DENİZ'İN RÜZGARI kitap kapağı

9. bölüm / 36

DENİZ'İN RÜZGARI

9. Bölüm 𑁍

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: 9. Bölüm 𑁍

Kampüs kapısına geldiklerinde Gül, Lale'ye sarıldı.

"Yarın kafede görüşürüz."

Lale gülümseyerek başını salladı.

"Görüşürüz."

İkisi farklı yönlere doğru yürümeye başladı.

Lale otobüse binip cam kenarındaki boş koltuğa oturdu. Başını cama yasladı.

Bugün düşündüğünden çok daha yorucu geçmişti.

Yeni okul...

Yeni sınıf...

Gül...

Sena...

Karan...

Ve tabii ki Deniz...

Derin bir nefes verdi.

"Daha ilk günden başıma gelmeyen kalmadı." diye mırıldandı.

Yaklaşık yarım saat sonra otobüs sitenin önünde durdu.

Lale ağır adımlarla eve doğru yürüdü.

Kapıyı açtığında içerisi sessizdi.

"Kimse yok galiba..."

Ayakkabılarını çıkarıp doğruca mutfağa geçti. Kendine soğuk bir limonata hazırladıktan sonra salona geçti ve koltuğa uzandı.

Tam o sırada telefonu titredi.

Ekranda yeni bir mesaj vardı.

Onur Bey:
"Yarın saat 10:00 da kafede olursan yeterli. İlk günün olduğu için seni Gül'e emanet edeceğim, hem tanışır kaynaşırsınız. O sana kasayı ve düzeni öğretir. Geç kalma Lale ☺️"

Lale mesajı okuyunca gülümsedi.

Lale:
"Tamamdır Onur bey, saatimde kafede olurum 🫡"

Onur bey mesajınıza kalp ifadesini bıraktı

Telefonunu masaya bıraktığı anda dış kapının açılma sesi duyuldu.

Deniz gelmişti.

Elinde spor çantası vardı. Saçları duştan yeni çıkmış gibi hafif nemliydi.

İçeri girer girmez salondaki Lale'yi gördü.

İkisi de birkaç saniye birbirine baktı.

Sessizlik...

Sonunda Deniz derin bir nefes verdi.

"Bugün..."

Lale kaşını kaldırdı.

"Ne var?"

Deniz çantasını yere bıraktı.

"Bir daha Sena'yla kavga etmeyeceksin."

Lale alaycı bir şekilde güldü.

"O da bana bulaşmayacak."

"Bu uyarımı ciddiye al Lale."

"Önce sen sevgiline söyle."

Deniz çenesini sıktı.

"Lale..."

"Ne?"

"Eğer yine kavga edersen, okuldan atılmayı da istemezsin bence!"

Lale omuz silkti.

"O zaman Sena bana bulaşmasın."

Deniz birkaç saniye ona baktı.

Sonra hiçbir şey söylemeden odasına doğru yürüdü.

Kapıyı kapatırken kendi kendine mırıldandı.

"Başıma bela oldu..."

Lale bunu duyunca koltuğa yaslandı.

"Duydum."

Deniz'in odasından sadece kısa bir cevap geldi.

"Zaten duy diye söyledim."

Lale gözlerini devirdi.

"Ne çekiyorum ben şu mağara adamından..."

Deniz odasından geri çıktı ve banyoya girerken. "Lavaboya gidiyorum gelicek misin?" Diye sordu.

"Anlamadım?" Dedi Lale garip bir surat ifadesi ile,

"Bir orda eksiksin dedim! Oraya da gel tam olsun dedim!" Dedi ve deniz lavaboya girdi.

Sonra da geri odasına girdi.

"Salak!" Dedi Lale sinirle.

Ev yeniden sessizliğe bürünürken ikisi de odalarına çekildi.

Ama ikisinin de aklında aynı düşünce vardı.

Bu daha sadece ilk gündü.

✿

Lale'nin anlatımı ile

Şu an beynimde susmak bilmeyen bütün sesleri susturmanın tek bir yolu vardı.

Karnımı doyurmak.

Doğruca mutfağa gidip dolabı açtım. Rafları tek tek incelerken kendi kendime söylenmeye başladım.

"Krema almışım... Makarna da var..." dedim heyecanla.

Bir anda gözlerim büyüdü.

"Tavuk! Tavuk var mı?"

Panikle buzluğun kapağını açtım.

Bir saniye...

İki saniye...

Sonra poşetin içindeki tavuk göğsü gözüme çarptı.

"Yaşasın!"

Resmen küçük bir çocuk gibi sevindim.

Bugün kendime ziyafet çekecektim.

Telefonumu tezgâha bırakıp kulaklığımı taktım. En sevdiğim çalma listesini açtım ve sesi sonuna kadar yükselttim.

Tavukları doğramaya başladığım sırada favori şarkılarımdan biri çalmaya başladı.

"If you're done with your ex, move on to the next..."

Daha ilk sözlerinde ritme kapılmıştım bile.

Bir elimde tavuk, diğer elimde bıçak vardı ama bu, dans etmeme engel değildi.

Kalçam bir sağa, bir sola gidiyor; omuzlarım ritme ayak uyduruyor, saçlarım her dönüşümde havada savruluyordu.

Artık tamamen şarkının içindeydim.

Hatta...

Arada bir iki saniyelik twerk bile yapmış olabilirim.

Kimse görmüyor sonuçta.

Deniz salağı odasında.

Bir tur daha kendi etrafımda döndüm.

Tam o sırada gözüm buzdolabının önünde kaldı.

Donup kaldım.

Dolabın kapağını açmış, elindeki şişeden su içen Deniz bana öylece bakıyordu.

Yüzündeki ifade tarif edilemezdi.

Şaşkınlık...

Anlam verememe...

Ve biraz da "Ben az önce ne izledim?" bakışı...

Ya da "Allahım beni kör et..." Bakışı

Tam olarak hangi dakikada yerin dibine girebiliyoruz?
Acil bilgi.
Çünkü şu an gerçekten ihtiyacım var.

Boğazımı temizleyip yutkundum.

Hiçbir şey olmamış gibi yavaşça kesme tahtasının önüne geçtim.

Bıçağı elime aldım.

Ve büyük bir ciddiyetle tavukları doğramaya devam ettim.

Sanki az önce mutfağın ortasında konser verip dans eden kişi ben değilmişim gibi...

Mutfakta öyle bir sessizlik olmuştu ki tavukları doğrarken bıçağın kesme tahtasına her vuruşu yankılanıyordu.

Tık... Tık... Tık...

Ben büyük bir ciddiyetle önüme bakıyor, az önce yaşananların hiçbiri olmamış gibi davranıyordum.

Belki işe yarardı.

Yaramadı.

Deniz, elindeki su şişesinden son yudumu da içti.

Şişenin kapağını kapatırken gözlerini hâlâ benden ayırmıyordu.

"Bitti mi konser?" diye sordu sonunda.

Gözlerimi bile kaldırmadan cevap verdim.

"Ne konseri?"

"Az önce mutfağa ya da cinlerine verdiğin."

Derin bir nefes aldım.

"Ben sadece yemek yapıyordum."

Deniz başını iki yana salladı.

"Yok." dedi gayet ciddi bir sesle. "Sen yemek falan yapmıyordun. Başka birşeydi bu."

İlk kez başımı kaldırıp ona baktım. Utançtan şu an kendimi tencerenin içine atabilirdim.

Deniz mutfak tezgâhına yaslandı.

"Bir de..." dedi.

Kaşımı kaldırdım.

"Ne?"

"Az önce yaptığın hareketin adı neydi?"

"Hangi hareket?"

"Hani..."

Eliyle belini komik bir şekilde sağa sola oynattı.

"...şöyle yaptığın."

Gözlerim fal taşı gibi açıldı.

"Yapmadım öyle bir şey!"

"Yaptın."

"Yapmadım."

"Gayet de yaptın."

"Kanıtla."

Deniz kahkaha atar gibi oldu ama kendini zor tuttu.

"Keşke videoya çekseydim."

"ÇEKSEYDİN ÖLDÜRÜRDÜM SENİ!"

Deniz sonunda zorbalayıcı bir kahkaha patlattı.

İlk defa...

Gerçekten kahkaha atıyordu.

Ben ise utançtan kıpkırmızı olmuştum.

"Çok komik." dedim somurtarak.

"Evet." dedi gülmesini durdurmaya çalışırken. "Bir insanın elinde tavukla dans etmesini ilk defa gördüm."

Kollarımı göğsümde birleştirdim.

"çık mutfaktan."

Deniz hâlâ gülümsüyordu.

"Aslında..." dedi.

"Şarkı güzeldi."

Şaşkınlıkla yüzüne baktım.

"Beğendin mi?"

"Şarkıyı beğendim."

Bir saniye durdu.

"Dansını değil."

Yerdeki ilk terliği elime alıp ona doğru fırlattım.

Deniz refleksle eğildi.

Terlik arkasındaki duvara çarpıp yere düştü.

"Oğlum sen manyak mısın?" diye güldü.

"Çık mutfaktan!" Dedim sinirle.

Deniz iki elini havaya kaldırdı.

"Tamam, tamam... Gidiyorum."

Odasına doğru yürürken arkasını dönmeden seslendi.

"Bu arada..."

"Ne var?"

"Bir dahaki sefere twerk kısmını biraz daha çalış."

Ve bana bakıp kahkaha attı.

Sinirlerim o kadar bozulmuştu ki bende dayanamayıp güldüm.

Ve geri telefonunu almaya geldi masanın üzerinden.

"Bakma bana!" Dedim Sinirle. Çünkü yüzünde alay edici bir ifade vardı.

Deniz, kendini tutamayınca yine o zorbalayıcı kahkahasını attı.

Omuzları bile gülmekten sarsılıyordu.

Ben ise sonunda sabrımı kaybettim.

Elimdeki bıçağı kavrayıp ona döndüm.

"Seni var ya öldürürüm Deniz! Sus artık ve defol odana!" dedim dişlerimi sıkarak.

Deniz kahkahasının arasından güçlükle konuşabildi.

"Sen kimin evinden kimi kovuyorsun, twerkçi kız?"

Gözlerimi sonuna kadar açtım.

"Bir daha bana öyle de—"

Tam cevap verecekken dış kapının açılma sesi duyuldu.

İkimiz de aynı anda kapıya döndük.

İçeri giren kişi Sena'ydı.

Bizi mutfakta gülüşürken görünce yüzündeki ifade bir anda değişti. Az önceki neşesinden eser kalmamıştı.

Onu görünce benim de bütün keyfim kaçtı.

İçimden derin bir "Of..." çektim.

Deniz hemen ona döndü.

"Aşkım?" dedi şaşkınlıkla.

Sena çantasını sertçe koltuğun üzerine bıraktı.

"Hani bana haber verecektin?" dedi Deniz alıngan bir sesle.

"Mesaj attım. Ama galiba sen çok meşguldün de bakamadın."

Deniz kaşlarını çatıp telefonunu cebinden çıkardı.

Ekrana bakınca gerçekten de on dakika önce Sena'nın mesaj attığını gördü.

Başını kaşıdı.

"Aşkım, kusura bakma." dedi mahcup bir ifadeyle. "Telefon sessizdeydi."

Sena cevap vermedi.

Sadece somurtarak koltuğa oturdu.

Ben ise ikisini tamamen görmezden geldim.

Arkamı dönüp makarnamı karıştırmaya devam ettim.

Birkaç dakika sonra Deniz dolabı açtı.

Kendi rafından meyveleri çıkarıp tek tek doğradı.

Özenle bir meyve tabağı hazırlayıp Sena'nın önüne koydu.

Vay be...

Kendine bir bardak su doldurmaya üşenen, şişeden içen Deniz Bey, sevgilisine meyve tabağı hazırlıyor.

Aşk gerçekten adama her şeyi yaptırıyormuş demek ki.

Sena gülümseyerek tabağı aldı.

İkisi koltuğa yan yana oturup televizyonu açtılar.

Bir film seçip izlemeye başladılar.

Sena arada sırada bana laf sokmaya çalışıyordu.

Ama bu kez onu tamamen yok saydım.

Ne cevap verdim...

Ne de dönüp yüzüne baktım.

Çünkü vereceğim en güzel cevap, onu umursamamaktı.

Kısa süre sonra yemeğim de hazırdı.

Kremalı tavuklu makarna...

Mis gibi kokuyordu.

Kendime büyükçe bir tepsi hazırladım.

Makarna tabağını koydum.

Yanına buz gibi bir kola...

Çatalımı...

Peçetemi...

Tam tepsiyi alacakken telefonum çalmaya başladı.

Ekranda Gül'ün adı yazıyordu.

Gülümseyerek telefonu açtım.

Telefonu kulağımla omzumun arasına sıkıştırıp bir yandan da son hazırlıkları yapıyordum.

"Efendim Gül?" dedim.

Karşı taraftan heyecanlı sesi geldi.

"Onur bey yazdı mı sana?"

"Ayyy! Evet, yazdı bana! Saatleri falan gönderdi."

"Saat sabah onda verdi saati dimi? Aynı vardiyada olacağız dimi?" Dedi gül.

"Evet onda. Bu arada bir şey diyeceğim, Gerçekten senin dediğin emojiyi atmış."
"Adam tam bir komedi ya." Diye devam ettim.

"Onur bey işte tanıdıkça daha çok seversin." Dedi gül

Bunu söyler söylemez salondan iki çift gözün bana çevrildiğini hissettim.

Deniz ve Sena aynı anda bana bakıyordu.

Hiç umursamadım.

Tepsiyi elime aldım.

Telefonla konuşmaya devam ederek odama doğru yürüdüm.

Kapıyı ayağımla hafifçe itip içeri girdim.

Arkamdan ise salondaki sessizlik hâlâ devam ediyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

308okunma 50beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18