“SENİ SEVMEK GÜNAHTI” kitap kapağı

25. bölüm / 30

25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI
  1. 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
  4. 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
  5. 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
  6. 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
  7. 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
  8. 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
  9. 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
  10. 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
  11. 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
  12. 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
  13. 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
  14. 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
  15. 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
  16. 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
  17. 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
  18. 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
  19. 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
  20. 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
  21. 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
  22. 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
  23. 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
  24. 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
  25. 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime · Okuduğun bölüm
  26. 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
  27. 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
  28. 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
  29. 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
  30. 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime

09.47 — ESKİ TREN İSTASYONU
Karan, karşısındaki kadına bakıyordu.
Kadın birkaç adım ilerledi. Gözleri doluydu. Yıllardır beklediği an sonunda karşısındaydı.
"Oğlum..."
Karan geri çekildi.
"Yaklaşma."
Kadın durdu.
"Ne olur..."
"Yıllardır herkes annem olduğunu söylüyor. Herkes bana başka bir isim, başka bir hikâye veriyor. Şimdi de sen mi?"
Kadının gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Ben sana yalan söylemeye gelmedim."
Karan acı acı güldü.
"Öyleyse neden bu kadar geç geldin?"
Kadın cevap veremedi.
Lina, yerde yaralı hâlde yatan Cem'in yanında diz çökmüştü.
"Baba, gözlerini kapatma! Ne olur!"
Cem güçlükle nefes alıyordu.
Karan hemen Emir'e bağırdı:
"AMBULANS ÇAĞIR!"
Emir telefonunu çıkardı.
Kadın ise Cem'e yaklaştı.
"Cem..."
Cem gözlerini güçlükle açtı.
"Sen... sonunda geldin."
Kadın başını salladı.
"Geç kaldım."
Cem hafifçe gülümsedi.
"Bu kez... kaçma."
Karan kadına döndü.
"Önce bana adını söyle."
Kadın gözyaşları içinde cevap verdi:
"Benim adım Nermin Arslan."
Karan'ın gözleri büyüdü.
"Demir ailesindeki Nermin'lerden biri misin?"
"Hayır. Onların yıllardır sakladığı üçüncü Nermin benim."
10.15 — HASTANE
Cem ameliyata alınmıştı.
Lina koridorda ellerini birbirine kenetlemiş, ameliyathane kapısına bakıyordu.
Karan yanına oturdu.
"İyi olacak."
Lina gözlerini ona çevirdi.
"Ya olmazsa?"
Karan onun elini tuttu.
"Olacak."
Lina başını Karan'ın omzuna yasladı.
"Yıllarca babamın beni istemediğini düşündüm. Beni terk ettiğini düşündüm. Şimdi onu buldum ama yine kaybedebilirim."
Karan saçlarını okşadı.
"Bu kez yalnız değilsin."
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Lina başını kaldırdı.
"Karan..."
"Efendim?"
"Anneni gördün."
Karan gözlerini kapattı.
"Evet."
"Ne hissettin?"
Karan acı bir gülümsemeyle cevap verdi:
"Hiç tanımadığım bir kadına annem demek zorunda kaldım."
Lina onun elini daha sıkı tuttu.
"İstersen birlikte tanırız."
Karan ona baktı.
"Benimle misin?"
Lina hafifçe gülümsedi.
"Her zaman."
Karan alnına bir öpücük kondurdu.
Ama koridorun diğer ucunda onları izleyen biri vardı.
Barış.
Telefonunu kulağına götürdü.
"Kadın bulundu."
Karşı taraftaki ses bir şey söyledi.
Barış'ın yüzü değişti.
"Hayır... Karan henüz gerçeği bilmiyor."
Bir an sustu.
Sonra fısıldadı:
"Hayır. Ona söylemeyeceğim. Çünkü öğrenirse hepimiz biteriz."
11.30 — HASTANE ODASI
Nermin, Karan'ın karşısında oturuyordu.
Karan ayakta duruyordu. Ellerini cebine sokmuş, kadına dikkatle bakıyordu.
"Anlat."
Nermin derin bir nefes aldı.
"Sen doğduğunda hayatımın en mutlu günüydü."
"Sonra?"
"Rauf seni benden aldı."
Karan'ın yüzü sertleşti.
"Neden?"
"Çünkü Aras'la evliydim. Rauf ise şirketin yönetimini ele geçirmek istiyordu. Aras'ın bir oğlu olduğunu öğrenirse bütün planları bozulacaktı."
"Rauf benim amcam."
"Evet. Ama seni hiçbir zaman yeğeni olarak görmedi. Seni bir mirasın anahtarı olarak gördü."
Karan başını iki yana salladı.
"Öyleyse neden Aylin'i annem olarak gösterdiler?"
Nermin'in gözleri doldu.
"Çünkü Aylin benim kardeşim."
Karan sessizleşti.
Nermin devam etti:
"Aras öldürüldükten sonra seni korumak için Aylin'in yanına bıraktım. O seni kendi çocuğu gibi sevdi. Fakat Rauf, yıllar sonra seni geri almak istedi. Bunun için bütün kayıtları değiştirdi."
Karan bir süre konuşmadı.
Sonra sordu:
"Aras nasıl öldü?"
Nermin'in gözleri doldu.
"Rauf'un emriyle."
Karan'ın çenesi kasıldı.
"Barış mı yaptı?"
Nermin başını salladı.
"Barış silahı tuttu. Ama tetiği çektiren Rauf'tu."
Karan gözlerini kapattı.
"Barış neden yıllarca bana kardeşim gibi davrandı?"
Nermin cevap verdi:
"Çünkü o da çocuktu. Yaptığı şeyin ne anlama geldiğini bilmiyordu. Büyüdüğünde ise gerçekleri öğrenip seni korumaya çalıştı."
Karan sertçe sordu:
"Peki Lina?"
Nermin'in yüzü bir anda değişti.
"Lina..."
"Onun ailesiyle benim ailemin ne ilgisi var?"
Nermin cevap vermeden önce kapı açıldı.
Selin içeri girdi.
"Çünkü Lina'nın babası, Aras'ın ölümünden sonra bütün kanıtları saklayan kişiydi."
Karan ona döndü.
"Yani Cem?"
Selin başını salladı.
"Evet. Cem, Aras'ın en yakın arkadaşıydı. Ama Rauf'un elinde çok önemli bir sır vardı."
12.05 — SELİN'İN SAKLADIĞI GERÇEK
Selin, masanın üzerine bir dosya bıraktı.
"Bu dosyada Lina'nın doğumuna ait gerçek kayıtlar var."
Karan dosyayı açtı.
İlk sayfada Lina'nın adı yazıyordu.
LİNA YILMAZ — 02.17
Anne: Selin Arslan.
Baba: Cem Yılmaz.
Karan şaşkınlıkla Selin'e baktı.
"Bu kez doğru mu?"
Selin başını salladı.
"Bu belgeyi ben sakladım. Çünkü Rauf, Lina'yı da senin gibi kullanmak istiyordu."
Lina kapının önünde durmuş, konuşulanları dinliyordu.
"Anne..."
Selin arkasını döndü.
Lina içeri girdi.
"Ben gerçekten Cem'in kızı mıyım?"
Selin gözyaşları içinde başını salladı.
"Evet kızım."
Lina'nın gözleri doldu.
"Peki Aylin?"
Selin derin bir nefes aldı.
"Aylin seni doğurmadı. Ama senin için kendi hayatından vazgeçti. Seni büyüttü, seni korudu. Bazen annelik yalnızca kan bağı değildir."
Lina gözlerini yere indirdi.
"Ben onu annem bildim."
Selin kızına yaklaştı.
"Biliyorum."
Lina bir süre sustu.
Sonra annesine sarılmadan önce tek bir şey söyledi:
"Ben seni tanımıyorum. Bana zaman ver."
Selin başını salladı.
"Ne kadar istersen."
13.40 — DEMİR KONAĞI
Barış, konağın çalışma odasında eski kasayı açmaya çalışıyordu.
Kasadan küçük bir kutu çıkardı.
Kutunun içinde bir mektup ve eski bir anahtar vardı.
Mektubu açtı.
“Barış, eğer bu mektubu okuyorsan Rauf yeniden ortaya çıkmış demektir. Karan'a her şeyi anlatma. Çünkü gerçek babasının kim olduğunu öğrenirse seni de beni de affetmeyecek.”
Barış'ın elleri titredi.
Mektubun altında imza vardı.
ARAS DEMİR.
Barış fısıldadı:
"Aras..."
Tam o sırada kapının arkasından bir ses geldi.
"Ne yapıyorsun?"
Barış hızla döndü.
Emir kapıda duruyordu.
Barış mektubu saklamaya çalıştı ama Emir çoktan görmüştü.
"Elindeki ne?"
"Hiçbir şey."
Emir içeri girdi.
"Yeter artık Barış. Herkes bir şey saklıyor. Sen de saklıyorsun."
Barış başını eğdi.
"Bu mektup Karan için değil."
"Kim için?"
Barış cevap vermedi.
Emir mektubu elinden aldı.
Son satırı okudu.
“Karan'ın gerçek babası Aras Demir'dir. Fakat onun kanını taşıyan tek kişi Karan değildir.”
Emir başını kaldırdı.
"Bu ne demek?"
Barış gözlerini kapattı.
"Aras'ın başka bir çocuğu daha vardı."
Emir'in yüzü bembeyaz oldu.
"Kim?"
Barış yavaşça cevap verdi:
"Ben."
15.20 — LİNA'NIN KARARI
Lina hastanenin bahçesinde tek başına oturuyordu.
Karan yanına geldi.
"Burada olduğunu tahmin ettim."
Lina gülümsedi.
"Biraz hava almak istedim."
Karan yanına oturdu.
"Nasıl hissediyorsun?"
"Garip."
"Nasıl yani?"
Lina gözlerini uzaklara çevirdi.
"Bir anda iki annem, bir babam, bir sürü kardeşim oldu. Ama kendimi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim."
Karan elini tuttu.
"Ben de."
Lina ona döndü.
"Senin de gerçek annen bulundu."
Karan hafifçe gülümsedi.
"Henüz annem diyebilecek kadar tanımıyorum."
"Zamanla."
Karan Lina'nın elini öptü.
"Seninle her şeyi yeniden öğrenebilirim."
Lina başını onun omzuna yasladı.
"Ben de."
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Lina konuştu:
"Karan, sana bir şey soracağım."
"Sor."
"Bizim ailelerimizle ilgili bütün bu gerçekler ortaya çıktığında... birbirimize zarar verecek bir şey öğrenirsek ne olacak?"
Karan onun yüzünü kendine çevirdi.
"Sen benim hayatımda öğrendiğim en güzel gerçeksin."
Lina'nın gözleri doldu.
"Ya bir gün senden vazgeçmek zorunda kalırsam?"
Karan'ın sesi alçaldı.
"O gün gelirse bile seni sevmekten vazgeçmem."
Lina ona sarıldı.
Karan da gözlerini kapatıp onu kollarının arasına aldı.
İkisi de bilmiyordu...
Birazdan öğrenecekleri gerçek, bu sözleri sınayacaktı.
17.00 — HASTANE ODASI
Cem gözlerini açtı.
Lina hemen ayağa kalktı.
"Baba!"
Cem zayıf bir gülümsemeyle kızına baktı.
"Kızım..."
Lina elini tuttu.
"İyi misin?"
"Sen yanımdasın ya, iyiyim."
Lina ağlamaya başladı.
Cem diğer elini kaldırıp kızının yanağına dokundu.
"Ne kadar büyümüşsün..."
Lina gülümsedi.
"Sen de çok yaşlanmışsın."
Cem hafifçe güldü.
"Ben seni hep küçük hatırladım."
Karan kapının yanında duruyordu.
Cem onu çağırdı.
"Karan..."
Karan yaklaştı.
"Buradayım."
Cem yastığının altından küçük bir zarf çıkardı.
"Bu sana."
Karan zarfı açtı.
İçinden bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta Aras Demir, genç Nermin ve iki küçük çocuk vardı.
Karan fotoğrafa dikkatle baktı.
"Bu çocuklar kim?"
Cem'in yüzü ciddileşti.
"Sen ve kardeşin."
Karan şaşırdı.
"Kaan mı?"
Cem başını salladı.
"Hayır."
Lina da fotoğrafa yaklaştı.
"Başka bir kardeşi mi var?"
Cem gözlerini kapattı.
"Evet."
Karan'ın sesi sertleşti.
"Kim?"
Cem cevap verdi:
"Barış."
Karan geriye çekildi.
"Barış mı?"
Cem başını salladı.
"Aras'ın senden başka bir oğlu daha vardı. Barış, senin üvey kardeşin değil. Babanız aynı."
Karan'ın gözleri doldu.
"Öyleyse neden Barış yıllarca bunu sakladı?"
Cem yavaşça konuştu:
"Çünkü Barış, Aras'ın ölümünden sonra Rauf'un eline düştü. Rauf ona gerçekleri anlatmadı. Onu kendi oğlu olarak büyüttü."
Karan'ın yüzü dondu.
"Yani Barış..."
Cem gözlerini ona dikti.
"Senin kardeşin."
19.30 — BARİŞ'IN YÜZLEŞMESİ
Karan konağa geldiğinde Barış salonda bekliyordu.
Karan kapıyı kapattı.
"Aras'ın mektubunu buldum."
Barış başını kaldırdı.
"Öyle mi?"
"Artık biliyorum."
Barış ayağa kalktı.
"Neyi?"
"Senin benim kardeşim olduğunu."
Barış'ın gözleri doldu.
Karan ona yaklaştı.
"Neden söylemedin?"
Barış başını eğdi.
"Çünkü senin benden nefret edeceğini biliyordum."
"Aras'ı sen öldürdün."
Barış'ın gözleri doldu.
"Ben çocukken yaptığım bir hatanın bedelini bütün hayatım boyunca ödedim."
Karan'ın sesi titredi.
"Ben de bütün hayatım boyunca babamı aradım."
Barış bir adım yaklaştı.
"Ben de babamı aradım."
Karan ona baktı.
"Öyleyse neden birbirimize kardeş olduğumuzu söyleyemedik?"
Barış cevap veremedi.
Karan derin bir nefes aldı.
"Şu an seni affedemem."
Barış başını salladı.
"Biliyorum."
"Ama bir gün belki..."
Barış'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.
Karan arkasını döndü.
Tam çıkacakken Barış konuştu:
"Karan!"
Karan durdu.
"Bir şey daha var."
"Ne?"
Barış cebinden başka bir fotoğraf çıkardı.
"Aras öldüğü gece yanında yalnızca ben yoktum."
Karan yavaşça döndü.
"Kim vardı?"
Barış fotoğrafı uzattı.
Fotoğrafta Aras'ın yanında genç bir kadın duruyordu.
Karan kadına baktı.
Sonra gözleri büyüdü.
"Bu..."
Barış başını salladı.
"Evet. Aylin."
22.45 — AYLİN'İN EVİ
Aylin, karanlık salonda tek başına oturuyordu.
Önünde eski bir fotoğraf albümü vardı.
Bir sayfayı açtı.
İçinde üç fotoğraf bulunuyordu:
Aras.
Nermin.
Ve küçük bir bebek.
Aylin fotoğrafı eline aldı.
"Affet beni..."
Telefonu çaldı.
Ekranda kayıtlı olmayan bir numara vardı.
Açtı.
"Efendim?"
Karşıdan erkek sesi geldi.
"Yıllardır sakladığın sır artık ortaya çıktı."
Aylin'in yüzü soldu.
"Senin burada ne işin var?"
Adam güldü.
"Benim işim hiçbir zaman bitmedi."
Aylin ayağa kalktı.
"Karan'a yaklaşma."
"Artık çok geç."
"Ne istiyorsun?"
Adamın sesi sertleşti.
"Altıncı çocuğu."
Aylin'in elindeki fotoğraf yere düştü.
"Hayır..."
"Onu buldun mu?"
Aylin gözlerini kapattı.
"Bulamadım."
Adam son kez konuştu:
"Yalan söyleme Aylin. Çünkü altıncı çocuk yıllardır senin yanında."
Telefon kapandı.
Aylin yavaşça yere çöktü.
Dudaklarından tek bir isim çıktı:
"Mert..."
23.59 — SON MESAJ
Karan, Lina'yı evine bırakmıştı.
Arabadan inmeden önce Lina'nın elini tuttu.
"Yarın seni arayacağım."
Lina gülümsedi.
"Aramazsan ben ararım."
Karan hafifçe güldü.
"Sen aramadan önce ben ararım."
Lina ona yaklaştı ve yanağına küçük bir öpücük kondurdu.
"İyi geceler."
"İyi geceler, güzelim."
Lina eve girdi.
Karan arabasını çalıştırdı.
Tam hareket edecekken telefonuna bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
Mesajı açtı.
“Kardeşini buldun. Anneni buldun. Babanı öğrendin.
Ama en büyük gerçeği hâlâ bilmiyorsun.
Barış senin kardeşin değil.
O, Aras'ın ölümünden sonra doğan çocuk değil.
O gece öldürdüğün adamın oğlu.
Ve seni öldürmeye yemin etti.”
Karan'ın yüzü bembeyaz oldu.
Hemen Barış'ı aradı.
Telefon çaldı.
Bir kez...
İki kez...
Üç kez...
Açılmadı.
Karan arabayı hızla konağa sürdü.
Ama konağa vardığında kapı açıktı.
Salonun ortasında bir fotoğraf duruyordu.
Fotoğrafta Barış yerde yatıyordu.
Üzerinde kan vardı.
Fotoğrafın arkasında ise şu yazıyordu:
"Kardeşini kurtarmak istiyorsan, gerçek katili bul."
Karan başını kaldırdı.
Merdivenlerden birinin ayak sesleri geliyordu.
Yukarıdan bir kadın sesi duyuldu:
"Karan... sakın yukarı çıkma."
Karan silahını çıkardı.
"Kim var orada?"
Kadın yavaşça cevap verdi:
"Ben, Aras'ı öldüren kadınım."
25. BÖLÜM SONU.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…