ATEŞ TANRILARI kitap kapağı

76. bölüm / 91

ATEŞ TANRILARI

75 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 91Şu an: 75 BÖLÜM
  1. 1 Giriş725 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM877 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM692 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM739 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM805 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM908 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM863 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM883 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM893 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM983 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM656 kelime
  47. 47 46 Bölüm1.377 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
  49. 49 48 Bölüm1.504 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM921 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM940 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM855 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM983 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM986 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM888 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM984 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM926 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.167 kelime · Okuduğun bölüm
  77. 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM917 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
  81. 81 80 BÖLÜM925 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM846 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM936 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM817 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM637 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM997 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.320 kelime

Bilgelik tanrısı Nereton’un salonunu geride bırakan Cafer, yer altındaki o uzun ve karanlık geçidi aşıp nihayet en son katın, toprak tanrısı ve öz kardeşi Toros’un hüküm sürdüğü o devasa labirentin girişine ulaştı. Ayaklarını son katın toprak zeminine bastığı an, boğazındaki bütün öfkeyi ve kini serbest bırakarak göğsünden kopan bir sesle bağırmaya başladı:
— Cafer: Toros! Torosss! Saklanmayı bırak da dışarı çık!

Sesinin yankıları mağaranın en derin uçurumlarında, kayaların arasında defalarca çarpıp geri döndü; lakin taht salonundan geriye sadece rüzgârın uğultusu ve mutlak bir sessizlik geldi. Toros hemen görünmeye niyetli değildi. Cafer, durmaksızın uzanan bu engebeli ve kayalık arazide yoluna devam etmek için devasa kayaların tepesine tırmandı; kayadan kayaya çeviklikle zıplayarak, yer altının en derin uçurumlarına doğru inen dik patikadan hızla aşağıya süzüldü.

Kayalıkların arasından tamamen aşağıya, toprak ve çamurla kaplı geniş bir düzlüğe indiği an, karanlığın içinden gelen tuhaf ve boğuk tıkırtılar duydu. Saniyeler sonra, zifiri karanlığın arasından gözleri kan kırmızısı gibi parlayan, toynakları yere çarptıkça taşları kıvılcımlandıran garip ve dehşet verici yaratıklar sürü halinde ortaya çıktı. Bunlar, yer altının acımasız ve doymak bilmez avcıları olan **Kandırıcı Toynaklılar**dı. Sürü, ağızlarından salyalar akıtarak ve tiz, sinir bozucu hırıltılar çıkararak doğrudan Cafer’in üzerine doğru saldırmaya başladı.

Cafer, yüzünde korkunun izi bile olmadan, kadim kılıcını metalik bir çınlamayla kınından çekti. Üzerine koşan ilk toynaklı yaratığın havaya sıçrayarak saldırdığı saliselik anda kılıcını savurdu; yaratığı havada kusursuz bir şekilde ikiye biçti. Sürünün geri kalanı üzerine çullandığında Cafer bir ölüm makinesine dönüştü: Kılıcını bir tırpan gibi sağa sola sallayarak yaratıkların boyunlarını koparıyor, bacaklarını kesiyor, etleri ve kanları birbirine katarak çamurlu zemini kırmızıya boyuyordu. Toynaklıların çıkardığı can çekişme çığlıkları mağarayı inletirken, Cafer kılıcının ardı ardına indirdiği keskin darbelerle önündeki yaratık sürüsünü adeta doğradı.

Sürünün neredeyse tamamı kanlar içinde yere serilmişti ki, arkadaki karanlık tünelin derinliklerinden gelen ağır ve sarsıcı gürültülerle birlikte aralarındaki en irisi, normal bir boğadan bile büyük, üç kırmızı gözü ortalığı kasıp kavuran dev bir **Kandırıcı Toynaklıbaşı** ortaya çıktı. Yaratık, yerleri göğüs kafesiyle sarsarak doğrudan Cafer’in üzerine doğru hücuma geçti.

Cafer, üzerine gelen bu devasa canavarın karşısında bir an bile gerilemedi. Yaratık, sivri ve devasa tırnaklı ön ayaklarını havaya kaldırıp Cafer’i ezmek için yere indirdiği an, Cafer rüzgâr hızını kullanarak yana savruldu. Yaratığın duvara çarpan ayaklarından taşlar koparken, Cafer kadim kılıcını bütün gücüyle ve öfkesiyle dev yaratığın boyun boşluğuna geçirdi.

*“ŞAT! KRAAAAACK!”*

Kılıcın derinlemesine saplanmasıyla dev toynaklıbaşı acı dolu kulak tırmalayıcı bir çığlık kopardı; gövdesinden fışkıran koyu renkli kanlar etrafa nehir gibi yayıldı. Canavar son bir hamleyle hınçla başını sallayarak Cafer’i savurmaya çalıştıysa da, Cafer kılıcını çekip bu kez avucunda topladığı kaya elementinin yıkıcı gücüyle yaratığın kafasının tam ortasına ağır bir darbe indirdi. Kafatası paramparça olan devasa yaratık, gürültülü bir çöküşle çamurlu zemine yığılıp kaldı. Sürünün son elemanını da yok eden Cafer, kanlı kılıcını omzuna atarak öz kardeşi Toros’un beklediği o son ve en karanlık hesaplaşma salonuna doğru yürümeye devam etti.

Cafer, kanlı ve meşakkatli yolları geride bırakarak nihayet yer altının en son katına, devasa mağaranın en uç noktasına vardı. Adım attığı anda mağaranın derinliklerinden, yerin ta dibinden yankılanan ve kayaları titreten tok, boğuk bir ses zihnini doldurdu:

— Toros: Demek altı katı aşarak buraya kadar gelebildin... Alt kattaki tanrılar seni durduramadı, açıkçası bunu zaten bekliyordum, Cafer.
— Cafer: Onlar başarısız oldu, tıpkı senin de birazdan başarısız olacağın gibi, Toros! Saklanmayı bırak da çık karşıma! O toprağın altından çık

Toros’un alaycı kahkahası mağaranın tavanındaki dikitleri sallarken, ses yeniden gürledi:
— Toros: Hatırlıyor musun? O devasa, 500 metrelik tek boynuzlu devlerle ve dağ erenleriyle omuz omuza verdiğimiz büyük savaşta hepimiz mahvolmuştuk, eziliyorduk. O savaş bitti, biz kazandık... Ama sen hâlâ ölmedin, hâlâ bu diyarda nefes alıyorsun!
— Cafer: Sizin o kurduğunuz düzen yıkılana, o kalleşliğinizin bedelini ödeştimizi görmeden ölmeye niyetim yok!
— Toros: Seni buralarda paramparça etmeden önce, işlediğin o büyük günahlara şöyle bir yakından bakalım, kardeşim... Benim karım, nefret ve öfke tanrıçası Ören’i katlettin. Ardından bizim aziz kardeşlerimiz; yıldızların tanrısı Astra’yı, doğa tanrısı Silvan’ı ve okyanusların tanrısı Hydaran’ı acımadan öldürdün. Hem de biz senin kardeşiniz! Sen kendi öz kardeşlerini bile katlettin, günah defterin kirlenip taştı... Ama üzülme, senin buradaki ölümün son derece acılı olacak!

Toros’un bu sözleriyle birlikte yer yerinden oynadı. Mağaranın zemi büyük bir gürültüyle çatladı, devasa toprak dalgaları ve sarsıntılar eşliğinde yerin altından zırh gibi kayalarla kaplı, elinde kor gibi parlayan kılıcıyla toprak tanrısı **Toros** büyük bir ihtişamla dışarı fırladı.

İki kardeş arasındaki o nihai, nefes kesen savaş anı anında patlak verdi. Toros, yerin altından çektiği devasa kaya kütlelerini birer mermi gibi Cafer’in üzerine fırlatmaya başladı. Cafer, rüzgâr elementinin hızını kullanarak havada manevralar yapıyor, üzerine gelen dev kaya parçalarını kılıç darbeleriyle havada ikiye bölüyordu. Hızla Toros’un üzerine atılan Cafer, ellerinde topladığı yıkıcı **yıldırım elementinin** o mavi ve ölümcül akımlarını doğrudan toprak tanrısının zırhlı göğsüne indirdi.

*ÇAT! KABOM! KRAAAAACK!*

Yıldırımların yarattığı o devasa patlama Toros’u metrelerce geriye savurdu; taş zırhı parça parça döküldü, omuzları ve gövdesi fena halde hırpalandı. Yerde yatan ve öfkesinden gözleri dönen Toros, uğultulu bir sesle kükredi:
— Toros: Seni asıl şimdi cezalandıracağım!

Toros, yenilgiye doymayan gücüyle **ikinci formuna** büründü. Bedeni anında büyüyüp genişledi; üzerinden fışkıran keskin, elmas sertliğindeki devasa kaya dikenleri bütün vücudunu sardı ve dev bir dağ kütlesini andıran korkunç bir canavara dönüştü. İkinci formuna bürünen Toros, dev kılıcını savurarak Cafer’in üzerine vahşice saldırdı.

Mağara sarsılıyor, her darbede tonlarca ağırlığındaki taşlar üzerlerine yağıyordu. Toros, dev kılıcıyla Cafer’i köşeye sıkıştırdı; lakin Cafer son anda kalkan gibi kullandığı kaya gücüyle darbeyi savuşturdu ve asıl kozunu sahneye koydu. Avuçlarında ve zihninin derinliklerinde barındırdığı muazzam **su elementini** serbest bıraktı.

Cafer’in ellerinden fışkıran devasa tazyikli su dalgaları, mağaranın tavanındaki yeraltı nehirlerini de arkasına alarak adeta dev bir okyanus gibi Toros’un üzerine püskürdü.

*“ŞOOOOF! HİİİISSŞŞŞ!”*

Tonlarca ağırlığındaki soğuk ve tazyikli su, Toros’un o sert, elmas gibi parlayan kayalardan oluşan ikinci formunun üzerine çarptığı anda, devasa taş yapılar yumuşamaya ve hızla çamura dönmeye başladı. Su elementinin o sarsıcı yoğunluğu karşısında toprak tanrısının kayaları eriyor, gücü hızla akıp gidiyordu. Toros çaresizlik içinde bağırarak eriyen zırhını tutmaya çalıştı:
— Toros: Hayır! Bu... Bu imkansız! Toprak suya karşı nasıl yenilebilir?!

Cafer, suyun gücünü tüm yer altı katlarına doldurarak hızla yükselmesini sağladı. Yeraltındaki o karanlık zindanlar, taht salonları ve katlar saniyeler içinde suyla dolup taştı; eriyen toprak tanrısı Toros çamurun ve suyun altında boğulup yok olurken, Cafer su dalgalarının tepesinde süzülerek dev girdabın içinden yeryüzüne, nihayet yukarıdaki dünyaya doğru çıkış yaptı. Ölüm, bilgelik ve toprak alt edilebilmişti; şimdi sıra yeryüzündeki son hesaplaşmadaydı.

Yerin altındaki o devasa su taşkını ve girdaplar bütün katları yutup yeryüzüne doğru kabarırken, bu ilahi sarsıntı sadece yeraltını değil, hemen üstündeki ölümlü insan şehirlerini de dehşet içinde bırakmıştı. Toprak tanrısı Toros’un son nefesini verip kayalarının erimeye başladığı o an, Manna Krallığı’nın topraklarında büyük bir zelzele kopmuştu. İnsanların tapındığı o kutsal Manna şehirlerinde yerler yarılmış, kayalar yerinden oynayıp devasa gürültülerle sarsılmıştı; halk korku içinde sokaklara dökülüp göğe bakarak dualar etmişti.

Aynı sarsıntının yankısı ve yıkıcı gücü, yukarılarda bulutların arasında gizlenen tanrıların görkemli şehri **Aehetgard**’da da hissedilmişti. Tanrıların o kusursuz mermer sarayları, altın sütunları ve ihtişamlı meydanları bu şiddetli depremle sallanmış, tanrılar tahtlarında ne olduğunu anlayamayarak dehşetle ayağa fırlamışlardı. Yerin altından kopup gelen bu kıyamet koparıcı güç, artık yukarıdaki ilahi nizamın da sonunun geldiğini açıkça müjdeliyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

23okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18