DENİZ'İN RÜZGARI kitap kapağı

17. bölüm / 36

DENİZ'İN RÜZGARI

17. Bölüm 𑁍

Vaveyla Yazarı: Merve Eribol

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: 17. Bölüm 𑁍

Otobüsün koridorunda ayakta beklerken Karan cam kenarındaki koltuğu işaret etti. Hafifçe eğilip nazik bir tavırla elini uzattı.
"Bana bu yolculuğu yanımda oturarak taçlandırır mısınız, Lale Hanım?"

Gül sırıtarak bana baktı. Göz ucuyla ise Sena ile Deniz'e baktım. İkisi de hâlâ ayaktaydı. Özellikle Sena'nın sinirden kıpkırmızı olan yüzünü görünce içimden küçük bir zafer duygusu geçti.

Gülümseyerek Karan'ın uzattığı eli tuttum.
"Tabii, Karan Bey."
Cam kenarına geçip oturdum. Karan da hemen yanıma yerleşti.

Karanın kulağına eğilerek. "Oturmam gerektiği için oturdum, eğer muhattap olmaya çalışırsan yolda, çok kötü şeyler olur." Diye fısıldadım.

Deniz'in duyabileceği bir şekilde. "Off bayılırım deme öyle." Dedi Karan.

Sena ile Deniz ise tam önümüzdeki koltuğa oturdular. Sena tek kelime etmese de omuzlarının gerginliği ve attığı sert bakışlar öfkesini fazlasıyla belli ediyordu.

Umut arkamızdaki koltuğa geçip Gül'e döndü.
"Yanıma oturmak ister misin?"

Gül gülümseyerek başını salladı.
"Olur."

Tam o sırada Fatih Hoca kapıya yönelirken Figen Hoca'ya seslendi.
"Figen Hocam, ben arkadaki otobüste çocukların başında olacağım. Enes Hoca da diğer otobüste. Bir şey olursa bizi arayın."

Figen Hoca onaylarcasına başını salladı.
"Tamamdır hocam."

Otobüsün kapısı kapanırken içeride hafif bir uğultu yükseldi. Kimileri reels izliyor, kimileri yolculuk başlamadan sohbet ediyordu. Birkaç saniye sonra motor çalıştı ve uzun kamp yolculuğu nihayet başladı.

Deniz arkasına dönerek, arkamdaki Umut'a seslendi.

"Lan, Umut!" diye seslendi Deniz.

Umut başını kaldırıp Deniz'e baktı.
"Buyur aga."

"Yine mi uyuyakaldın lan sen?"

Umut ensesini kaşıyıp mahcup bir gülümsemeyle omuz silkti.
"Hiç sorma. Dün sabaha kadar video izledim."

Derin bir iç çekip gözlerimi devirdim. Arkamdaki Umut'la konuşmak için sürekli bana doğru dönen Deniz'e baktım.
"Yan yana otursaydınız ya, Deniz."

Deniz kaşlarını kaldırdı.
"Seni ne ilgilendirir, Lale?"

Kollarımı göğsümde bağladım.
"Rahatsız oluyorum, Deniz. Aranızda ben varım, farkındaysan."

Sena hemen lafa atladı.
"Sen niye burnunu sokuyorsun? Sana ne?"

"Ben şuan Deniz ile konuşuyorum. Sen niye burnunu sokuyorsun peki?" Dedim.

Deniz önce Umut'a, sonra Sena'ya baktı.
"Aşkım, ben Umut'un yanına geçiyorum. Sen Gül'le otur. Arada yine yanına gelirim."

Sena'nın yüzü bir anda asıldı.
"Saçmalama, Deniz! Ben o kızla oturmam."

Deniz alaycı bir gülümsemeyle ayağa kalktı.
"Yemez seni"

Koridordan geçerek Umut'un yanına gitti.

Gül'e dönüp gülümseyerek konuştu.
"Gül, bizim biraz konuşmamız lazım. Lale Hanım rahatsız oluyormuş. Sen bir süre Sena'nın yanına otur, sonra ben eski yerime geçerim."

Gül yüzünü buruşturdu.
"Keşke 'Gül, seni otobüsün arkasına bağlayacağız, sürüklene sürüklene kampa geleceksin.' deseydin. Belki onu kabul edebilirdim. Ama bana Sena gıcığının yanına otur diyorsun."

Kendimi tutamayıp kahkaha attım.

Deniz başını iki yana sallayarak konuştu.
"Ya, bu kadar kısa sürede Lale'ye benzemeyi nasıl başardın gıcıklık konusunda?"

Bunu duyar duymaz heyecanla arkama döndüm.
"Ay, gerçekten mi?"

Gül de bir anda ayağa kalktı. Gözleri sevinçle parlıyordu.
"Teşekkür ederim! Fark etmemiştim. Bu benim için resmen bir zafer."
Bunu söyledikten sonra zafer kazanmış gibi gururlu bir ifadeyle Sena'nın yanındaki boş koltuğa oturdu.

Sena ise tek kelime etmeden Gül'e sert sert bakıyor, otobüsün içindeki gergin hava Gül ve benim kahkahalarımızla daha da belirgin hâle geliyordu.

"Sen de şu Emir miydi Emre miydi git onun yanına bak sana bakıyor." Dedim Karan'a.

"Burası daha güzel Lalecim. Sağol yine de beni düşündüğün için." Dedi Karan.

Arkamdan ise Umut'un sesi yükseldi.
"Karan'la Lale sevgili mi? Çok samimiler." diye sordu Deniz'e.

Deniz, hiç düşünmeden ani bir ifadeyle cevap verdi.
"Saçmalama Umut!"

Deniz'in verdiği o ani tepkiyi duyunca istemsizce sırıttım.

Kulaklığımı taktım, sevdiğim bir şarkıyı açıp başımı cama yasladım. Otobüs yavaş yavaş yola koyulurken dışarıdaki manzara gözümün önünden akıp gidiyordu.

Önümüzde yaklaşık iki saatlik bir yol vardı. Şarkının ritmine kendimi bırakırken göz kapaklarım ağırlaştı ve kısa süre içinde uykuya daldım.

❁

"Lale, uyan. Mola verdiler. Hadi lavaboya falan gidelim."

Gözlerimi yavaşça araladım. Beni uyandıran Gül'dü.

Etrafıma bakınınca otobüsün büyük bir dinlenme tesisindeki akaryakıt istasyonunda durduğunu fark ettim. Yan yana dizilmiş üç otobüsün kapıları açıktı. Neredeyse herkes aşağı inmiş, kimi temiz hava alıyor, kimi markete doğru yürüyordu.

Esneyerek doğruldum.
"Tamam, benim de lavaboya gitmem gerekiyordu zaten." dedim.

Birlikte otobüsten indik. Sıcak rüzgâr yüzüme çarparken etrafta kahve kokusu ve araç sesleri birbirine karışıyordu.

Tam o sırada tanıdık bir ses duydum.
"Hocam, şoföre söyler misiniz? Bagajı açsın. Çantamdan bir şey alacağım."
Bu Sena'ydı.

Gül'le birlikte tesisin içine girdik. Önce lavaboya gidip ihtiyaçlarımızı giderdik. Ardından market bölümüne geçtik. Raflar rengârenk cipsler, çikolatalar ve içeceklerle doluydu. Bir süre ne alacağımıza bakındıktan sonra birkaç abur cubur seçip kasaya doğru yürüdük.

Aldıklarımızın parasını ödeyip marketten çıktık. Güneş iyice yükselmiş, etrafı sıcacık bir yaz havası sarmıştı.

Petrol Ofisi'nin önünde duran üç otobüs hâlâ yerindeydi. Çoğu öğrenci ya marketin önünde oyalanıyor ya da arkadaşlarıyla sohbet ediyordu. Henüz kimse otobüslere binmemişti.

Göz gezdirirken Deniz ve Umut'u gördüm. Biraz ileride durmuş, sigaralarını içerken kendi aralarında konuşuyorlardı. Onların birkaç metre yanında ise Sena vardı. Telefonunu havaya kaldırmış, Deniz'i de kadraja alarak peş peşe selfie çekiyordu.

Bir an Gül'e dönüp.
"Fotoğraf çekilelim Gül. Anı kalsın." dedim gülümseyerek.

Gül'ün gözleri heyecanla parladı.
"Ay, evettt!" dedi.

Telefonumu çıkarıp kamerayı açtım. Önce birkaç tane selfie çektik. Güneş tam üzerimize vuruyor, yüzümüzde sıcak bir gülümseme bırakıyordu.

Fotoğraflara göz atarken dudak büktüm.
"Keşke biri bizi boydan çekse ya." dedim.

Tam o sırada telefon elimden hafifçe çekildi.

Şaşkınlıkla arkama döndüğümde Karan'ı gördüm.
"Ben sizi çekerim." dedi, telefonumu eline alırken.

Hiç sorgulamadık. Gül'le yan yana geçip farklı farklı pozlar vermeye başladık. Kimi karede birbirimize bakıp gülümsedik, kiminde güneş gözlüklerimizi düzelttik, kiminde ise kahkahaya boğulduk.

Karan birkaç adım geri çekilip farklı açılardan fotoğraflar çekti.
"Tamamdır." dedi gülümseyerek. "Çok güzel kareler yakaladım."

Telefonumu bana uzattı.
"Sağ ol." dedim içten bir gülümsemeyle.

Başını hafifçe salladı, ardından hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp otobüse doğru yürüdü.

Telefonumdaki fotoğraflara bakarken istemsizce gülümsedim. Gerçekten çok güzel çıkmışlardı.

Tam o sırada başımı kaldırınca Deniz, Umut ve Sena'nın bize doğru baktığını fark ettim. Üçünün de bakışları üzerimizdeydi ama en çok dikkatimi çeken, Sena'nın yüzündeki sırıtmaydı. Zafer kazanmış gibi bir bakışları vardı.

Umursamayıp gül ile otobüse bindim.

Yavaş yavaş herkes otobüse dönmeye başladı. birkaç dakika içinde herkes kendi yerine geçti.

Sena, Deniz'in koluna girip başını hafifçe omzuna yasladı.
"Aşkım, başımı omzuna koymak istiyorum. Lütfen yanımda kal." dedi şımarık bir ses tonuyla.

Deniz gülümseyerek ona baktı.
"Tamam hayatım." dedi ve Sena'nın yanındaki koltuğa oturdu.

Gül de arkasına dönüp Umut'un yanına geçti. Birbirlerine bir şeyler anlatırken ara ara kahkahaları yükseliyordu.

Ben ise her zamanki gibi cam kenarındaki yerime oturdum. Başımı cama yaslayıp dışarı baktım. Güneş, otobüsün camından içeri süzülüyor, koltuğun üzerine altın sarısı ışıklar düşürüyordu.

Birkaç dakika sonra Figen Hoca koridorda yürüyerek tek tek öğrencileri saydı. Kimsenin eksik olmadığından emin olunca şoföre dönüp eliyle hareket etmesi için işaret verdi.

Motorun sesi yeniden yükseldi. Otobüs ağır ağır hareket ederken Petrol Ofisi geride kalmaya başladı.
Aklıma bir anda ödevim geldi.

Yanımdaki Karana başımı çevirdim.
"Karan?" dedim.

Karan başını kaldırıp bana döndü.
"Efendim?" diye karşılık verdi.

Yüzümde hafif bir gülümseme belirdi.
"Diyelim ki sen bir kara yılansın, tamam mı? Derin kullanılacak olsa, hangi parçanın yapılmasını isterdin?" diye sordum.

Sorumu duyunca önce birkaç saniye bana boş boş baktı. Ardından kahkaha atmaya başladı.
"Bu çok garip bir soru." dedi gülerek.

Sonra omuz silkip ekledi:
"Ama moda tasarım öğrencisinden de ancak böyle bir soru beklenirdi. Dur, biraz düşüneyim."

Ben de kollarımı bağlayıp vereceği cevabı merakla beklemeye başladım. Otobüs ilerlerken içeride hafif bir uğultu vardı;

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

279okunma 44beğeni 6yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18