“SENİ SEVMEK GÜNAHTI” kitap kapağı

10. bölüm / 30

10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM
  1. 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
  4. 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
  5. 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
  6. 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
  7. 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
  8. 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
  9. 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
  10. 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime · Okuduğun bölüm
  11. 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
  12. 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
  13. 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
  14. 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
  15. 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
  16. 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
  17. 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
  18. 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
  19. 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
  20. 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
  21. 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
  22. 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
  23. 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
  24. 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
  25. 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
  26. 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
  27. 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
  28. 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime
  29. 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
  30. 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime

SAAT 22.49 — DEMİR KONAĞI / ÇALIŞMA ODASI
Karan'ın telefonu hâlâ elindeydi.
Ekranda yazan mesaj gözlerinin önündeydi.
“Kardeşini buldun, Karan. Ama Lina'nın ikizini bulursan bu kez hepiniz öleceksiniz.”
Odanın ışıkları tamamen sönmüştü.
Emir silahını kaldırmış, kapıya doğru ilerlemişti.
“Kim var orada?”
Cevap yoktu.
Sonra karanlığın içinden bir kadın sesi yeniden duyuldu.
“Lina…”
Lina'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.
Bu sesi unutması mümkün değildi.
Çocukluğunda ona masallar anlatan, saçlarını okşayan, geceleri alnından öpen kadının sesiydi.
“Aylin…”
Karan hemen Lina'nın önüne geçti.
“Kimse hareket etmesin.”
Emir telefonunun ışığını açtı.
Işık koridorun duvarlarına vurdu.
Kapının yakınında siyah giyimli bir kadın duruyordu.
Yüzü karanlıkta seçilmiyordu.
Lina bir adım attı.
“Anne?”
Kadın yavaşça başını kaldırdı.
“Büyümüşsün, kızım.”
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Anne… gerçekten sen misin?”
Kadın cevap vermedi.
Karan silahını indirmeden konuştu.
“Yüzünü göster.”
Kadın bir adım öne çıktı.
Işık yüzüne vurduğunda Lina'nın dizlerinin bağı çözüldü.
Karşısındaki kadın Aylin'di.
Yıllardır öldüğünü sandığı annesi…
Lina'nın dudakları titredi.
“Sen… ölmemiş miydin?”
Aylin'in gözleri doldu.
“Beni affet, kızım.”
Lina başını iki yana salladı.
“Hayır…”
Bir adım geri çekildi.
“Hayır, hayır! Sen öldün! Ben senin mezarına gittim!”
Aylin ağlamaya başladı.
“Biliyorum.”
“Ben seni her gece özledim! Her doğum günümde fotoğrafına sarıldım! Seninle konuşmak için odanda saatlerce oturdum!”
Aylin ellerini uzattı.
“Lina, ne olur…”
Lina geri çekildi.
“Bana yaklaşma!”
Karan, Lina'nın titrediğini fark etti.
Ama bu kez onu sakinleştirecek bir söz bulamadı.
Çünkü karşılarında yalnızca bir sır değil, yıllardır gömülü kalmış bir hayat duruyordu.
SAAT 23.02 — DEMİR KONAĞI / SALON
Elektrikler yeniden geldi.
Aylin salonun ortasında oturuyordu.
Lina karşısında ayakta durmuş, gözlerini annesinden ayıramıyordu.
Karan pencerenin yanında bekliyordu.
Emir ise kapının önünde nöbet tutuyordu.
Lina sonunda konuştu.
“Bana neden öldüğünü söylediler?”
Aylin başını eğdi.
“Çünkü ölü görünmem gerekiyordu.”
“Kim istedi bunu?”
Aylin gözlerini Karan'a çevirdi.
“Vedat.”
Karan'ın yüzü sertleşti.
“Babam mı?”
Aylin başını salladı.
“Evet.”
“Bunu neden yaptı?”
Aylin derin bir nefes aldı.
“Çünkü o gece hastanede yaşananları öğrenen herkesin susturulması gerekiyordu.”
Lina şaşkınlıkla sordu:
“Hangi gece?”
Aylin gözlerini kızına çevirdi.
“Senin doğduğun gece.”
Lina'nın gözleri doldu.
“Benim doğduğum gece ne oldu?”
Aylin ellerini birbirine kenetledi.
“Ben hastaneye geldiğimde her şey normal görünüyordu. Ama doğumdan sonra bana bebeğimin öldüğü söylendi.”
Lina'nın nefesi kesildi.
“Ne?”
Aylin ağlamaya başladı.
“Bebeğimi kaybettiğimi söylediler. Günlerce ağladım. Sonra Vedat geldi. Bana bir bebek getirdi ve bunun benim kızım olduğunu söyledi.”
Lina'nın gözleri büyüdü.
“Yani beni sana sonradan mı verdiler?”
“Evet.”
“Peki o bebek kimdi?”
Aylin başını iki yana salladı.
“Bilmiyordum. Yıllarca onun benim kızım olduğuna inandım.”
Lina'nın sesi titredi.
“Beni gerçekten sevdin mi?”
Aylin hemen ayağa kalktı.
“Lina!”
“Cevap ver!”
Aylin'in gözlerinden yaşlar aktı.
“Sen benim karnımdan doğmamış olsan bile kalbimden doğdun. Seni ilk kucağıma aldığım günden beri kızım bildim. Seni hiçbir şey için sevmedim. Sadece sen olduğun için sevdim.”
Lina ağlayarak başını çevirdi.
“Peki neden beni bıraktın?”
Aylin cevap veremedi.
Karan araya girdi.
“Lina, biraz dinlenmen gerekiyor.”
Lina ona döndü.
“Sen sus!”
Karan sustu.
Lina yeniden annesine baktı.
“Benim hayatım boyunca bildiğim her şey yalanmış. Sen de bu yalanın içindeymişsin.”
Aylin başını eğdi.
“Biliyorum.”
Lina çantasını aldı.
“Ben gidiyorum.”
Aylin ayağa kalktı.
“Nereye?”
“Bilmiyorum. Ama burada kalmayacağım.”
Karan hemen kapıya yöneldi.
“Lina, bu gece yalnız kalamazsın.”
Lina gözyaşları içinde ona baktı.
“Ben zaten yıllardır yalnızmışım, Karan.”
Ve dışarı çıktı.
SAAT 23.38 — KONAĞIN ÖNÜ
Lina hızlı adımlarla yürüyordu.
Gözlerinden akan yaşları silmeye çalışıyordu ama başaramıyordu.
Arkasından Karan geldi.
“Lina, dur!”
Lina durmadı.
Karan koluna dokunmadan önüne geçti.
“Böyle gidemezsin.”
“Çekil önümden.”
“En azından nereye gittiğini söyle.”
“Beni rahat bırak!”
Karan derin bir nefes aldı.
“Tamam. Sana dokunmayacağım. Ama bu saatte tek başına gitmeni istemiyorum.”
Lina ona baktı.
“Sen neden bu kadar ilgileniyorsun benimle?”
Karan'ın gözleri dolduğunu belli etmeyen bir ifadeyle ona baktı.
“Çünkü seni kaybetmek istemiyorum.”
Lina bir an sustu.
“Beni tanımıyorsun bile.”
“Sandığından daha uzun zamandır tanıyorum.”
“Beni nereden tanıyorsun, Karan? Annemden mi? Babamdan mı? Yoksa doğduğum gece benden mi?”
Karan cevap veremedi.
Lina başını salladı.
“İşte. Yine bir şey saklıyorsun.”
Karan bir adım geri çekildi.
“Bu kez sana anlatacağım.”
“Ne zaman?”
“Yarın.”
Lina acı acı güldü.
“Hep yarın…”
Karan ceketini çıkarıp ona uzattı.
“En azından bunu al. Hava soğuk.”
Lina ceketi aldı.
Bir süre birbirlerine baktılar.
Sonunda Lina arabaya bindi.
Karan da şoför koltuğuna geçti.
SAAT 00.15 — LİNA'NIN EVİ
Eve geldiklerinde kapının ışığı yanıyordu.
Lina arabadan indi.
Karan da onunla birlikte kapıya kadar yürüdü.
Lina anahtarı çıkardı.
“Buraya kadar gelmene gerek yoktu.”
“Emin olana kadar gitmeyeceğim.”
“Ben çocuk değilim.”
“Biliyorum.”
Lina kapıyı açtı.
İçeri girmeden önce arkasını döndü.
“Karan?”
“Efendim?”
“Annemin hayatta olduğunu biliyor muydun?”
Karan gözlerini kaçırmadı.
“Hayır.”
“Peki benim doğduğum gece orada olduğunu?”
Karan birkaç saniye sustu.
“Bunu bugün öğrendim.”
Lina başını salladı.
“İyi geceler.”
“İyi geceler, Lina.”
Kapı kapandı.
Karan birkaç saniye kapının önünde kaldı.
Sonra telefonunu çıkardı.
Emir'i aradı.
“Beni dinle. Aylin'in bu gece konağa nasıl girdiğini öğren.”
“Abi, kamera kayıtlarına bakıyorum.”
“Bir de Barış'ı bul. Bu gece onunla konuşacağım.”
“Tamam.”
Karan telefonu kapattı.
Tam arabasına bineceği sırada telefonuna bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara:
“Aylin'in hayatta olmasına sevindin mi?”
Karan cevap yazmadı.
İkinci mesaj geldi:
“Keşke onun neden döndüğünü bilseydin.”
SAAT 08.40 — LİNA'NIN ODASI
Lina sabaha kadar uyuyamamıştı.
Yatağının yanında çocukluk fotoğrafları vardı.
Aylin'in onu kucağında tuttuğu fotoğrafı eline aldı.
Fotoğrafın arkasında küçük bir not vardı:
“İlk gülüşün, ilk kelimen, ilk adımın… Hepsinde yanındaydım. Seni sonsuza kadar seveceğim.”
Lina notu göğsüne bastırdı.
“Peki neden gittin anne?”
Telefonu çaldı.
Arayan Melis'ti.
“Günaydın canım. Nasılsın?”
Lina bir süre sustu.
“Annem yaşıyor.”
Melis şaşkınlıkla bağırdı.
“NE?”
“Dün gece gördüm.”
“Lina, şaka yapmıyorsun değil mi?”
“Keşke yapsaydım.”
Melis'in sesi yumuşadı.
“Geliyorum. Hiçbir yere gitme.”
“Tamam.”
Telefon kapandı.
Lina ayağa kalktı.
Aynaya baktı.
Gözleri şişmiş, yüzü yorgundu.
Ama bu kez ağlamak istemiyordu.
Bu kez cevap istiyordu.
SAAT 10.20 — DEMİR HOLDİNG
Karan çalışma odasında oturuyordu.
Emir elinde bir tabletle içeri girdi.
“Abi, kamera kayıtlarını inceledim.”
Karan başını kaldırdı.
“Ne buldun?”
“Aylin Hanım konağa tek başına girmemiş.”
“Kim getirdi?”
Emir görüntüyü açtı.
Ekranda siyah bir araç görünüyordu.
Araçtan önce Aylin, sonra başka biri inmişti.
Karan görüntüyü durdurdu.
“Yaklaştır.”
Emir görüntüyü büyüttü.
Karan'ın yüzü sertleşti.
“Bu…”
Emir başını salladı.
“Evet abi. Barış.”
Karan ayağa kalktı.
“Barış, Aylin'i konağa mı getirdi?”
“Öyle görünüyor.”
Karan telefonunu aldı.
“Onu bul.”
“Zaten burada.”
Karan kapıya döndü.
“Ne?”
Emir'in arkasından Barış içeri girdi.
Barış sakin görünüyordu.
“Beni mi arıyordun?”
Karan gözlerini ona dikti.
“Aylin'i dün gece sen mi getirdin?”
Barış başını salladı.
“Evet.”
“Neden?”
“Çünkü artık saklanmasının bir anlamı yoktu.”
Karan masaya doğru yürüdü.
“Bize söyleyeceğin başka ne var?”
Barış bir süre sustu.
Sonra konuştu:
“Önce benim hakkımda öğrendiğin şeyi düzeltelim.”
Karan kaşlarını çattı.
“Ne?”
“Benim adım Kaan değil. En azından doğduğumda bana verilen isim Barış'tı.”
Karan'ın yüzü sertleşti.
“Dün başka bir şey söyledin.”
Barış başını salladı.
“Çünkü yıllardır bana anlatılan hikâyenin doğru olduğuna inanıyordum. Ama Vedat'ın kayıtlarını gördükten sonra ben de şüphe etmeye başladım.”
Karan ona yaklaştı.
“Sen benim ikiz kardeşim misin, değil misin?”
Barış gözlerini Karan'a kaldırdı.
“Bunu doğrulayacak tek kişi Aylin.”
Karan bir süre sustu.
“Peki Lina'nın ikizi kim?”
Barış'ın yüzündeki ifade değişti.
“Onu henüz söyleyemem.”
Karan öfkeyle masaya vurdu.
“Yeter artık!”
Barış geri çekilmedi.
“Beni suçlama. Ben de senin kadar kandırıldım.”
Karan soğuk bir sesle konuştu.
“Bir daha benden bir şey saklarsan, kardeşim olman hiçbir şeyi değiştirmez.”
Barış kapıya yöneldi.
Çıkmadan önce arkasını döndü.
“Bir şey daha var, Karan.”
“Nedir?”
“Duru'ya dikkat et.”
Karan'ın kaşları çatıldı.
“Duru'nun bununla ne ilgisi var?”
Barış cevap vermedi.
Sadece kapıyı açıp çıktı.
SAAT 12.05 — KÜÇÜK BİR KAFE
Lina ve Melis karşılıklı oturuyordu.
Melis, Lina'nın ellerini tuttu.
“Şimdi ne yapacaksın?”
“Annemle konuşacağım.”
“Peki Karan?”
Lina gözlerini kaçırdı.
“Karan'ı da anlamıyorum.”
Melis gülümsedi.
“Bence onu biraz fazla düşünüyorsun.”
“Melis!”
“Tamam, sustum.”
Lina kahvesinden bir yudum aldı.
Tam o sırada kafenin kapısı açıldı.
İçeri Duru girdi.
Etrafına baktıktan sonra doğrudan Lina'nın masasına yöneldi.
“Lina Yılmaz?”
Lina başını kaldırdı.
“Evet?”
Duru gülümsedi.
“Ben Duru.”
Lina onu tanımıştı.
Karan'ın konağında gördüğü kadın…
Karan'ın yanağından öpen, ona “aşkım” diyen kadın.
“Tanıyorum.”
Duru sandalyeyi çekip oturdu.
“Seninle konuşmam gerekiyor.”
Melis hemen araya girdi.
“Bir sorun mu var?”
Duru ona kısa bir bakış attı.
“Seninle değil, Lina'yla konuşacağım.”
Lina arkadaşına baktı.
“Melis, sorun yok.”
Melis isteksizce arkasına yaslandı.
Duru çantasından bir fotoğraf çıkardı.
Lina fotoğrafı eline aldı.
Fotoğrafta Aylin, Duru ve genç bir adam vardı.
Lina'nın gözleri büyüdü.
“Bu fotoğraf nereden çıktı?”
Duru sakin bir sesle cevap verdi.
“Benim aile albümümden.”
“Sen Aylin'i tanıyor muydun?”
“Çok iyi tanırdım.”
Lina fotoğrafa yeniden baktı.
“Peki bu adam kim?”
Duru bir süre sustu.
“Senin gerçek baban olduğunu düşündüğüm kişi.”
Lina'nın eli titredi.
“Adı ne?”
Duru gözlerini Lina'ya dikti.
“Cem.”
Lina başını iki yana salladı.
“Ben Hakan diye birini duydum.”
Duru acı bir gülümsemeyle cevap verdi.
“Hakan, senin baban değil.”
“Peki kim?”
Duru öne eğildi.
“Cem, Karan'ın amcasıydı.”
Lina'nın nefesi kesildi.
“Ne?”
“Yıllar önce ortadan kayboldu. Herkes öldüğünü sandı. Ama Aylin onunla ilgili gerçeği biliyordu.”
Lina'nın sesi titredi.
“Benim babam Karan'ın amcası mı?”
Duru başını salladı.
“Evet. Ve bu yüzden Karan'ın sana yardım ettiğini sanma.”
Melis öfkeyle araya girdi.
“Yeter artık! Ne istiyorsun sen?”
Duru ayağa kalktı.
“Ben sadece Lina'nın bilmesi gerekenleri söylüyorum.”
Lina fotoğrafı masaya bıraktı.
“Bana neden şimdi anlatıyorsun?”
Duru çantasını omzuna taktı.
“Çünkü Karan sana gerçeği anlatmayacak.”
Ve kafeden çıktı.
Lina fotoğrafı elinde tutarken Melis'e baktı.
“Benim babam Karan'ın amcası olabilir…”
Melis başını iki yana salladı.
“Artık hiçbir şeye inanmıyorum.”
SAAT 14.50 — DEMİR KONAĞI / MİSAFİR ODASI
Aylin pencerenin önünde duruyordu.
Yıllar sonra yeniden bu evdeydi.
Kapı açıldı.
Karan içeri girdi.
“Konuşmamız gerekiyor.”
Aylin arkasını döndü.
“Biliyorum.”
Karan karşısına geçti.
“Lina'nın ikizi kim?”
Aylin'in yüzü değişti.
“Bunu nereden duydun?”
“Artık hiçbir şeyi saklamayacaksın.”
Aylin başını eğdi.
“Lina'nın bir ikizi vardı.”
Karan'ın gözleri büyüdü.
“Erkek mi, kız mı?”
Aylin cevap vermekte zorlandı.
“Bir kız.”
Karan derin bir nefes aldı.
“Peki nerede?”
Aylin'in gözleri doldu.
“Onu benden aldılar.”
“Kim aldı?”
“Vedat.”
Karan'ın sesi sertleşti.
“Neden?”
Aylin bir süre sessiz kaldı.
Sonra konuştu:
“Çünkü o gece doğan iki kız bebeğin de yaşamasını istemiyorlardı.”
Karan kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Aylin devam etti:
“Birinin yaşaması, diğerinin kimliğinin yok edilmesi gerekiyordu. Biri bir aileye verildi, diğeri başka bir aileye.”
Karan şaşkınlıkla baktı.
“Lina'nın ikizi başka bir ailede mi büyüdü?”
Aylin başını salladı.
“Evet.”
“Kim?”
Aylin gözlerini kapattı.
“Duru.”
Karan dondu.
“Ne?”
Aylin ağlamaya başladı.
“Duru, Lina'nın ikizi.”
Karan birkaç saniye konuşamadı.
“Bunu Duru biliyor mu?”
Aylin başını salladı.
“Yıllardır biliyor.”
Karan geri çekildi.
“Peki neden Lina'ya şimdi yaklaştı?”
Aylin cevap vermeden önce kapıya baktı.
Kapı aralığından bir gölge geçti.
Karan hemen döndü.
“Kim var orada?”
Cevap gelmedi.
Karan kapıya doğru yürüdü ama koridor boştu.
Aylin arkasından seslendi:
“Karan…”
Karan döndü.
Aylin'in gözleri doluydu.
“Duru'ya güvenme.”
SAAT 18.30 — DEMİR KONAĞI / BAHÇE
Karan, Lina'yı arıyordu.
Telefonunu birkaç kez çaldırdı ama Lina açmadı.
Sonunda mesaj gönderdi:
“Konuşmamız gerekiyor. Lütfen beni ara.”
Lina kafeden ayrılmış, sahil kenarında yürüyordu.
Telefonuna baktı.
Karan'ın mesajını gördü.
Cevap yazmadı.
Bir süre sonra arkasından bir ses duydu.
“Lina!”
Döndüğünde Duru'yu gördü.
“Seninle konuşacak bir şeyim yok.”
Duru yanına yaklaştı.
“Biliyorum. Ama bilmen gereken son bir şey var.”
Lina kollarını bağladı.
“Daha ne olabilir?”
Duru gözlerini ona dikti.
“Benim de senin kadar hayatım çalındı.”
Lina şaşırdı.
“Ne demek istiyorsun?”
Duru'nun gözleri doldu.
“Ben de yıllarca başka bir ailede büyüdüm. Bana anlatılan her şeyin yalan olduğunu öğrendim.”
Lina bir adım geri çekildi.
“Sen…”
Duru başını salladı.
“Evet. Ben senin ikizinim.”
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Hayır…”
Duru ona yaklaştı.
“Beni dinle.”
“Hayır! Bunu bana neden şimdi söylüyorsun?”
Duru'nun sesi titredi.
“Çünkü yıllardır seni arıyorum.”
Lina başını iki yana salladı.
“Benim bir ikizim olduğunu bile bilmiyordum.”
Duru ağlayarak cevap verdi:
“Ben de bilmiyordum. Gerçeği öğrendiğimde çok geçti.”
Lina ona baktı.
“Peki Karan?”
Duru'nun yüzü değişti.
“Karan ne olacak?”
“Bunu biliyor mu?”
Duru cevap vermedi.
Lina'nın gözleri doldu.
“Biliyorsun…”
Duru başını eğdi.
“Evet.”
“Ne zamandır?”
“Uzun zamandır.”
Lina acı bir şekilde güldü.
“Demek herkes biliyor. Bir tek ben bilmiyorum.”
Duru elini uzattı.
Lina elini tutmadı.
“Bana dokunma.”
Duru geri çekildi.
“Bir gün beni anlayacaksın.”
Lina gözyaşlarını sildi.
“Ben seni tanımıyorum bile.”
SAAT 21.12 — DEMİR KONAĞI / ÇALIŞMA ODASI
Karan, Aylin'in anlattıklarını düşünüyordu.
Duru…
Lina'nın ikizi.
Yıllardır yanı başında duran kadın, aslında Lina'nın hayatından koparılan parçaydı.
Kapı çaldı.
Emir içeri girdi.
“Abi, Duru Hanım'la ilgili bir şey buldum.”
Karan başını kaldırdı.
“Ne?”
Emir dosyayı masaya koydu.
“Duru'nun doğum kayıtları incelendi. İlk kayıtta adı farklı.”
Karan dosyayı açtı.
“Ne yazıyor?”
Emir cevap verdi:
“Doğum adı Lina Demir olarak kaydedilmiş.”
Karan'ın yüzü değişti.
“Lina Demir mi?”
“Evet. Ama kayıt üç gün sonra değiştirilmiş.”
Karan dosyayı kapattı.
“Peki Duru bunu ne zaman öğrenmiş?”
Emir başka bir belge uzattı.
“Yaklaşık beş yıl önce.”
Karan başını kaldırdı.
“Beş yıl önce mi?”
“Evet. O tarihten sonra Aylin Hanım'la birkaç kez görüşmüş.”
Karan ayağa kalktı.
“Demek yıllardır biliyordu.”
Emir başını salladı.
“Bir şey daha var.”
Karan ona döndü.
“Ne?”
Emir telefonundan bir fotoğraf açtı.
Fotoğrafta Duru, Vedat ve başka bir adam birlikte görünüyordu.
Karan fotoğrafı büyüttü.
Adamın yüzünü görünce dondu.
“Bu…”
Emir başını salladı.
“Evet abi.”
Fotoğraftaki adam, yıllardır öldüğü söylenen Cem Demir'di.
Karan'ın amcası.
Lina'nın biyolojik babası olduğu iddia edilen adam.
Karan fısıldadı:
“Cem amcam…”
Emir devam etti:
“Fotoğraf geçen ay çekilmiş.”
Karan'ın gözleri karardı.
“Yani o da hayatta.”
Emir başını salladı.
“Evet.”
Karan telefonu eline aldı.
Tam o sırada bilinmeyen numaradan bir arama geldi.
Karan açtı.
“Kim bu?”
Karşıdaki ses sakindi.
“Beni tanıdın mı, yeğenim?”
Karan'ın nefesi kesildi.
“Cem amca?”
Adam hafifçe güldü.
“Uzun zaman oldu, Karan.”
Karan dişlerini sıktı.
“Sen neredesin?”
“Çok yakında.”
“Lina'yla ne ilgim var senin?”
Cem'in sesi ciddileşti.
“Lina benim kızım değil.”
Karan'ın kaşları çatıldı.
“Ne?”
“Duru da benim kızım değil.”
Karan'ın yüzü bembeyaz oldu.
Cem son cümlesini söyledi:
“Çünkü o iki kızın gerçek babası… senin baban Vedat Demir.”
Telefon kapandı.
Karan birkaç saniye hareketsiz kaldı.
Emir ona baktı.
“Abi?”
Karan yavaşça başını kaldırdı.
“Babam…”
Tam o sırada kapı açıldı.
Lina içeri girdi.
Gözleri kızarmıştı.
“Karan, Duru benim ikizim olduğunu söyledi.”
Karan ona baktı.
“Biliyorum.”
Lina'nın yüzü düştü.
“Sen de mi biliyordun?”
“Yeni öğrendim.”
Lina bir adım yaklaştı.
“Peki babam kim?”
Karan cevap vermekte zorlandı.
“Lina…”
“Yine mi susacaksın?”
Karan gözlerini kapattı.
“Cem amcam değil.”
Lina şaşkınlıkla baktı.
“Ne?”
Karan derin bir nefes aldı.
“Cem, az önce beni aradı. Duru'nun da senin de onun kızı olmadığını söyledi.”
Lina'nın kalbi hızlandı.
“Peki kim?”
Karan'ın sesi neredeyse fısıltıya dönüştü.
“Babam.”
Lina geriye doğru bir adım attı.
“Vedat mı?”
Karan başını salladı.
“Evet.”
Lina'nın gözleri doldu.
“Yani ben… Karan'ın kardeşi miyim?”
Karan cevap veremedi.
O sırada telefonuna yeni bir mesaj geldi.
BİLİNMEYEN NUMARA:
“Vedat'ın söylediklerine inanma. O senin baban değil.”
Ardından bir fotoğraf gönderildi.
Fotoğrafta genç Aylin, kucağında iki bebekle duruyordu.
Yanında ise Karan vardı.
Fotoğrafın arkasına yazılmış bir not görünüyordu:
“İki kızın gerçek babası Karan Demir'dir.”
Lina fotoğrafı eline aldı.
Karan'a baktı.
“Bu ne demek?”
Karan'ın yüzü buz kesmişti.
Tam cevap verecekken telefon yeniden çaldı.
Bu kez arayan Aylin'di.
Karan açtı.
Aylin ağlayarak konuştu:
“Karan! Lina'yı yanından uzaklaştır!”
“Neden?”
Aylin'in sesi titriyordu.
“Çünkü Vedat gerçeği öğrendi.”
“Ne gerçeği?”
Aylin birkaç saniye sustu.
Sonra duyulan tek cümle ikisini de yerle bir etti:
“Lina'nın gerçek babası sensin, Karan.”
Karan'ın telefonu elinden düştü.
Lina'nın gözleri doldu.
Birbirlerine baktılar.
Ve o an ikisi de aynı şeyi düşündü:
Ya bütün bu hikâyenin sonunda birbirlerine âşık olmaları, hayatlarının en büyük günahıysa?

Devam edecek..🖤

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…