaklaştığımda gördüğüm manzara, göğüs kafesime görünmez bir hançerin saplanmasına yetti.
Draco oradaydı. Ama yalnız değildi.
Yanında Daphne Greengrass oturuyordu. Astoria’nın o her zaman mesafeli ve zarif duran kuzeni... Daphne, Draco’ya doğru eğilmiş, bir parşömeni göstererek bir şeyler anlatıyordu. Ve o an, günlerdir benden esirgenen o şeyi gördüm.
Draco gülümsedi.
Zoraki bir tebessüm değil, hafif, samimi bir gülüştü bu. Benim günlerdir mahrum kaldığım, rüyalarımda sayıkladığım o gülüşü, sanki aralarında hiçbir sorun yokmuş gibi Daphne’ye sunuyordu.
"Gerçekten mi?" diye geçirdim içimden, parmaklarım kütüphane rafının soğuk ahşabına gömülürken. "Benim bu Greengrass ailesinden çektiğim ne? Biri hayatımı karartmaya çalışır, diğeri kalbimi..."
Beni görmediler. Draco’nun bakışları tamamen Daphne’nin üzerindeydi. O an zihnimdeki o "mantıklı varis" sesi sustu; yerini karanlık, boğucu bir korku aldı. "Acaba..." dedim kendi kendime, "Benden bu yüzden mi uzaklaştı? Benim bu devasa gücüm, bu ağır sorumluluklarım onu yordu mu? Daphne gibi... daha 'normal', daha sakin birinin yanında mı huzur buluyor artık? Beni sevmekten vaz mı geçti?"
Bu düşünce, damarlarımda akan o dört kadim güçten daha yakıcıydı. Daha fazla izleyemedim. Arkamı dönüp kütüphaneden koşar adım çıktım.
Gryffindor kulesine nasıl çıktığımı, parolayı nasıl söylediğimi hatırlamıyorum. Yatakhaneye girdiğimde kimse yoktu; sadece ben ve sessizlik. Kendimi yatağımın yanındaki soğuk zemine bıraktım. Dört binanın gücüne sahiptim, şatoya hükmedebiliyordum ama şu an tek hissettiğim, dizlerimi karnıma çekmiş, kalbimdeki o devasa boşlukla titreyen kimsesiz bir kız olduğumdu.
Kehribar gözlerimden süzülen yaşlar, parmağımdaki yüzüklere ve bileğimdeki gümüş yılana damlıyordu. Onlar dünyayı kurtarabilirdi, ama Draco’yu geri getiremezlerdi.

______________

Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 💖 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🤍