“SENİ SEVMEK GÜNAHTI” kitap kapağı

15. bölüm / 30

15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK
  1. 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
  4. 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
  5. 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
  6. 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
  7. 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
  8. 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
  9. 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
  10. 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
  11. 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
  12. 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
  13. 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
  14. 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
  15. 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime · Okuduğun bölüm
  16. 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
  17. 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
  18. 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
  19. 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
  20. 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
  21. 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
  22. 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
  23. 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
  24. 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
  25. 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
  26. 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
  27. 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
  28. 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
  29. 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
  30. 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime

SAAT 01.35 — HASTANE
Lina elindeki fotoğrafa bakıyordu.
Fotoğrafta dört kişi vardı: Kendisi, Elif, Duru ve Karan.
Fotoğrafın altında yazan cümle zihninde dönüp duruyordu.
"Dördünüz de aynı gecenin çocuklarısınız. Ama biriniz bu aileden değil."
Lina: Bu ne demek?
Karan yatağında doğrulmaya çalıştı.
Karan: Lina, telefonu bana ver.
Lina telefonu uzattı.
Karan fotoğrafa dikkatle baktı.
Karan: Bu fotoğraf ne zaman çekilmiş?
Lina: Bilmiyorum. Bana yeni geldi.
Emir kapının yanında sessizce duruyordu.
Karan başını kaldırdı.
Karan: Emir, bir şey biliyorsun.
Emir: Karan…
Karan: Bana yalan söyleme. Az önce Kaan sana oğlum dedi. Sonra da dört çocuktan bahsetti. Artık her şeyi anlatacaksın.
Emir gözlerini yere indirdi.
Emir: Ben doğduğumda annem öldü diye biliyordum.
Karan: Sonra?
Emir: Beni bir aile büyüttü. Ama çocukluğumdan beri bazı şeylerin farklı olduğunu hissediyordum. Birkaç yıl önce Barış bana gerçek doğum kayıtlarımı gösterdi.
Lina: Peki Kaan?
Emir başını kaldırdı.
Emir: Kaan benim biyolojik babam olabilir.
Karan sertçe güldü.
Karan: Olabilir mi? Bunu hâlâ bilmiyor musun?
Emir: Çünkü bütün kayıtlar değiştirilmiş!
Karan sessizleşti.
Emir devam etti.
Emir: Bana verilen dosyada annemin adı yoktu. Sadece doğum saati vardı. 02.17.
Lina'nın gözleri büyüdü.
Lina: Benim hastane bilekliğimde de 02.17 yazıyordu.
Emir başını salladı.
Emir: Biliyorum.
Karan ikisine baktı.
Karan: Yani seninle Lina aynı saatte mi doğdunuz?
Emir: Evet. Ama aynı anneden mi doğduk, bunu bilmiyorum.
Tam o sırada Karan'ın telefonu çaldı.
Arayan Barış'tı.
Karan telefonu açtı.
Karan: Konuş.
Barış: Kaan hastaneye geldi mi?
Karan: Evet. Sen nereden biliyorsun?
Barış: Çünkü onu ben çağırdım.
Karan'ın yüzü değişti.
Karan: Ne yaptın sen?
Barış: Karan, bu gece her şey ortaya çıkacak. Ama önce Lina'yı oradan çıkarmalısın.
Karan: Neden?
Barış'ın sesi titredi.
Barış: Çünkü Kaan'ın asıl hedefi sen değilsin.
Bir an sustu.
Barış: Lina.
Telefon kapandı.
SAAT 02.10 — HASTANE OTOPARKI
Barış siyah arabasının içinde bekliyordu.
Yan koltukta eski bir çanta vardı.
Çantanın içinde fotoğraflar, hastane kayıtları ve küçük bir kaset bulunuyordu.
Arabanın camına biri vurdu.
Barış başını kaldırdı.
Duru'ydu.
Kapıyı açtı.
Duru: Ne yapıyorsun burada?
Barış: Seni bekliyordum.
Duru arabaya bindi.
Duru: Kaan geri dönmüş.
Barış: Biliyorum.
Duru: Emir'in de onun oğlu olduğunu söylemiş.
Barış başını salladı.
Barış: Artık hiçbir şeyi saklayamayız.
Duru çantaya baktı.
Duru: O çantada ne var?
Barış: Kaan'ın bütün gerçekleri.
Duru çantayı açtı.
İlk fotoğrafı eline aldı.
Fotoğrafta Kaan, Selin ve dört bebek vardı.
Duru fotoğrafı incelerken bir ayrıntı fark etti.
Duru: Barış…
Barış: Ne oldu?
Duru: Burada dört bebek değil, beş bebek var.
Barış'ın yüzü gerildi.
Duru fotoğrafı ona uzattı.
Duru: Beşinci bebeğin yüzü neden kapatılmış?
Barış cevap vermedi.
Duru: Barış, kim bu?
Barış gözlerini kapattı.
Barış: O bebek benim.
Duru'nun ağzı açık kaldı.
Duru: Sen de mi o gece doğdun?
Barış: Evet.
Duru: Peki senin annen kim?
Barış uzun süre sustu.
Sonunda tek bir isim söyledi.
Barış: Aylin.
Duru'nun gözleri doldu.
Duru: Ne?
Barış: Aylin benim biyolojik annem.
Duru geri çekildi.
Duru: Ama Aylin benim annem olduğunu söylüyor.
Barış acı acı güldü.
Barış: İşte bu yüzden hiçbirimiz gerçek kimliğimizi bilmiyoruz.
SAAT 03.00 — YOĞUN BAKIM
Lina, Karan'ın yanında oturuyordu.
Karan'ın yüzü solgundu ama artık daha iyi görünüyordu.
Lina: Sana bir şey soracağım.
Karan: Sor.
Lina: Bütün bunlar olmasaydı… beni yine bulur muydun?
Karan ona baktı.
Karan: Seni ilk gördüğüm gece zaten hayatım değişti.
Lina hafifçe gülümsedi.
Lina: O gece arabayla beni ezmeye çalışmıştın.
Karan: Seni ezseydim şu an burada olmazdık.
Lina: Çok komiksin.
Karan gülümsedi.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Karan ciddileşti.
Karan: Lina, sana bir şey söylemem gerekiyor.
Lina: Söyle.
Karan: Kaan'ın söylediklerine hemen inanma.
Lina: Neden?
Karan: Çünkü o yıllarca öldü gibi yaşadı. Şimdi geri döndü ve herkesin hayatını değiştirmeye çalışıyor.
Lina: Ya gerçekten babamsa?
Karan gözlerini kaçırdı.
Karan: O zaman bunu öğreniriz.
Lina onun elini tuttu.
Lina: Peki senin gerçek baban kim?
Karan cevap vermedi.
Lina yavaşça devam etti.
Lina: Seni de merak ediyorum, Karan. Hep benim geçmişimi araştırıyoruz. Ama senin de bir hayatın var.
Karan uzun süre Lina'ya baktı.
Karan: Benim hayatımın geçmişi yok, Lina. Sadece kayıpları var.
Lina: Belki de artık kaybetmeyi bırakmalısın.
Karan elini hafifçe sıktı.
Karan: Belki de.
SAAT 04.20 — ESKİ DEPO
Emir, Barış'ın gönderdiği konuma geldi.
Depoda yalnızca bir masa ve üzerinde eski bir zarf vardı.
Zarfın üzerinde kendi adı yazıyordu.
EMİR DEMİR
Zarfı açtı.
İçinden bir doğum belgesi çıktı.
Belgede annesinin adı yazıyordu:
AYLİN YILMAZ
Emir'in gözleri büyüdü.
Belgenin altında başka bir not vardı.
"Emir, sen Kaan'ın oğlu değilsin. Senin gerçek baban, yıllardır kardeşim dediğin adam."
Emir notu tekrar okudu.
Emir: Karan…
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
???: Şaşırdın mı?
Emir hızla döndü.
Karşısında Kaan duruyordu.
Emir: Bunu sen mi yazdın?
Kaan: Hayır.
Emir: O zaman kim?
Kaan masaya yaklaştı.
Kaan: Senin gerçek baban.
Emir: Kim?
Kaan gözlerini Emir'e dikti.
Kaan: Vedat Demir.
Emir birkaç adım geri çekildi.
Emir: Hayır…
Kaan: Sen, Karan'ın kardeşi değilsin.
Emir: Peki neden aynı evde büyüdük?
Kaan'ın yüzü sertleşti.
Kaan: Çünkü birileri iki çocuğun yerini değiştirdi.
Emir başını iki yana salladı.
Emir: Benim hayatım boyunca annem bildiğim kadın kim?
Kaan cevap vermeden cebinden bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta genç bir kadın ve kucağında bebek vardı.
Kadının yüzü net görünmüyordu.
Kaan: Bu kadın seni doğuran kişi.
Emir fotoğrafı eline aldı.
Arkasında bir isim yazıyordu.
SELİN ARSLAN.
Emir'in gözleri doldu.
Emir: Selin benim annem mi?
Kaan başını salladı.
Kaan: Evet.
Emir: Peki Barış?
Kaan bir an durdu.
Kaan: Barış da senin kardeşin olabilir.
Emir'in yüzündeki ifade tamamen değişti.
Emir: Bu imkânsız.
Kaan: Bu ailede imkânsız diye bir şey kalmadı.
SAAT 08.00 — SELİN'İN EVİ
Selin pencerenin önünde duruyordu.
Lina içeri girdiğinde elinde dosya vardı.
Lina: Bana yine yalan söyledin.
Selin arkasını döndü.
Selin: Lina…
Lina: Emir'in annesi kim?
Selin'in yüzü bir anda değişti.
Selin: Bunu nereden duydun?
Lina: Senin adın yazıyor.
Selin gözlerini kapattı.
Lina: Sen Emir'in de annesi misin?
Selin başını salladı.
Selin: Evet.
Lina şaşkınlıkla geri çekildi.
Lina: Peki Barış?
Selin gözlerini kaçırdı.
Selin: Barış da benim oğlum.
Lina'nın nefesi kesildi.
Lina: Yani Barış, Emir ve ben…
Selin: Aynı gecenin çocuklarısınız.
Lina: Peki Elif?
Selin'in gözleri doldu.
Selin: Elif de benim kızım.
Lina ellerini yüzüne kapattı.
Lina: Senin kaç çocuğun var?
Selin ağlamaya başladı.
Selin: Beş.
Lina yavaşça başını kaldırdı.
Lina: Beş mi?
Selin başını salladı.
Selin: Sen, Elif, Emir, Barış… ve bir çocuk daha.
Lina'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.
Lina: Beşinci kim?
Selin cevap vermedi.
Lina ona yaklaştı.
Lina: Anne, lütfen.
Selin'in dudakları titredi.
Selin: Kaan'ın yıllarca aradığı çocuk…
Bir an sustu.
Selin: Duru.
Lina'nın gözleri büyüdü.
Lina: Ama Duru'nun annesi Aylin değil miydi?
Selin: Duru'yu Aylin büyüttü. Ama onu ben doğurdum.
Lina duvara yaslandı.
Lina: O zaman Aylin'in çocuğu kim?
Selin'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
Selin: Barış.
SAAT 10.15 — DEMİR KÖŞKÜ
Duru, Aylin'in odasına girdi.
Aylin yatağın kenarında oturuyordu.
Duru: Bana neden söylemedin?
Aylin başını kaldırdı.
Aylin: Neyi?
Duru: Benim Selin'in kızı olduğumu biliyordun.
Aylin'in yüzü düştü.
Aylin: Duru…
Duru: Sen benim annem değil misin?
Aylin ayağa kalktı.
Aylin: Seni ben büyüttüm. İlk adımlarını ben gördüm. İlk kelimeni ben duydum. Hastalandığında başında ben bekledim.
Duru: Ama beni sen doğurmadın.
Aylin'in gözleri doldu.
Aylin: Hayır.
Duru ağlamaya başladı.
Duru: Peki Barış?
Aylin sustu.
Duru: Barış senin oğlun mu?
Aylin başını salladı.
Duru acı bir şekilde güldü.
Duru: Demek yıllardır kardeşimle aynı evde yaşadım ve bunu bilmiyordum.
Aylin ona sarılmak istedi ama Duru geri çekildi.
Duru: Bana dokunma.
Aylin'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
Duru: Ben sadece kimin kızı olduğumu öğrenmek istedim. Ama artık kimin ailesi olduğumu bile bilmiyorum.
Duru odadan çıktı.
Aylin arkasından seslendi.
Aylin: Duru!
Ama Duru durmadı.
SAAT 13.45 — HASTANE
Karan'ın odasına doktor girdi.
Doktor: Demir Bey, birkaç gün içinde taburcu olabilirsiniz. Ancak dinlenmeniz gerekiyor.
Karan: Anlaşıldı.
Doktor çıktıktan sonra Lina içeri girdi.
Elinde iki kahve vardı.
Lina: Birini sana aldım.
Karan: Doktor kahve içmememi söyledi.
Lina: O zaman ikisini de ben içerim.
Karan güldü.
Lina sandalyeye oturdu.
Karan: Selin'le görüştün mü?
Lina: Evet.
Karan: Ne öğrendin?
Lina derin bir nefes aldı.
Lina: Selin'in beş çocuğu varmış.
Karan şaşkınlıkla ona baktı.
Karan: Beş mi?
Lina: Ben, Elif, Emir, Barış ve Duru.
Karan bir süre sessiz kaldı.
Karan: Peki Aylin?
Lina: Barış'ın biyolojik annesiymiş.
Karan başını geriye yasladı.
Karan: Bu kadar insanın hayatını nasıl değiştirdiler?
Lina gözlerini ona çevirdi.
Lina: Bilmiyorum.
Karan elini uzattı.
Lina elini tuttu.
Karan: Birlikte çözeceğiz.
Lina: Bu kez gerçekten mi?
Karan: Bu kez gerçekten.
Tam o sırada Karan'ın telefonuna bir bildirim geldi.
Yeni bir e-posta.
Gönderen: BİLİNMİYOR
Karan mesajı açtı.
Ekinde bir doğum raporu vardı.
Belgede Karan'ın doğum bilgileri yazıyordu.
Ama anne ve baba isimleri tamamen farklıydı.
Karan'ın gözleri büyüdü.
Lina: Ne oldu?
Karan telefonu ona uzattı.
Lina belgeyi okudu.
Lina: Karan… burada ne yazıyor?
Karan cevap veremedi.
Belgede şu isimler yazıyordu:
ANNE: AYLİN YILMAZ
BABA: CEM DEMİR
Lina'nın gözleri doldu.
Lina: Sen…
Karan telefonu elinden bıraktı.
Karan: Hayır. Bu doğru olamaz.
Lina yavaşça ona baktı.
Lina: Eğer bu doğruysa…
Karan cümlesini tamamladı.
Karan: O zaman Barış benim kardeşim. Duru da benim kardeşim olabilir.
Lina gözlerini kapattı.
Lina: Peki ben?
Karan ona baktı.
Karan: Seninle aramızda kan bağı olmadığını artık biliyoruz. Ama bütün bu kayıtların doğru olup olmadığını yine de kanıtlamamız gerekiyor.
Lina başını salladı.
Lina: Ben sadece normal bir hayat istiyorum.
Karan onun elini tuttu.
Karan: Ben de.
SAAT 18.30 — ESKİ KÖŞK
Cem Demir, çalışma odasında oturuyordu.
Kapı açıldı.
İçeri Vedat girdi.
Cem başını kaldırdı.
Cem: Geldin demek.
Vedat: Çocuklar gerçeği öğreniyor.
Cem: Artık saklayamayız.
Vedat masaya yaklaştı.
Vedat: Karan doğum raporunu gördü mü?
Cem başını salladı.
Cem: Evet.
Vedat acı bir gülümsemeyle konuştu.
Vedat: O zaman oyun bitti.
Cem ayağa kalktı.
Cem: Hayır. Daha bitmedi.
Vedat: Ne demek istiyorsun?
Cem çekmeceden küçük bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta beş bebek vardı.
Ama bu kez bebeklerin yanında altı yetişkin görünüyordu.
Cem fotoğrafı Vedat'a uzattı.
Cem: Beşinci çocuğu bulduklarını sanıyorlar.
Vedat fotoğrafa baktı.
Vedat: Peki?
Cem gözlerini ona dikti.
Cem: Oysa beşinci çocuk hiçbir zaman kaybolmadı.
Vedat'ın yüzü gerildi.
Vedat: Nerede?
Cem yavaşça cevap verdi.
Cem: Karan'ın en güvendiği yerde.
SAAT 23.50 — HASTANE ODASI
Lina, Karan'ın yanında uyuyordu.
Karan ise gözlerini tavana dikmiş, düşünüyordu.
Birden kapının altından küçük bir zarf kaydırıldı.
Karan başını çevirdi.
Zarfı aldı.
Üzerinde tek bir cümle yazıyordu:
"Kardeşini aramayı bırak. Çünkü o zaten senin yanında."
Karan zarfı açtı.
İçinden eski bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta Karan, Emir ve küçük bir erkek çocuk vardı.
Karan çocuğun yüzünü tanımaya çalıştı.
Fotoğrafın arkasında bir isim yazıyordu:
MERT.
Karan'ın yüzündeki ifade değişti.
Karan: Mert…
Lina uykusundan uyandı.
Lina: Ne oldu?
Karan fotoğrafı ona uzattı.
Karan: Mert'i hatırlıyor musun?
Lina: Barış'ın yeğeni mi?
Karan başını salladı.
Karan: O bizim aradığımız beşinci çocuk olabilir.
Lina şaşkınlıkla ona baktı.
Lina: Ama Mert zaten Selin'in yeğeni değil miydi?
Karan'ın telefonu yeniden çaldı.
Arayan bilinmeyen numaraydı.
Karan açtı.
Karşıdan genç bir erkek sesi geldi.
???: Karan Bey…
Karan: Kimsin?
???: Beni hatırlamadınız mı?
Karan'ın gözleri fotoğrafa takıldı.
Karan: Mert?
Karşıdaki kişi hafifçe güldü.
Mert: Sonunda.
Karan: Sen kimsin?
Mert birkaç saniye sustu.
Sonra şu cümleyi söyledi:
"Ben Selin'in yeğeni değilim, Karan Bey. Ben sizin oğlunuzum."
Telefon kapandı.
Karan'ın elindeki fotoğraf yere düştü.
Lina donup kaldı.
Lina: Karan…
Karan gözlerini ona çevirdi.
Karan: Mert benim oğlum olduğunu söylüyor.
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri Emir girdi.
Yüzü bembeyazdı.
Emir: Karan… Mert'i buldum.
Karan: Nerede?
Emir yutkundu.
Emir: Hastanenin önünde.
Karan: Ne yapıyor?
Emir'in gözleri doldu.
Emir: Tek başına değil.
Karan doğrulmaya çalıştı.
Karan: Yanında kim var?
Emir kapıya baktı.
Koridorun ucunda bir kadın görünüyordu.
Lina'nın kalbi duracak gibi oldu.
Kadın yavaşça odaya girdi.
Yüzünü kaldırdı.
Lina fısıldadı:
"Anne…"
Kadın Selin'di.
Ama Selin'in yanında duran küçük çocuk, elindeki fotoğrafı Karan'a uzattı.
Fotoğrafın arkasında şu yazıyordu:
"Karan, gerçek oğlunu tanı. Çünkü senin yerine büyütülen çocuk, yıllardır yanında."
Karan fotoğrafa baktı.
Sonra Emir'e.
Sonra Lina'ya.
Ve en sonunda Selin'in yanındaki Mert'e…
Mert: Baba, artık gerçekleri öğrenme zamanı.
15. BÖLÜM SONU

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…