61. bölüm · Kadim Kan
Dördüncü Parça ve Büyük Denge
Labirentin son kapısı açıldığında, kendimi kütüphanede değil, boşlukta asılı duran devasa, mekanik bir kürenin önünde buldum. Bu, Hogwarts’ın "Canlı Kalbi" idi. Kürenin üzerinde dört büyük boşluk vardı; üçü zaten parlıyordu ama dördüncü boşluk karanlıktı.
Rowena Ravenclaw, mavinin en soğuk tonuyla kürenin üzerinde belirdi. "Üç gücü birleştirdiğinde bedenin buna dayanamadı Lyra Gryffindor," dedi sesi zihnimde yankılanarak. "Çünkü dengeleyici bir ruhun yoktu. Şimdi bu mekanizmayı zihninde çözmek zorundasın. Eğer dördüncü mührü—Ravenclaw’ın bilgeliğini—diğer üçüyle harmanlayamazsan, zihnin bu kütüphanenin tozlu raflarında sonsuza dek hapsolacak."
Gerçek Dünyada - Revir ve Tüm Şato
Hogwarts’ın her köşesinde, koridorlardaki tablolarda ve Büyük Salon’da bu an yansıyordu. Herkes Lyra’nın zihnindeki o devasa mekanizmayı izliyordu. Üç farklı renkteki enerji akımı Lyra’nın etrafında dönüyor ama birbirini parçalamaya çalışıyordu.
"Nefes almıyor!" diye bağırdı Pansy, Lyra’nın revirdeki bedenine bakarak. "Madam Pomfrey, bir şey yapın!"
"Yapamam," dedi Pomfrey, elleri titreyerek. "Zihni şu an devasa bir enerji yükü altında. Dışarıdan yapılacak her müdahale onu öldürür."
Draco, Lyra’nın eline öyle sıkı sarılmıştı ki parmak eklemleri bembeyazdı. "Hadi güzelim," diye fısıldadı, sesi tüm şatoda yankılanıyormuş gibi hissetti herkes. "Üçünü yaptın, dördüncüyü de yapabilirsin. Bizi bırakma. Beni bırakma."
Hermione, ekrana bakarken bir şeyi fark etti. "Bakın! Altın, yeşil ve sarı ışıklar birbirine çarpıyor. Denge yok. Rowena ona bilgelik parçasını yerleştirmesi için yer açmasını söylüyor ama Lyra çok zorlanıyor!"
Lyra’nın Zihninde
Acı... Bu, fiziksel bir acıdan çok daha kötüydü. Sanki ruhum dört farklı yöne çekiliyordu. Altın aslan kükreyerek yılanı boğmaya çalışıyor, porsuk ise bu karmaşanın altında eziliyordu. Rowena’nın mekanizması dönmeye başladı.
"Bilmecen nerede Rowena?" diye haykırdım, burnumdan zihinsel bir kanın süzüldüğünü hissederek.
"Bilmece sensin Lyra," dedi Rowena. "Üç güç bir savaştır, dördüncü güç ise o savaşı bitiren anlayıştır. Bilgeliği nereye koyacaksın?"
O an anladım. Bilgelik bir silah değildi; o bir kapıydı. Zihnimde şatonun haritasını canlandırdım. Her bir binanın felsefesini tek tek çağırdım. Aslanın cesaretini, yılanın hırsını ve porsuğun sadakatini birer enerji topu gibi ellerimde topladım. Sonra dördüncü parçayı—öğrenme aşkını ve tarafsız mantığı—ortaya koydum.
Zihnimde şatoyu dört parçaya böldüm. Her bir gücü kendi odasına, kendi dengesine yerleştirdim. Mekanizmanın dişlileri birbirine geçti. Altın, yeşil ve sarı ışıkların arasına safir mavisi bir akım sızdı. Mavinin girdiği her yer sakinleşti, her yer duruldu.
Mekanizma son bir devir yaptı ve "KLİK" sesiyle kilitlendi.
Rowena Ravenclaw’ın gözlerinde ilk kez bir hayranlık belirdi. "Gördün," dedi. "Hogwarts sadece dört bina değil; o, dört farklı ruhun tek bir bedende nefes almasıdır. Sen o beden oldun."
Her şey bir anda beyaz bir ışığa gömüldü.
Gerçek Dünyada
Revirdeki büyü izleme perdeleri bir anda söndü. Büyük Salon’daki görüntüler kayboldu. Birkaç saniyelik o korkunç sessizlikten sonra Lyra, derin ve sarsıcı bir nefes alarak gözlerini açtı.
Kehribar gözleri bir anlığına masmavi parladı, sonra eski rengine döndü.
"Uyandı!" diye bağırdı Ron.
Draco onu hemen göğsüne bastırdı, hıçkırıkları Lyra’nın saçları arasında kayboluyordu. Harry, Hermione, Pansy, Alexei... Hepsi yatağın etrafına doluşmuşlardı. Hepsi ağlıyor, gülüyor ve Lyra’nın hala orada olduğuna inanmaya çalışıyorlardı.
Lyra, etrafındaki bu perişan ama mutlu kalabalığa baktı. Boğazı kurumuştu, tek bir kelime bile edemiyordu. Rowena'nın takısı yada mühürlü bir sembolü henüz yoktu ama Lyra'nın bakışlarındaki o derin , kadim bilgelik her şeyi anlatıyordu.
Hogwarts kurtulmuştu. Varis tamamlanmıştı.
________________
Yeni bölüm sizlerle umarım beğenirsiniz 💓 Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum 🖤
