78. bölüm / 91
ATEŞ TANRILARI77 BÖLÜM
Bölümler 91Şu an: 77 BÖLÜM
- 1 Giriş725 kelime
- 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
- 3 2 BÖLÜM877 kelime
- 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
- 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
- 6 5 BÖLÜM692 kelime
- 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
- 8 7 BÖLÜM739 kelime
- 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
- 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
- 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
- 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
- 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
- 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
- 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
- 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
- 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
- 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
- 19 18 BÖLÜM805 kelime
- 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
- 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
- 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
- 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
- 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
- 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
- 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
- 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
- 28 27 BÖLÜM908 kelime
- 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
- 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
- 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
- 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
- 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
- 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
- 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
- 36 35 BÖLÜM863 kelime
- 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
- 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
- 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
- 40 39 BÖLÜM883 kelime
- 41 40 BÖLÜM893 kelime
- 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
- 43 42 BÖLÜM983 kelime
- 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
- 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
- 46 45 BÖLÜM656 kelime
- 47 46 Bölüm1.377 kelime
- 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
- 49 48 Bölüm1.504 kelime
- 50 49 BÖLÜM921 kelime
- 51 50 BÖLÜM940 kelime
- 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
- 53 52 BÖLÜM855 kelime
- 54 53 BÖLÜM983 kelime
- 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
- 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
- 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
- 58 57 BÖLÜM986 kelime
- 59 58 BÖLÜM888 kelime
- 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
- 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
- 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
- 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
- 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
- 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
- 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
- 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
- 68 67 BÖLÜM984 kelime
- 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
- 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
- 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
- 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
- 73 72 BÖLÜM926 kelime
- 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
- 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
- 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
- 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
- 78 77 BÖLÜM1.097 kelime · Okuduğun bölüm
- 79 78 BÖLÜM917 kelime
- 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
- 81 80 BÖLÜM925 kelime
- 82 81 BÖLÜM846 kelime
- 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
- 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
- 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
- 86 85 BÖLÜM936 kelime
- 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
- 88 87 BÖLÜM817 kelime
- 89 88 BÖLÜM637 kelime
- 90 89 BÖLÜM997 kelime
- 91 90 BÖLÜM1.320 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cafer, gökyüzünün o yüksek ve kasvetli katlarında Valak’ın sarayına doğru süzülürken, arkasındaki fırtınalı bulutlar aniden yarılmış gibi sarsıldı. Havada asılı duran o devasa kütlelerden biri, 500 metrelik devasa boyutuyla ve alnındaki parlayan tek boynuzuyla kör bir öfkeye kapılmış olan tek boynuzlu heklerden biriydi. Hek, zihni kararmış ve kontrolden çıkmış bir şekilde hiç ses çıkarmadan aniden Cafer’e doğru atıldı. Cafer refleksleriyle hamle yapmaya çalışsa da, yaratığın devasa boynuzundan yayılan o devasa ilahi darbe bizzat göğsüne çarptı; anında tüm korumalarını paramparça ederek Cafer’i yüzlerce metre aşağıda bulutları delip geçen dağlık zemine çiviledi.
Cafer acıyla inleyerek yere kapaklandığında, o devasa tek boynuzlu hek zafer nidasıyla koca ayağını kaldırıp ezmek için ikinci darbeyi indirmek üzereydi. Lakin hekin göğsünün üzerinden yankılanan gür bir kükremeyle birlikte, ondan çok daha iri ve kaskatı kesilmiş bir **dağ ereni** karanlığın içinden fırlayarak hekin sırtına atladı. Dağ ereni, devasa ellerini hekin kafasına geçirirken hırsla kükredi:
— Dağ Ereni: Hayır, çekil oradan! O benim avım, ona dokunamazsın!
Tek boynuzlu hek bu beklenmedik ihanet ve saldırı karşısında başını sallayıp acıyla bağırmaya başladı. Dağ ereni ise devasa pazılarını ve parmaklarını çelik gibi sıkarak hekin kafasını ellerinin arasına aldı; kemiklerin çatırtısı gökyüzünde yankılanırken, dağ ereni bütün gücüyle sıktığı o koca kafayı adeta bir karpuz gibi patlattı. Kan ve beyin parçaları etrafa saçılırken, cansız kalan dev heki bir kenara fırlatıp atan dağ ereni, ağır adımlarla yerde yatan Cafer’e doğru yaklaştı. Hışımla devasa savaş baltasını omzundan indirip yere saplayan dağ ereni, buz gibi bakışlarını Cafer’e dikti:
— Dağ Ereni: Şimdi gelelim sana, ufaklık... Buraya kadar geldiğin kadere saygı duymayacağım.
Cafer, aldığı darbenin sersemliğini üzerinden atarak hızla ayağa kalktı; kadim kılıcını eline alırken dağ ereninin savurmaya başladığı devasa baltadan son anda yana sıçrayarak kaçındı. Dağ ereni her balta darbesini yere indirdiğinde, gökyüzünün katındaki kayalar yerinden oynuyor, toprak dalgalar halinde çalkalanıp çatlıyordu. Havada ve yerde art arda gelen o vahşi vuruşlardan ustalıkla kaçınan Cafer, dağ ereninin açıkta kalan bacaklarına doğru hamle yaparak kılıcıyla art arda keskin darbeler indirdi. Lakin dağ ereninin teni çelikten zırhlar gibi sertti; kılıç darbeleri sadece yüzeyde küçük kıvılcımlar bırakıyor, devasa yaratığa neredeyse hiç etki etmiyordu.
Dağ ereni alaycı bir hırıltıyla güldü:
— Dağ Ereni: Sinek ısırığı bile sayılmaz! Seni bu baltayla ikiye böleceğim!
Dev yaratık, havada kavis çizdirerek indirdiği dev baltayı bu kez tüm gücüyle doğrudan Cafer’in üzerine, yere çarptı. Yer yerinden oynarken Cafer kaçmak yerine rüzgârın hızıyla dev baltanın sapına sıçradı, oradan da dağ ereninin devasa bacağını tırmanarak bileğinin üzerine kadar çıktı. Elinde topladığı o mavi ve körükleyici **yıldırım gücünü** doğrudan kılıcının ucuna yükleyen Cafer, bütün ağırlığıyla kılıcı dağ ereninin bilek eklemine sapladı.
*ÇAT! KABOM!*
Yıldırımların yarattığı o elektrik akımı devasa yaratığın damarlarından içeri akarken, dağ ereni acı içinde kulakları sağır eden bir çığlık kopardı. Şok dalgasının etkisiyle eli uyuşan dağ ereninin dev baltası ellerinden kayarak gürültüyle yere düştü. Acıyla geriye doğru sallanan dağ ereni öfkeden köpürerek kükredi:
— Dağ Ereni: Seni geberteceğim! O ellerini koparacağım senin!
Yerde yatan dev baltayı fark eden Cafer, anında bir fırsat penceresi yakaladı. Yerdeki o devasa, tonlarca ağırlığındaki baltayı var gücüyle iki eliyle kavrayıp yerden kaldırdı; kasları gerilirken tüm gücünü o hedefe yöneltti. Dağ ereni tam üzerine atılacakken Cafer baltayı doğrudan yaratığın kafasına nişan alıp fırlattı.
*ŞAT! GÜM!*
Hızla fırlatılan dev balta dağ ereninin tam kafasının ortasına saplandı. Yaratığın gözlerindeki o vahşi ışık sönşiyile, devasa gövdesi gürültülü bir çöküşle sarsılarak yüzüstü yere yığıldı. Cafer derin bir soluk alarak kanlar içindeki savaş meydanında durdu; Valak’ın sarayına giden yolun kapısındaki bu dev de toprağa gömülmüştü.
Dağ ereni gürültüyle yere yığılırken, Cafer derin bir nefes alıp yoluna devam etmek üzere adımlarını atmıştı ki, göğün katındaki kasvetli rüzgârın içinde yankılanan tok ve öfkeli bir sesle durdu. Arkasındaki kayalıkların gölgesinden çıkan, doğa tanrısı Silvan’ın oğlu ve **güç tanrısı Devad**, ellerinde bir hekten kopardığı devasa, kanlar içindeki tek boynuzu sıkarak yolunu kesti. Gözlerinden ateş saçılan Devad, boynuzu adeta bir demir çubuk gibi bükmeye çalışarak hınçla gülümsedi:
— Devad: Fena dövüştün, kabul ediyorum... Hekleri ve dağ erenlerini alt edişin etkileyiciydi Cafer. Ama benim kadar güçlü değilsin.
— Cafer: Bu senin meselen değil, Devad. Yolumdan çekil, işim henüz bitmedi.
— Devad: Nasıl benim meselen olmaz?! Sen benim babam, doğa tanrısı Silvan’ı katlettin! Şimdi de çıkmış "bu senin meselen değil" diyorsun ha? O senin kardeşin olabilirdi ama o benim babamdı, benim her şeyimdi! Artık bunun bir önemi yok, çünkü seni bu boynuzla bizzat buracıkta öldüreceğim. Annem arkamdan bakıp benimle gurur duyacak!
Devad, kelimelerini bitirdiği gibi vahşi bir kükremeyle ileri atıldı; elindeki devasa hek boynuzunu bir balyoz gibi savurarak doğrudan Cafer’in üzerine yürüdü. Cafer geri çekilmek yerine hızla öne doğru atıldı; sağ yumruğunu en üst düzeydeki **yıldırım gücüyle** sarıp mavi kıvılcımlar saçan çelik gibi bir yumruk haline getirdi ve Devad’ın tam suratına yıkıcı bir darbe indirdi.
*ÇAT! KABOM!*
Yıldırımların yarattığı o elektrik akımı Devad’ın kafasını geriye savururken, devasa gövdesi gürültülü bir sarsıntıyla sırtüstü yere kapaklandı. Bugüne kadar heklerle, dağ erenleriyle omuz omuza savaşmış, gücüne güç katmış olan Devad, hayatında ilk kez sırtının yere geldiğini hissediyordu. Yüzünden kanlar sızan Devad pes etmedi; öfkeden delirmişe dönerek hemen ayağa fırladı ve elindeki o dev boynuzla yeniden vahşice saldırmaya başladı.
Devad, devasa pazılarına rağmen muazzam bir ağırlık taşıdığı için oldukça iri ve hantaldı; savurduğu her darbe yerleri sarsıyor lakin boşlukta kalıyordu. Cafer ise rüzgâr elementinin o kusursuz çevikliğini kullanarak Devad’ın hantal hamlelerinden zerre zarar almadan sıyrıldı. Devad boynuzu tekrar savurduğu saliselik anda Cafer çevik bir manevrayla öne atılıp devasa boynuzun ucunu iki eliyle sımsıkı yakaladı. Hızla aradaki mesafeyi kapatan Cafer, tüm ağırlığıyla öne doğru yüklenerek Devad’ın tam burnunun ortasına sert bir **kafa darbesi** indirdi.
Burnu kırılan ve acıyla geriye doğru sallanan Devad, öfkesinden ne yapacağını bilemeyerek iki dev elini yumruk yaptı ve tüm gücüyle yere, taşların üzerine geçirdi.
*GÜM! ŞAT!*
Yerin dibinden kopan devasa bir sarsıntıyla zemin yarıldı; taşlar ve toprak dalgalar halinde havaya uçtu. Cafer ayaklarının altındaki toprağın çökmesiyle birlikte açılan derin çukurun içine doğru düşerken, anında **rüzgâr elementini** serbest bırakıp ayaklarının altındaki rüzgâr akımlarıyla havaya doğru fırladı. Havada asılı kalırken, Devad’ın elinden düşmeyen o dev hek boynuzunu rüzgârın o keskin ve inanılmaz hızıyla yakalayıp doğrudan Devad’a doğru fırlattı.
*ŞAAT! KRAAAACK!*
Hızla mermi gibi fırlatılan devasa boynuz, Devad’ın göğsünün tam ortasından girip sırtından dışarı çıkacak kadar büyük bir şiddetle saplandı. Boynuzun yarattığı o yıkıcı darbe Devad’ın iç organlarının hemen hepsini parçalayarak yok etmişti; geriye sadece göğüs kafesinin içinde son kez yavaşça çarpan koca bir **kalp** kalmıştı.
Devad nefesi kesilerek dizlerinin üzerine çöktüğünde, Cafer süzülerek yere indi. Yaratığın açık göğsüne doğru uzanan Cafer, çıplak elleriyle o son kalan koca kalbi kavradı ve bütün gücüyle sıkarak yerinden söktü. Kanlar ellerinden süzülürken, hayatı son bulan güç tanrısı Devad yüzüstü yere yığıldı. Göğün katındaki bu kanlı düellodan da galip çıkan Cafer, Valak’ın sarayına giden bir engeli de böylece geride bırakmış oldu.
Bölüm etkileşimi
