DENİZ'İN RÜZGARI kitap kapağı

32. bölüm / 36

DENİZ'İN RÜZGARI

32. Bölüm 𑁍

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: 32. Bölüm 𑁍

Akşam güneşi denizin üzerine altın rengi bir yol çiziyor, hafif esen rüzgâr Gül'ün saçlarını usulca savuruyordu.
Dalgaların kıyıya vuruş sesi, fonda çalan hafif müzikle birbirine karışıyordu.

Umut, Gül'e gülümseyerek baktı.
"Nasılsın, Gül?" diye sordu.

Gül de gülümseyerek karşılık verdi.
"İyiyim, Umut. Sen nasılsın?"

"Ben de iyiyim." dedi Umut.

Gül masanın üzerindeki çiçek buketine baktı.

"Bu arada çok güzel olmuşsun." dedi Umut.

Gül hafifçe utanarak gülümsedi.
"Teşekkür ederim, Umut."
Sonra denize doğru bakıp derin bir nefes aldı.
"Burası çok güzelmiş bu arada. Deniz manzaralı kafeleri gerçekten çok severim."

Gül gözlerini denizin maviliğine çevirmişti.

Umut ise denize değil, sessizce Gül'e bakıyordu.

Dudaklarının kenarında küçük bir tebessüm oluştu.
"Benim manzaram daha güzel." dedi.

Gül ne demek istediğini anlamadı.
Elindeki çiçekleri koklayıp gülümsedi.
"Teşekkür ederim. Çiçekler de çok güzel kokuyor."

Umut istemsizce güldü.
"Rica ederim."
Derin bir nefes aldı.
"Ben... seninle bir şey konuşmak istiyorum, Gül."

Gül merakla ona döndü.
"Evet, dinliyorum."

Umut birkaç saniye sustu. Doğru kelimeleri seçmeye çalışıyordu.
"Farkındaysan son bir aydır birlikte takılıyoruz. Beraber vakit geçiriyoruz ve... birlikteyken gerçekten çok eğleniyorum."

Gül başını salladı.
"Evet."

Umut ellerini masanın üzerinde birleştirdi.
"Bir de senden özür dilemek istiyorum."

Gül şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.
"Neden?"

"Çünkü uzun zamandır aklımda sadece CESURSPOR vardı. Futbol, antrenmanlar, maçlar... Başka hiçbir şeyi göremiyordum."

Kısa bir duraksadı.
"Ama sonra seni fark ettim."
Gözlerinin içine baktı.
"Kafede seni ilk gördüğüm günden beri senden hoşlanıyorum."

Gül'ün kalbi hızla çarpmaya başladı.

Umut gülümseyerek son cümlesini söyledi.
"Benim sevgilim olmanı çok isterim, Gül."

Gül'ün heyecandan dili tutulmuştu.
Kalbi sanki göğsünden çıkacakmış gibi atıyordu.
Gözleri parlıyor, yüzü gittikçe kızarıyordu.

Söyleyecek onlarca şey vardı ama o an dudaklarından tek bir kelime bile çıkmıyordu. Sadece mutlulukla Umut'a bakıyordu.

Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki Umut'un bunu duyacağından emindi.
Umut ise sessizce onu bekliyordu.

"Ben..." dedi Gül sonunda.
Derin bir nefes aldı.
"Şu an o kadar heyecanlıyım ki ne söyleyeceğimi bile bilmiyorum."

Umut gülümsedi.
"Heyecanlanman bile bana umut verdi."

Gül istemsizce güldü.
"Evet... Çünkü ben de senden hoşlanıyorum."

Umut'un gözleri bir anda parladı.
"Gerçekten mi?" diye sordu, inanamayarak.

Gül başını salladı. "Evet gerçekten. Yaptığın şeylerin hepsi beni çok mutlu etti."

Umut'un yüzündeki gülümseme giderek büyüyordu.
"Yani..." dedi Gül utana sıkıla.
"Evet."

Umut duyduklarına birkaç saniye inanamadı.
"Yani artık biz sevgiliyiz? Gol atınca bile bu kadar mutlu olmuyorum."

İkisi de aynı anda kahkaha attı.
Garson siparişleri masaya bırakırken ikisinin de yüzündeki gülümsemeyi görünce tebessüm etti.

Umut masanın üzerindeki çiçeklerden bir tanesini alıp Gül'e uzattı.
"O zaman..."
"Hoş geldin sevgilim."

Gül çiçeği alırken yüzü kıpkırmızı olmuştu.
"Hoş bulduk."

İkisi de utanarak birbirlerine baktılar.
Denizin üzerinde güneş yavaş yavaş batarken, hafif esen rüzgâr masalarındaki peçeteleri kıpırdatıyordu.

O an ikisi de konuşmuyordu.
Çünkü bazen mutluluk...
Hiçbir kelimeye ihtiyaç duymazdı.

═✿═

Deniz direksiyonun başında kaşlarını çatmış, dönüş yoluna odaklanmıştı.
Yan koltukta oturan Lale ise kollarını göğsünde birleştirmiş, sinirle camdan dışarı bakıyordu.

İkisinin de inatlaşmaya hiç niyeti yoktu... Ama nedense her karşılaştıklarında kendilerini tartışırken buluyorlardı.

"Aynen Lale, sen haklısın zaten! Hep sen haklısın, tamam mı?" dedi Deniz sinirle.

Lale gözlerini devirip ona döndü.
"Ya Deniz, sus Allah aşkına! Kulağımın dibinde sesini duymak istemiyorum. Bir de şu arabayı biraz yavaş sür!"

Deniz alaycı bir şekilde güldü.
"Sen kulağımın dibinde car car bağırırken korkmuyorsun da, hızdan mı korkuyorsun?"

"Bana bak!" dedi Lale, parmağını ona doğrultarak. "Babana söylerim seni, görürsün! Senin yüzünden Selinay da arabaya binmek istemedi. Gitti annemlerle."

Deniz omuz silkti.
"İspiyoncu!" dedi. "Zaten tek yaptığın şey beni ispiyonlamak."
Sonra gülümseyerek ekledi:
"Hem Selinay senin şu tiz sesin yüzünden gelmemiştir."

Lale sinirden derin bir nefes aldı.
"Tabii, Deniz Efendi. Aynen öyledir." dedi alaycı bir ses tonuyla.

Sonra kollarını yeniden göğsünde birleştirdi.
"Ee, şimdi çok öfkelisin ya... Ne yapacaksın? Gidip günlüğüne beni mi yazacaksın yine beni?"

Deniz'in yüzündeki ifade bir anda değişti.

Yavaşça başını Lale'ye çevirdi.
Kaşları çatılmıştı.
"Bir dakika..." dedi şüpheyle.
"Lale... Sen nereden biliyorsun benim günlük tuttuğumu?"

Bu kez şaşırma sırası Lale'deydi.
Bir an afalladı.

Sonra hemen toparlanmaya çalıştı.
"Ben nereden bileyim?" dedi omuz silkerek. "Öylesine söyledim işte."

Deniz birkaç saniye daha ona baktı.
İçine bir kurt düşmüştü.
"Yoksa... okudu mu? Ama günlüğüm İzmir'de annemlerin evinde? Ya o kolinin içine koyduysa annem?" diye geçirdi içinden.

Lale ise gözlerini tekrar yola çevirdi.

Kalbi, az önce ağzından kaçırdığı cümle yüzünden biraz daha hızlı atmaya başlamıştı.
"Of ya Lale... Ağzından kaçırdın işte." diye kendi kendine söylendi.
Arabada birkaç saniyelik sessizlik oluştu.

Ama ikisi de biliyordu ki bu konu, Deniz'in aklından kolay kolay çıkmayacaktı.

Deniz'in aklındaki şüphe giderek büyüyordu.
"Lale..." dedi, gözlerini yoldan ayırmadan. "Gerçekten salladın mı?"

Lale, belli etmemeye çalışarak omuz silkti.
"Evet ya. İnsan sinirlenince aklına ne gelirse söylüyor."

Deniz dudaklarını birbirine bastırdı.
"İlginç."

"Nesi ilginç?" Dedi Lale nefes alıp vererek.

"Çünkü günlük tuttuğumu benden başka bilen kimse yok."

Lale'nin boğazı düğümlendi.
"Eyvah..." diye geçirdi içinden.
"Bilmiyorum." dedi rahat görünmeye çalışarak. "Belki çocukken bir yerde görmüşümdür."

Deniz başını iki yana salladı.
"Yok."

"Neden yok?"

"Çünkü o günlüğü ben odamdaki dolabın en üst rafında saklıyordum. Ve senin bücür boyunla görmen imkansızdı."

Lale klimayı açtı.
"İyi saklayamamışsın demek ki." Dedi

Deniz bu kez hafifçe gülümsedi.
"Yani okudun."

"Okumadım."

"Okudun."

"Okumadım dedim."

İkisi de birkaç saniye birbirine baktı.
Sonra aynı anda başlarını tekrar yola çevirdiler.

Deniz derin bir nefes verdi.
"Okuduğuna dair kalıbımı basarım Lale!" Dedi

Lale sesini çıkarmadı.

Deniz, "Gözlerim yaşardı bu arada Lale. Özel hayatıma gösterdiğin saygıdan dolayı!" Dedi dalga geçercesine.

Motorlar sustuğunda herkes tek tek araçlardan indi. Bagajlar açıldı, piknik eşyaları birer birer çıkarılmaya başlandı.

Deniz, Murat Bey'in yanına yürüdü.
"Baba, arabanı versene. Kısa bir işim var." dedi.

Murat Bey kaşlarını kaldırdı.
"Nereye gideceksin?"
Tam Murat Bey cebinden anahtarını çıkaracakken Mustafa Bey, elindeki anahtarı Deniz'e doğru fırlattı.

Deniz, havada ustalıkla yakaladı.
"Al oğlum." dedi Mustafa Bey. "Nereye gidiyorsan git."

Deniz gülümseyerek başını salladı.
"Sağ ol, Mustafa Amca."

Hiç vakit kaybetmeden arabaya bindi.

Motoru çalıştırdığı anda yüzündeki gülümseme tamamen silindi.
Biraz önceki neşeli hâlinden eser kalmamıştı.

Direksiyonu sıkıca kavradı.
Aklında yalnızca Sena'nın attığı o mesaj vardı.

Gaz pedalına bastı ve siteyi hızla arkasında bıraktı.

Deniz, Sena'ya kısa bir mesaj atmıştı.
"Sahile gel. Konuşacağız."
Başka hiçbir şey yazmamıştı.

Yaklaşık on beş dakika sonra sahile ulaştı.

Akşam güneşi yavaş yavaş denizin üzerine inerken kıyıda hafif bir rüzgâr esiyordu.

Dalgaların sesi, sahilde yürüyen insanların konuşmalarına karışıyordu.

Deniz arabayı park edip etrafına baktı.

Sena, denize bakan banklardan birinde oturuyordu.

Deniz'i görünce yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
Ayağa kalkıp saçlarını düzeltti.

Deniz ağır adımlarla yanına yürüdü.
"Sena."

Sena tripli bir ifadeyle kollarını göğsünde birleştirdi.
"Çiçek almamışsın." dedi dudaklarını büzerek.
"Ben de özür dilemeye geldiğini sanmıştım."

Deniz tek kelime etmedi.

Sena konuşmaya devam etti.
"Peki kendini bana nasıl affettireceksin, aşkım?"

Tam o sırada gözü Deniz'in geldiği arabaya takıldı.
Gözleri heyecanla parladı.
"Aaa... Bu araba kimin? Çok güzelmiş."

Merakla Deniz'e baktı.
"Senin mi?"
Sonra gülümseyerek ekledi:
"Yoksa beni barıştırmak için mi getirdin?"

Deniz'in yüzünde en ufak bir ifade değişmedi.
Bakışları buz gibiydi.
"Hayır." dedi soğuk bir sesle.
"Kendimi affettirmek gibi bir çabam olmayacak."

Sena'nın gülümsemesi yavaş yavaş silindi.
"Ne?"
"Aşkım" dedi şaşkınlıkla. "Sen ne saçmalıyorsun?"

Deniz, sert bakışlarını bir an olsun ondan ayırmadı.
"Saf Deniz... İnanır hemen! Bu sefer çantana kolyeyi koyup sana hırsız damgası vurmam. Daha beterlerini yaparım..."

Sena yutkundu.

"Bu sözler sana tanıdık geldi mi, Sena?" dedi, sesi buz gibiydi Deniz'in.

Sena Deniz'e baktı. Yüzündeki şaşkınlık birkaç saniye içinde yerini telaşa bıraktı.
"Aşkım..." dedi zoraki bir gülümsemeyle. "Ne alaka şimdi? Lale salağı yine sana bir şey mi söyledi?"

Deniz'in çenesi kasıldı.
Bir adım daha yaklaştı.
"Bana 'aşkım' demeyi kes." dedi, dişlerinin arasından.
"Senin gibi birini hayatımda ilk defa görüyorum."
Kısa bir an durdu.
"İnşallah bir daha da görmem."

Sena'nın yüzündeki ifade tamamen değişti.
"Deniz..." dedi, sesi titreyerek. "Sen benimle ne biçim konuşuyorsun? Ne oldu sana?"

Deniz acı acı güldü.
"Ne mi oldu?" dedi.
"Sonunda gerçek yüzünü gördüm."

Gözlerini Sena'nın gözlerine dikti.
"Ve artık senden tiksiniyorum."

Sena'nın nefesi hızlandı.

"Defol..." dedi Deniz, sesi bu kez daha da sertleşmişti.
"Çık hayatımdan, Sena."

Sena'nın yüzündeki öfke bir anda patladı.
"Demek o Lale orospusu sana ses kaydını dinletti!"

Sözünü bitiremeden Deniz'in sesi sahilde yankılandı.
"Sakın!"
Öfkeden sesi titriyordu.
"Ama sakın..." dedi parmağını Sena'ya doğrultarak.
"Lale hakkında bir daha o kelimeyi ağzına almayacaksın."

Sena ilk kez Deniz'i bu kadar öfkeli görüyordu.
Bir adım geriye çekildi.

Deniz derin bir nefes aldı.
"Ve hayır..." dedi.
"O ses kaydını daha dinlemedim. Sen, Lale'ye o mesajı attığında telefon onun elinde değildi."

Kısa bir duraksadı.
"Benim elimdeydi."

Sena'nın gözleri bir anda büyüdü.
Yüzündeki bütün renk çekildi.
"Yani..." diye fısıldadı.
"Hepsini okudun?"

Deniz başını yavaşça salladı.
"Tek kelimesini bile kaçırmadan okudum."

Sena'nın dudakları aralandı ama tek bir kelime bile söyleyemedi.
İlk kez kurduğu bütün yalanların, kendi attığı tek bir mesaj yüzünden yerle bir olduğunu anlamıştı. Sahilde esen rüzgâr ikisinin arasından geçerken, Deniz'in içinde ise artık geri dönüşü olmayan bir hayal kırıklığı vardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

244okunma 49beğeni 12yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18