11. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Verdişan Kamer Şah

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: 11. Bölüm

Çocuklara yemek hazırlamak için mutfağa inerken ikonlarla süslü duvarlardan ve aile çerçeveleriyle dolu olan bir koridordan geçtim. Malikaneye ilk geldiğim gün salonda sadece Meryem Ana ve İsa Mesih’in ikonlarını değil, ülke lideri Leonid İlyiç Brejnev’in de bir tablosunu gördüm; hatta o tablo, salonun en güzel yerinde bulunan şöminenin tam üzerinde yer alıyordu. Bir taraftan kahya kadın Bayan Galina'nın tüm malikânede yaktığı tütsülerin kokusu, diğer yandan da beni rahatsız edici gözlerle süzen mutfak çalışanlarından içime bir sıkıntı girmişti.
Ama Tanrıya şükür ki Bayan Galina, onları ben geldikten sonra ev sahibi Bay ve Bayan Vorontsov eve dönünceye kadar izne çıkardı. Çocuklara yemeği Bayan Galina’nın kontrolünde yapıyordum. Bayan Galina'ya da kendime yaptığım yemekten yapar, kapısına kadar götürürdüm. Amacım onun odasını merak ettiğimdendir lakin nafile; yemek tepsisini kapıda bırakıp gitmemi söylerdi. Benim de hevesim böylece kursağımda kalırdı.
Uzun bir aradan sonra içimdeki ses seslendi: “Bu merakın küçük bir çocuğun merakından farksızdır; artık şu merakını bir tarafa bırakıp da yetişkin olmayı dener misin!”
Ama bu hiç umurumda değildi. Elimden geldiğince içimdeki şeytanı susturuyorum ama her defasında içimden seslenerek beni delirtiyordu.
Bunları düşüne düşüne gittiğim, duvarları soluk sarı fayans döşeli, zemini beyaz desenli linolyum, tavanı kabarmış beyaz boyalı mutfağa girdim. Dolapları Sovyet stili düz ve sade hatlıydı. Çocuklar için patates püresi yapmak için süt, patates, tereyağı ve tuzu tek tek arayıp tezgahın üzerine bıraktım. Uzun saçlarımı da bana zorluk çıkardığı için bağladım. Mutfağın köşesinde, içinde şeker, un, makarna ve konserve gibi ürünleri barındıran büyük, iki kapaklı ahşap kiler bulunuyordu. Patateslerin nerede olduğunu bulmak için eğilip alt dolapları aramaya başladım. Lakin, bir an bana seslenen kalın bir sesle yerimden sıçradım.
— Bayan, kimsiniz, ne yapıyorsunuz burada?
Başımı çevirip baktığımda, uzun boylu, geniş omuzlu, iri yarı bir adamın bakışlarıyla karşılaştım. Adamın yüzü kemikli ve sertti. Gözleri donuk maviyi andıran bir tondaydı. Kısa kesilmiş, asker tıraşını andıran nizamlı bir saç modeli vardı. Yüzünün sol tarafındaki yara izi de çok belirgindi. Üzerindeki kıyafetler bir gömlek ve pantolondan ibaretti. Yoksa bu ev sahibi Bay Vorontsov muydu? Ama ev sahiplerinin üç gün sonra gelmeleri gerekmez miydi? Bana öyle söylendi. Ayağa kalkıp iki elimi önümde birleştirerek:
— Ben… Ben İrina, İrina İvanovna Goronova. Çocuklarınızın yeni bakıcısıyım efendim. Onlara kahvaltı için yemek hazırlıyordum, dedim.
Adam susup beni hem dinledi hem de süzdü. Hiç konuşmadan sadece boğazından çıkardığı “Hımm” sesi ile söylediklerimi anladığını onayladı. Ne kadar soğuk ve sert birine benziyordu. Bana sanki karşı cephede savaşacak olan düşmanına bakar gibi bakıyordu. Sonunda iç çekerek:
— İsterseniz size de çavdar ekmeği ve yanına da çay hazırlayayım, ister misiniz? diyerek bir anlık korkulu heyecanımla adamın sözünü kestim.
Adam çatık kaşlarını yumuşattı.
— Pekâlâ, tamam; dediğin gibi yap.
Sonra da hiçbir şey demeden gidip köşedeki küçük yemek masasına oturdu. Ben de hemen yemeği yapmaya koyuldum. Yaparken de adama:
— Efendim, sizin üç gün sonra geleceğinizi söylemişlerdi, peki eşiniz nerede?
İç çektiğini duyunca sustum.
— Bir yanlışı düzelteyim, ben Bay Vorontsov değil, onun sağ kolu ve uşağı Yegor Dmitriyevich Samarin. Buraya erkenden evi kontrol etmek ve her şeyin yolunda olup olmadığını görmek için gönderildim. Kendileri ve eşleri Elena ile dediğiniz gibi üç gün sonra dönecektirler. Biraz önce tam bunu izah edecekken lafımı böldünüz, dedi ve bunu sert bir tonda söylemişti.
Bir anlık şaşkınlıkla arkamı dönüp ona baktım. Oturduğu masadaki bardağa su doldurup içti.
— Anladım, dedim. “Peki efendim, ama neden Bayan Elena benden önceki bakıcıyı kovdu?”
Adam bunu duyduktan sonra durup bana sertçe baktı ve:
— Bundan size ne? dedi.
Adamın dediği beni utandırmıştı. Neredeyse utançtan bir domates kadar kıpkırmızı kesilmiştim. Böyle durumlarda içimdeki şeytan durur mu? Hemen harekete geçerek: “Al işte kendini rezil ettin! Çok gevezeliğin ve merakın yüzünden adam kesin seninle içten içe alay ediyordur. Aptalsın sen, aptal!”
Uşak tekrar konuştu:
— Bay Aleksandr beni kendilerinden önce eve dönmemi, çocukların durumuna bakmam için gönderdi. Onlar dönene kadar burada kalacağım. Sizden ricam, Bay Aleksandr ve eşi Bayan Elena eve döndükten sonra bana sorduğunuz soruları onlara sormaktan sakının. Bilmenizi isterim ki, daha önceki bakıcı merakının kurbanı olmuştu. Ailenin özel meseleleri kimseyi ilgilendirmez.
Sonra susup iç çekti.
— Bayan Galina’ya bu kadar küçük ve acemi birine çocukların sorumluluğunu vermesinin nedenini öğrenmek istiyorum doğrusu, dedi.
Söyledikleri o kadar kalbimi kırmıştı ki, önüme dönüp hiçbir şey demeden yemeği yapmaya devam ettim. Bir an ne yapacağımı unuttum ve bu gibi durumlarda en nefret ettiğim sakarlığım da geri durmaz; çatal ve bıçaklara elimi değdirdiğimde bile düşürüyor, eğilip almaya çalıştıkça da tekrar elimden düşüyorlardı. Arkamı dönüp de bu adamın yüzüne bakmak dahi istemedim. Canı cehenneme!
Onun kalkıp mutfaktan çıktığını duydum. Muhtemelen Bayan Galina'nın yanına gitti. İyi ki de gitti, en azından o asık suratını görmek ve iğneleyici sözlerine maruz kalmak zorunda kalmadım. Bir insan nasıl oluyor da bu kadar kırıcı olabilir hiç anlamıyorum. Çelikten değil ki kalbim dayansın, ben de bir et ve kemikten ibaretim. Evet, merakıma yenik düşerek bir hata yaptım ve bunu kabulleniyorum, ama yumuşak bir dille bunu dile getiremez miydi?
Şimdi işten erkenden ayrılacağımı anladım ve kerdere kapıldım. Zar zor hazırlayabildiğim patates püresini ve sözüm ona uşağa hazırladığım çavdar ekmeklerini büyük bir tepsiyerek koyup çocukların odasına çıktım. Uşakla koridorda tekrar rastlamamak için içten içe Tanrı'ya yalvardım: “Tanrım, lütfen o adam karşıma çıkmasın, lütfen lütfen!”
Neyse ki duam kabul oldu, ikonlarla süslü koridorlardan geçerken hiç kimseye rastlamadım ve çocukların odasına başarıyla girebildim. Ama bilin bakalım kader bana ne gösterdi? Bana çocuklarla beraber odada oturmuş olan Bayan Galina'yı, ve kucağında da Anastasia ve Andrei’yi oturtmuş olan o ukala uşağı gösterdi.
İçeri girdiğimde bakıştık. Hiçbir şey demeden beni izlediler. İçime nedenini bilmediğim bir tiksinti girdi. Hani olur ya; mermer taşlarına sürtünen demir gıcırtılarının içimizde oluşturduğu o kötü his gibi; işte tam da buna benzer bir histi. Bayan Galina ve diğerleri hâlâ beni süzmeye, birbirimize bakmaya devam ediyorduk. Doğruyu söylemek gerekirse, işten kovulmak istemiyordum; çünkü maddi durumum ortada. Annem işe girdiğim zaman çok sevinmişti. Onu hayal kırıklığına uğratmak istemiyordum. Ayrıca Alman ev sahibemiz Bayan Margarita, iki hafta sonra evin kirasını annemden isteyecektir. Eğer işten ayrılırsam iş bulmak zor olacaktır, hele ki kira günü yaklaşmışsa.
İçeridekilerle olan bakışmaya daha fazla tahammülüm kalmamıştı fakat gözüm bir anlığına arkalarında bulunan ve aynı zamanda hep kaçtığım şeye… aynaya kaydı. Çünkü aynalarda ve yansıma yapan tüm nesnelerde babamı gördüğümden aynalardaki işimi hep kısa tutardım. Bundan dolayıdır ki, onlardan çok korkarım.
Aynaya bakıp gergin yüzümü, sonra da uşağın bir saat evvel söyledikleri yüzünden ağlayarak şişen göz altlarımı istemsizce, sanki hipnoz olmuşçasına izledim. Lakin aynada bir şey fark ettim; yüzüm yavaşça sırıttı sanki. Evet evet, sırıttı! Halbuki sırıtmıyordum ama aynadaki yüzüm şeytanca sırıtıyordu; nefesim hızlandı, elimdeki tepsi kayıp düştü ve çığlık attım. Zira o aynada gördüğüm kişi, içimdeki susmayan şeytandan başkası değildi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

94okunma 39beğeni 5yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18