32. bölüm · Kadim Kan

Kuzey Yıldızı' na Veda

Black Night

Bölümler
1 Peron 9 ¾ ve Saklı Miras 2 Safkanların Sessiz Savaşı 3 Büyük Salonda Yankılanan İsim 4 İlk Akşam 5 Altın Işık 6 Zindanlarda Zeka Savaşı 7 Gümüş ve Altın Arasındaki Kıvılcım 8 Beklenmedik Bir Dostluk 9 Kara Göl’ün Kıyısında Ezber Bozanlar 10 Aslanın Pençesi 11 Gölgeler ve Reddediş 12 Gücün Etkisi 13 Asalet, Tebrikler ve Sarsılan Dengeler 14 Vahşi Bir Bağ ve Gümüşün Korkusu 15 Kadim Ruhun Yankısı 16 Gökyüzünde Parlayan Altın 17 Gümüş Maskenin Ardındaki Teşekkür 18 Hogsmade Yolu 19 Küçük Jestler 20 Kuzey ve Güneyin Selamı 21 Aile Mirası 22 Balo Davetleri 23 Yıldızların Altında İki Yabancı 24 İpekler, Sırlar ve Siyah Güller 25 Merdivenlerdeki Efsane 26 Eş Değişimi 27 Küçük Tanışmalar 28 Sesin Gücü 29 Varisin Sihri 30 Alexie' nin Kararı 31 Balo Kritiği 32 Kuzey Yıldızı' na Veda 33 Zindanlarda Kıvılcımlar 34 Kışkırtma 35 Satranç Hamleleri 36 Aslan - Yılan Birleşimi 37 Kanayan Gözler 38 Sınırların Ötesinde Bir Akşam Yemeği 39 Gümüş ve Altın Yansımalar 40 Duvarlardaki Leke 41 Taşların Hafızası ve Kurucuların İradesi 42 Taşların Kalbi ve Mirasın Ağırlığı 43 Heykeller ve İnsanlar 44 Ateş Başında Yıldızlar ve Kahkahalar 45 Gece Yarısı Kokusu 46 Zonko’nun Gazabı ve Köpüklü Bıyıklar 47 Aslan İnindeki Yılanlar 48 Fırtınadan Önceki Kahvaltı 49 Yılanın Soyu ve Gerçek Vâris 50 İki Miras Tek Ruh 51 Gümüş ve Altının Sessizliği 52 Taşların Arasındaki Kadim Fısıltı 53 Sessiz Adalet 54 Düşmana Uzanan Adalet 55 Taşların Kanı, Ruhun Bedeli 56 Mirasın Ağırlığı ve Kırılma Noktası 57 Aslanın Uyanışı 58 Eksik Halka ve Üçlü Fırtına 59 Ravenclaw’ın Zihinsel Labirenti 60 Saf Safir ve Çelikten İrade 61 Dördüncü Parça ve Büyük Denge 62 Camdan Kalpler ve Sırların Külü 63 Dördüncü Mühür ve Kusursuz Denge 64 Ayaklı Hazine Sandığı ve Yeni Ben 65 Taht Krizleri ve "Şato" Meselesi 66 Kadim Savunma ve Dörtlü Kalkan 67 Ormanın Efendisi ve "Örümcek" Mevzusu 68 Kahvaltıdaki Boşluk 69 Altın Snitch ve Buzdan Bakışlar 70 Toz Tanesi 71 Eski Malfoy

Balo gecesinin o büyülü yorgunluğu üzerimizdeyken sabahın ilk ışıklarıyla Büyük Salon’a indik. Kahvaltı sofrası, her zamankinden daha farklı bir enerjiyle doluydu. Dumbledore kürsüye çıkıp Alexei Volkov’un dönem sonuna kadar değişim öğrencisi olarak Hogwarts’ta kalacağını ve Slytherin binasına yerleştiğini resmen açıkladığında, bizim masa neşeyle çalkalandı. Pansy’nin gözlerindeki o zafer parıltısı görülmeye değerdi.
Ancak bu neşe, yaklaşan veda ile biraz buruktu. Viktor’un gemisi kalkmak üzereydi.
Karagöl’ün kıyısına, Durmstrang gemisinin devasa direklerinin yükseldiği yere vardığımızda hava buz gibiydi. Harry, Ron, Hermione, Pansy ve yeni "Slytherinli" Alexei oradaydı. Viktor, her birine o ağırbaşlı tavrıyla veda etti.
Viktor, Alexei’nin omzuna ağır elini koydu. "Buralar sana emanet Alexei. Hogwarts’ın kurallarına uy ama Durmstrang’ın gücünü de unutma," dedi. Ardından Ron’a dönüp gülümsedi. "Quidditch taktiklerini mektupla yollayacağım Ron, sakın antrenmanları aksatma."
Vedalaşmalar bittiğinde, diğerleri nazikçe geri çekilip bizi yalnız bıraktılar. Viktor ile gölün kıyısında, devasa geminin gölgesinde baş başa kaldık. O an, kalbimdeki o ağırlığın gözlerime vurduğunu hissettim.
"Gerçekten gidiyorsun," diye fısıldadım. Sesimdeki titremeyi engelleyememiştim.
Viktor bana yaklaştı. O sert, her zaman dünyaya meydan okuyan bakışları şu an sadece hüzünle doluydu. "Gitmek zorundayım Lyra. Ama bu bir son değil." Ceketinin iç cebinden küçük, kadife bir kutu çıkardı. "Bunu sana vermek istiyorum. Bu, senin için özel olarak hazırlattığım bir şey."
Kutuyu açtığımda içinde, koyu mor, neredeyse gece yarısı gökyüzünü andıran ametist taşlı, gümüş bir yüzük duruyordu. Taşın içinde sanki küçük bir şimşek çakıyor gibiydi.
"Bu yüzük..." dedi Viktor, yüzüğü parmağıma takarken. "Sadece bir takı değil. Ne zaman kendini yalnız hissedersen, ne zaman bana ulaşman gerekirse taşa dokunman yeterli. Kendi asanı kullanır gibi niyetini ona fısılda; sesin kuzey rüzgarlarıyla bana ulaşacaktır. Nerede olursam olayım, seni duyacağım."
Gözlerimden bir damla yaş, iradem dışında süzülüp yanağımdan aşağı indi. Viktor, o kaba ama inanılmaz derecede nazik parmaklarıyla yaşı usulca sildi.
"Ağlama, benim Kuzey Yıldızım," dedi sesi boğuklaşarak. "Yıldızlar ağlamaz, onlar sadece parlar. Sen benim yolumu aydınlattın Lyra. Bu karanlık dünyada senin gibi bir ruhla tanışmak, kazandığım tüm şampiyonluklardan daha değerli."
"Seni özleyeceğim Viktor," dedim, ona sıkıca sarılarak.
Tam o sırada, gemiye giden köprünün üzerinde duran bir gölge fark ettim. Draco. Uzaktan bizi izliyordu. Viktor’un yüzüğü parmağıma takışını, yanağımdaki yaşı silişini ve o samimi vedamızı her zerresiyle görüyordu. Yüzündeki ifade, kıskançlıktan öte bir yıkımdı. Sanki o an, sahip olamadığı o cesaretin ve dürüstlüğün canlı bir kanıtını izliyordu.
Viktor son bir kez alnımdan öptü ve arkasına bakmadan gemiye doğru yürüdü. Gemi yavaşça suların altına gömülürken, parmağımdaki mor taşın hafifçe ısındığını hissettim.
Pansy yanıma gelip koluma girdi. "Harika bir adamdı Lyra," diye fısıldadı.
"Evet," dedim, geminin kaybolduğu sulara bakarak. "Gerçekten öyleydi."
Artık Viktor gitmişti ama arkasında sadece bir yüzük değil, kendime olan güvenimi ve binalar ötesi bir dostluğun gücünü bırakmıştı. Şimdi Hogwarts’ta yeni bir dönem başlıyordu ve parmağımdaki o ametist ışığıyla, her şeye hazırdım.
______________

Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 🩵