“SENİ SEVMEK GÜNAHTI” kitap kapağı

9. bölüm / 30

9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM
  1. 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
  4. 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
  5. 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
  6. 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
  7. 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
  8. 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
  9. 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime · Okuduğun bölüm
  10. 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
  11. 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
  12. 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
  13. 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
  14. 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
  15. 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
  16. 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
  17. 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
  18. 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
  19. 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
  20. 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
  21. 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
  22. 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
  23. 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
  24. 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
  25. 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
  26. 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
  27. 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
  28. 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
  29. 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
  30. 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime

SAAT 22.48 — DEMİR KONAĞI / ÇALIŞMA ODASI
Odadaki sessizlik insanın nefesini bile ağırlaştırıyordu.
Lina, Karan'ın karşısında durmuş, telefon ekranındaki son mesaja bakıyordu.
“Gerçek babası… senin yıllardır kardeşim dediğin adam.”
Karan telefonu masaya bıraktı.
Lina'nın gözleri dolmuştu.
“Bana bir şey söyle.”
Karan başını kaldırdı.
“Lina…”
“Hayır, ismimi söyleme. Bana kimden bahsettiğini söyle.”
Karan derin bir nefes aldı.
“Bilmiyorum.”
“Yalan!”
“Lina, gerçekten bilmiyorum.”
“Senin yıllardır kardeşim dediğin adam kim? Barış mı? Emir mi? Başka biri mi?”
Karan'ın çenesi gerildi.
“Benim hayatımda kardeşim dediğim çok az insan var.”
Lina acı bir şekilde güldü.
“Ne güzel. Demek ki içlerinden biri benim babammış.”
Karan ona doğru bir adım attı.
“Bunun doğru olduğunu bilmiyoruz.”
“Peki ya doğruysa?”
“Öğreneceğiz.”
Lina başını iki yana salladı.
“Ben artık öğrenmek istemiyorum.”
Karan sustu.
“Her gün başka bir isim, başka bir sır, başka bir yalan… Bıktım, Karan. Gerçekten bıktım.”
Gözlerinden yaşlar süzüldü.
Karan elini uzattı ama Lina geri çekildi.
“Bana dokunma.”
Karan olduğu yerde kaldı.
Lina kapıya yöneldi.
“Lina, nereye gidiyorsun?”
“Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var.”
“Bu saatte dışarı çıkamazsın.”
Lina dönüp ona baktı.
“Ben senin mahkûmun değilim!”
Karan'ın sesi sertleşti.
“Bunu biliyorum. Ama seni korumaya çalışıyorum.”
“Beni korumak istiyorsan, önce bana gerçeği söyle!”
Kapıyı açıp çıktı.
Karan arkasından baktı.
Tam o sırada Emir içeri girdi.
“Abi, bir şey mi oldu?”
Karan masadaki telefonu gösterdi.
“Bu mesajı kimin gönderdiğini bul.”
Emir telefonu eline aldı.
“Bilinmeyen numara mı?”
“Evet.”
“Uğraşacağım.”
Karan pencereye döndü.
“Emir…”
“Efendim?”
“Benim en yakınlarımın arasında Lina'nın babası olabilecek biri var.”
Emir'in yüzü ciddileşti.
“Kimden şüpheleniyorsun?”
Karan gözlerini kapattı.
“İşte sorun da bu. Herkesten.”
SAAT 23.21 — DEMİR KONAĞI / BAHÇE
Lina bahçedeki bankta oturuyordu.
Üzerindeki ince hırkaya rağmen üşüdüğünü hissediyordu.
Telefonunu eline aldı.
Melis'i aradı.
“Efendim canım?”
Melis'in neşeli sesi Lina'nın boğazını düğümledi.
“Melis…”
“Lina? İyi misin sen?”
“Hayır.”
Melis'in sesi hemen değişti.
“Ne oldu? Neredesin?”
“Demir Konağı'ndayım.”
“Yine mi bir şey öğrendin?”
Lina gözlerini kapattı.
“Benim gerçek babamın Karan'ın en yakınındaki adamlardan biri olduğu söyleniyor.”
Telefonun diğer ucunda sessizlik oldu.
“Ne?”
“Artık ne düşüneceğimi bilmiyorum.”
“Canım, sakin ol. Kimse sana bir şey yapamaz.”
Lina hafifçe güldü.
“Beni kimse korumuyor, Melis. Herkes benden bir şey saklıyor.”
“İstersen gel, seni alayım.”
Lina etrafına baktı.
“Hayır. Birazdan içeri geçerim.”
“Bak, ne olursa olsun yalnız değilsin. Bunu unutma.”
“İyi ki varsın.”
“Sen de iyi ki varsın. Seni seviyorum.”
Lina telefonu kapattı.
Tam ayağa kalkacağı sırada arkasından bir ses duydu.
“Üşüyeceksin.”
Dönüp baktı.
Karan elinde bir ceketle duruyordu.
“Burada ne işin var?”
“Seninle konuşmaya geldim.”
“Konuşacak bir şey kalmadı.”
Karan ceketi bankın üzerine bıraktı.
“Yine de konuşacağız.”
Lina gözlerini ona çevirdi.
“Her şeyi kontrol etmek zorunda mısın?”
“Hayır. Ama sen söz konusu olduğunda sakin kalamıyorum.”
Lina bir an sustu.
Karan'ın bakışları gözlerinden ayrılmıyordu.
“Bana neden bu kadar yardım ediyorsun?”
Karan cevap vermekte zorlandı.
“Çünkü annen bana bir söz verdi.”
Lina'nın yüzü düştü.
“Yine annen…”
Karan başını hafifçe eğdi.
“Ve çünkü seni bu işin içinde yalnız bırakmak istemiyorum.”
Lina ona baktı.
“Peki ya ben seni istemiyorsam?”
Karan'ın yüzündeki ifade değişti.
“Bunu gerçekten istiyor musun?”
Lina cevap vermedi.
Karan bir adım yaklaştı.
“Gözlerime bak ve beni hayatından çıkarmamı istediğini söyle.”
Lina başını kaldırdı.
Gözleri dolmuştu.
“Bunu söylemek zorunda mıyım?”
Karan yavaşça başını salladı.
“Hayır.”
Aralarında birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Sonunda Lina ceketi aldı.
“Teşekkür ederim.”
Karan hafifçe gülümsedi.
“Rica ederim.”
O an ikisi de farkında değildi ama bahçenin dışındaki karanlıkta bir çift göz onları izliyordu.
Ve o kişi, Karan'ın düşündüğünden çok daha yakındaydı.
SAAT 09.10 — DEMİR HOLDİNG
Sabahın ilk saatlerinde Karan şirkete geldi.
Emir onu kapıda karşıladı.
“Abi, geceki mesajın izini buldum.”
Karan hemen sordu:
“Kim?”
“Mesaj özel bir sunucu üzerinden gönderilmiş. Ama son bağlantı Demir Holding'in eski ağından yapılmış.”
Karan durdu.
“Şirketin içinden biri mi?”
“Büyük ihtimalle.”
Karan'ın bakışları sertleşti.
“Çalışan listesini çıkar. Son bir ayda arşiv odasına giren herkesi de bul.”
Emir başını salladı.
“Bir de başka bir şey var.”
“Nedir?”
“Barış dün gece hastaneye gitmiş.”
“Babamı mı görmüş?”
“Evet. Ama hastaneye seninle aynı saatlerde gitmemiş. Gece yarısından sonra gitmiş.”
Karan'ın gözleri kısıldı.
“Babamla konuşmuş mu?”
“Bunu henüz bilmiyoruz.”
Karan masasına geçti.
“Barış'ı ara. Öğle yemeğine davet et.”
Emir şaşırdı.
“Onunla mı görüşeceksin?”
“Evet.”
“Abi, dikkatli ol.”
Karan soğuk bir gülümsemeyle cevap verdi.
“Merak etme. Kimin ne sakladığını öğreneceğim.”
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri Duru girdi.
Üzerinde şık bir elbise, yüzünde alışılmış gülümsemesi vardı.
“Karan!”
Karan başını kaldırdı.
“Duru, şu an müsait değilim.”
Duru Emir'e baktı.
“Biraz yalnız kalabilir miyiz?”
Emir Karan'a baktı.
Karan başını sallayınca odadan çıktı.
Duru kapıyı kapattı.
“Beni neden aramıyorsun?”
“İşim var.”
“Her zaman işin var.”
Karan cevap vermedi.
Duru masanın karşısındaki koltuğa oturdu.
“Lina yüzünden mi böyle davranıyorsun?”
Karan'ın yüzü sertleşti.
“Bu konuyu açma.”
Duru gülümsedi ama gözleri gülmüyordu.
“Demek doğru.”
“Duru.”
“Ne? Sadece soruyorum.”
Karan ayağa kalktı.
“Benim hayatımla ilgili kararları sorgulama.”
Duru da ayağa kalktı.
“Senin hayatında yıllardır ben varım, Karan.”
Karan ona baktı.
“Bunun anlamını senin düşündüğün gibi hiç görmedim.”
Duru'nun yüzündeki gülümseme silindi.
“Bir gün pişman olacaksın.”
Kapıya yöneldi.
Çıkmadan önce arkasını döndü.
“Bu kızın sana ne getireceğini bilmiyorsun.”
Karan soğukça cevap verdi.
“Sen de benim neyi göze alabileceğimi bilmiyorsun.”
Duru kapıyı sertçe kapatıp çıktı.
Koridorda telefonunu çıkardı.
Bir numarayı aradı.
“Konuşmamız gerekiyor.”
Karşıdaki kişi cevap verdi:
“Lina hakkında mı?”
Duru gözlerini kapattı.
“Hayır. Karan hakkında.”
SAAT 12.35 — BOĞAZ'DA ÖZEL RESTORAN
Karan, Barış'ı masada bekliyordu.
Bir süre sonra Barış içeri girdi.
“Geç kaldım, kusura bakma.”
Karan başını kaldırdı.
“Önemli değil. Otur.”
Barış karşısına oturdu.
Garson siparişleri aldıktan sonra ikisi de bir süre sessiz kaldı.
Sonunda Barış konuştu.
“Babanın durumu nasıl?”
“İyiye gidiyor.”
“Sevindim.”
Karan su bardağını eline aldı.
“Dün gece hastaneye gitmişsin.”
Barış'ın eli bir an duraksadı.
“Evet. Ziyaret etmek istedim.”
“Benimle neden karşılaşmadın?”
“Geç saatti. Rahatsız etmek istemedim.”
Karan başını salladı.
“Anlıyorum.”
Barış onun yüzünü dikkatle inceledi.
“Bir sorun mu var?”
Karan telefonunu masaya koydu.
“Lina'nın doğduğu geceyle ilgili bazı belgeler bulduk.”
Barış'ın yüzü değişmedi.
“Ne gibi?”
“İki bebek doğmuş. İkisinin de kimliği değiştirilmiş.”
Barış hafifçe gülümsedi.
“Bu kadar yıl sonra mı öğrendin?”
Karan gözlerini kıstı.
“Sen biliyor muydun?”
Barış bardağını masaya bıraktı.
“Ben de senin gibi yeni öğreniyorum.”
Karan cebinden fotoğrafı çıkardı.
Hakan'ın fotoğrafı.
Barış fotoğrafı gördüğü an yüzündeki ifade değişti.
Karan bunu fark etti.
“Tanıyor musun?”
Barış birkaç saniye sustu.
“Evet.”
“Kim?”
“Babam.”
Karan'ın bakışları sertleşti.
“Babanın adı Hakan Arslan mı?”
Barış başını salladı.
“Evet.”
Karan arkasına yaslandı.
“Peki Hakan'ın Lina'yla ne ilgisi var?”
Barış gözlerini kaçırdı.
“Bunu bilmiyorum.”
Karan masaya doğru eğildi.
“Bana yalan söyleme.”
Barış'ın yüzü sertleşti.
“Ben sana yıllardır yalan söylemedim.”
“Emin misin?”
Barış sustu.
Karan son sorusunu sordu:
“Barış, Lina'nın gerçek babası kim?”
Barış yavaşça başını kaldırdı.
“Bunu öğrenmek istiyorsan önce kendi ailene bakmalısın.”
Karan'ın kaşları çatıldı.
“Ne demek istiyorsun?”
Barış ayağa kalktı.
“Benim bilmediğim şeyleri benden öğrenmeye çalışma.”
“Barış!”
Barış durdu.
Karan gözlerini ona dikti.
“Bana bir daha yalan söylersen, yıllardır kurduğumuz kardeşliği kendi ellerinle bitirmiş olursun.”
Barış hafifçe gülümsedi.
“Belki de o kardeşlik hiç gerçek değildi.”
Ve restorandan çıktı.
Karan olduğu yerde kaldı.
İlk kez Barış'ın gözlerinde korku değil, öfke görmüştü.
SAAT 14.20 — MELİS'İN EVİ
Lina, Melis'in evine gitmişti.
Koltukta oturuyor, önündeki kahveden bir yudum bile almıyordu.
Melis karşısına oturdu.
“Şimdi bana baştan anlat.”
Lina derin bir nefes aldı.
“Barış'ın babası Hakan'mış.”
“Peki Hakan senin baban mı?”
“Bilmiyorum.”
“Selin ne diyor?”
“Onun da bildiği bir şey yok. Doğum gecesi bebeğini görmeden önce ona başka bir bebek vermişler. Yani o bile kandırılmış olabilir.”
Melis başını salladı.
“Peki Aylin?”
Lina'nın gözleri doldu.
“Aylin'in mektubu var. Karan'a yazmış. Her şeyin ortasında Karan varmış.”
Melis şaşkınlıkla baktı.
“Karan mı?”
“Evet. Doğduğum gece oradaymış.”
“Sen doğduğunda mı?”
“Bir videoda gördüm. Aylin ona beni emanet etmiş.”
Melis bir süre düşündü.
“Lina, belki de Karan senin sandığından daha fazla şey biliyordur.”
Lina başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum. Bazen ona güvenmek istiyorum ama sonra başka bir sır çıkıyor.”
Melis elini tuttu.
“Peki sen ona karşı ne hissediyorsun?”
Lina hemen başını kaldırdı.
“Ne alaka?”
“Gayet alakalı.”
“Melis, şimdi bunun sırası değil.”
“Tam da sırası. Çünkü Karan'ın yanında başka biri gibi oluyorsun.”
Lina gözlerini kaçırdı.
Melis hafifçe gülümsedi.
“Bak, yüzün kızardı.”
“Saçmalama!”
“Tamam, tamam.”
İkisi de hafifçe güldü.
Ama Lina'nın telefonu çalınca gülümsemesi kayboldu.
Ekranda bilinmeyen numara vardı.
Mesajı açtı.
“Karan'a güvenme. Çünkü seni yıllar önce kendi elleriyle ailesinden birine teslim etti.”
Lina'nın kalbi hızlandı.
Bir mesaj daha geldi.
“Sana anlattığı hikâyenin yarısı bile gerçek değil.”
Melis telefonu elinden aldı.
“Bu kim ya?”
Lina ayağa kalktı.
“Ben Karan'la konuşmalıyım.”
SAAT 17.05 — DEMİR HOLDİNG / OTOPARK
Karan arabasına binmek üzereydi.
Telefonu çaldı.
Arayan Vedat'ın doktoruydu.
“Demir Bey, babanız uyandı. Sizinle konuşmak istiyor.”
Karan hemen arabadan indi.
“Şimdi geliyorum.”
Tam o sırada arkasından bir ses duydu.
“Karan!”
Lina hızla yanına geldi.
Karan şaşırdı.
“Ne oldu?”
Lina telefonunu ona uzattı.
“Bunu gördün mü?”
Karan mesajı okudu.
Yüzü sertleşti.
“Yine aynı numara.”
“Bana güvenmemem gerektiğini söylüyor.”
“Lina, bu mesajları gönderen kişi seni benden uzaklaştırmaya çalışıyor.”
“Belki de haklıdır.”
Karan'ın gözleri Lina'nın gözlerine kilitlendi.
“Bana gerçekten güvenmiyor musun?”
Lina cevap vermedi.
Karan telefonu ona geri verdi.
“Babam uyandı. Onunla konuşacağım. İstersen sen de gel.”
Lina başını salladı.
“Geliyorum.”
Karan arabasının kapısını açtı.
Ama Lina binmeden önce durdu.
“Bir şey soracağım.”
“Sor.”
“Beni ilk gördüğünde… gerçekten tesadüf müydü?”
Karan birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra gözlerini Lina'dan ayırmadan konuştu.
“Hayır.”
Lina'nın yüzü düştü.
“Yani…”
“Senin kim olduğunu biliyordum.”
“Peki neden bana söylemedin?”
Karan derin bir nefes aldı.
“Çünkü seni ilk gördüğümde, annenin bana bıraktığı emaneti karşımda bulduğumu anladım.”
Lina'nın sesi titredi.
“Ben senin için sadece bir emanet miyim?”
Karan ona yaklaştı.
“Hayır.”
“Peki neyim?”
Karan cevap vermekte zorlandı.
“Henüz adını koyamadığım bir şeysin.”
Lina gözlerini kaçırdı.
Arabaya bindi.
Karan da direksiyona geçti.
İkisi de yol boyunca konuşmadı.
SAAT 19.30 — HASTANE / VEDAT'IN ODASI
Vedat yatakta yarı oturur durumdaydı.
Karan ve Lina içeri girdi.
Vedat, Lina'yı görünce elini uzattı.
“Lina…”
Lina yaklaşmadı.
“Bana gerçeği anlatın.”
Vedat gözlerini Karan'a çevirdi.
“Ona her şeyi söyledin mi?”
Karan başını salladı.
“Henüz değil.”
Vedat yavaşça nefes aldı.
“Peki… başlamanın zamanı geldi.”
Lina yatağın yanına yaklaştı.
“Benim gerçek babam kim?”
Vedat gözlerini kapattı.
“Bu sorunun cevabı, sandığından daha yakın.”
“Kim?”
Vedat, Karan'a baktı.
“Barış'ın babası Hakan… o gece hastanedeydi.”
Lina başını salladı.
“Bunu biliyoruz.”
“Ama Hakan oraya kendi isteğiyle gelmedi.”
Karan kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Vedat konuşmak için çabaladı.
“Hakan, Aylin'in kardeşiydi.”
Lina dondu.
“Ne?”
Karan'ın yüzü değişti.
“Babam, ne diyorsun sen?”
Vedat devam etti.
“Yani Hakan… Lina'nın dayısıydı.”
Lina geriye doğru çekildi.
“Hayır. Az önce onun benim babam olabileceğini söylediler!”
Vedat başını salladı.
“Bunların hepsi seni yanlış yola sürüklemek için yapıldı.”
Karan babasının elini tuttu.
“Peki gerçek babası kim?”
Vedat gözlerini Karan'a çevirdi.
“Bunu sana söylemeden önce bir şeyi bilmen gerekiyor.”
“Neyi?”
Vedat'ın sesi fısıltıya dönüştü.
“Lina'nın doğduğu gece… sen de hastanedeydin.”
Karan dondu.
“Ben mi?”
“Evet.”
“Ben o gece babamın şirketindeydim.”
Vedat başını iki yana salladı.
“Hayır. Sana öyle söylediler.”
Lina şaşkınlıkla Karan'a baktı.
Vedat son gücüyle konuştu:
“Sen o gece hastaneye bir bebekle geldin. Ama kucağındaki bebek Lina değildi.”
Karan'ın yüzündeki bütün renk çekildi.
“Ne?”
Vedat'ın gözleri doldu.
“Senin de bir kardeşin vardı, Karan…”
Karan yatağın kenarına tutundu.
“Benim kardeşim yok.”
Vedat'ın dudaklarından son cümle döküldü:
“Vardı. Ama o gece… onu senden aldılar.”
Tam o sırada monitörün sesi değişti.
Hemşire içeri koştu.
“Lütfen dışarı çıkın!”
Karan geriye çekildi.
Lina onun kolunu tuttu.
Koridora çıktıklarında Karan duvara yaslandı.
Lina yavaşça konuştu:
“Karan…”
Karan başını kaldırdı.
“Benim bir kardeşim yok.”
Lina gözlerini ona dikti.
“Belki de senin de hayatını değiştirmişlerdir.”
Karan cevap veremedi.
Çünkü yıllardır bildiği her şey birer birer yıkılıyordu.
SAAT 22.42 — DEMİR KONAĞI / GİZLİ ARŞİV
Emir, Karan'ı çalışma odasında bekliyordu.
Karan içeri girdiğinde yüzü hâlâ bembeyazdı.
“Ne oldu abi?”
Karan sandalyesine oturdu.
“Babam benim bir kardeşim olduğunu söyledi.”
Emir şaşkınlıkla baktı.
“Ne?”
“Doğduğum gece bir bebek varmış. Benden alınmış.”
Emir elindeki dosyayı yavaşça masaya bıraktı.
“Abi… ben de tam bununla ilgili bir şey buldum.”
Karan başını kaldırdı.
Emir dosyayı açtı.
“Vedat Bey'in eski aile kayıtlarında bir doğum belgesi var. Ama senin bildiğin aile kayıtlarından farklı.”
Karan belgeyi aldı.
Üzerinde şu yazıyordu:
DEMİR AİLESİ — İKİZ DOĞUM KAYDI
Karan'ın nefesi kesildi.
“İkiz mi?”
Emir başını salladı.
“Evet. İki erkek bebek. Aynı gün, aynı hastanede.”
Karan belgeyi dikkatle inceledi.
Birinci bebeğin adı:
KARAN DEMİR.
İkinci bebeğin adı:
KAAN DEMİR.
Karan'ın elleri titremeye başladı.
“Bu imkânsız…”
Emir başka bir sayfayı çıkardı.
“İkinci bebeğin kaydı doğumdan üç gün sonra silinmiş.”
Karan'ın sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
“Peki Kaan nerede?”
Emir başını kaldırdı.
“Abi… onu bulduğumu düşünüyorum.”
Karan ayağa kalktı.
“Kim?”
Emir kapıya baktı.
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri Barış girdi.
Karan ona döndü.
“Senin burada ne işin var?”
Barış sakin bir şekilde konuştu.
“Çünkü artık saklanmanın anlamı kalmadı.”
Karan'ın gözleri karardı.
“Ne saklıyorsun?”
Barış birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça cevap verdi:
“Ben değil, Karan. Senin ailen sakladı.”
Karan masadaki doğum belgesini gösterdi.
“Kaan kim?”
Barış gözlerini belgeye indirdi.
“Senin ikiz kardeşin.”
Karan'ın nefesi kesildi.
“Yaşıyor mu?”
Barış başını salladı.
“Evet.”
“NERede?”
Barış gözlerini Karan'a kaldırdı.
“Karşında.”
Karan bir adım geri çekildi.
Emir şaşkınlıkla Barış'a baktı.
Barış yavaşça devam etti:
“Benim gerçek adım Barış Arslan değil, Kaan Demir.”
Odadaki herkes dondu.
Karan'ın dudakları aralandı.
“Sen…”
Barış'ın gözleri doldu.
“Yıllardır kardeşim dediğin adam benim, Karan.”
Tam o sırada Lina kapıda belirdi.
Son cümleyi duymuştu.
“Peki benimle ne ilgisi var bunun?”
Barış ona döndü.
“Seninle ilgisi şu, Lina…”
Bir süre sustu.
Sonra cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta iki bebek vardı.
Birinin bileğinde KARAN DEMİR, diğerinin bileğinde LİNA YILMAZ yazıyordu.
Lina fotoğrafa baktı.
“Bu nasıl mümkün olabilir?”
Barış'ın gözlerinden yaş süzüldü.
“Çünkü o gece yalnızca benim kimliğim değiştirilmedi.”
Karan fotoğrafı Barış'ın elinden aldı.
“Ne demek istiyorsun?”
Barış gözlerini Lina'ya çevirdi.
“Lina, senin de bir ikizin var.”
Lina'nın dizlerinin bağı çözüldü.
“Benim… ikizim mi?”
Barış başını salladı.
“Ve o kişi…”
Tam ismi söyleyeceği sırada konağın bütün ışıkları söndü.
Karan hemen Lina'nın önüne geçti.
Emir silahını çıkardı.
Koridorun karanlığından bir telefon sesi duyuldu.
Sonra bir mesaj geldi.
Karan'ın telefon ekranı aydınlandı.
BİLİNMEYEN NUMARA:
“Kardeşini buldun, Karan. Ama Lina'nın ikizini bulursan bu kez hepiniz öleceksiniz.”
Karan başını kaldırdı.
Karanlığın içinden bir kadın sesi duyuldu:
“Lina…”
Lina olduğu yerde dondu.
Bu sesi tanıyordu.
Bu, yıllar önce öldüğünü sandığı annesi Aylin'in sesiydi.

Devam edecek..🖤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…