ATEŞ TANRILARI kitap kapağı

80. bölüm / 91

ATEŞ TANRILARI

79 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 91Şu an: 79 BÖLÜM
  1. 1 Giriş725 kelime
  2. 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
  3. 3 2 BÖLÜM877 kelime
  4. 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
  5. 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
  6. 6 5 BÖLÜM692 kelime
  7. 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
  8. 8 7 BÖLÜM739 kelime
  9. 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
  10. 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
  11. 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
  12. 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
  13. 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
  14. 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
  15. 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
  16. 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
  17. 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
  18. 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
  19. 19 18 BÖLÜM805 kelime
  20. 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
  21. 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
  22. 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
  23. 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
  24. 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
  25. 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
  26. 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
  27. 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
  28. 28 27 BÖLÜM908 kelime
  29. 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
  30. 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
  31. 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
  32. 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
  33. 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
  34. 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
  35. 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
  36. 36 35 BÖLÜM863 kelime
  37. 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
  38. 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
  39. 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
  40. 40 39 BÖLÜM883 kelime
  41. 41 40 BÖLÜM893 kelime
  42. 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
  43. 43 42 BÖLÜM983 kelime
  44. 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
  45. 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
  46. 46 45 BÖLÜM656 kelime
  47. 47 46 Bölüm1.377 kelime
  48. 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
  49. 49 48 Bölüm1.504 kelime
  50. 50 49 BÖLÜM921 kelime
  51. 51 50 BÖLÜM940 kelime
  52. 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
  53. 53 52 BÖLÜM855 kelime
  54. 54 53 BÖLÜM983 kelime
  55. 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
  56. 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
  57. 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
  58. 58 57 BÖLÜM986 kelime
  59. 59 58 BÖLÜM888 kelime
  60. 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
  61. 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
  62. 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
  63. 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
  64. 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
  65. 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
  66. 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
  67. 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
  68. 68 67 BÖLÜM984 kelime
  69. 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
  70. 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
  71. 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
  72. 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
  73. 73 72 BÖLÜM926 kelime
  74. 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
  75. 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
  76. 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
  77. 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
  78. 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
  79. 79 78 BÖLÜM917 kelime
  80. 80 79 BÖLÜM1.271 kelime · Okuduğun bölüm
  81. 81 80 BÖLÜM925 kelime
  82. 82 81 BÖLÜM846 kelime
  83. 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
  84. 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
  85. 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
  86. 86 85 BÖLÜM936 kelime
  87. 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
  88. 88 87 BÖLÜM817 kelime
  89. 89 88 BÖLÜM637 kelime
  90. 90 89 BÖLÜM997 kelime
  91. 91 90 BÖLÜM1.320 kelime

Bolluk ve bereket tanrıçası Rhea’yı arkasında bırakıp Valak’ın yasak sarayına doğru son tırmanışa geçen Cafer, göğün katını inleten devasa ve sarsıcı bir gümbürtüyle durdu. Etraftaki bulutlar vahşi bir kasırgayla ikiye yarılırken, gökyüzünün en karanlık noktasından yeryüzüne doğru süzülen o korkunç siluet bütün manzarayı gölgeledi. Bu, sıradan bir hek değildi; 500 metrelik devasa boyutuyla, başının tepesinde gururla parlayan **dört koca boynuzuyla** heklerin iradesi ve mutlak lideri olan **Karon**’du. Karon, yeryüzünde ve gökte devrilen binlerce hekin ve dağ ereninin intikamını almak için doğrudan Cafer’in üzerine çökmüştü.

Cafer daha kılıcını tam anlamıyla kavrayıp hamle yapmaya fırsat bulamadan, Karon’un dağ büyüklüğündeki nasırlı ve kaskatı eli hızla aşağıya doğru indi. Cafer’i kavradığı gibi avucunun içine hapsetti; devasa yaratığın avucunda Cafer, adeta ezilmek üzere olan mini minacık, çaresiz bir toz tanesi gibi kalmıştı. Karon’un teninden yayılan o kavurucu sıcaklık ve baskı, Cafer’in zırhını çatlatacak raddeye gelmişti.

Lakin Cafer pes etmeye niyetli değildir. Avucun parmakları arasındaki o daracık boşlukta var gücüyle doğruldu; elindeki kadim kılıcını ve rüzgâr elementini kullanarak Karon’un devasa baş parmağının etini kesip oradan sıyrılmaya, avucundan kaçıp kurtulmaya çalıştı.

Karon, parmağında hissettiği o keskin acıyla öfkeyle kükredi ve diğer eliyle avucunu sımsıkı kapatarak Cafer’in kaçış yolunu tamamen tıkadı. Devasa yaratık, gür ve dağları sarsan o tok sesiyle avucunun içindeki Cafer’e doğru hınçla konuştu:

— Karon: Nereye kaçacağını sanıyorsun, ufacık ölümlü?! Bütün o yoldaşlarım, diğer hekler, dağ erenleri o tanrıların kurbanı olup birer birer ölüp gitse bile... Ben ayaktayım! Bu savaşı asla ve asla kaybetmeyeceğim! Senin o kibrin, bu devasa ellerimin arasında son bulacak!

Cafer, Karon’un bu acımasız ve kendinden emin kükremesine karşı dişlerini sıkarak kılıcını yeniden saplamaya çalıştı; lakin Karon ona bu fırsatı tanımadı. Devasa yaratık, avucunu kaldırdığı gibi devasa başını geriye attı ve ağzını mağara gibi ardına kadar açtı. Cafer’i tuttuğu avucunu doğrudan kendi ağzına götüren Karon, onu içerideki o dipsiz ve cehennemi karanlığa doğru fırlattı.

*ŞLLAAAK! GÜÜÜM!*

Cafer, Karon’un o devasa dişlerinin arasından kayıp geçerek katran karası, asit kokulu ve sıcak bir dehlize doğru baş aşağı düşmeye başladı. Etrafındaki et duvarları ve daralan boğaz hattı, onu hızla Karon’un öğütücü midesine doğru çekiyordu. Saniyeler içinde o mutlak karanlığa, devasa yaratığın midesinin derinliklerine düşen Cafer, her tarafı yakan o asitli atmosferin ortasında yapayalnız kalmıştı; lakin bu hamle, Karon’un kendi mezarını kendi elleriyle kazmasından başka bir şey olmayacaktı.

Cafer, Karon’un o devasa boğazından aşağıya doğru yuvarlanarak yaratığın midesinin derinliklerine çakıldı. Düştüğü yer, mahşer yerini andıran korkunç bir cehennem çukuruuydu. Midenin içi; etrafı sürekli kasılıp gevşeyen, sümüksü ve nabız gibi atan et duvarlarıyla çevriliydi. Havayı dolduran yoğun asit buharı, teni kavuracak kadar sıcak ve ağır bir kükürt kokusundaydı. Yaratığın sindirim sıvıları yerlerde zehirli nehirler gibi akarken, binlerce yanmış zırh parçası, öğütülmüş kemikler ve erimekte olan ceset yığınları bu karanlık mabedin zeminini oluşturuyordu. Atmosferdeki o boğucu ve zehirli baskı, nefes almayı bile bir işkenceye dönüştürüyordu.

Zorlukla ayağa kalkan Cafer, bu asitli cehennemden kurtulmak ve yukarıya, boğaz hattına doğru tırmanabilmek için kaygan et duvarlarına ellerini geçirdi. Tam tırmanmaya başlayacağı sırada, midenin en karanlık ve zehirli su birikintisinin ortasında parlayan ürkütücü kırmızı gözleri fark etti. Okyanusların tanrısı Hydara’nın oğlu, kirli suların tanrısı **Vasper**, ellerinde paslı mızrağıyla bu iğrenç bataklığın üzerinde oturuyordu.

Vasper, yüzündeki o çarpık ve alaycı sırıtışla Cafer’e doğru seslendi:

— Vasper: Hoş geldin amca... Beklemiyordun değil mi?
— Cafer: Vasper... Senin burada ne işin var, bu lanet yerde ne arıyorsun?
— Vasper: Ne mi arıyorum? Burası benim krallığım, bu sefil yaratıkların midesi benim sığınğım.
— Cafer: Bu lanet hek beni de yuttu ama iyi ki de yuttu... Şimdi seninle burada, bu cehennemin dibinde.

Vasper, gülerek ayağa kalktı ve etrafındaki o simsiyah, zehirli kirli suları gökyüzüne doğru savurarak Cafer’in üzerine saldı. Tonlarca ağırlıktaki pislik ve asit dalgası dev bir sel gibi Cafer’in üzerine akarken, Cafer son anda kılıcını siper etti ve rüzgâr elementini kullanarak dalgayı ikiye yardı.

Midenin içinde kopan bu vahşi savaş, devasa hek Karon’un iç organlarını altüst etmeye başlamıştı. İkilinin birbirine savurduğu elementel vuruşlar, şok dalgaları halinde Karon’un mide duvarlarını dövüyor, yaratığın asit torbalarını patlatıyordu. Vasper, elindeki paslı mızrağıyla ardı ardına ölümcül hamleler yaparken, Cafer de yıldırım ve rüzgâr gücüyle karşılık veriyordu. Savaş o kadar şiddetli ve sarsıcı bir boyuta ulaştı ki, Karon dışarıda acı içinde kıvranmaya başladı.

Karon: Midem... Ah, midem parçalanıyor! İçimde ne dönüyor böyle, kusacağım!

İçerideki bu ezici baskı ve acı doruğa ulaştığında, Cafer son ve en büyük hamlesini yaptı. Vasper’in savurduğu mızrak darbesinden ustalıkla sıyrılan Cafer, var gücüyle öne atıldı; elindeki kadim kılıcı ve rüzgârın o yıkıcı ivmesini kullanarak Vasper’in göğsüne sapladı. Sadece bununla kalmayan Cafer, kılıcı sonuna kadar ittirerek Vasper’i doğrudan Karon’un midesinin dış duvarına, en hassas noktası olan **dalağına** doğru çiviledi.

*ŞLLAAAK! KRAAAACK!*

Vasper acı içinde çığlık atarak can verirken, Karon’un dalağının delinmesi yaratığı anında dehşet bir şok dalgasına soktu. Karon, gözleri dışarı fırlayacak gibi açılara kükredi; boğazı kasıldı ve midenin kasları tersine dönmeye başladı. Oluşan o devasa basınç, içerideki tüm asitleri, biriken atıkları, Vasper’in cansız bedenini ve kılıçla birlikte **Cafer’i** de katran karası bir tufanla birlikte dışarıya doğru fırlatarak öğürerek kustu. Cafer, Karon’un kusmuğuyla birlikte dış dünyaya fırlarken, intikam yolculuğunda yeni bir kanlı sayfayı daha aralamış oldu.

Karon’un o iğrenç ve asit kokulu midesinden devasa bir tazyikle dışarı fırlatılan Cafer, havada saniyeler içinde toparlandı. Üstü başı yaratığın sindirim sıvılarıyla kaplanmıştı lakin gözlerindeki o hırslı intikam ateşi her zamankinden daha canlı yanıyordu. Ayaklarının altındaki **yıldırım elementini** serbest bırakan Cafer, mavi kıvılcımlar saçarak gökyüzünün katında yukarıya doğru süzüldü; doğrudan 500 metrelik devasa hekin lideri Karon’un başına yöneldi. Elindeki kadim kılıcı saf elektrik enerjisiyle sararak Karon’un tepesinde gururla parlayan o dört dev boynuzdan **birincisini** sert bir darbeyle kökünden kesip attı.

Boynuzun kopmasıyla birlikte yeri göğü inleten bir çığlık koparan Karon, öfkeden çılgına dönmüştü. Cafer ise zaman kaybetmeden kılıcını yıldırım akımlarıyla donatıp yaratığın göğsünün ortasına sapladı ve kılıcı bırakmadan, kılıca tutunarak koca gövdenin boyunca aşağıya, **bacağına kadar kaydı**. Kayarken kılıcın ucunda topladığı o devasa yıldırım enerjisini serbest bırakan Cafer, Karon’un devasa bacağını dize kadar kesip ayırdı.

*GÜM! ŞAT!*

Tonlarca ağırlıktaki bu devasa gövde, bacağının kesilmesiyle birlikte dengesini kaybedip gürültüyle yere kapaklandı. Lakin Karon pes etmedi; içindeki o kadim ve tükenmek bilmeyen öfkeyle doğrulup elini ani bir hamleyle uzattı ve havada süzülen Cafer’i yeniden yakalayıp avucunun içine hapsetti. Cafer, devasa yaratığın parmakları arasında sıkışıp kalırken, Karon dişlerinin arasından hırıltıyla soludu:

— Karon: Senden bıktım usandım artık... Bir türlü ölmüyorsun, ruhun koğuklardan farksız! Seni bu avucumun içinde ezip yok edeceğim!

Karon, avucunu sımsıkı kapatıp gücünü artırdığı o anda, Cafer’in tutulduğu yumruğun içinden kör edici bir **yıldız parıltısı** patlak verdi. Gökyüzündeki takımyıldızlarının o yoğun ve ezici plazma enerjisi Karon’un elinin içinde infilak etti.

*KARA-BOOM!*

Yaratığın eli şiddetli bir patlamayla sarsılırken, Karon’un devasa avucundaki **üç parmağı** parça parça koparak etrafa savruldu. Elinden kurtulan Cafer havada takla atarak uzaklaştı ve yıldırım bürünmüş kılıcıyla bir kez daha Karon’un üzerine atıldı. Peş peşe savurduğu üç yıkıcı darbeyle, yaratığın kafasında kalan o **diğer üç boynuzu da** tek bir hareketle kesti attı; Karon’un başı tamamen boynuzsuz, gücünün simgesi ise tamamen yerle bir olmuştu.

Artık ayakta duracak hali kalmayan, vücudu kesikler ve yanıklar içinde kalan Karon, acı ve çaresizlik içinde kanlar içinde yere yığıldı. Soluk soluğa kalan devasa yaratık, pes ettiğini belirten o bitkin tonla mırıldandı:

— Karon: Tamam... Yeter, artık yeter... Daha fazla yapma, bitti... Bağışla...
— Cafer: Daha bitmedi, Karon... Daha yeni başlıyoruz.

Cafer, yerde can çekişen devasa yaratığın yüzüne doğru süzüldü. Avucundaki ve kılıcındaki bütün o kalan son **yıldırım enerjisini** ve öfkesini tek bir noktada topladı; kılıcın ucunu doğrudan Karon’un koca gözünün ortasına nişan alıp tüm gücüyle sapladı.

*ZIZZZT! ÇAT!*

Yıldırım enerjisi Karon’un kafatasının içinden beyzine doğru akarken, yaratığın devasa bedeni son bir kez şiddetle kasıldı ve gözlerindeki o vahşi ışık tamamen söndü. Heklerin korkunç lideri Karon, nihayet hareketsiz kalarak can verdi. Cafer, zaferin verdiği o ağır nefesle kılıcını kanlı topraktan çekip aldı ve saraya giden son yola doğru yürümeye devam etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

24okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18