10. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Elif Doğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 41Şu an: 10. Bölüm

Odada adamla baş başa kaldığımızda kısa bir süre sessizlik oluştu. Adam benim konuşmamı bekliyordu sanırım. Bu yüzden öne doğru adım atıp masanın önünde bulunan sandalyeye oturup bacak bacak üstüne attım.

"İlk olarak, siz kimsiniz ve 'çekiliş' adı altında hangi hakla izinsiz kızların evine adam gönderirsiniz?" dedim, soruyu sorarken içimden bu durumun ne kadar saçma olduğunu bir kez daha düşünüyordum. "Hayır yani, bu çok saçma, ben bu durumu kabul etmiyorum." Adam bir süre sessizce yüzümü inceledikten sonra öne doğru eğilip gözlerimin içine doğru baktı.

"Sandro yetim bir adam. Sandro ve onun gibi bir aile ve sevgiye ihtiyaç duyan herkes buraya başvuruyor. Eğer bu durumdan şikayetçiyseniz Sandro hemen yanınızda yaşamayı sonlandırsın. Böyle bir hakka sahipsiniz." Dediği şeyle şok olmuştum. Sandro'nun yetim olduğunu bilmiyordum. Otomatik olarak başımı sağa sola salladım.

"Hayır, devam edebilir, rahatsız değilim..." Ayağa kalktım, geliş amacımı ve aklımdaki bütün soruları unutmuştum. Adamın bir şey demesini beklemeden odadan çıktım. Sandro kapının biraz uzağında, duvara yaslanmış, başı yere eğik halde duruyordu. İçimden ona gidip sarılmak ve onun yanında olduğumu söylemek istiyordum. Ağır adımlarla yanına gidip varlığımı belli etmek için boğazımı temizledim.

"Hadi eve dönelim." Ona olan bakışlarımın değiştiğini anlamıştı sanırım. Başını yana eğip gözleriyle beni süzdü.

"Neyin var? Neden üzgün görünüyorsun?" dedi. Hafif bir gülümsemeyle ona bakıp başımı salladım.

"Önemli bir şey değil." Aynı asansöre tekrar dönüp bindik. Acaba bu yüzden mi bu kadar ilgiliydi? Beni ailesi olarak mı görüyordu... Eğer öyleyse ben ne yapabilirdim... Yakında Mardin'e dönecektim ve onu da yanımda getirirsem aileme ne diyecektim...

"Miray, neden böyle suskun ve üzgünsün? Patron sana kötü bir şey mi söyledi?" Düşüncelerimden sıyrılmama neden olan sese döndüm.

"Hayır, kötü bir şey demedi... Uhm şey, yapmak istediğin bir şey var mı? İstersen bugün dışarıda vakit geçirelim." Anında başını salladı. Asansör kapısı açılınca dışarı çıktık.

"Harika fikir! Hadi lunaparka gidelim. Hep gitmek istiyordum." dedi, büyük bir coşkuyla. Şirketten çıkıp arabaya bindik. Sandro heyecanlı duruyordu ve o mutlu olduğu için ben de mutluydum.

"En çok hangisini merak ediyorsun? İstersen ilk ona binelim." Sesimdeki coşku dışarıdan çok net belli oluyordu. Büyük bir gülümsemeyle bana döndü. Gözlerindeki o ışıltı gerçekten çocukluğunda bir şeylerin eksik olduğunu belli ediyordu. Bakışları tekrar yola döndü, düşündüğünü belli eden sesler çıkartıyordu.

"Ben ilk önce çarpışan arabaya binmek istiyorum. Daha sonra da hepsine binelim!" Başımı sallayıp ellerimi çırptım.

"Harika fikir! O zaman önce çarpışan araba." Başını çevirmeden gözlerinin ucuyla bana baktı.

"Hem bu sefer intikamımı alıcam. Gerçi bu çarptığın gerçek bir arabaydı ama olsun." Gözlerimi devirip alaylı bir ifadeyle güldüm.

"Gerçekten çok komik." Kahkaha atarak bana baktı ve sonra yola döndü.

"Bekle sen, lütfen peşimi bırak diye yalvararcaksın." dedi, sesini inceltip benim ses tonumu taklit etmeye çalışarak. Tam ona kızacakken gözlerindeki o parıltıyı görünce bir şey demeden önüme dönüp sadece güldüm.

Sonunda lunapark aletleri görüş alanımıza girerken içimi heyecan kapladı. Arabayı park ettikten sonra arabadan fırlayıp koşar adımlarla lunapark alanına girdim. Sandro da birkaç adım geriden takip ediyordu. Gişeye gidip her bir alet için ikişer bilet aldıktan sonra Sandro'ya döndüm.

"Biletler benden." Sandro'nun bir şey demesine izin vermeden hızlı adımlarla çarpışan arabaların olduğu yöne gittim. Sandro da geldikten sonra iki farklı arabaya bindik. Biz hariç pistte altı kişi daha vardı. Oyun başladığı gibi direkt Sandro'nun arkasına sürüp bütün hızla çarptım ve Sandro'nun öne doğru savrulmasına sebep oldum.

"Bu sana bir yerden tanıdık geliyor mu?" diye bağırdım Sandro'ya gülerken. Başını kaldırıp bana döndü.

"Bekle, sen kaşındın." dedi ve direksiyonu bana doğru çevirip bütün hırsıyla bana doğru gelince kahkaha ve çığlıklarla ondan kaçmaya çalıştım ama en sonunda beni köşeye sıkıştırıp çarpınca öne doğru savruldum. Bu sefer gülüp dalga geçme sırası ona geçmişti.

Bir süre daha birbirimizi kovalamaya devam ettik. Aniden başka bir adam bana çok sert çarpınca öne doğru aniden savruldum. Bunu asla beklemiyordum. Sandro da beklemiyordu sanırım çünkü başımı kaldırdığımda Sandro'nun sinirle adama baktığını gördüm.

O andan sonra oyun bitene kadar Sandro adamın peşini bırakmadı. Adam Sandro'ya üç kez ve Sandro adama beş kez vurmuştu. Sonunda oyun bitince adam yaşananlardan bir şey anlamamış gibi yüzünde gülümsemeyle orayı terk etti ama Sandro hâlâ sinirli duruyordu. Omuzlarından tutup onu oradan uzaklaştırmak zorunda kaldım.

"Bu kadar sinirlenmene gerek yoktu, biliyorsun." dedim, omuzlarını bırakırken. Derin bir nefes alıp başını salladı.

"Haklısın, üzgünüm." Etrafına baktı ve sonra pamuk şeker satan adamı işaret etti. "Hadi, sana pamuk şeker alalım."

Pamuk şekercinin yanına gidip bir tane pamuk şeker alınca Sandro'nun arkasından yaklaşıp abiye baktım ve parmaklarımla iki işareti yaptım.

"Abi ya sen iki tane ver, sonra bu mızıkçılık yapıp benim pamuk şekerimi alıyor. Bir de tek yiyişte resmen bütün pamuk şekeri bitiriyor." dedim, gülerek. Abi de aynı şekilde güldü.

"Aaa, olur mu öyle şey. Hanım kızımın hakkını yeme evladım. Sen de al bir tane." Sandro'ya pamuk şekeri uzattı.

"Valla abi ya, çok doğru konuştun." dedim, hâlâ gülerken. Sandro da başını geriye atarak güldü.

Hâlâ ağzım açık gülüyorken hiç beklemediğim bir anda pamuk şekerden bir parça koparıp kolaylıkla ağzıma tıktı. Ona büyük gözlerle döndüm ama ağzım dolu olduğu için konuşamadım. Ben pamuk şekeri yutmaya çalışırken Sandro pamuk şekerin parasını ödeyip yürümeye başlamıştı.

"Hey Sandro, hadi yarış yapalım." dedim, olduğum noktada dururken. Dönüp bana baktı ve sırıtarak gözlerini kıstı.

"Ne yarışı? Hadi yapalım. Kaybedersen ağlamak yok ama." Burnumu içime çekip kendimden emin adımlarla önüne geçtim.

"Pamuk şekeri ilk bitiren kazanır." Bir süre dediğim şeyi düşündü ve sonra başını salladı. "Üç diyince başla."

Yarış başlayınca Sandro pamuk şekerini büyük bir ciddiyetle ve hızlı olmaya çalışarak koparıp ağzına atıyordu. Ben ise onu bir süre izledikten sonra hiç düşünmeden pamuk şekerimi avuçladım, tek hamlede top haline getirip ağzıma attım. Sandro'nun eli havada kaldı. Bakışları yüzümde sabitlendi, kaşları hafifçe çatıldı. Bir şey söyleyecek gibi oldu ama vazgeçti, sanki beyninin bağlantısı kopmuştu. O an dayanamayıp gülüşüm patladı. Geriye yaslanıp hâlâ bana bakan Sandro'ya bakarak güldüm.

"Ne oldu?" dedim, ağzım doluyken. Sandro da çubuktaki pamuk şekeri çıkartıp elinde top haline getirip yedi. Sonra da sanki çok muhteşem bir buluş bulmuş gibi bana baktı.

"Böyle bir şey yapılabildiğini bilmiyordum. Bu çok harika bir şey Miray! Nereden buldun bunu?" Ağzı doluyken konuşuyordu ve gerçekten şok olduğu belliydi. Elimle saçımı geriye doğru savurdum.

"Böyle şeyler benden sorulur canım. O yüzden pek sorgulama." dedim, çok büyük bir şey başarmış gibi. Sandro beni alkışlamaya başlayınca elimi kalbime koyup başımı öne eğip geri kaldırdım.

"Güzel alkışlarınız için teşekkür ederim." Tekrar etrafa bakındım ve dönme dolabı işaret ettim. "Şimdi de dönme dolaba binelim." Sandro da başını sallayıp kabul edince adımlarımızı oraya çevirdik.

"Ben küçükken Alp, yani kardeşimle birlikte dönme dolaba binmeye gelmiştik ama Alp korkudan ağlamaya başlayınca beni kabinde tek bırakmıştı." dedim, gülerek. Ama Sandro gülmüyordu. Az önceki mutlu ifadesinin yerini dalgınlığa bırakmıştı. Hafifçe yutkunup ona baktım. Gözleri uzaklara doğru dalmış gibiydi ama nedenini anlayamıyordum. Devam etsem acaba güler mi diye merak ettim.

"Hatta Alp arabada gelirken çok heyecanlıydı. 'Abla, sence çok yükseğe çıkacak mıyız?' gibi sorular soruyordu. Küçüktü işte, korkudan binemedi." Konuşurken çoktan dönme dolabın kabinine gelmiştik. Sandro'nun adımları yavaşlamıştı. Kabine girip Sandro'ya döndüğümde onun binmediğini fark ettim.

"Hey, neden binmiyorsun?" dedim. Tekrar kabinden çıkmaya çalıştım ama güvenlik görevlisi çıkmama izin vermedi. Sandro'nun yüzü ifadesizdi, cam gibi olmuştu bakışları.

"Sandro? Binsene! Durun! O daha binemedi!" Ama dolap hareket etmeye devam ettiği için elimden bir şey gelmiyordu.

Sanki Sandro'nun bir şey söylediğini duymuştum. 'Özür dilerim' mi demişti? Sandro bana neden böyle bir şey demişti? Koltuğa oturup anı düşündüm, ne oldu birden ve Sandro neden bana bunu yaptı? Yirmi dakika sonra sonunda inebilince etrafa bakındım ama Sandro yoktu. Telefonumu çıkartıp aradım ama cevap vermedi. Aramayı sonlandırmıştı. Tekrar etrafa baktım. Dönme dolap görevlisini görünce yanına gittim.

"Şey, buradaki adam... Onu gördünüz mü?" dedim ama bir şey söylemedi, sadece omuz silkti. Aklıma gelen şeyle koşarak arabayı park ettiğimiz yere gittim ama araba orada yoktu. Tekrar onu aradım, direkt telefon kapandı... Engellemişti, ama neden?! Her şey çok iyi gidiyordu, mutluyduk... Değil miydik?..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18