ATEŞ TANRILARI kitap kapağı

86. bölüm / 91

ATEŞ TANRILARI

85 BÖLÜM

Yazar: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 91Şu an: 85 BÖLÜM
  1. 1 Giriş725 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM877 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM692 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM739 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM805 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM908 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM863 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM883 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM893 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM983 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM656 kelime
  47. 47 46 Bölüm1.377 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
  49. 49 48 Bölüm1.504 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM921 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM940 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM855 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM983 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM986 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM888 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM984 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM926 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM917 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM925 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM846 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM936 kelime · Okuduğun bölüm
  87. 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM817 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM637 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM997 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.320 kelime

Zirek’in cansız bedenini ve arkasında bıraktığı zehirli dumanı geride bırakan Cafer, Aehetgard’ın en görkemli, en yüksek teraslarına doğru kararlı adımlarla tırmanmaya devam etti. Artık sarayın asıl sahibi, yıldırımların hakimi ve kendi öz kanından gelen kardeşi **Valak**’a ulaşmasına sadece birkaç adım kalmıştı. İçerideki gerilim havayı bıçak gibi keserken, koca sarayın kubbesini yırtan sağır edici bir kükreyiş gökyüzünü sarstı. Bulutların arasından süzülerek gelen devasa, pulları zırh gibi parlayan kudretli bir ejderha doğrudan Cafer’in üzerine saldırdı. Ejderhanın sırtında ise Valak’ın oğlu, panteonun en korkulan savaş tanrılarından biri olan **Şirhan** duruyordu.

Şirhan elindeki ilahi mızrağını havaya kaldırdığı anda hem ejderhanın ağzından hem de mızrağın ucundan fışkıran kör edici, mavi yıldırım dalgaları Cafer’in önünü tamamen kapattı. Patlayan yıldırımlar sarayın kalın mermer sütunlarını temelinden sarsarak toz duman içinde bıraktı; devasa taş bloklar gürültüyle aşağıya yuvarlanırken, Şirhan yüksekten alaycı ve öfkeli bir sesle bağırdı:

— Şirhan: Buraya kadar gelmemeliydin, düşmüş tanrı katili! Şimdi o adını lekelediğin bu sarayda geberip gideceksin!
— Cafer: Senin o baban da dahil kim varsa bu kılıcın altında can verecek, Şirhan! Saklanmayı bırakın!

Sarayı sarsan şiddetli yıldırım darbeleri arasında Cafer, ayak bileklerinde yoğunlaştırdığı rüzgâr elementinin gücüyle ani bir manevra yaparak yerden gökyüzüne doğru şimşek hızıyla yükseldi. Doğrudan ejderhanın sırtına doğru atılan Cafer’i fark eden Şirhan, mızrağını saplamak için hamle yaptı. Lakin Cafer rüzgârın çevikliğini kullanarak Şirhan’ın hamlesinden sıyrıldı ve zırhlı savaş tanrısının göğsüne öyle şiddetli bir tekme savurdu ki, Şirhan bu darbenin etkisiyle metrelerce gerileyerek sarayın dev duvarının içine çarptı; mermer duvar parça parça dağılırken Şirhan enkazın altında kaldı.

Şirhan geçici olarak etkisiz hale gelirken, Cafer doğrudan ejderhanın sırtına, boyun köküne bindi. Lakin ejderha bu yabancı yükü sırtında istemediği için çılgına döndü; gökyüzünde sağa sola sert manevralar yaparak, taklalar atarak Cafer’i üzerinden atmaya çalıştı. Gökyüzündeki bu gergin ve ölümcül boğuşmanın ortasında, daha önce ölen rüzgâr ve fırtına tanrısı Zeyheyır’ın geri kalan sadık askerleri gök kubbenin derinliklerinden karanlık bulutları yararak ortaya çıktı. Hayaletimsi ve rüzgârdan dokunmuş bu askerler doğrudan ejderhanın sırtına atlayarak Cafer’in etrafını sardı.

Cafer, devasa ejderhanın sırtındaki bu daracık alanda, bir yandan çılgınca sarsılan canavarın dengesini sağlamaya çalışırken, diğer yandan rüzgâr askerleriyle ölümcül bir kılıç dövüşüne tutuştu. Askerlerin ellerindeki keskin rüzgâr bıçakları Cafer’in omuzlarını ve kollarını çizerken, o hiç duraksamadan kılıcını sağa sola savurdu. Kimi askerin kafasını uçuruyor, kimi rüzgâr suretini ortadan ikiye bölerek ejderhanın sırtından aşağıya, boşluğa savuruyordu. Son rüzgâr askerini de gırtlağından bıçaklayarak etkisiz hale getiren Cafer, kontrolden çıkan ejderhanın boynunu iki eliyle sıkıca kavradı.

— Cafer: Artık bu uçuş sona eriyor!

Tüm gücünü ve ağırlığını kullanan Cafer, ejderhanın başını hedef alarak onu hızla sarayın en dik duvarına doğru yönlendirdi.

*GÜM! KRRAAA-KOOM!*

Devasa ejderha ve sırtındaki Cafer, şiddetli bir ivmeyle sarayın ana duvarına çarptılar. Tonlarca ağırlıktaki mermer duvar tamamen paramparça olurken, ortalığı kaplayan toz bulutu ve enkaz yığını içinde ejderha hareketsiz kaldı. Cafer kanlar içinde ama dimdik bir şekilde enkazın içinden sıyrılarak, nihayet öz kardeşi Valak’la yüzleşeceği taht odasının kapısına doğru yürümeye başladı.

Sarayın ana duvarını paramparça eden o şiddetli çarpışmanın ardından enkaz yığınları arasında sessizliğe gömülen devasa ejderha, bir anda sarsılarak kayaların altından sıyrılıp ayağa kalktı. Sol kanadı tamamen kırılmış, vücudunun çeşitli yerlerinden ilahi mavi kanlar sızmaktaydı; lakin gözlerindeki o yıkıcı öfke ve can havliyle harlanan nefret sönmemişti. Başını doğrudan Cafer’e çeviren yaralı ejderha, ağzını açarak etrafı sarsan sağır edici bir hırıltıyla birlikte üst üste kavurucu yıldırımlar püskürtmeye başladı. Mermer zeminleri eriten bu şimşek sağanağından çevik bir manevrayla son anda sıçrayarak kurtulan Cafer, doğrudan canavarın üzerine doğru koştu.

Ejderha, kırık kanadının verdiği dengesizliğe rağmen hızla öne atılarak devasa çenelerini açtı ve Cafer’i yakalamaya çalıştı. Cafer o anki hamleyi tam zamanında kesemediği için ejderhanın korkunç, kılıç gibi keskin dişlerinin arasında, o daracık ve sıcak çene boşluğunda sıkışıp kaldı. Ejderha, devasa çenesini kapatıp Cafer’i un ufak etmek, ezerek öldürmek için tüm gücüyle baskı uyguladı. Cafer’in zırhı ve kemikleri bu ezici güç altında çatırdamaya başlarken, o pes etmeyerek ellerini canavarın üst ve alt çenesine dayadı; içinde kalan son ilahi iradeyi ve kas gücünü serbest bırakarak devasa çenenin kapanmasını engellemek için vahşi bir direniş gösterdi. Damarlarındaki şimşek enerjisi tenini kavururken, ejderhanın dişlerini iterken çıkardığı hırıltılı nefes salonu doldurdu.

— Cafer: Seni bu cehennemde bırakmaya niyetli değilim... Aç o çeneni!

Tüm gücünü tek bir noktada patlatan Cafer, ejderhanın üst çenesini yukarıya doğru savurarak o ölümcül kapanı zorla yardı ve kendini dışarıya fırlattı. Ağzından kurtulur kurtulmaz ejderhanın burnunun üzerine sıçrayan Cafer, demir yumruğunu toplayarak canavarın tam alnına, zırhlı kafatasına öyle sert ve yıkıcı bir yumruk indirdi ki, ejderha bu ani darbenin şiddetiyle acıyla geriye doğru savruldu. Dengesini bulan canavar, ağzından bu kez doğrudan Cafer’in üzerine kör edici bir yıldırım topu fırlattı. Cafer elindeki parlayan kadim kılıcını siper ederek bu devasa enerji dalgasını ortadan ikiye yardı; plazma kıvılcımları etrafa saçılırken, ikili arasında salonun mermer kalıntıları üzerinde nefes kesen, vahşi bir düello başladı.

Ejderha kuyruğunu kamçı gibi sallayarak Cafer’i ezmeye çalışıyor, Cafer ise her darbeden kıl payı sıyrılarak kılıcıyla canavarın bacaklarında derin kesikler açıyordu. Savaşın en kızıştığı, salonun toz duman içinde kaldığı o anda Cafer rüzgârın hızıyla havaya sıçradı ve doğrudan ejderhanın sırtına bindi. Canavar ne kadar sağa sola çılgınca koysa, göğe doğru yükselip sırtından atmaya çalışsa da Cafer kılıcını ejderhanın boyun köküne saplayarak sıkıca tutundu.

Ejderhanın can havliyle duvara ve sütunlara çarptığı o vahşi boğuşmanın sonunda Cafer kılıcını iki eliyle kavradı ve ejderhanın boynunu tamamen kesip koparmak için tüm ağırlığını ve öfkesini vererek aşağıya doğru çekti.

*KRAAA-KOOM! ŞLLAAAK!*

Devasa ejderhanın başı gövdesinden tamamen ayrılırken, fışkıran yoğun mavi kanlar etrafı boyadı. Cansız düşen dev gövde mermer zemine büyük bir gürültüyle yığılırken, Cafer soluk soluğa ayağa kalktı. Ardından, Valak’la olan son hesaplaşmasında ve ilerleyen yollarında mutlaka işine yarayacağını bildiği için, yerde yatan ejderhanın o korkunç koca kafasını yerden kaldırıp yanına aldı; kanlar içinde kalan kılıcını sıkarak taht odasının asıl kapısına doğru kararlı adımlarla yöneldi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

21okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…