66. bölüm · Kadim Kan

Kadim Savunma ve Dörtlü Kalkan

Black Night

Bölümler
1 Peron 9 ¾ ve Saklı Miras 2 Safkanların Sessiz Savaşı 3 Büyük Salonda Yankılanan İsim 4 İlk Akşam 5 Altın Işık 6 Zindanlarda Zeka Savaşı 7 Gümüş ve Altın Arasındaki Kıvılcım 8 Beklenmedik Bir Dostluk 9 Kara Göl’ün Kıyısında Ezber Bozanlar 10 Aslanın Pençesi 11 Gölgeler ve Reddediş 12 Gücün Etkisi 13 Asalet, Tebrikler ve Sarsılan Dengeler 14 Vahşi Bir Bağ ve Gümüşün Korkusu 15 Kadim Ruhun Yankısı 16 Gökyüzünde Parlayan Altın 17 Gümüş Maskenin Ardındaki Teşekkür 18 Hogsmade Yolu 19 Küçük Jestler 20 Kuzey ve Güneyin Selamı 21 Aile Mirası 22 Balo Davetleri 23 Yıldızların Altında İki Yabancı 24 İpekler, Sırlar ve Siyah Güller 25 Merdivenlerdeki Efsane 26 Eş Değişimi 27 Küçük Tanışmalar 28 Sesin Gücü 29 Varisin Sihri 30 Alexie' nin Kararı 31 Balo Kritiği 32 Kuzey Yıldızı' na Veda 33 Zindanlarda Kıvılcımlar 34 Kışkırtma 35 Satranç Hamleleri 36 Aslan - Yılan Birleşimi 37 Kanayan Gözler 38 Sınırların Ötesinde Bir Akşam Yemeği 39 Gümüş ve Altın Yansımalar 40 Duvarlardaki Leke 41 Taşların Hafızası ve Kurucuların İradesi 42 Taşların Kalbi ve Mirasın Ağırlığı 43 Heykeller ve İnsanlar 44 Ateş Başında Yıldızlar ve Kahkahalar 45 Gece Yarısı Kokusu 46 Zonko’nun Gazabı ve Köpüklü Bıyıklar 47 Aslan İnindeki Yılanlar 48 Fırtınadan Önceki Kahvaltı 49 Yılanın Soyu ve Gerçek Vâris 50 İki Miras Tek Ruh 51 Gümüş ve Altının Sessizliği 52 Taşların Arasındaki Kadim Fısıltı 53 Sessiz Adalet 54 Düşmana Uzanan Adalet 55 Taşların Kanı, Ruhun Bedeli 56 Mirasın Ağırlığı ve Kırılma Noktası 57 Aslanın Uyanışı 58 Eksik Halka ve Üçlü Fırtına 59 Ravenclaw’ın Zihinsel Labirenti 60 Saf Safir ve Çelikten İrade 61 Dördüncü Parça ve Büyük Denge 62 Camdan Kalpler ve Sırların Külü 63 Dördüncü Mühür ve Kusursuz Denge 64 Ayaklı Hazine Sandığı ve Yeni Ben 65 Taht Krizleri ve "Şato" Meselesi 66 Kadim Savunma ve Dörtlü Kalkan 67 Ormanın Efendisi ve "Örümcek" Mevzusu 68 Kahvaltıdaki Boşluk 69 Altın Snitch ve Buzdan Bakışlar 70 Toz Tanesi 71 Eski Malfoy

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersliği, bugün her zamankinden daha ağır bir enerjiyle doluydu. Sıralara geçtiğimizde Profesör Lupin, asasını masasına bırakmış, ellerini arkasında kavuşturmuş bir halde pencereden dışarı bakıyordu. Biz içeri girince yavaşça döndü; bakışları doğrudan bana takıldı ve yüzünde o her zamanki yorgun ama bilge gülümsemesi belirdi.
"Bugün," dedi Lupin, sesi tüm sınıfta yankılanarak. "Kitapları açmayacağız. Bugün, tarihin tozlu sayfalarında okuduğumuz efsanelerin, karşımızda kanlı canlı nasıl durduğuna tanıklık edeceğiz."
Sınıfta bir fısıltı koptu. Lupin bana doğru birkaç adım attı. "Bayan Gryffindor... ya da demeliyim ki, Hogwarts'ın Varisi. Okulun dört kurucusunun da mirasını taşıyan birinin, savunma sanatındaki içgüdülerini hepimiz merak ediyoruz. Müsaade ederseniz, küçük bir deneme yapalım mı?"
"Elbette profesör," dedim, ayağa kalkarak. Sınıfın ortasındaki boş alana geçtim. Kalbim hızla çarpıyordu ama bu korkudan değil, içimde uyanmayı bekleyen o dört farklı enerjinin heyecanındandı.
Lupin asasını kaldırdı. "Dikkatinizi toplayın çocuklar. Tarihe tanıklık ediyorsunuz. Hazır mısın Lyra?"
Daha "Evet" dememe fırsat kalmadan Lupin, oldukça güçlü bir Expelliarmus ve ardından hızlı bir Stupefy gönderdi. Reflekslerim o kadar keskinleşmişti ki, asamı bile çekmedim. Elimi sadece havaya kaldırdım.
O an, daha önce kimsenin görmediği bir şey oldu.
Parmak uçlarımdan çıkan enerji, havada sadece bir kalkan oluşturmadı; dört farklı hayvan silueti şeffaf birer duman gibi etrafımda dönmeye başladı. Gelen büyüler o duman bulutuna çarptığı an, bir aslan kükremesi ve bir yılan tıslaması sınıfta yankılandı. Büyüler havada adeta eridi.
Ancak asıl mucize bir sonraki hamledeydi. Lupin, beni zorlamak için daha karmaşık bir dizi büyü gönderdiğinde, ellerimi iki yana açtım. Bir anda etrafımda safir mavisi bir ışık çemberi (Ravenclaw) belirdi, zemin altın rengi bir tozla (Gryffindor) kaplandı, kalkanımın kenarlarından yeşil sarmaşıklar (Slytherin/Hufflepuff karışımı) fırlayarak gelen büyüleri havada yakalayıp toprağa gömdü.
Sınıf buz kesti. Lupin asasını indirdi, gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
"İnanılmaz..." diye mırıldandı Lupin. "Bu... bu sadece bir kalkan değil. Bu, şatonun bizzat kendisinin savunma mekanizması. Lyra, sen az önce dört kurucunun büyü ekollerini tek bir savunma formunda birleştirdin. Bu büyü dünyasında bir ilk."
"Vay canına!" diye bağırdı Ron arkalardan. "Kız resmen şeffaf bir kale inşa etti!"
Draco, her zamanki mağrur duruşuyla ama gözlerindeki o gizleyemediği gururla bana bakıyordu. Harry ise yanındaki Hermione'ye fısıldadı: "Lupin haklı, bu gördüğümüz şey ders kitaplarında bile yok."
Lupin sınıfa döndü. "Gördünüz mü çocuklar? Cesaret (Gryffindor) ve hırs (Slytherin) ancak sadakat (Hufflepuff) ve bilgelik (Ravenclaw) ile birleştiğinde aşılmaz bir duvar olur. Bugünlük dersimiz bu kadar. Bu görüntüyü zihninize kazıyın."
Sırama dönerken ellerimin hala hafifçe titrediğini hissediyordum. Ama bu yorgunluktan değil, o dört gücün içimde ilk kez bu kadar uyumlu bir şekilde dans etmesinden kaynaklanıyordu.

__________________

Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 💖 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🤍