DENİZ'İN RÜZGARI kitap kapağı

36. bölüm / 36

DENİZ'İN RÜZGARI

36. Bölüm 𑁍

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: 36. Bölüm 𑁍

Yazarın anlatımı ile

Tribünlerdeki uğultu giderek büyüyordu.

Hakem iki takım kaptanını orta sahaya çağırdı.

Deniz ve karşı takımın kaptanı tokalaştıktan sonra para atışı yapıldı.

Deniz takım arkadaşlarının yanına döndü.
"Çocuklar!" dedi yüksek sesle.
"Bugüne kadar bunun için çalıştık. Kimse kafasını öne eğmeyecek. Son düdüğe kadar savaşacağız."

"Hadi kaptan!" diye bağırdı Umut.

Bütün takım ellerini üst üste koydu.
"CE-SUR-SPOR!"
"Bir... İki... Üç!"
"ŞAMPİYON!"

Tribünlerden alkış koptu. Hakem düdüğü çaldı. Maç başlamıştı.
İlk dakikalarda top sürekli orta sahada gidip geliyordu.

Deniz iki oyuncuyu geçip Karan'a harika bir ara pası bıraktı.
Karan sert vurdu.

Tak!

Top direğe çarpıp dışarı çıktı.

"Ah be!" diye ayağa fırladı Selinay.
"Az daha giriyordu!"

Lale de farkında olmadan ellerini birbirine kenetlemişti.

Dakikalar ilerledikçe karşı takım oyunun kontrolünü ele almaya başladı.

Yirmi ikinci dakikada ceza sahasının dışından sert bir şut çektiler. Emir
uzansa da yetişemedi.

1-0

Tribünlerin bir kısmı ayağa kalktı.

"Haydi oğlum!" diye bağırdı Murat bey.
"Toparlayın!"

Deniz başını öne eğmedi.
Takım arkadaşlarını alkışlayarak yeniden yerlerine geçirdi.
"Devam!"
"Bitmedi daha!"

Ancak şans bugün ilk yarıda onların yanında değildi.

Otuz beşinci dakikada savunmadaki bir hata pahalıya patladı.

Karşı takım hızlı çıktı.
Kaleciyle karşı karşıya kalan forvet topu ağlara gönderdi.

2-0

Tribünlerde buz gibi bir hava esti.
Selinay iki elini başına götürdü.
"Olmaz..."

Gül de endişeyle sahaya bakıyordu.

İlk yarının son dakikalarında Deniz bir serbest vuruş kazandı.

Topun başına geçti.
Derin bir nefes aldı.
Vurdu...

Top az farkla auta çıktı.
Hakem düdüğü çaldı.
İlk yarı sona ermişti.

Skor...
2-0.

Takım yavaş adımlarla kenara geldi.
Deniz'in yüzünden moralinin bozuk olduğu okunuyordu.

Başını öne eğmiş, kimseyle konuşmuyordu.

Umut dayanamadı.
Omzuna vurdu.
"Deniz!"

Deniz başını kaldırdı.

"Kendine gel abi!"

Sesi bütün sahanın duyacağı kadar yüksekti.

"Şu modunu yükselt! Sen böyle olursan takım da düşüyor! Hadi abi! Sen bizim kaptanımızsın!" Dedi.

Takımdaki diğer oyuncular da destek verdi.

"Haydi kaptan!"

"Biz hâlâ inanıyoruz!"

Lale ise tribünde oturuyordu.
Kalbi deli gibi atıyordu.
Deniz'in o hâline dayanamadı.

Onun için en önemli olan ise Aylin hanım ve Murat beydi. Onlar büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktı.

Farkında bile olmadan ayağa kalktı Lale.

Ellerini ağzının iki yanına götürüp bütün gücüyle bağırdı.

"DENİZ!"

Sahanın kenarındaki herkes Laleye döndü.

Deniz de başını kaldırıp tribüne baktı.

Göz göze geldiler.

"Ben sana güveniyorum!" diye bağırdı.
"Hadi! Al şu maçı!"

Bir an...

Kos koca stat sessizleşmiş gibiydi.
Deniz'in yüzündeki yorgun ifade yavaş yavaş değişti.

Dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme belirdi.
Hiçbir şey söylemedi.
Sadece başını hafifçe salladı.
O bakış...
"Merak etme." der gibiydi.

Hakem ikinci yarıyı başlatan düdüğü çaldı.

Ve...
Sahaya bambaşka bir Deniz çıktı.
Topu orta sahada aldı.
Bir oyuncuyu geçti.

İkincisini omuz çalımıyla oyundan düşürdü.

Üçüncüyü hızla geçip ceza sahasına girdi.

Kaleci açıyı kapatmaya çalışıyordu.
Deniz hiç beklemeden sol ayağıyla sert vurdu.

GOOOOOOL!
2-1

Tribünler ayağa kalktı.
"İşte bu!" diye bağırdı Mustafa bey.

Lale de sevinçle alkışlamaya başladı.

Dakikalar ilerledikçe Cesurspor oyunun tek hâkimi olmuştu.

Umut orta sahada rakiplere nefes aldırmıyor, Mert ve Karan savunmada duvar gibi duruyordu.

Yetmiş ikinci dakikada Umut topu kaptı.

Hiç beklemeden Deniz'in önüne bıraktı.

Deniz ceza sahası dışından gelişine vurdu.

Top füze gibi doksana gitti.

GOOOOOOL!
2-2

Bu kez bütün tribünler ayağa fırlamıştı. Heyecanlar doruktaydı.

Karşı takım paniklemeye başlamıştı.
Son dakikalar.
Seksen sekizinci dakika.

Deniz yine topu kazandı.
Sağ kanattan bindiren umutu gördü.
Harika bir ara pası attı.

Umut topu tek dokunuşla önüne aldı.
Kaleciyle karşı karşıyaydı.

Lale farkında olmadan ayağa kalkmıştı.

"Nefes al, Lale..." diye fısıldadı Gül.

Umut kaleciye baktı.

Sonra topun altına hafifçe dokundu.
Top kalecinin üzerinden zarif bir aşırtmayla geçti.

Ağlarla buluştu.

GOOOOOOOOOOL!
3-2!

Stat adeta yıkıldı.

Deniz sevinçle yumruğunu sıktı.
Takım arkadaşları koşup ona sarıldı.

Tam tribünlere döndüğünde...
Gözleri yine Laleyi buldu.

Lale de farkında olmadan gülümsüyordu.

O da aynı gülümsemeyle Laleye baktı.

İçinde tarif edemediği bir his vardı.
Sanki Lalenin.

Bu galibiyet sadece bir maçın kazanılması değildi.

İkisinin arasında da fark edilmeden yeni bir şey başlamıştı.

Hakemin bitiş düdüğüyle birlikte bütün tribünler adeta ayağa kalktı.

Kimse birkaç dakika öncesine kadar geride olan Cesurspor'un maçı 3-2 kazanacağına inanmıyordu.

Sevinç çığlıkları, alkışlar ve tezahüratlar bütün sahayı doldurmuştu.

Tribün ile sahanın arasındaki güvenlik kapısı açılır açılmaz aileler sahaya doğru koşmaya başladı.

Herkes hâlâ büyük bir şaşkınlık içindeydi.

Lale de yerinde duramadı.
Yüzündeki kocaman gülümsemeyle koşarak kapıdan geçti ve kendini sahaya attı.

Kalabalığın arasından hızla ilerledi.
Gözleri sadece Deniz'i arıyordu.

Deniz de onu fark etmişti.

Lale, hiç düşünmeden kollarını açıp ona doğru koştu.

Tam sarılacağı sırada Deniz gülümseyerek iki elini hafifçe kaldırdı.
"Lale, dur!" dedi nefes nefese.
"Ter içindeyim."

Lale bunu duymazdan geldi.
Hiç tereddüt etmeden kollarını Deniz'in boynuna doladı ve onu sımsıkı sardı.
"Başardın Deniz!" dedi heyecanla.
"Gerçekten başardın!"

Deniz'in yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. "Senin sayende." Dedi fısıldayarak.

Gözlerini usulca kapattı.
Başını hafifçe Lale'nin başına yasladı.

O an ikisi de etraflarındaki kalabalığı unutmuş gibiydi.

Sadece zaferin ve o anın mutluluğunu yaşıyorlardı.

Tam o sırada arkalarından tanıdık bir ses duyuldu.

"Tamam tamam, ayrılın bakalım. Siz çok sarılmayın."
Mustafa Bey gülümseyerek yanlarına geldi ve ikisini hafifçe birbirinden ayırdı.

Sonra Deniz'in omzuna gururla vurdu.
"Aferin oğlum."
"Helal olsun sana."

Murat Bey de hemen gelip oğluna sımsıkı sarıldı.
"Biliyordum be aslan oğlum!" dedi gururla.
"Yapacağını biliyordum."

Birkaç metre ötede Gül, sevinçle Umut'un boynuna sarılmıştı.
"Harikaydınız!" dedi gözleri parlayarak.
"İkinizle de gurur duyuyorum." Dedi Umut'a.

Selinay ise heyecandan yerinde duramıyordu.

Önce koşup Lale'ye sarıldı.
"Kazandık!" diye sevinçle bağırdı.

Ardından abisine dönüp ona da sımsıkı sarıldı.
"Sen var ya..." dedi gözleri dolarak.
"İyi ki benim abimsin."

Aylin Hanım oğlunun saçlarını okşayıp yanağına sevgiyle dokundu.
"Canım oğlum. Seninle gurur duyuyorum."

Sevcan Hanım da gülümseyerek Deniz'e baktı.
"Maşallah. Deniz'deki bu yetenek gerçekten inanılır gibi değil."

Sahanın dört bir yanında kahkahalar, alkışlar ve kutlama sesleri yükselirken, Cesurspor o günü unutulmaz bir zaferle tamamlamıştı. Herkesin yüzünde aynı ifade vardı:

Gurur... ve mutluluk.

❅

Kutlamalar hâlâ tüm coşkusuyla devam ederken stat hoparlörlerinden güçlü bir anons yükseldi.
"Şimdi sıra kupa töreninde! Cesurspor takımı lütfen orta sahaya gelsin!"

Tribünlerden alkış ve tezahüratlar yeniden yükseldi.

Deniz, Umut, Mert, Karan ve takımın diğer oyuncuları sevinç içinde orta sahaya doğru yürüdü.

Hakemler ve organizasyon görevlileri de kırmızı halıyı sererken, sahanın ortasına altın renkli, ışıl ışıl parlayan büyük bir kupa getirildi.

Kupanın metal yüzeyi projektörlerin altında adeta göz kamaştırıyordu.

Takım oyuncuları kupanın etrafında toplandı.

Hepsinin yüzünde yorgun ama tarifsiz bir mutluluk vardı.

Anons yeniden duyuldu.
"2026 Üniversiteler Futbol Turnuvası Şampiyonu... CESURSPOR!"

O an bütün stat ayağa kalktı.

Alkışlar.

Islıklar.

Davullar.

Tezahüratlar.

Sanki stat yıkılıyordu.

Organizasyon başkanı kupayı iki eliyle kaldırıp Deniz'e uzattı.
"Şampiyon takımın kaptanı Deniz..."

Deniz iki eliyle kupayı aldı.
Kısa bir an kupaya baktı.

Aylarca verilen emek...

Yapılan antrenmanlar...

Yaşanan sakatlıklar...

Dökülen ter...

Hepsi gözlerinin önünden geçti.
Sonra derin bir nefes aldı.
Kupayı iki eliyle başının üzerine kaldırdı.
"ŞAMPİYON CESURSPOR!"

Takım arkadaşları aynı anda sevinç çığlıkları attı.
"ŞAMPİYON!"

Konfetiler gökyüzüne fırladı.
Siyah renkli kâğıtlar sahanın üzerine yağmur gibi dökülüyordu.

Umut sevinçle Deniz'in sırtına vurdu.
"Kaptan! Başardık abi!"

Mert ve Emir de kupaya dokunmaya çalışırken kahkahalar yükseliyordu.

Tam o sırada fotoğrafçılar sahaya girdi.
"Takım biraz yaklaşsın!"
"Herkes kupaya doğru baksın!"
"Biraz gülümseyelim!"

Oyuncular omuz omuza dizildi.
Deniz tam ortaya geçti.

Kupayı göğsünün hizasında tutarken Umut bir kolunu Deniz'in omzuna attı.

Ve ilk kareler çekildi. Karandan nefret etsede futbol Deniz için daha önemliydi. Karan ile yan yana duruyordu karelerde.

✽

"Bir daha arayın!" dedi Murat Bey sabırsızca.

Aylin Hanım gülümseyerek eşine döndü.
"Murat, bir dur artık!" dedi.
"Çocuk o kadar koştu, ter içinde kaldı. Bırak da adam gibi duşunu alsın, üstünü değiştirsin."

Deniz ise o sırada sahanın alt katındaki soyunma odasındaydı.

Takım arkadaşlarıyla birlikte son kez galibiyeti kutluyor, birbirlerine sarılıyor, günün anısını ölümsüzleştirmek için fotoğraflar çekiliyorlardı.

Şampiyonluk kupası hâlâ soyunma odasının ortasında duruyor, herkes sırayla kupayı eline alıp hatıra fotoğrafı çektiriyordu.

Dışarıda ise aileler sabırsızlıkla onu bekliyordu.

Bu zaferi hep birlikte kutlamak için güzel bir restorana gideceklerdi.

Gül ile Umut ise çoktan planlarını yapmıştı.
Onlar, şampiyonluğu kalabalık yerine baş başa yiyecekleri romantik bir akşam yemeğiyle kutlayacaklardı.

Murat Bey kolundaki saate bir kez daha baktı.
"Yarım saat oldu Aylin!" dedi söylenerek.
"Beklemekten nefret ederim."

Mustafa Bey kahkaha attı.
"Devrem, sakin ol biraz."
"Çocuk kaç dakikadır doksan dakika koşmuş. Bir nefes alsın."

Tam o sırada halı sahanın dış kapısı açıldı. Bütün bakışlar aynı anda o tarafa çevrildi.

Deniz dışarı çıktı.
Duştan yeni çıktığı belli oluyordu.
Kumral saçları hafif ıslaktı ve doğal dalgalarıyla alnına doğru düşüyordu.

Maçın yorgunluğu yüzünden silinmiş, yerini şampiyon olmanın verdiği huzurlu bir gülümsemeye bırakmıştı.

Üzerinde lacivert polo yaka bir tişört vardı.

Siyah şortu, atletik bacaklarını ortaya çıkarıyordu.

Beyaz, klasik spor çorapları ve beyaz spor ayakkabılarıyla her zamanki gibi sade ama şık görünüyordu.

Onu gören Aylin Hanım'ın yüzü gururla aydınlandı.
"Maşallah benim oğluma..." dedi duygulanarak.

Murat Bey ise gülümseyip oğlunun omzuna hafifçe vurdu.
"Yakışıklı kaptan geldi sonunda."

Deniz gülerek başını iki yana salladı.
"Abartmayın ya."

Selinay hemen koşup abisinin koluna girdi.
"Hadi artık! Ben acıktım."

Deniz gülerek.
"Tamam, tamam. Şampiyon kaptanı daha fazla bekletmeyin o zaman."

Ve arada Lale ile bakışıyordu. Ya da Gözleri buluşuyordu.

Herkes gülümseyerek otoparka doğru yürümeye başladı.
Zaferin coşkusu hâlâ yüzlerinden okunuyordu.

✿

SEZON FİNALİ
Her son, yeni bir başlangıcın habercisidir...
Lale ve Deniz'in hikâyesi ikinci kitapta devam edecek çok yakında.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

244okunma 49beğeni 11yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18