Bölümler 91Şu an: 52 BÖLÜM
- 1 Giriş725 kelime
- 2 1 BÖLÜM1.141 kelime
- 3 2 BÖLÜM877 kelime
- 4 3 BÖLÜM1.209 kelime
- 5 4 BÖLÜM1.508 kelime
- 6 5 BÖLÜM692 kelime
- 7 6 BÖLÜM1.056 kelime
- 8 7 BÖLÜM739 kelime
- 9 8 BÖLÜM1.359 kelime
- 10 9 BÖLÜM1.636 kelime
- 11 10 BÖLÜM1.866 kelime
- 12 11 BÖLÜM1.622 kelime
- 13 12 BÖLÜM1.642 kelime
- 14 13 BÖLÜM1.584 kelime
- 15 14 BÖLÜM1.312 kelime
- 16 15 BÖLÜM1.200 kelime
- 17 16 BÖLÜM1.183 kelime
- 18 17 BÖLÜM1.078 kelime
- 19 18 BÖLÜM805 kelime
- 20 19 BÖLÜM1.681 kelime
- 21 20 BÖLÜM1.237 kelime
- 22 21 BÖLÜM1.608 kelime
- 23 22 BÖLÜM1.417 kelime
- 24 23 BÖLÜM1.617 kelime
- 25 24 BÖLÜM1.138 kelime
- 26 25 BÖLÜM1.096 kelime
- 27 26 BÖLÜM1.328 kelime
- 28 27 BÖLÜM908 kelime
- 29 28 BÖLÜM1.372 kelime
- 30 29 BÖLÜM1.029 kelime
- 31 30 BÖLÜM1.176 kelime
- 32 31 BÖLÜM1.530 kelime
- 33 32 BÖLÜM1.270 kelime
- 34 33 BÖLÜM1.172 kelime
- 35 34 BÖLÜM1.235 kelime
- 36 35 BÖLÜM863 kelime
- 37 36 BÖLÜM1.024 kelime
- 38 37 BÖLÜM1.142 kelime
- 39 38 BÖLÜM1.413 kelime
- 40 39 BÖLÜM883 kelime
- 41 40 BÖLÜM893 kelime
- 42 41 BÖLÜM1.416 kelime
- 43 42 BÖLÜM983 kelime
- 44 43 BÖLÜM1.024 kelime
- 45 44 BÖLÜM1.332 kelime
- 46 45 BÖLÜM656 kelime
- 47 46 Bölüm1.377 kelime
- 48 47 BÖLÜM1.100 kelime
- 49 48 Bölüm1.504 kelime
- 50 49 BÖLÜM921 kelime
- 51 50 BÖLÜM940 kelime
- 52 51 BÖLÜM1.074 kelime
- 53 52 BÖLÜM855 kelime · Okuduğun bölüm
- 54 53 BÖLÜM983 kelime
- 55 54 BÖLÜM1.087 kelime
- 56 55 BÖLÜM1.570 kelime
- 57 56 BÖLÜM1.157 kelime
- 58 57 BÖLÜM986 kelime
- 59 58 BÖLÜM888 kelime
- 60 59 BÖLÜM1.427 kelime
- 61 60 BÖLÜM1.100 kelime
- 62 61 BÖLÜM1.219 kelime
- 63 62 BÖLÜM1.252 kelime
- 64 63 BÖLÜM1.181 kelime
- 65 64 BÖLÜM1.812 kelime
- 66 65 BÖLÜM1.176 kelime
- 67 66 BÖLÜM1.270 kelime
- 68 67 BÖLÜM984 kelime
- 69 68 BÖLÜM1.345 kelime
- 70 69 BÖLÜM2.086 kelime
- 71 70 BÖLÜM1.037 kelime
- 72 71 BÖLÜM1.180 kelime
- 73 72 BÖLÜM926 kelime
- 74 73 BÖLÜM1.358 kelime
- 75 74 BÖLÜM1.594 kelime
- 76 75 BÖLÜM1.167 kelime
- 77 76 BÖLÜM1.140 kelime
- 78 77 BÖLÜM1.097 kelime
- 79 78 BÖLÜM917 kelime
- 80 79 BÖLÜM1.271 kelime
- 81 80 BÖLÜM925 kelime
- 82 81 BÖLÜM846 kelime
- 83 82 BÖLÜM1.117 kelime
- 84 83 BÖLÜM1.196 kelime
- 85 84 BÖLÜM1.106 kelime
- 86 85 BÖLÜM936 kelime
- 87 86 BÖLÜM1.026 kelime
- 88 87 BÖLÜM817 kelime
- 89 88 BÖLÜM637 kelime
- 90 89 BÖLÜM997 kelime
- 91 90 BÖLÜM1.320 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dağın en dik ve sarp uçurumlarına doğru uzanan o tehlikeli patikalarda, ölümcül kovalamaca bütün hızıyla devam ediyordu. Tanrıların Habercisi Serkan, rüzgârı arkasına alarak kayadan kayaya ok gibi fırlıyor, çevik manevralarla Cafer’in menzilinden çıkmaya çalışıyordu. Arkasından bir fırtına gibi kopup gelen Cafer ise mavi şimşeklerin aydınlattığı yolda bir an bile yavaşlamadan, gözlerini diktiği avının izini sürmeyi sürdürüyordu.
Serkan, önündeki devasa kaya çıkıntısına zıplayıp arkaya doğru alaycı bir gülüşle baktı; sesini dağın rüzgârına karşı yükselterek kancayı taktı:
— Ne oldu, Manna tanrısı? dedi Serkan, nefes nefese ama hâlâ küstah bir tonda. — Yoksa yoruldun mu? O büyük lafların havada uçuşuyordu, ama görünüşe göre benim hızımın tozunu yutmaktan başka bir şey yapamıyorsun!
Cafer bu alaylar karşısında tek bir kelime bile etmedi; dudaklarından ne bir ses ne de bir nefes döküldü. Yüzündeki o buz gibi, taştan farksız ifadeyle sadece gözlerindeki mavi şimşeklerin yoğunluğunu artırdı.
Serkan, rüzgârın hızına güvenerek bir sonraki tepeye atlamak üzere havalandığı o salisede, Cafer içindeki tüm elementel gücü bacaklarına ve ellerine toplayarak patlayıcı bir hızla öne atıldı. Göz açıp kapayıncaya kadar mesafeyi kapatan Cafer, havada yakaladığı Serkan’ın yakasına yapıştığı gibi onu yere çiviledi. Hızın ve rüzgârın gücünü tamamen kaybeden haberci tanrı, neye uğradığını şaşırdı.
Cafer, devasa bir güçle sersemlemiş haldeki Serkan’ı havaya kaldırdı; baş aşağı gelecek şekilde sıkıca kavrayıp mermer kayanın üzerine bastırdı. Serkan’ın başını toprağa ve ayağının altına sıkıştıran Cafer, iki eliyle habercinin rüzgârla koşan o güçlü bacaklarından kavradı.
Serkan, ölümün ve çaresizliğin o buz gibi nefesini ensesinde hissettiği an dehşet içinde bağırmaya başladı:
— Bırak beni! Bıraaaaaak!
Cafer, en ufak bir merhamet veya tereddüt emaresi göstermeden bütün kas gücünü ve içindeki yıkıcı öfkeyi kollarına vererek var gücüyle çekti.
*“Krak! Zrt! Küt!”*
Dağın sessizliğini yırtan o korkunç kemik ve kas yırtılma sesleriyle birlikte Serkan’ın her iki bacağı da kalça eklemlerinden büyük bir gürültüyle koparıldı. Kan fıskıran o korkunç yaranın ortasında Serkan, acı ve şok içinde son bir kez sarsıldı; gücünü, hızını ve bütün tanrısal kabiliyetini o bacaklarından alan Serkan, oracıkta can vererek ruhunu teslim etti.
Ortalık ölüm sessizliğine bürünürken, Cafer ellerindeki kanlı ve cansız bacaklara doğru baktı. Birkaç saniye o kesik uzuvları inceleyen genç savaşçı, dudaklarında hafif bir tebessümle mırıldandı; bu bacakların da ilerideki yolculuğunda ve vereceği savaşlarda kendine pekâlâ yarar sağlayacağını düşünürek onları yanına aldı.
Cafer, ellerindeki ganimetle oradan ayrılmak üzere hareketlendiği sırada, arkasındaki karanlık kayalıkların arasından kulakları sağır eden boğuk ve gür bir ses yükseldi:
— Dur bakalım, o kadar da kolay değil...
Cafer yavaşça arkasına döndüğünde, karşısında Uratu tanrılarının en kudretli varlıklarından biri olan Güç Tanrısı Zarmi’yi gördü. Devasa, kaslı gövdesi ve başındaki kadim taş tacıyla doğrudan karşısında duruyordu. Elinde tuttuğu, üzerine boğa figürleri kazınmış dev demir çekicini yere dayamış, küçümser bir bakışla Cafer’i süzüyordu.
Yüzündeki o sert tebessümle başını sallayarak konuştu:
— Aferin... dedi Zarmi, tok ve dağları sarsan sesiyle. — Habercimi hakladın, hızlısın, çeviksin, hatta kendine göre güçlüsün de. Ama unuttuğun bir şey var; senin o hevesli gücün, dağların asıl sahibi olan benim gücümle asla yarışamaz!
Zarmi, sözünü bitirdiği anda elindeki devasa çekici havaya kaldırıp bütün öfkesiyle yere çarptı.
*“Güm! Karrrrak!”*
Yerin şiddetle sarsılmasıyla birlikte, üzerlerinde durdukları dev kaya kütlesi ortadan ikiye yarıldı ve kaya parçasının yarısı büyük bir gürültüyle uçuruma doğru uçup gitti. Çarpmanın yarattığı yıkıcı şok dalgasıyla Cafer ayaklarının altındaki zeminin kaydığını hissedip aniden gökyüzüne doğru sıçradı; havada asılı kalarak mavi şimşeklerin arasında süzüldü.
Cafer, havadan saniyeler içinde hızla aşağıya doğru süzülerek doğrudan Güç Tanrısı Zarmi’nin tepesine indi. Zarmi, bu ani hamle karşısında tek bir an bile tereddüt etmeden elindeki dev çekici havaya savurarak savurgan bir darbe indirdi. Cafer ise kılıcını kınından bile çıkarmaya gerek duymadan, şimşek hızıyla Zarmi’nin savurduğu devasa çekicin sapını iki eliyle havada yakaladı. Çekicin momentumu aniden kesilirken, Zarmi şaşkınlıkla gözlerini açtı; o salisede Cafer bütün ağırlığını ve elementel gücünü topladığı ayağıyla Zarmi’nin göğsüne sert bir tekme indirdi.
Güç Tanrısı, aldığı bu şiddetli darbenin etkisiyle geriye doğru sendeledi ve dengesini kaybederek sarsıldı. Cafer, Zarmi’nin elinden çektiği veya az önce yere düşen o devasa demir çekici yerden kavradığı gibi havaya kaldırdı; kendisinden kat kat büyük, dağlar kadar cüsseli olan bu tanrıya karşı kendi silahıyla saldırmaya başladı.
Zarmi, güç tanrısı olmasına rağmen Cafer’in o inanılmaz hızına ve çevikliğine ayak uyduramıyordu. Cafer, elindeki devasa çekici bir balyoz gibi tanrının üzerine peş peşe indirdi:
— *Güm!* Çekicin demir ucu Zarmi’nin o devasa omuzuna çarptığında kemiklerin çatırtısı havayı yırttı!
— *Güm!* İkinci darbe doğrudan Zarmi’nin göğüs kafesine indi, tanrının ağzından koyu kıvamlı kanlar fışkırdı!
— *Güm!* Üçüncü darbe ile Zarmi dizlerinin üzerine çökerek yere serildi; altındaki zemin tamamen paramparça oldu!
Güç Tanrısı Zarmi, aldığı bu ezici darbelerle artık ayağa kalkamayacak kadar zayıf düşmüştü. Cafer, nefes nefese ama gözlerindeki o sönmeyen vahşi parıltıyla Zarmi’nin tepesine dikildi. Elinde tuttuğu dev boğa başlı çekici havaya kaldırarak tanrının kafasının ortasına durmaksızın indirmeye başladı.
*“Krak! Küt! Parçalanan kemik sesleri dağı inletti!”*
En nihayetinde indirilen o son, yıkıcı ve nihai darbe ile Güç Tanrısı Zarmi’nin kafası adeta bir mermer blok gibi parça parça dağıldı; ortada ne bir tanrı ne de o kibirli cüsseden eser kaldı. Zarmi’nin kafasının patlamasıyla birlikte, ayaklarının altında kalan kayanın geri kalan yarısı da şiddetli basınçtan dolayı tamamen ufalanıp uçuruma doğru döküldü. Yeryüzünde bir devir daha kapanırken, Cafer elindeki kanlı ve devasa çekici yana bırakıp derin bir nefes aldı; zaferin sessizliği zirveyi kaplamıştı.
Bölüm etkileşimi
