22. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Elif Doğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 41Şu an: 22. Bölüm

Volkan ağır adımlarla üzerimize doğru geldi. Her zamanki gibi kusursuz bir sakinlik vardı kendisinde. "Bu kadar çabuk yer değiştirmenizi beklemiyordum," dedi, ceketinin düğmesini iliklerken. "Ama Aras Kuzgun'un zevkine güvenirdim. Otel seçimi fena değil." İçimde bir şey koptu.

"Aras..." diye fısıldadı Leyla yanımda. Volkan başını hafifçe yana eğdi.

"Onu da izliyorum." Sözleri o kadar sakindi ki tehdit gibi gelmiyordu. Ama tam da bu yüzden daha korkunçtu.

"Sanıyor musunuz ki uluslararası bağlantıları olan bir güvenlik uzmanı benim radarımın dışında kalabilir?" Bir adım attı. "Aras sizi koruduğunu düşünüyor. Ve öyle düşünmeye devam edecek." Yanıma yaklaştığında bütün sinir sistemim gerilmeye başlamıştı.Volkan bakışlarını gözlerime sabitlemişti.

"Paris Moda Haftası birkaç hafta sonra," dedi sakin bir tonla. "Ve Aras o günü bekliyor."

İfadem sertleşti. "Nereden biliyorsun?"

Dudaklarının kenarı kıvrıldı. "Çünkü o sabırlı biri. Benim gibi." Koridora doğru bir adım attı, sesini alçalttı. "Bir ay boyunca sizi izleyecek. Hareketlerinizi, temaslarınızı, korkularınızı. Ve o gece... beni köşeye sıkıştırdığını sanacak."

Leyla başını iki yana salladı. "Biz bir ay boyunca sessiz mi kalacağız?"

"Hayır," dedi Volkan. "Siz bir ay boyunca rol yapacaksınız."

Kalbim hızlandı. "Nasıl bir rol?"

"Aras'a güveneceksiniz." Gözlerini benden ayırmadı. "Yavaş yavaş ona açılacaksınız. Korktuğunuzu göstereceksiniz. Ona ihtiyacınız varmış gibi davranacaksınız. Ve moda haftasına üç gün kala... bir bilgi sızdıracaksınız."

Nefesim kesildi. "Hangi bilgiyi?"

"Defile gecesi benim, yeraltı bağlantılarımla gizli bir buluşma yapacağımı." Başını hafifçe eğdi. "Aras o bilgiye atlayacak. Tüm ekibini oraya yığacak. O gece şehrin güvenlik ağı tek bir noktaya odaklanmış olacak."

"Ve sen?" diye fısıldadım.

"O kadarını bilmene gerek yok."

"Bu bir ay boyunca bizi kullanacaksın," dedim.

Volkan hafifçe gülümsedi. "Hayır Miray. Sizi değil." Bir adım daha yaklaştı. "Aras'ı."

Koridor sessizleşti. Kalbim göğsüme sığmıyordu. "Eğer bunu yapmazsan..." dedi sakin ama keskin bir tonla, sanki her konuda bir adım öndeymiş gibi gözlerini Leyla'ya dikti. "Aras o gece ölecek. Ve bu kez izlemekle yetinmeyeceğim."

Leyla'nın parmakları koluma kenetlendi. Bir ay boyunca ihanetin gölgesinde yaşamak.. Ve sonunda... birinin düşeceğini bilmek.

Boğazım düğümlendi, son zamanlarda benden istenilenler çok fazlaydı. Sadece başımı sallayabildim. "Tamam,kabul ediyoruz. Ama bir şartım var." Ellerim yanımda yumruk oldu,omuzlarımı dikleştirip doğrudan Volkan'ın yüzüne baktım.

"Nedir şartın prenses?" Kullandığı lakap ile dişlerimi birbirine sürttüğümü fark ettim. Burnumdan nefes alıp kendimi sakin kalmaya zorladım.

"Bu iş bittiğinde benim peşimi bırak-" tek bir harekette önüme gelip parmağını dudağıma götürdü ve konuşmamı engelledi.

"Hayır hayır hayır, sen benimsin Miray." Başımı çevirdim. Çenemi yakalayıp tekrar kendine döndürdü.

"Seni benden başka kimse koruyamaz. Sandro'da koruyamaz. Ama ben korurum." Sözleri üzerime çamur gibi yapıştı. İçimde yükselen duygu öfkeyi çoktan aşmıştı.

"Sen hastasın," dedim,sakin kalmaya çalışarak.

"Sana hastayım." Tutuşundan kurtulmaya çalışsam da gücü yüzünden yapamıyordum.

"SECURITY GUARD ! HELP! HELP! (GÜVENLİK GÖREVLİSİ! İMDAT! YARDIM EDİN)" Leyla'nın ani bağırmasıyla rahat bir nefes verdim.Ayak seslerini duyduğunda yüzünde tek bir kas bile oynamadı. Sadece bana yaklaşıp kulağıma fısıldadı:

"Şimdilik gidiyorum prenses ama seninle işim daha bitmedi!" Ardından koşarak uzaklaştı. Güvenlik görevlileri yanımıza geldiğinde sadece Volkan'ın koridorda kaybolmak üzere olan bedenini işaret ettik. Görevliler de vakit kaybetmeden o tarafa doğru koştu.

"Sen olmasan şurada neler olmuştu düşünmek bile istemiyorum." Leyla'ya yaklaşıp sıkıca sarıldıktan sonra geri çekildim.

"Gerçekten Aras'a ihanet edecek miyiz?" Diye sordu Leyla. Yüzündeki endişe her şeyi anlatıyordu. Duvara yaslanıp kısa bir süre düşündüm.

"Ne yapacağını bilmiyoruz. Aras'a zarar vermek istediği açık."

"Eğer dediğini yapmazsak yine Aras'a zarar verecek." Leyla'nın dediğine karşılık ellerimle yüzümü kapattım,

"İki türlü de zarara çıkıyorsa Volkan'ın dediğini yapmak zorunda değiliz." Leyla elini omzuma koyduğunda ellerimi yüzümden çekip Leyla'ya baktım.

"Oyununu o kuruyor, ama biz de hamlelerimizi yapabiliriz. Bu işin iki yolu var... ve ikisi de tehlikeli." Başımla Leyla'yı onayladım. Bir şey söylemeye fırsat gelmeden telefonum çaldı. Arayan kişinin Göktuğ olduğunu görünce burada bulunma nedenimizi hatırladım. Aramayı cevaplayıp kulağıma götürdüm.

"Evet, Göktuğ? Bir sorun mu var?" dedim, sanki az önce yaşanan tehdit hiç olmamış gibi, rahat bir tonda.

"Hayır, sadece ekip size yaptıkları projeleri göstermek istiyor. En yakın zamanda bir toplantı ayarlayabilir miyiz?" Görmeyeceğini bilsem de başımı salladım.

"Tamam, Göktuğ. Leyla sana toplantı için gerekli bilgileri iletecek," dedim,aramayı sonlandırınca. Kısa bir an için gözlerimi kapattım. Yorgunluk ve gerilim tekrar üzerime çökmüştü.

Odaya döndüğümüzde ikimiz de sessizleşmiştik. Leyla pencerenin önünde durup dışarı bakarken ben masaya oturdum ve telefonumu çıkarıp notlarımı gözden geçirdim. Ama Volkan'ın sözleri kafamda yankılanıyordu.

"Miray..." Leyla yavaşça arkamdan yaklaştı. "Bunu yapmak zorunda mıyız? Bir ay boyunca yalan söylemek... hem sana hem Aras'a zarar verecek. Zaten Sandro'yu yeterince üzdük"

Başımı kaldırdım, gözlerimi Leyla'ya diktim. "Eğer yapmazsak, Volkan başka bir yol bulacak. Aras'ı köşeye sıkıştıracak... ya da doğrudan zarar verecek. Bu işin başka bir yolu var mı?"

Leyla omuzlarını düşürdü, ama vazgeçmeye niyeti yoktu. "Peki... o zaman planımız ne olacak?" Kısa bir sessizlik oldu. Masanın üzerindeki ajandaya baktım, kalemimi elime aldım.

"İlk adım, Aras'a her şeyi anlatmak ve dikkat etmemiz gereken... Volkan'ın bizi izlediği gerçeği. Onu asla şüpheye düşürmemeliyiz." Bir süre sessizce düşündük.

"Leyla,Aras sana kartvizit vermişti, orada onun numarası var." Elimi uzattım "onu ver bana,Aras'ı arayacağım." Leyla bir süre elime baktıktan sonra pantolonun arka cebinden kartviziti çıkartıp verdi.

"Diğer otele gitmeden önce Aras'ı arayalım." Numarasını telefonuma girdikten sonra arama tuşuna basıp kulağıma götürdüm,birkaç çalıştan sonra telefon açıldı.

"Efendim Miray,bir sorun mu var?" Sesi normalden daha yorgun bir tonda çıkmıştı. Muhtemelen tüm gün etrafta koşturuyordu.

"Evet, biz otel.. Dur,sen benim Miray olduğumu nerden bildin?" Gözlerim şüpheyle kısıldı, Leyla da yanıma yaklaşıp merakla telefona doğru kulak kabarttı.

"Benimde kendime göre tekniklerim var,boş işler yapmıyorum sonuçta." Dedi,sesinde ki hafif kini duyabiliyordum. Gözlerimi devirip Leyla'ya baktım ama mal gibi gülümsüyordu. Sanırım aşk insanı aptallaştırıyor.

"Neyse,bizim diğer otele gitmemiz gerekiyor. Bizi götürür müsün?" Birkaç hamurdanma sesi duyar gibi oldum ama yanlış anlamışta olabilirim.

"Geliyorum, ben gelene kadar odanızda kalın. Size haber veririm."

"Tamam,bekliyoruz." Dedim, ardından telefonu kapatıp Leyla'ya döndüm.

"İlk görüşte aşka inanmıyordum,seni görene kadar." Dedim,yaramaz sırıtışımı gizlemeye çalışırken.

"Miray! Saçmalama,aşık falan değilim" demesine rağmen yanakları kızarınca derin bir kahkaha attım.

"Belli oluyor güzelim." Leyla elleriyle yanaklarını kapatıp utandığını gizlemeye çalışırken onun bu haline karşı sırıtışımı gizlemeye çalışıyordum.

"Of Miray,seninde aşık olduğuna şahit oldum. Sana böyle yaptım mı?" Feryat ederek yanımdan uzaklaşıp yatağa oturdu.

"Haklısın ama senin aşık olman çok nadir bir olay." Sandalyeden kalkıp Leyla'nın yanına yatağa oturdum.

"Hem güçlü,hem zeki hem.." yan gözle bana bakıp sesini alçalttı. "Ve yakışıklı." Göz kırptı. Bu tavrına dayanamayıp uzun kahkahalar attım, Leyla'da benim kahkahama katılınca yatağa sırt üstü kendimizi bırakıp gülmeye başladık. Bütün gün yaşadığımız travmatik olayların üzerine psikolojimiz gerçek anlamda bozulmuştu. Dakikalarca güldükten sonra ikimizde sessizleşmiş tavanla bakışmaya başlamıştık.

"Biz iki adamın ölümüne yakından şahit olduk" dedi Leyla hayretler içerisinde.

"Bunu yaşayacağımı asla beklemiyordum ama evet... şak diye vurdu adamları,sanki çok kolaymış gibi," Leyla başını bana çevirip yorgun gözlerle baktı.

"İçimden bir his bunların daha başlangıç olduğunu söylüyor." Ne kadar istemesemde benim içimdeki seste bunu söylüyordu.

"İlk olarak Volkan olayını daha sonra da Sandro'nun.. Yani Volkan'ın babasını.. Sanırım Sandro'nun babasına karşı bir kırgınlığı var." Gözlerim uzaklara daldı,

"Ne? Bunu da nereden çıkardın?" Dedi Leyla,söylediğime anlam vermeye çalışarak.

"Volkan'ın soyadı Çelikoğlu,ve Demir'in soyadı Mariano." Kolumun üstünde doğrulup Leyla'ya döndüm. "Yani Sandro bi kardeşi olduğunu bilmiyor,babasını da reddetmiş buna bakılırsa." Leyla bir süre dediğimi düşündükten sonra düşünceli bakışlarını bana çevirdi.

"Ama Sandro babasının şirketini yönetiyor. Yani babasını tamamiyle reddetmemiş." Yukarı bakıp zoraki nefes verdikten sonra kendimi bırakıp tekrar uzandım.

"Sandro bu kadar yalnızken ona ihanet etmek zorunda kalmak çok zor Leyla.." Buruk bir gülümseme ağzımın kenarına yerleşti. "Bana bakarken ki o yüzündeki gülümsemeyi görebilseydin keşke.." Elimi kalbime koydum.

"Hayat çok acımasız!" Leyla aniden yatakta doğrulup ayağa kalktı. "Ve biz kimseyi dinlemeyeceğiz! Kalk Miray, biz tek başımıza otele gidebiliriz!" Leyla'ya gelen ani güç karşısında gözlerimi kırpıştırdım.

"Kızım,tek başımıza dışarı çıktık ve iki adam öldü. Otur şuraya,amacımız bi erkeğe boyun eğmek değil, kimsenin ölmemesini sağlamak. Hiç kimse," dedim altını çizerek.

"Doğru.. Bir an her şeyi unutmuştum." Camın önüne gidip aşağı baktı. "Paris'e mi geldik fantastik bir hikayeye mi belli değil." Dediği şeye istemsiz sesli gülünce yan bakışlarını üzerime dikti.

"Senin psikoloji de iyice gidiyor." Başımı salladım ve yanına gidip camdan aşağı baktım.

"Bursa'da aynı iş yerinde karşılaştığımızda işlerin bu noktaya geleceğini nereden bilebilirdik.." Elini omzuma koydu.

"Ne olursa olsun, seninle tanıştığım için çok mutluyum." Ağzımın kenarıyla gülümseyip elimi elinin üstüne koydum.

"Bitecek bu günler." Telefonum çalınca masanın bulunduğu yere gidip telefonu aldım. Aras arıyordu, aramayı cevapladım.

"Geldin mi?" Dedim,konuşmayı kısa keserek.

"Evet geldim,inin aşağı."

"Tamam." Telefonu çantama koyduktan sonra Leyla'ya döndüm.

"Seninki gelmiş,hadi inelim." Arkamı döndüm ve hızlı adımlarla kapıya doğru ilerledim çünkü Leyla 'Seninki' lafına takılacaktı. O konuşamadan odadan çıktım ve asansörü çağırdım. Leyla yanıma gelip yanaklarını şişirdi.

"Sakın Aras'ın yanında bu tarz bir şey söyleme, seni döverim!" Elimle ağzımı kapatıp güldüm.

"Merak etme benden sır çıkmaz." Rahat bir nefes verdikten sonra asansöre bindi. Otelden çıktığımızda Aras arabanın içinde bizi bekliyordu. Leyla ön koltuğa ben de arka koltuğa geçtim. Arabayı çalıştırdı ve yola çıktık.

"Buraya iş için geldiğinizi unutmuşum, kusura bakmayın kızlar" Leyla dudaklarında ki kocaman gülümseme ile Aras'a döndü.

"Önemli değil Aras." Aras'ın ismini kullandığı gibi yanakları kızarmıştı. "Ve Volkan oteldeydi. Bizden her zaman bir adım önde." Leyla lafını bitirir bitirmez Aras aniden arabayı kenara çekip frene basınca hafif gerildim. Aras'ın gözleri direkt beni buldu.

"Ne istiyor sizden?" Sesi beklediğimden daha sakin çıkıyordu. Hafif yutkunup söze girdim.

"Sana güvenecekmişiz,Yavaş yavaş sana açılacakmışız. Sana ihtiyacımız varmış gibi davranacakmışız. Ve moda haftasına üç gün kala sana bir bilgi sızdıracakmışız." gözleri kısıldı

"Ne bilgisi?" Dedi,bir şeyleri tartmaya çalışıyor gibiydi.

"Defile gecesi Volkan'ın, yeraltı bağlantılarıyla gizli bir buluşma yapacağı bilgisi" Leyla araya girdi.

"Sen o bilgiye atlayacakmışsın çünkü bize inanacaksın ve tüm ekibini oraya yığacakmışsın. O gece şehrin güvenlik ağı tek bir noktaya odaklanmış olacak bu şekilde de Volkan gerçek hedefine ulaşabilecekmiş." elini direksiyona vurdu.

"En yakın zamanda o pisliği yakalayıp sonsuza kadar yaşayacağı hapise tıkıcam!" Aras'ın bu sinirine anlam veremedim ama sanırım uzun zamandır Volkan'ı yakalamaya çalışıyordu bu yüzden de sinirleri bozulmuş olabilirdi.

"Biz ne yapalım? Sana ihanet edemeyiz." Aras Leyla'ya döndü.

"Edeceksiniz." Dediği şeye karşılık ağzım açıldı.

"Ne? Neden?" Dedi Leyla,başını hafifçe yana eğdi.

"Bırakın Volkan beni kandırdığınızı düşünsün. O gece geldiğinde onu takip edicem, en azından hedefi neymiş öğrenirim." Aras'ın dediği şey ile ikimizde rahat bir nefes verdik. Arabayı tekrar çalıştırdı ve tekrardan yola çıktık. Ekibin bulunduğu otele vardığımızda arabadan indik.. pardon Leyla önce dakikalarca Aras'a teşekkür etti.

Otele girdiğimizde gruba mesaj attım. Hepsi lokantada bizi bekliyormuş. Leyla ile direkt olarak lokantaya yürüdük. Masaya ulaştığımızda herkes oturmuş yemeklerini yiyordu. Bizi gördüklerinde başlarını kaldırdılar, ayağa kalkmaya yeltendiklerinde elimle onları durdurdum. Bana ayırdıkları sandalyeye oturdum.

"Herkesten özür dilerim, son günlerde birden fazla şeyle uğraşmaya çalışıyorum." Dedim gülümseyerek. Göktuğ iki elini kaldırdı.

"Estağfurullah, özür dilemenize gerek yok Miray hanım. Sizinle çalışmak bizim için bir onur." Dediği şey ile kalbimde bir gururlanma hissi oluştu.

"Teşekkür ederim Göktuğ bey. Buyurun lütfen yemeğinize devam edin.

Herkes başını sallayıp yemeklerine döndü. Garson yanıma gelip sipariş isteyince sadece bir salata sipariş ettim. Tekrardan ekibe döndüm.

"Projelerinizi görebilir miyim?" Çiğdem yanında bulunan dosyaları önüme koydu. Başımı sallayıp bütün tasarımları incelemeye başladım. Beğendiklerime işaret koyduktan sonra ekibe döndüm,

"Beklediğimden daha şahane tasarımlar oluşturmuşsunuz, canı gönülden tebrik ediyorum." Herkes söylediğim şeye karşı mutlu olup birbirlerine baktılar.

"Çok az zamanımız kaldı,o yüzden bu tasarımları dikmeye başlamalıyız." Dikim ekibinin başkanı olan Tuğçe'ye döndüm. "Güzel iş çıkaracağınıza eminim." Tuğçe başını salladı.

"Hiç endişeniz olmasın Miray Hanım." Gülümseyerek karşılık verdikten sonra tüm ekibe hitaben konuşmaya devam ettim.

"Bir hafta boyunca istediğinizi yapabilirsiniz. İşimiz istediğimizden daha erken bitti." Herkes bu haberi duyunca çok sevindi. Onların mutluluğunu görmek beni de mutlu ediyordu.

Salatam geldiğinde garsona teşekkür ettim. Salatadan bir çatal alıp ağzıma atmak için hareket edecektim ki gözümün önüne kanlar içinde ölen iki adam gelince midem bulandı. Elimle ağzımı kapatıp masadan kalktım ve koşar adımlarla lavaboya koştum. Suyu açıp tırnaklarımı lavabonun kenarına geçirdim. Soğuk suyu yüzüme bastım. Aynaya bakamadım. Islak ellerimi boynuma götürüp kendimi rahatlatmaya çalışsamda gözümün önündeki görüntü gitmiyordu.

"Miray iyi misin?" Leyla'nın sesini duyunca ona doğru döndüm ve başımı iki yana salladım.

"O ölen adamlar gözümün önünden gitmiyor Leyla.." dedim ağlamamaya çalışarak. Birkaç adımda yanıma gelip sıkıca sarıldı.

"Benimde Miray.. Güçlü durmaya çalışıyorum ama o adamlar psikolojimi bozdu.." Leyla'ya sarılıp ağlamaya başladım.

"Yoruldum Leyla, hiçbir şey yapmak istemiyorum." Elini saçıma götürüp okşamaya başladı. Bu hareket bir nebzede olsa beni rahatlatmayı başarmıştı.

Yemek faslı bitince otel odasına geri döndük, üstümü değiştirip direkt yatağa geçtim ve uyudum. Sabah olduğunda telefonuma gelen bildirimi farkettim.

Sandro;
Miray konuşmalıyız.

Mesajı görünce kalbim olması gerekenden daha hızlı atmaya başladı. Titreyen parmaklarımla cevap yazdım.

Siz;
Ben Türkiye'de değilim.

Daha ikinci mesajı atamadan mesajıma yanıt vermişti,

Sandro;
Biliyorum

Sandro;
Eyfel Kulesi'nin altında seni bekliyorum.

Gördüğüm mesajla aniden zaman durmuş gibiydi. Beynim kısa devre yaptı. Sandro... Burada mı!?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18