“SENİ SEVMEK GÜNAHTI” kitap kapağı

1. bölüm / 30

Bölüm 1 - Yabancı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: Bölüm 1 - Yabancı
  1. 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime · Okuduğun bölüm
  2. 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
  4. 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
  5. 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
  6. 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
  7. 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
  8. 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
  9. 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
  10. 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
  11. 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
  12. 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
  13. 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
  14. 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
  15. 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
  16. 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
  17. 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
  18. 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
  19. 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
  20. 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
  21. 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
  22. 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
  23. 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
  24. 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
  25. 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
  26. 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
  27. 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
  28. 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
  29. 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
  30. 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime

İstanbul, kasım ayının soğuk gecelerinden birini yaşıyordu.
Saat tam 23.47'ydi.
Gökyüzü saatlerdir ağlıyor, yağmur şehrin sokaklarını sessizce yıkıyordu. Kaldırımlarda biriken sular, sokak lambalarının sarı ışığını yansıtıyor; gecenin karanlığına ayrı bir güzellik katıyordu.
Ama o gece herkesin kendine ait bir telaşı vardı.
Kimileri evine yetişmeye, kimileri sevdiklerine kavuşmaya çalışıyordu.
Lina Yılmaz ise nereye gittiğini bile bilmeden yürüyordu.
Üzerinde uzun siyah bir kaban, boynunda krem rengi bir atkı vardı. Islanan saçlarını yüzünden uzaklaştırırken diğer eliyle çantasını sıkıca tutuyordu.
Telefonu yeniden çaldı.
Ekrana baktığında yüzündeki ifade değişti.
BABA ARIYOR...
Bir süre ekrana baktı. Sonra derin bir nefes alıp telefonu açtı.
— Efendim?
Karşı taraftan sert bir erkek sesi duyuldu.
— Nerdesin sen?
Lina gözlerini kapattı.
— Dışarıdayım baba.
— Onu ben de anladım! Saat kaç olmuş, haberin var mı?
— Haberim var.
— Eve geliyorsun. Konuşmamız gereken şeyler var.
Lina istemsizce güldü.
— Her zamanki gibi, değil mi?
— Lina, benimle böyle konuşma.
— Nasıl konuşayım baba? Her aradığında hesap soruyorsun. Bir kere de nasılsın diye sor!
Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.
— Eve gel, Lina.
Telefon kapandı.
Lina birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Gözleri dolmuştu ama ağlamayacaktı. En azından insanların ortasında değil.
Telefonunu çantasına koyup yürümeye devam etti.
Tam karşıya geçeceği sırada sağ tarafından gelen far ışıkları gözlerini kamaştırdı.
Siyah bir araba hızla önünde durdu.
Lina korkuyla geriye çekildi.
— DELİ MİSİNİZ SİZ?!
Arabanın kapısı açıldı.
Önce parlak siyah ayakkabılar, ardından uzun siyah bir palto göründü.
Arabadan inen adam oldukça uzundu. Siyah saçları hafif dağılmış, yüz hatları keskin ve bakışları fazlasıyla sertti. Kolundaki pahalı saat, üzerindeki takım elbise ve kendinden emin tavırları onun sıradan biri olmadığını belli ediyordu.
Adam kapıyı kapattı.
— Önüne bakarak yürümeyi bilmiyor musun?
Lina şaşkınlıkla adama baktı.
— Pardon? Az önce neredeyse bana çarpıyordunuz!
Adam saatine baktı.
— Biraz daha dikkatli olsaydın sorun yaşamazdık.
Lina kaşlarını kaldırdı.
— Tabii, kesinlikle suçlu benim. Siz de ülkenin en iyi şoförüsünüz zaten.
Adamın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
— Dilin biraz uzun.
— Sizin de insanlara saygınız biraz kısa.
Adam birkaç saniye sustu. Karşısındaki kızın diğer insanlar gibi kendisinden çekinmediği belliydi.
— Adın ne?
— Sizi ilgilendirmez.
— Güzel. O zaman iyi geceler.
Adam arkasını dönüp arabasına yöneldi.
Lina da kendi yoluna devam etmek için döndü. Ancak birkaç adım attıktan sonra çantasının fermuarının açık olduğunu fark etti.
— Of ya!
Eğilip yere düşen eşyalarını toplamaya başladı.
Adam bunu fark ederek arkasını döndü. Yerdeki küçük defteri alıp Lina'ya uzattı.
— Sanırım bu senin.
Lina başını kaldırdı.
— Teşekkür ederim.
Adam defterin kapağındaki isme baktı.
Lina Yılmaz.
Gözleri bir anlığına o isimde takılı kaldı.
Yüzündeki ifade değişmişti.
— Lina Yılmaz...
Lina defteri elinden aldı.
— Evet? Bir sorun mu var?
Adam cevap vermedi.
Tam o sırada cebindeki telefon çalmaya başladı.
Ekranda arayan kişinin ismini görünce telefonu açtı.
— Söyle.
Karşı taraftan telaşlı bir erkek sesi geldi.
— Karan Bey, sizi arıyorum ama ulaşamıyorum. Önemli bir gelişme var.
— Ne oldu?
— Yılmaz ailesiyle ilgili...
Karan'ın bakışları yeniden Lina'ya döndü.
— Devam et.
— Aradığımız kız bulundu. Az önce gönderdiğim dosyadaki kişi o. Adı Lina Yılmaz.
Karan'ın yüzündeki bütün ifade silindi.
— Emin misin?
— Kesinlikle eminim.
Karan birkaç saniye konuşmadı.
Sonra gözlerini Lina'dan ayırmadan sordu:
— Babası da yanında mı?
— Hayır efendim. Tek başına.
Karan çenesini sıktı.
— Sakın kimseye bir şey söylemeyin. Ben halledeceğim.
Telefonu kapattı.
Lina, adamın tuhaf bakışlarından rahatsız olmuştu.
— Bir şey mi oldu?
Karan telefonu cebine koydu.
— Hayır.
— O zaman neden öyle bakıyorsunuz?
— Nasıl bakıyorum?
— Sanki beni tanıyormuşsunuz gibi.
Karan bir adım yaklaştı.
— Belki de tanıyorumdur.
Lina hafifçe güldü.
— İmkânsız. Sizi hayatımda ilk defa görüyorum.
— Bazen birini tanımak için karşılaşmak yeterli değildir.
Lina bu cümleye anlam veremedi.
— İyi geceler, gizemli beyefendi.
Arkasını dönüp yürümeye başladı.
Karan ise olduğu yerde kaldı.
Telefonunu yeniden çıkardı ve kayıtlı kişilerinden birini aradı.
— Alo?
— Efendim Karan Bey?
— Yarın sabah ilk iş Yılmaz ailesinin bütün dosyalarını masama istiyorum.
— Tamamdır efendim. Başka bir şey var mı?
Karan birkaç saniye düşündü.
— Bir de Lina Yılmaz hakkında ne biliyorsanız öğrenin.
— Lina Yılmaz mı?
— Evet. Özellikle annesiyle ilgili olanları.
Telefon kapandı.
Karan başını kaldırıp yağmurun altında uzaklaşan kıza baktı.
Kendi kendine fısıldadı:
— Demek sonunda karşılaştık...
00.26 — LİNA'NIN EVİ
Lina apartmanın kapısını açıp içeri girdiğinde evin ışıkları hâlâ yanıyordu.
Ayakkabılarını çıkardı, kabanını askıya astı.
Salondan televizyonun sesi geliyordu.
Babası koltukta oturmuş, elindeki gazeteye bakıyordu.
— Sonunda gelebildin.
Lina cevap vermeden mutfağa yöneldi.
— Sana bir şey söylüyorum, Lina!
— Duydum baba.
— Yarın akşam bizimle yemeğe geliyorsun.
Lina bu kez arkasını döndü.
— Bizimle derken?
— Benimle. Ayrıca birkaç misafirimiz olacak.
— Gelmek istemiyorum.
Babası gazeteyi masaya bıraktı.
— Bu bir teklif değildi.
Lina gözlerini devirdi.
— Harika. Yine benim yerime karar verdin.
— Lina, artık büyümen gerekiyor. Her şeyi kendi istediğin gibi yaşayamazsın.
— Ben sadece kendi hayatım hakkında karar vermek istiyorum!
Babası ayağa kalktı.
— Bu ailede bazı şeylerin senin bilmediğin sebepleri var.
Lina'nın yüzündeki öfke bir anlığına kayboldu.
— Ne gibi?
Adam cevap vermedi.
— Odana git. Yarın konuşacağız.
Lina bir süre babasına baktı.
Sonra sessizce merdivenlere yöneldi.
Odasına girdiğinde ilk işi telefonunu şarja takmak oldu. Ardından yatağına oturdu ve çantasından küçük siyah defterini çıkardı.
Defterin ilk sayfasını açtı.
Orada annesinin el yazısıyla yazılmış eski bir cümle vardı:
“Lina'm, bir gün herkes senden bir şeyler sakladığında bile kalbinin sesini dinlemeyi unutma.”
Lina parmaklarını yazının üzerinde gezdirdi.
Annesini kaybedeli yıllar olmuştu ama onun yokluğuna hâlâ alışamamıştı.
Defteri kapatıp başucuna bıraktı.
Telefonunu eline aldı.
Bilinmeyen bir numaradan mesaj gelmişti.
Bilinmeyen Numara:
Eve sağ salim ulaştın mı?
Lina şaşkınlıkla ekrana baktı.
Numarayı tanımıyordu.
Lina:
Kimsiniz?
Mesaj birkaç saniye içinde geldi.
Bilinmeyen Numara:
Bu gece tanıştığın adam.
Lina'nın kaşları çatıldı.
Lina:
Numaramı nereden buldunuz?
Bilinmeyen Numara:
Bu sorunun cevabını öğrenmek istemezsin.
Lina sinirle yatağından kalktı.
Lina:
Bakın, benimle uğraşmayın. Bir daha mesaj atmayın.
Bu kez cevap biraz gecikti.
Bilinmeyen Numara:
İyi geceler Lina.
Lina telefonu yatağa fırlattı.
— Deli bu adam!
Ama birkaç saniye sonra telefonu yeniden eline aldı.
Numarayı engellemeyi düşündü. Tam o sırada bir mesaj daha geldi.
Bilinmeyen Numara:
Bu arada, yarın akşam görüşeceğiz.
Lina şaşkınlıkla mesajı okudu.
Lina:
NE?!
Cevap gelmedi.
Telefonun ekranı karardı.
Lina pencereye doğru yürüdü. Perdeyi araladığında sokağın karşısında siyah bir araba gördü.
Aynı araba.
Kalbi hızlandı.
Arabanın içindeki kişi sigarasını yakmış, başını hafifçe kaldırmıştı.
Karan Demir.
Lina'nın odasının ışığı yandığında gözlerini o pencereye çevirdi.
Dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
— İyi geceler, Lina Yılmaz...
O gece Lina uykuya dalmakta zorlandı.
Çünkü henüz bilmediği bir şey vardı.
Karan Demir onun hayatına tesadüfen girmemişti.
Ve yarın akşam öğreneceği gerçek, bugüne kadar bildiği her şeyi değiştirecekti.
Çünkü bazı insanlar kapını çalmaz. Doğrudan hayatının içine girer.
Ve Karan Demir, Lina'nın hayatına girmek için çoktan kararını vermişti.

Devam edecek..🖤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…