ATEŞ TANRILARI kitap kapağı

85. bölüm / 91

ATEŞ TANRILARI

84 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 91Şu an: 84 BÖLÜM
  1. 1 Giriş725 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM877 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM692 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM739 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM805 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM908 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM863 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM883 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM893 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM983 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM656 kelime
  47. 47 46 Bölüm1.377 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
  49. 49 48 Bölüm1.504 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM921 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM940 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM855 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM983 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM986 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM888 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM984 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM926 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM917 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM925 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM846 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM1.106 kelime · Okuduğun bölüm
  86. 86 85 BÖLÜM936 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM817 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM637 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM997 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.320 kelime

Duality’nin iki ayrı başını da kanlı mermer zemine serip zaferin o ağır yükünü omuzlarında taşıyan Cafer, sarayın en iç odalarından çıkıp geniş, sütunlu bir geçide yöneldi. Karşısına çıkan devasa kapıları ittiğinde, az önce yürüdüğü o karanlık koridorların yerini alan bambaşka, nefes kesici bir manzara gözler önüne serildi. Burası sıradan ölümlülerin ayak basabileceği, insan elinin değdiği bir yer değildi; burası doğrudan kudretli **Manna tanrılarının şehri Aehetgard**’ın kalbiydi. Gökyüzünün en yüksek katmanına kurulmuş olan bu ihtişamlı şehir, bulutların üzerinde süzülen altın varaklı sarayları, devasa anıtları ve uçsuz bucaksız mimari harikalarıyla tüm ihtişamını sergiliyordu.

İçinde bir gram bile korku barındırmayan, cesaretin ve gözü kara bir intikamın bizzat cisimleşmiş hali olan Cafer, bu devasa saray kompleksinin ortasında durdu. Gözleri bu görkemli mabedin her bir köşesini tararken, devasa mermer avluların ve sonu gelmeyen kubbeli salonların büyüklüğü karşısında bir an nereye bakacağını, adımlarını hangi yöne atacağını bilemedi. Her bir sütununda başka bir tanrının gazabı, her bir duvarında Manna mitolojisinin kadim lanetleri kazınmıştı.

Rüzgârın uzak dağlardan taşıdığı dondurucu nefes tenini yalayıp geçerken, Cafer tüm öfkesini ve biriken nefretini ciğerlerine doldurdu. Başını gökyüzüne, sarayın en tepesindeki taht odasına doğru kaldırarak tüm Aehetgard’ın sokaklarında yankılanacak o gür, tüyler ürpertici nidayla haykırdı:

— Cafer: VALAK! Saklanmayı kes, korkak tanrı! Arkadaşlarının, kardeşlerinin ve o panteonun parça parça edilen cesetleri ortadayken daha ne kadar gölgelerin arkasına saklanacaksın?! Çık dışarı!

Lakin panteonun başı, yıldırımların ve göklerin efendisi **Valak** henüz ortalıkta görünmüyordu. Sadece Cafer’in boş salonlarda ve devasa bulut denizinde yankılanan sesi geri döndü; saray derin bir sessizliğe bürünmüştü ama bu sessizlik, kopacak olan kıyametin en büyük habercisiydi.

Manna tanrılarının ihtişamlı şehri Aehetgard’ın bulutlarla kaplı devasa köprülerine ayak basan Cafer, uçurumlu geçitleri aşmak için ellerinde yoğunlaştırdığı **rüzgâr elementinin** gücünü serbest bıraktı. Bedenini saran hafif ve keskin hava akımları sayesinde, en derin uçurumları tek bir hamlede süzülerek geride bıraktı ve sarayın en yüksek mermer teraslarına doğru yürümeye başladı. Adımları mermer zeminlerde yankılanırken, başını yavaşça yukarıya, tapınak sütunlarının tepesine doğru kaldırdığında, karşısında duran beklenmedik bir figürle göz göze geldi.

Orada, elinde parlayan ilahi asası, özenle örülmüş beyaz saçları ve kibirli sırıtışıyla tanrıların habercisi **Zirek** duruyordu. Zirek, kaba kuvvetiyle değil, evrendeki hiçbir varlığın yetişemeyeceği o akıl almaz **hızıyla** bilinen bir tanrıydı. Cafer’i gördüğü an alaycı bir gülümsemeyle dudaklarını kıvırarak yüksek sesle seslendi:

— Zirek: Bakalım buraya kimler gelmiş... Tanrı katili, kardeş katili, Aehetgard’ın yüz karası... Hani şu dillerden düşmeyen, tırnak içindeki o büyük "cesaret ve korkusuzluk tanrısı" Cafer!
— Cafer: Boş boğazlılık yapmayı kes, Zirek. Senin o kibirli kellen de az sonra bu mermerlerin üzerine yuvarlanacak, haberciliğini yapacak kimse kalmayacak.
— Zirek: Ah, yapma ama... Senin gibi sadece topuğuna ve kaba gücüne güvenen korkaklarla işim yok benim! O yüzden rahat rahat vızıldamaya devam edebilirsin, sesin bu kubbede hoş bir yankı bırakıyor ne de olsa.

Zirek, bu sözleri henüz bitirdiği salisede, göz açıp kapayıncaya kadarki o inanılmaz hızıyla ani bir manevra yaparak salonun sol köşesinden sağ sütunun dibine, bir göz kırpma süresinden bile kısa bir anda yer değiştirdi. Yüzündeki alaycı sırıtışla konuşmasını sürdürdü:

— Zirek: Bak, yine işim yok çünkü benden köpek gibi korkuyorsun değil mi Cafer? Benimle o hızda ve akılda başa çıkamayacağını, bu koca sarayın yollarında kaybolacağını çok iyi biliyorsun!
— Cafer: Korkmak mı? Senin o kemiklerini bu kılıçla paramparça ettiğimde kimin korktuğunu çok iyi göreceğiz!

Cafer’in damarlarındaki öfke dalga dalga kabarırken, Zirek bu kez bir kez daha yer değiştirdi; adeta havada birden fazla silueti varmış gibi bir anda tam Cafer’in arkasında belirdi, ardından sol cebhesinde fısıldadı:

— Zirek: Nafile... Yıldırımlarını benim gibi bir hız abidesiyle harcamak istemiyorsun biliyorum, çünkü hedefi asla tutturamayacaksın.
— Cafer: Yıldırımlarımın hızı senin o ucuz hareketlerinden çok daha ötedir, Zirek! Kaçamayacaksın!
— Zirek: Zaten ben senin o ağır yıldırımlarından çok daha hızlıyım, katil! İnanmıyorsan gel, bir deneyelim bakalım!

Zirek, bu meydan okuyan alaycı kahkahasıyla birlikte yine o tanrısal hızıyla ortadan kayboldu; havada sadece geride bıraktığı rüzgâr girdabı ve altın rengi bir parıltı kaldı. Cafer, dişlerini sıkarak öfkeden titreyen elleriyle kılıcını kavradı ve habercinin izini sürmek için hızla onun peşine düştü.

Manna tanrılarının ihtişamlı şehri Aehetgard’ın altın varaklı köprülerinde ve uçurumlu teraslarında nefes kesen bir kovalamaca patlak verdi. Zirek, tanrıların habercisi olmasının verdiği o doğuştan gelen inanılmaz hızıyla sarayın bir köşesinden diğerine akıp gidiyordu; her seferinde Cafer var gücüyle oraya, habercinin ayak izlerinin olduğu noktaya ulaşıyor, lakin Zirek o anın binde birinde çoktan oradan tüy gibi kaymayı başarıyordu. Cafer damarlarındaki tüm yıldırım enerjisini serbest bırakıp şimşek hızıyla atılsa bile, Zirek’in bu akıl almaz çevikliğinin karşısında tam anlamıyla yetişemiyor, habercinin ardında bıraktığı altın sarısı rüzgâr izini yakalamakla yetiniyordu. Her yer değiştirmede Zirek’in kahkahaları kubbede yankılanıyor, bu durum Cafer’in içindeki öfkeyi körükleyerek zihnini keskinleştiriyordu.

Kovalamacanın onca anından sonra Cafer, bu yararsız takip oyununu sürdürmenin bir anlamı olmadığını anlayıp ani bir taktik değişikliğine gitti. Zirek yine alaycı bir gülümsemeyle hızlanıp bir sonraki sütunun arkasına doğru ışık hızıyla fırladığında, arkasında Cafer’in olmadığını fark edemedi. Zirek duracağını sandığı noktaya vardığında karşısında kimseyi göremedi; o anki şaşkınlığı bir saliseden kısa sürdü çünkü Cafer düz bir çizgide koşmak yerine yıldırım hızıyla bükülerek doğrudan Zirek’in varacağı noktanın tam önünde, pusu kurmuş bir şekilde bitiverdi.

*ŞLLAAAK!*

Zirek daha ne olduğunu anlayamadan, Cafer’in savurduğu kadim kılıcın o keskin ve plazma yüklü ucu tanrının bacağını dize kadar biçip geçti. Zirek acı ve şaşkınlık dolu korkunç bir çığlıkla mermer zemine kapaklandı; kesilen bacağından fışkıran altın rengi ve yoğun ilahi kan, etrafı hınçla sulamaya başladı. Tanrıların habercisi olan Zirek, tek bacağını kaybetmiş bir halde kanlar içinde yerde kıvranıyordu.

— Zirek (Acı ve öfkeyle inleyerek): Hayır... Hayır, bu olamaz! Sen şerefinle savaşmıyorsun, bu yaptığına savaş denemez, resmen hile yapıyorsun!
— Cafer (Buz gibi bir bakışla): Savaşın şerefi olmaz, Zirek. Sadece hayatta kalanlar ve ölenler vardır. Senin o ucuz hızın da buraya kadarmış.
— Zirek: Bekle... Dur! Sen... Sen o dillerden düşmeyen cesaret ve korkusuzluk tanrısısın! Kendine yakışanı yap, adına ve o büyük cesaretine yaraşır bir şekilde bana merhamet göster, öldürme beni!

Cafer, Zirek’in bu aciz yalvarmalarına karşı hiç oralı bile görünmedi; yüzündeki o taşlaşmış ve acımasız ifade bir an olsun yumuşamadı. Zirek, ölümün soğuk nefesini ensesinde hissedince son bir ilahi kudretle tüm gücünü ve kalan iradesini tek bacağına topladı; dengesini sağlayarak tek ayağı üzerinde zavallı bir şekilde ayağa kalkmaya çalıştı. Lakin Cafer, habercinin bu hamlesine fırsat tanımayacak kadar hızlıydı. Rüzgârın ve öfkenin hızıyla ileri atılan Cafer, kılıcını bir kez daha vahşice savurarak Zirek’in ayakta kalan diğer bacağını da kökünden kesti.

*KRAAAACK!*

İki bacağını da kaybeden Zirek, korkunç bir feryatla mermer zemine yığıldı ve birkaç saniye içinde can vererek ilahi varlığını yitirdi. Tanrıların habercisi Zirek’in ölümüyle birlikte evrende kopan ilahi sarsıntı, Aehetgard’ın hemen aşağısında uzanan ölümlülerin şehri Manna’nın üzerine doğru zehirli, boğucu ve koyu gri bir duman bulutu yaydı. Şehir, bu ağır ölüm haberiyle saniyeler içinde karanlık bir sisin altına gömülürken, Cafer arkasına bile bakmadan Valak’la yüzleşeceği son merdivenlere doğru yürümeye devam etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18