5. bölüm / 30
“SENİ SEVMEK GÜNAHTI”5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ
Bölümler 30Şu an: 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ
- 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
- 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
- 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
- 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
- 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
- 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
- 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
- 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
- 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
- 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
- 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
- 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
- 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
- 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
- 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
- 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
- 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
- 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
- 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
- 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
- 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
- 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
- 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
- 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
- 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
- 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
- 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
- 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İSTANBUL — DEMİR KÖŞKÜ
Saat 21.32
Karan, telefonunu yavaşça kulağından uzaklaştırdı.
Ekranda aramanın sona erdiği yazıyordu.
Birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı.
Emir, onun yüzüne dikkatle bakıyordu.
— Karan… İyi misin?
Karan cevap vermedi.
Masadaki dosyayı eline alıp yeniden açtı. Sayfaları karıştırıyordu ama gözleri hiçbir şeyi görmüyordu.
Babası…
Vedat Demir…
Yirmi yıl önce toprağa verdiği adam şimdi onu aramıştı.
— Bu mümkün değil, diye fısıldadı.
Emir biraz daha yaklaştı.
— Belki de biri onun adını kullanıyordur.
Karan başını kaldırdı.
— Sesini tanıdım, Emir. O ses… Babamın sesiydi.
— Ama cenazesini kendi gözlerinle gördün.
Karan acı bir şekilde güldü.
— Bazen insanın kendi gözleri bile ona yalan söyler.
Pencereye doğru yürüdü. Ellerini cebine sokarak karanlık İstanbul manzarasına baktı.
— Babam ölmeden önce bana bir şey söylemişti.
Emir dikkat kesildi.
— Neydi?
Karan derin bir nefes aldı.
— "Bir gün bir kız gelecek. Ona sahip çıkarsan her şeyini kaybedersin."
Emir kaşlarını çattı.
— Lina'dan mı bahsediyordu?
Karan başını hafifçe salladı.
— O zaman ne demek istediğini anlamamıştım. Şimdi anlıyorum.
Telefonu yeniden titredi.
Bilinmeyen bir numaradan mesaj gelmişti.
“Lina'yı korumak istiyorsan geçmişi araştırmayı bırak. Çünkü gerçek ortaya çıkarsa onu en çok sen yaralayacaksın.”
Karan mesajı okudu.
Yüzündeki ifade giderek sertleşti.
— Emir…
— Efendim?
— Lina'nın peşinden birini gönder. Ama onun haberi olmayacak.
— Ya bunu öğrenirse?
Karan gözlerini kapattı.
— Öğrenirse bana kızar. Yeter ki hayatta kalsın.
İSTANBUL — YILMAZ EVİ
Saat 22.05
Lina yatağının kenarında oturuyordu.
Karşısındaki komodinin üzerinde annesinin fotoğrafı vardı.
Fotoğrafı eline aldı. Parmaklarıyla annesinin yüzünü okşadı.
— Anne… Sen neden bana hiçbir şey anlatmadın?
Gözleri doldu.
— Ben senin kızın değil miyim? Benden neden sakladın?
Tam o sırada telefonu çaldı.
Arayan Melis'ti.
— Alo?
— Lina! Neredesin? Sesin neden böyle?
— İyiyim.
— Bana yalan söyleme. Ağladın mı?
Lina burnunu çekti.
— Melis, bugün bir kadınla tanıştım.
— Kim?
— Selin Arslan.
Melis birkaç saniye sessiz kaldı.
— Bu isim bana tanıdık geliyor.
— Karan da onu tanıyor.
— Peki kadın sana ne söyledi?
Lina gözlerini kapattı.
— Benim gerçek annem olduğunu söyledi.
Telefonun diğer ucunda sessizlik oluştu.
— Ne?
— Beni doğuran kişinin kendisi olduğunu söyledi. Annem Aylin değilmiş… Yani beni o büyütmüş ama dünyaya getiren başka biriymiş.
Melis derin bir nefes aldı.
— Lina, emin misin?
— Artık hiçbir şeyden emin değilim.
— Peki Karan ne diyor?
Lina acı acı güldü.
— Karan mı? O zaten her şeyi biliyor. Sadece bana söylemiyor.
Melis'in sesi yumuşadı.
— Yarın buluşalım. Birlikte düşünürüz.
— Tamam.
— Ve Lina…
— Efendim?
— Ne olursa olsun, kendini yalnız hissetme. Ben yanındayım.
Lina hafifçe gülümsedi.
— İyi ki varsın.
Telefon kapandıktan sonra kapı çalındı.
Babası içeri girdi.
— Kızım, konuşabilir miyiz?
Lina fotoğrafı yerine bıraktı.
— Ne oldu?
Babası yatağın karşısındaki koltuğa oturdu.
— Bugün Selin'le görüştüğünü öğrendim.
Lina hemen ona döndü.
— Nereden öğrendin?
— Bunun önemi yok.
— Benim için var! Herkes benim hakkımda her şeyi biliyor ama ben hiçbir şey bilmiyorum!
Babası başını eğdi.
— Selin'e inanma.
Lina ayağa kalktı.
— Neden? Annem olduğunu söyledi diye mi?
Babasının yüzündeki ifade değişti.
— Sana ne söyledi?
— Beni doğurduğunu.
Uzun bir sessizlik oldu.
Lina babasının gözlerinin içine baktı.
— Doğru mu?
Babası cevap vermedi.
— Baba, sana soruyorum. Doğru mu?
Adam derin bir nefes aldı.
— Evet…
Lina bir adım geriledi.
— Sen de mi biliyordun?
— Lina, seni korumaya çalıştım.
— Beni korumak mı? Benden kendi doğumumu mu sakladın?
— Her şeyi anlatamam.
— Neden?
— Çünkü bazı gerçekler insanın hayatını mahveder.
Lina gözyaşlarını sildi.
— Benim hayatım zaten mahvoldu!
Babası ayağa kalktı.
— Sen benim kızımsın. Bunu hiçbir şey değiştiremez.
Lina başını iki yana salladı.
— Peki gerçek babam kim?
Babası sustu.
Lina'nın kalbi hızla atmaya başladı.
— Baba?
Adam gözlerini kaçırdı.
— Onu bilmen gerekmiyor.
— Bunu söylemeye hakkın yok!
Lina odadan çıktı.
Babası arkasından seslendi:
— Lina!
Ama Lina çoktan kapıyı kapatmıştı.
Babası koltuğa çöktü.
Telefonunu çıkarıp bir numarayı aradı.
— Artık dayanamayacak. Gerçekleri öğrenmeye başladı.
Karşı taraftan soğuk bir ses duyuldu:
— O zaman planı hızlandırmalıyız.
İSTANBUL — DEMİR HOLDİNG
Saat 10.10 — Ertesi gün
Karan, çalışma odasında tek başına oturuyordu.
Masasının üzerinde eski fotoğraflar ve belgeler vardı.
Emir içeri girdi.
— İstediğiniz belgeleri getirdim.
Karan başını kaldırmadan konuştu.
— Bırak.
Emir dosyayı masaya koydu.
— Bir şey bulduk.
Karan dosyayı açtı.
— Söyle.
— Lina'nın doğduğu geceye ait iki ayrı hastane kaydı var. Birinde Aylin Yılmaz'ın doğum yaptığı yazıyor. Diğerinde ise Selin Arslan'ın.
Karan sayfalara dikkatle baktı.
— İkinci kayıt neden gizlenmiş?
— Bunu henüz bilmiyoruz. Ama kayıtları değiştiren kişinin kimliğine ulaştık.
Karan başını kaldırdı.
— Kim?
Emir bir an duraksadı.
— Vedat Demir.
Karan'ın yüzü gerildi.
— Babam…
— Evet.
Karan dosyayı kapattı.
— Babamın ölümünden önceki bütün belgelerini yeniden incele. Banka hesapları, şirket kayıtları, hastane kayıtları… Her şeyi istiyorum.
Emir başını salladı.
— Peki ya Lina?
— Ona şimdilik hiçbir şey söylemeyeceğiz.
Emir kapıya yöneldi.
— Karan…
— Ne oldu?
— Bence Lina'nın senden uzaklaşmasına izin vermemelisin.
Karan başını kaldırdı.
— Neden?
Emir kısa bir süre düşündü.
— Çünkü bu kızın hayatında herkes ona yalan söylemiş. Bir gün senin de onlardan biri olduğunu düşünürse onu kaybedersin.
Karan cevap vermedi.
Emir çıktıktan sonra masadaki fotoğrafı eline aldı.
Fotoğrafta Aylin vardı.
Genç, güzel ve gülümseyen Aylin…
Karan fotoğrafın arkasındaki yazıyı okudu.
“Beni affet Karan. Bir gün neden gitmek zorunda kaldığımı anlayacaksın.”
Karan gözlerini kapattı.
— Keşke o gün gitmene izin vermeseydim, Aylin…
İSTANBUL — SAHİL KAFE
Saat 13.20
Lina, pencere kenarındaki masada oturuyordu.
Melis karşısında kahvesini karıştırıyordu.
— Yani baban da Selin'in seni doğurduğunu kabul etti?
— Evet.
— Peki gerçek baban hakkında bir şey söyledi mi?
Lina başını salladı.
— Hayır. Sorduğumda sustu.
Melis bir süre düşündü.
— Bence bu işin içinde çok daha büyük bir şey var.
— Ben de öyle düşünüyorum.
Lina telefonunu eline aldı.
Karan'dan gelen cevapsız aramalar vardı.
Üç kez aramıştı.
Melis ekrana baktı.
— Açmayacak mısın?
— Hayır.
— Lina, belki de açıklayacağı bir şey vardır.
Lina başını kaldırdı.
— Herkesin bir açıklaması var, Melis. Ama kimse doğruyu söylemiyor.
Tam o sırada kafenin kapısı açıldı.
İçeri uzun boylu, siyah takım elbiseli bir adam girdi. Etrafına baktıktan sonra doğrudan Lina'nın masasına yöneldi.
— Lina Yılmaz?
Lina şüpheyle adama baktı.
— Evet. Siz kimsiniz?
Adam cebinden küçük bir zarf çıkardı.
— Bunu size vermemi istediler.
— Kim istedi?
— İsmini söylememem söylendi.
Zarfı masaya bıraktı ve hızla kafeden çıktı.
Melis şaşkınlıkla Lina'ya baktı.
— Açsana!
Lina zarfı yavaşça açtı.
İçinden küçük bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta Selin, Aylin ve genç bir adam vardı.
Lina fotoğraftaki adamı tanımıyordu.
Fotoğrafın arkasında ise şu cümle yazıyordu:
“Gerçek babanı öğrenmek istiyorsan bu gece saat 23.00'te eski Demir Köşkü'nün arkasındaki depoya gel. Tek başına.”
Lina'nın elleri titremeye başladı.
Melis fotoğrafı aldı.
— Sakın gitme!
— Neden?
— Çünkü bunun bir tuzak olabileceğini düşünmüyor musun?
Lina fotoğrafın üzerindeki adamın yüzüne baktı.
— Belki de gerçek babamı bulacağım.
— Lina, lütfen. Önce Karan'a söyle.
Lina başını kaldırdı.
— Hayır. Bu kez kimsenin peşinden gitmeyeceğim. Kendi gerçeğimi kendim bulacağım.
İSTANBUL — DEMİR KÖŞKÜ
Saat 20.45
Karan salonda telefonla konuşuyordu.
— Hayır, Selin'in nerede olduğunu öğrenin. Bir an önce!
Telefonu kapattığında Duru içeri girdi.
Üzerinde şık, siyah bir elbise vardı.
— Hâlâ çalışıyor musun?
Karan ona bakmadan cevap verdi.
— Şimdi sırası değil, Duru.
Duru yanına yaklaştı.
— Son zamanlarda tek konuştuğun şey Lina oldu.
Karan başını kaldırdı.
— Ne demek istiyorsun?
Duru gülümsedi.
— Hiç. Sadece merak ediyorum. Bu kız senin için neden bu kadar önemli?
Karan'ın yüzü sertleşti.
— Bu seni ilgilendirmez.
Duru'nun gülümsemesi kayboldu.
— Eskiden bana böyle konuşmazdın.
— Eskiden çok şey farklıydı.
Duru çantasını aldı.
— Umarım bu kız yüzünden geçmişini yeniden yaşamazsın, Karan.
Kapıya yöneldi.
Tam çıkarken arkasını döndü.
— Çünkü bazı kadınlar insanın hayatına aşk olmak için değil, felaket olmak için girer.
Karan cevap vermedi.
Duru çıktıktan sonra Emir aradı.
— Karan, Lina'yla ilgili bir şey öğrendim.
— Söyle.
— Bir adam ona zarf vermiş. İçinde bir fotoğraf varmış.
Karan ayağa fırladı.
— Ne fotoğrafı?
— Selin, Aylin ve kimliği bilinmeyen bir adamın fotoğrafı.
Karan'ın yüzü değişti.
— Lina nerede?
— Bilmiyoruz.
— Emir, hemen bulun onu!
İSTANBUL — ESKİ DEPO
Saat 23.04
Hava soğuktu.
Lina, eski deponun önünde duruyordu.
Telefonunun ışığını açarak etrafına baktı.
— Kimse var mı?
Cevap yoktu.
Kapıyı yavaşça itti.
Gıcırtıyla açılan kapının ardından karanlık bir koridor görünüyordu.
Lina içeri girdi.
— Ben geldim. Şimdi kim olduğunuzu söyleyin!
Arka taraftan bir ses duyuldu.
— Demek gerçekten geldin.
Lina hızla arkasını döndü.
Karşısında orta yaşlı bir adam duruyordu.
Elinde eski bir dosya vardı.
— Sen kimsin?
Adam birkaç adım yaklaştı.
— Beni tanımazsın. Ama ben seni doğduğun günden beri tanıyorum.
Lina'nın kalbi hızla atmaya başladı.
— Babam hakkında bir şey biliyor musun?
Adam başını salladı.
— Babanın kim olduğunu biliyorum. Ama bunu öğrenmeye hazır mısın, küçük kız?
Lina sinirlendi.
— Benimle oyun oynama!
Adam dosyayı uzattı.
— O zaman oku.
Lina dosyayı açtı.
İlk sayfada doğum tarihi yazıyordu.
İkinci sayfada hastane kayıtları…
Üçüncü sayfada ise bir isim vardı.
KARAN DEMİR.
Lina'nın gözleri büyüdü.
— Bu… Bu ne demek?
Adam ona yaklaştı.
— Karan Demir, senin gerçek baban olabilir.
Lina başını iki yana salladı.
— Hayır. Bu imkânsız.
Adam dosyanın içinden başka bir belge çıkardı.
— Aylin'in sakladığı şey tam olarak buydu.
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
— Peki neden şimdi anlatıyorsun?
Adam cevap vermeden önce kapının açılma sesi duyuldu.
— LİNA!
Karan'ın sesi depoda yankılandı.
Lina arkasını döndü.
Karan hızla yanına geldi.
— Sana ne dedim ben? Neden tek başına geldin?
Lina gözyaşları içinde dosyayı ona kaldırdı.
— Bana bir şey söyle!
Karan dosyaya baktı.
— Lina, şimdi sırası değil.
— Hayır! Bana bak ve cevap ver!
Karan gözlerini ondan kaçırdı.
Lina'nın sesi titriyordu.
— Sen benim babam mısın?
Karan sustu.
Lina bir adım geriledi.
— Cevap ver!
Karan sonunda başını kaldırdı.
— Bilmiyorum, Lina.
Lina'nın gözlerinden bir damla yaş daha süzüldü.
— Ama öğrenmekten korkuyorsun, değil mi?
Karan ona doğru uzandı.
— Lina…
— Sakın bana dokunma!
Tam o sırada depodaki adam arka kapıya doğru koştu.
Emir peşinden gitmek için hareketlendi.
Ama adam kaçmadan önce dönüp bağırdı:
— GERÇEK BABAN KARAN DEĞİL! SİZİN HEPİNİZİ KANDIRDILAR!
Ardından karanlıkta kayboldu.
Karan olduğu yerde kaldı.
Lina'nın elindeki dosya yere düştü.
Bir süre birbirlerine baktılar.
Sonra Lina, Karan'a son bir kez seslendi:
— Ben artık kim olduğumu bile bilmiyorum…
Karan'ın gözleri doldu.
— Seni yalnız bırakmayacağım.
Lina başını iki yana salladı.
— Benim yanımda olma, Karan. Çünkü senin yanında kendimi daha da kaybediyorum.
Arkasını dönüp depodan çıktı.
Karan ise peşinden gitmedi.
Çünkü ilk kez Lina'yı korumak için ona yaklaşmaması gerektiğini düşünüyordu.
DEMİR KÖŞKÜ — ÇALIŞMA ODASI
Saat 02.30
Karan eve döndüğünde Emir onu çalışma odasında bekliyordu.
— Adamı bulamadık.
Karan ceketini çıkardı.
— Dosyadaki belgeleri incelettin mi?
— Evet. Bazıları gerçek, bazıları sahte olabilir. Kesin bir şey söyleyemiyoruz.
Karan masaya oturdu.
— O zaman gerçek babasını bulacağız.
Emir başını salladı.
— Bir şey daha var.
Karan gözlerini kaldırdı.
— Ne?
Emir elindeki küçük hafıza kartını masaya bıraktı.
— Depoda bulduk. İçinde eski bir ses kaydı var.
Karan kartı bilgisayara taktı.
Kayıt açıldı.
Önce cızırtılı bir ses duyuldu.
Ardından Aylin'in sesi…
Aylin:
"Karan, eğer bir gün bu kaydı dinliyorsan demek ki artık her şey ortaya çıkmış demektir. Sana yıllarca söyleyemediğim bir şey var. Lina'nın gerçek babasını senden sakladım. Çünkü onun kim olduğunu öğrenirsen..."
Kayıt aniden kesildi.
Karan ekrana baktı.
Emir şaşkınlıkla sordu:
— Devamı yok mu?
Karan hafıza kartını çıkardı.
— Var. Ama silinmiş.
Tam o sırada bilgisayara yeni bir dosya düştü.
Dosyanın adı:
VEDAT_DEMİR_SON_KONUŞMA.
Karan dosyayı açtı.
Bu kez babasının sesi duyuldu.
"Oğlum… Eğer bunu dinliyorsan bil ki ben sana hiç yalan söylemedim. Lina'yı korumak için yaptığım her şeyin bir sebebi vardı. Ama en büyük sırrı öğrenmeye hazır değilsin."
Ardından kısa bir sessizlik…
Ve son cümle:
"Lina'nın gerçek babası benim de oğlum dediğim adam."
Karan donup kaldı.
Çünkü babasının sözleri tek bir şeyi işaret ediyordu.
Lina'nın gerçek babası, Karan'ın en yakınındaki insanlardan biriydi.
Devam edecek..🖤
Bölüm etkileşimi
