58. bölüm · Kadim Kan

Eksik Halka ve Üçlü Fırtına

Black Night

Bölümler
1 Peron 9 ¾ ve Saklı Miras 2 Safkanların Sessiz Savaşı 3 Büyük Salonda Yankılanan İsim 4 İlk Akşam 5 Altın Işık 6 Zindanlarda Zeka Savaşı 7 Gümüş ve Altın Arasındaki Kıvılcım 8 Beklenmedik Bir Dostluk 9 Kara Göl’ün Kıyısında Ezber Bozanlar 10 Aslanın Pençesi 11 Gölgeler ve Reddediş 12 Gücün Etkisi 13 Asalet, Tebrikler ve Sarsılan Dengeler 14 Vahşi Bir Bağ ve Gümüşün Korkusu 15 Kadim Ruhun Yankısı 16 Gökyüzünde Parlayan Altın 17 Gümüş Maskenin Ardındaki Teşekkür 18 Hogsmade Yolu 19 Küçük Jestler 20 Kuzey ve Güneyin Selamı 21 Aile Mirası 22 Balo Davetleri 23 Yıldızların Altında İki Yabancı 24 İpekler, Sırlar ve Siyah Güller 25 Merdivenlerdeki Efsane 26 Eş Değişimi 27 Küçük Tanışmalar 28 Sesin Gücü 29 Varisin Sihri 30 Alexie' nin Kararı 31 Balo Kritiği 32 Kuzey Yıldızı' na Veda 33 Zindanlarda Kıvılcımlar 34 Kışkırtma 35 Satranç Hamleleri 36 Aslan - Yılan Birleşimi 37 Kanayan Gözler 38 Sınırların Ötesinde Bir Akşam Yemeği 39 Gümüş ve Altın Yansımalar 40 Duvarlardaki Leke 41 Taşların Hafızası ve Kurucuların İradesi 42 Taşların Kalbi ve Mirasın Ağırlığı 43 Heykeller ve İnsanlar 44 Ateş Başında Yıldızlar ve Kahkahalar 45 Gece Yarısı Kokusu 46 Zonko’nun Gazabı ve Köpüklü Bıyıklar 47 Aslan İnindeki Yılanlar 48 Fırtınadan Önceki Kahvaltı 49 Yılanın Soyu ve Gerçek Vâris 50 İki Miras Tek Ruh 51 Gümüş ve Altının Sessizliği 52 Taşların Arasındaki Kadim Fısıltı 53 Sessiz Adalet 54 Düşmana Uzanan Adalet 55 Taşların Kanı, Ruhun Bedeli 56 Mirasın Ağırlığı ve Kırılma Noktası 57 Aslanın Uyanışı 58 Eksik Halka ve Üçlü Fırtına 59 Ravenclaw’ın Zihinsel Labirenti 60 Saf Safir ve Çelikten İrade 61 Dördüncü Parça ve Büyük Denge 62 Camdan Kalpler ve Sırların Külü 63 Dördüncü Mühür ve Kusursuz Denge 64 Ayaklı Hazine Sandığı ve Yeni Ben 65 Taht Krizleri ve "Şato" Meselesi 66 Kadim Savunma ve Dörtlü Kalkan 67 Ormanın Efendisi ve "Örümcek" Mevzusu 68 Kahvaltıdaki Boşluk 69 Altın Snitch ve Buzdan Bakışlar 70 Toz Tanesi 71 Eski Malfoy 72 Greengrass Laneti

İhtiyaç Odası'ndaki hava, az önce serbest bıraktığım aslanın altın tozlarıyla hala ağır ve sıcaktı. Harry ve Draco, kafeslerinden kurtulmuş, üzerlerindeki şoku atmaya çalışıyorlardı.
"Tamam Lyra, bu kadarı yeterli," dedi Harry, asasını cübbesinin içine yerleştirirken. "Godric’in gücü bile odayı titretmeye yetti. Diğerlerini başka bir gün denersin, bugünlük bu kadar yüklenme."
Hermione yanıma gelip elimi tuttu. "Harry haklı Lyra. Fiziksel olarak çok iyisin ama ruhun bu kadar kadim enerjiyi aynı anda taşımaya hazır olmayabilir. Dinlenmelisin."
Başımı iki yana salladım. Kehribar gözlerimdeki o hafif parıltı henüz sönmemişti. "Hayır," dedim, sesimdeki kararlılık hepsini susturdu. "Yıllarca Godric’in gücüyle yaşamayı, onu aslan gibi evcilleştirmeyi öğrendim. O benim bir parçam, beni yormuyor. Ama Salazar ve Helga... Onlar içimde yabancı birer rüzgar gibi esiyorlar. Eğer şimdi onları birleştirmezsem, gece uyurken beni içeriden parçalayacaklar."
"Lyra, yapma," dedi Draco, yanıma gelip ellerimi tutarak. "Güzelim, az önce gördüklerin yeterince büyüleyiciydi. Kendini yakmana izin veremem."
"Lütfen Draco... Sadece yanımda durun," dedim ve ellerimi yavaşça ondan çektim.
Odanın merkezine geçtim. Gözlerimi kapattım ve önce boynumdaki kolyeyi hissettim. Göğsümden altın rengi bir ışık sızdı; devasa bir aslan silueti salonun sağ tarafında kükreyerek belirdi. Ardından bileğimdeki gümüş yılana odaklandım. Buz gibi bir enerji kolumdan akıp yere indi; gümüşten, sinsi ve heybetli bir yılan aslanın karşısında kıvrılarak yükseldi. Son olarak, parmağımdaki altın yüzüğe, Helga’nın şefkatine tutundum. Toprak kokulu, sıcak bir ışık sol tarafımdan fışkırdı ve sabırlı, güçlü bir porsuk silueti diğer ikisinin yanında yerini aldı.
"Aman Tanrım," diye fısıldadı Pansy, Alexei’nin koluna tutunarak. "Şu manzaraya bakın... Üç kurucu aynı odada."
"Geri çekilin!" diye bağırdı Alexei, herkesi odanın en uzak köşesine iterken.
Üç hayvan silueti de kendi doğasına göre hareket ediyordu. Aslan kükrüyor, yılan tıslıyor, porsuk ise toprağı eşeliyordu. Ama aralarında korkunç bir uyumsuzluk vardı. Işıklar birbirine çarptığında İhtiyaç Odası'nın duvarlarından taşlar dökülmeye başladı. Yerçekimi bir anlığına yok oldu, masalar havaya kalktı.
"Lyra, dur! Kontrolü kaybediyorsun!" diye bağırdı Ron, bir sütunun arkasına saklanarak.
İçimde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Bir dengeleyici, bir köprü... Üçü de birbirine hükmetmeye çalışıyordu. Aslanın saldırganlığı, yılanın kibri ve porsuğun inadı arasında eziliyordum. Ama pes etmedim. Zihnimi bir süzgeç gibi kullandım; onların sadece güç değil, Hogwarts’ın kendisi olduğunu düşündüm.
"BİRLEŞİN!" diye haykırdım.
O an, odanın tam ortasında üç enerji birbirine dolanmaya başladı. Yeşil, altın ve sarı ışıklar bir sarmal oluşturdu. O kadar yüksek bir frekansta büyü yayıldı ki, camlar patladı. Ama sonunda... o devasa fırtına dindi. Üç hayvan silueti tek bir ışık küresine dönüştü ve bedenime geri döndü.
Oda sessizliğe gömüldüğünde dizlerimin bağı çözüldü. İlk defa bu kadar büyük bir büyü kullanmak, sanki tüm kanımı damarlarımdan çekmişti.
"Yaptı..." dedi Hermione hayretle. "Kusursuz bir şekilde birleştirdi."
"Ama bir şey eksikti," diye mırıldandı Harry, yanıma doğru koşarken. "O uyumun içinde sanki boş kalan bir yer vardı."
Görüşüm kararmaya başladı. Yere düşmeden önce Draco’nun kollarını etrafımda hissettim.
"Lyra! Gözlerini aç!" Draco’nun sesi çok uzaktan, suyun altından geliyormuş gibi yankılanıyordu.
"Bitti... yapabildim..." diye fısıldayabildim sadece.
"Dayan güzelim, buradayız," diyen Draco’nun hıçkırıklı nefesini duydum. Pansy’nin "Hemen bir iksir getirin!" diyen telaşlı sesini, Ron’un "O iyi olacak mı?" diyen korku dolu sorusunu ve Alexei’nin sakinleştirmeye çalışan mırıltılarını duyarken kendimi karanlığın kollarına bıraktım.
Hepsini hissetmiştim. Ama Harry haklıydı; o muazzam gücün tam kalbinde, henüz tanımlayamadığım bir boşluk vardı. Dördüncü bir sesin, dördüncü bir rengin eksikliği...

________________

Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 🥰 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🩶