Bölümler 91Şu an: 87 BÖLÜM
- 1 Giriş725 kelime
- 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
- 3 2 BÖLÜM877 kelime
- 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
- 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
- 6 5 BÖLÜM692 kelime
- 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
- 8 7 BÖLÜM739 kelime
- 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
- 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
- 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
- 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
- 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
- 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
- 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
- 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
- 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
- 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
- 19 18 BÖLÜM805 kelime
- 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
- 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
- 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
- 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
- 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
- 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
- 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
- 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
- 28 27 BÖLÜM908 kelime
- 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
- 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
- 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
- 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
- 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
- 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
- 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
- 36 35 BÖLÜM863 kelime
- 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
- 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
- 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
- 40 39 BÖLÜM883 kelime
- 41 40 BÖLÜM893 kelime
- 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
- 43 42 BÖLÜM983 kelime
- 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
- 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
- 46 45 BÖLÜM656 kelime
- 47 46 Bölüm1.377 kelime
- 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
- 49 48 Bölüm1.504 kelime
- 50 49 BÖLÜM921 kelime
- 51 50 BÖLÜM940 kelime
- 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
- 53 52 BÖLÜM855 kelime
- 54 53 BÖLÜM983 kelime
- 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
- 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
- 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
- 58 57 BÖLÜM986 kelime
- 59 58 BÖLÜM888 kelime
- 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
- 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
- 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
- 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
- 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
- 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
- 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
- 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
- 68 67 BÖLÜM984 kelime
- 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
- 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
- 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
- 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
- 73 72 BÖLÜM926 kelime
- 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
- 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
- 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
- 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
- 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
- 79 78 BÖLÜM917 kelime
- 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
- 81 80 BÖLÜM925 kelime
- 82 81 BÖLÜM846 kelime
- 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
- 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
- 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
- 86 85 BÖLÜM936 kelime
- 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
- 88 87 BÖLÜM817 kelime · Okuduğun bölüm
- 89 88 BÖLÜM637 kelime
- 90 89 BÖLÜM997 kelime
- 91 90 BÖLÜM1.320 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şirhan’ın cansız bedenini mermer zeminde geride bırakan Cafer, savaş tanrısının elinden düşen o devasa ve saf plazma enerjisi saçan yıldırımlı mızrağı yerden kaldırıp yanına aldı. Lakin tam o sırada sarayın temelleri bir beşik gibi sallanmaya, devasa taş sütunlar ortadan ikiye çatlamaya başladı. Bu sıradan bir deprem değildi; gök kubbenin altındaki sekiz yüz metrelik dağlardan kopup gelen, Aehetgard’ın en kadim ve en korkunç varlıklarından biri olan Dağ Erenlerinin son kalıntısı **Oroz**, intikam hırsıyla sahneye çıkmıştı. Oroz’un da derdi tıpkı Cafer gibi bu panteonu ve Aehetgard’ı tamamen yerle bir etmekti; ancak yolunun üzerindeki en büyük engel olarak gördüğü tanrı katili Cafer’i ortadan kaldırmadan bunu yapamayacağını biliyordu.
Yerin ve göğün sarsıldığı o dehşet anında Cafer, ayak bileklerinde yoğunlaştırdığı yıldırım ve rüzgâr gücüyle mermer terastan gökyüzüne doğru fırladı. Bulutların arasından koca gövdesiyle sıyrılan dağlar kadar devasa Oroz’un karşısında duran Cafer, tüm gücünü sesine vererek gür bir nidayla bağırdı:
— Cafer: Oroz! Demek Dağ Erenlerinden geriye kalan tek ucube sensin!
— Oroz (Gök gürültüsünü andıran boğuk ve hırs dolu sesiyle): Seni aptal ölümlü... Siz benim tüm soyumu kuruttunuz, dağlarımı yıktınız! Bende şimdi sizi, bu tanrılar şehrini ve seni yok edeceğim!
Geçmişte Valak ve diğer panteon tanrılarının birlik olup Dağ Erenlerini yenip zindana tıkmalarının acısını taşıyan devasa Oroz, ellerindeki dağ kütlesinden farksız o devasa taş sopasını savurarak doğrudan Cafer’in üzerine saldırdı. Oroz’un vurduğu her darbe havada sonik patlamalar yaratırken, Cafer elindeki Şirhan’ın yıldırımlı mızrağıyla bu devasa saldırılara karşı koymaya çalıştı. İkili arasındaki çarpışma adeta göğü ve yeri inleten bir kıyamet sahnesine döndü; Cafer mızrağıyla Oroz’un dev sopasını karşıladığında çıkan enerji dalgası çevredeki kuleleri paramparça etti.
Lakin Oroz’un taşıdığı o ilkel ve dağları deviren devasa kütlesel güç, insan bedenini aşan bir ağırlıktaydı. Savaşın en kızıştığı salisede Oroz, dev sopasını havada daireler çizerek öyle yıkıcı ve sert bir açıyla indirdi ki, Cafer mızrağıyla siper almasına rağmen darbenin şiddetini tam olarak engelleyemedi.
*GÜM! KRRAAA-KOOM!*
Oroz’un sopasından yayılan devasa kinetik güç Cafer’i göğsünden yakaladı; metrelerce geriye savrulan Cafer, sarayın kalın mermer duvarlarına ve taş bloklarına çok sert bir şekilde çarptı. Çarpmanın etkisiyle un ufak olan tonlarca ağırlıktaki kayalar ve mermer parçaları Cafer’in üzerine çığ gibi devrildi. Toz bulutunun ve enkaz yığınının altında kalan Cafer, aldığı bu ağır darbenin ve göğsüne saplanan acının etkisiyle bilincini kaybederek yere yığıldı; salon derin ve tehlikeli bir sessizliğe büründü.
Oroz’un devasa sopasından yediği yıkıcı darbeyle tonlarca ağırlıktaki kayaların ve mermer enkazının altında kalan Cafer, yaşadığı kısa süreli karanlığın ardından gözlerini öfkeyle açtı. Zihnindeki saniyeler süren o sersemlik, yerini damarlarında yeniden kaynamaya başlayan ilahi bir hırsa bıraktı. Üzerine yığılan kayaları bir çırpıda iterek ayağa kalkan Cafer, başını kaldırdığında Dağ Erenlerinin son kalıntısı Oroz’un, koca gövdesiyle bulutların arasına kadar tırmanmış, gökyüzünün en yüksek katmanına ulaştığını gördü. Valak’ın tahtına ve son intikamına giden yolda bu devasa canavarın kendisini engellemesine katlanamayan Cafer, içindeki o kabaran isyanla gürledi:
— Cafer: Hayır... Bu benim savaşım! Buraya kadar gelip de senin ellerinde durdurulmayacağım, Oroz!
Ayak bileklerindeki yıldırım enerjisini ve rüzgârı aynı anda tetikleyen Cafer, yer çekimine meydan okurcasına gökyüzüne doğru şimşek hızıyla fırladı ve saniyeler içinde devasa Oroz’un tam karşısında, bulutların ortasında havada asılı kaldı. Oroz, öfkeden köpüren gözleriyle karşısındaki bu inatçı ölümlüye bakarak kükredi:
— Oroz: Önümden çekil, insan! Bu sarayı ve bu panteonu yerle bir etme zevkini kimseye bırakmayacağım! Bu savaşı ben bitireceğim!
Tam o sırada, sarayın en tepesindeki tahtından her şeyi izleyen Yıldırım Tanrısı Valak, kardeşinin ve bu devasa canavarın gökyüzündeki düellosunu bölmek ve ikisini de ortadan kaldırmak için gök kubbenin mühürlerini sarstı. Gök yüzünden kaim, kör edici ve devasa mavi yıldırım sütunları doğrudan ikisinin üzerine doğru inmeye başladı. Valak’ın yıldırımları ne dost tanıyor ne de düşman; her iki devi de yok etmek için vahşice üzerlerine yağıyordu. Bu ilahi şimşek darbelerinin altında kalan Oroz ve Cafer, yavaş yavaş gökyüzünden aşağıya, Aehetgard’ın kulelerine doğru düşmeye başladılar.
Gökyüzünden yer çekimine kapılmış bir halde aşağıya doğru süzülürken bile durmaksızın çarpışan iki devin savaşı nefes kesiyordu. Yer yüzüne doğru düşerken rüzgârın ve yıldırımların arasında savrulan Cafer, elindeki Şirhan’dan kalan o saf plazma mızrağını sımsıkı kavradı. Düşüşün yarattığı o muazzam hız ve ivmeyle Oroz’un devasa sırtına doğru atılan Cafer, mızrağı canavarın zırhlı derisinden içeri, kasların arasına öyle bir güçle sapladı ki, etrafa mavi kıvılcımlar saçıldı.
— Oroz (Acı ve öfkeyle haykırarak): Aaargh! Seni aciz yaratık!
Oroz düşerken acıyla gökyüzünü inleten korkunç bir çığlık koparırken, Cafer mızrağı sırtından çekip çıkardı ve düşüşün o son, kritik salisesinde havada takla atarak doğrudan Oroz’un kafasının tam ortasının üzerine bindi. Tüm gücünü, öfkesini ve damarlarındaki son yıldırım enerjisini mızrağın ucunda toplayan Cafer, o devasa silahı Oroz’un kafatasına tüm gücüyle sapladı.
*KRAAA-KOOM! ZAAAT!*
Mızrak Oroz’un kafasına saplandığı an, depoladığı tüm o yoğun yıldırım enerjisi ve Valak’ın yukarıdan gönderdiği şimşekler birleşerek devasa canavarın tüm bedenini sardı. Oroz’un dev gövdesi baştan ayağa mavi birer elektrik damarlarıyla kaplandı; canavar içten dışa doğru yanarak, etrafa devasa bir duman ve kül bulutu saçarak mermer zeminlere doğru çakıldı. Oroz alevler içinde son nefesini verirken, Cafer mızrağı çekip alarak düşüşün momentumuyla birlikte gökyüzüne, Valak ile yüzleşeceği o son zirveye doğru daha da yükseğe tırmandı.
Bölüm etkileşimi
