Bölümler 30Şu an: 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM
- 1 Bölüm 1 - Yabancı1.111 kelime
- 2 BÖLÜM 2 — DAVETSİZ MİSAFİR2.505 kelime
- 3 BÖLÜM 3 — ANNEMİN SIRRI1.892 kelime
- 4 4. BÖLÜM — KAN BAĞI1.930 kelime
- 5 5. BÖLÜM — ÖLÜLER KONUŞMAZ1.960 kelime
- 6 6. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ DÜŞMAN4.123 kelime
- 7 7. BÖLÜM — MEZARDAKİ YABANCI2.250 kelime
- 8 8. BÖLÜM — DEĞİŞTİRİLEN HAYATLAR2.912 kelime
- 9 9. BÖLÜM — EN YAKININDAKİ ADAM2.309 kelime
- 10 10. BÖLÜM — ÖLÜ SANDIĞIM ANNEM2.482 kelime
- 11 11. BÖLÜM — YASAK GERÇEK2.494 kelime
- 12 12. BÖLÜM — AYNI YÜZ, FARKLI HAYATLAR1.740 kelime
- 13 13. BÖLÜM — KAYIP İKİZ2.168 kelime
- 14 14. BÖLÜM — KANLI DOSYA1.657 kelime
- 15 15. BÖLÜM — DÖRDÜNCÜ ÇOCUK1.917 kelime
- 16 16. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİN ADAM1.501 kelime
- 17 17. BÖLÜM — GERÇEK ANNEM1.670 kelime
- 18 18. BÖLÜM — İKİ ANNENİN SIRRI1.487 kelime
- 19 19. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİM ADAM1.435 kelime
- 20 20. BÖLÜM — KANIMDAKİ YALAN1.329 kelime
- 21 21. BÖLÜM — GERÇEK ANNENİ GETİR1.445 kelime
- 22 22. BÖLÜM — BABAM DEDİĞİ ADAM1.203 kelime
- 23 23. BÖLÜM — KANIMDAN DEĞİLSİN1.320 kelime
- 24 24. BÖLÜM — İKİZİMİN SAKLADIĞI SIR1.582 kelime
- 25 25. BÖLÜM — ANNEM DEDİĞİM YABANCI1.697 kelime
- 26 26. BÖLÜM — BABAMIN KATİLİ1.664 kelime
- 27 27. BÖLÜM — İKİSİNDEN BİRİ1.671 kelime
- 28 28. BÖLÜM — KAYIP KIZ KARDEŞİM1.709 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 29. BÖLÜM — AŞK MI, MİRAS MI?1.659 kelime
- 30 30. BÖLÜM (Final) — SONSUZA DEK1.639 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
00.12 — HASTANE ODASI
Lina, Karan'ın elindeki fotoğrafa bakıyordu.
Fotoğraftaki genç kadın gerçekten de ona çok benziyordu.
"Karan, konuş artık. Bu kızı nereden tanıyorsun?"
Karan fotoğrafı masaya bıraktı.
"Üç yıl önce hayatımın en karanlık dönemindeydim. Şirketin başına yeni geçmiş, ailemle ilgili gerçekleri araştırıyordum."
"Sonra?"
"Bir gece ofisimin önünde baygın hâlde buldum onu. Adının Defne olduğunu söyledi. Nereden geldiğini, ailesinin kim olduğunu bilmiyordu."
Lina'nın gözleri büyüdü.
"Sen onu tanıyordun ve bana hiç söylemedin?"
Karan başını iki yana salladı.
"Çünkü o zaman seninle henüz tanışmamıştım."
Lina bir süre sustu.
"Sonra ne oldu?"
"Yaklaşık iki ay benim evimde kaldı. Bir sabah uyandığımda gitmişti. Ardında yalnızca bir not bırakmıştı."
Karan çekmeceden eski bir kâğıt çıkardı.
Lina titreyen elleriyle notu aldı.
“Beni arama Karan. Bir gün gerçekleri öğrenirsen, beni de affetmeyeceksin.”
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Benim kardeşim..."
Karan onun elini tuttu.
"Onu bulacağız."
Lina başını kaldırdı.
"Ya beni görmek istemezse?"
Karan alnına bir öpücük kondurdu.
"O zaman bile onu bulacağız. Çünkü senin artık kaybedecek başka bir şeyin yok."
01.30 — DEMİR KONAĞI
Kaan, Emir ve Barış konağın çalışma odasında oturuyordu.
Barış'ın yüzünde derin bir yara vardı.
Emir ona su uzattı.
"İyi misin?"
Barış bardağı aldı.
"İyiyim."
Kaan karşısındaki dosyayı açtı.
"Rauf'un arşivinde Defne'nin dosyasını buldum."
Barış başını kaldırdı.
"Defne mi?"
"Evet. Lina'nın kız kardeşi olduğu yazıyor."
Barış şaşkınlıkla baktı.
"Ben Defne'yi tanıyorum."
Emir ona döndü.
"Nereden?"
Barış bir süre sustu.
"Rauf'un yanında kaldığım yıllarda bir kız vardı. Sürekli aynı şeyi söylerdi: 'Bir gün kardeşimi bulacağım.'"
Kaan'ın yüzü değişti.
"Onu nerede gördün?"
"Eski bir evde. Rauf onu saklıyordu."
Emir ayağa kalktı.
"Neden daha önce söylemedin?"
Barış gözlerini yere indirdi.
"Çünkü o evde yaşadığım günleri hatırlamak istemiyordum."
Kaan dosyayı kapattı.
"Adresini bulmamız gerekiyor."
Barış ayağa kalktı.
"Ben götürürüm."
02.15 — SELİN'İN İTİRAFI
Selin evinde oturmuş, eski fotoğraflara bakıyordu.
Kapı çaldı.
Aylin içeri girdi.
Selin onu görünce ayağa kalktı.
"Burada ne işin var?"
Aylin elindeki zarfı masaya bıraktı.
"Artık saklayamayız."
Selin zarfı açtı.
İçinden iki bebeğin hastane fotoğrafı çıktı.
Biri Lina'ydı.
Diğeri Defne.
Selin'in elleri titredi.
"Bu fotoğrafı nereden buldun?"
Aylin gözyaşları içinde cevap verdi:
"Çünkü Defne'yi senden ben aldım."
Selin'in yüzü bembeyaz oldu.
"Ne?"
"Doğumdan sonra Rauf hastaneye geldi. Lina'yı alacağını söyledi. Ben onu durdurmak için Defne'yi başka bir aileye verdim."
Selin öfkeyle bağırdı:
"Benim kızımı benden nasıl alırsın?"
Aylin ağlamaya başladı.
"Seni de kurtarmaya çalıştım."
"Ben senden kızlarımı korumanı istemiştim!"
Aylin başını eğdi.
"Defne'nin yaşadığını yıllarca kimseye söyleyemedim. Rauf onu bulursa ikisini de kullanacaktı."
Selin gözyaşları içinde fotoğraflara baktı.
"Ben iki kızımı da kaybettim..."
Aylin yavaşça yaklaştı.
"Hayır. Henüz geç değil."
Selin başını kaldırdı.
"Defne nerede?"
Aylin cevap vermeden önce telefonu çaldı.
Ekranda bilinmeyen bir numara vardı.
Açtı.
Karşıdan genç bir kadın sesi duyuldu:
"Aylin teyze... Beni artık saklamana gerek yok."
Aylin'in gözleri büyüdü.
"Defne?"
Kadın ağlayarak cevap verdi:
"Ben eve dönüyorum."
03.40 — ESKİ EV
Barış, Kaan ve Emir eski eve ulaştılar.
Kapı kilitliydi.
Barış kapıyı omzuyla iterek açtı.
İçerisi toz içindeydi.
Duvarlarda eski fotoğraflar asılıydı.
Bir fotoğrafta küçük Defne vardı.
Yanında ise genç bir kadın.
Emir fotoğrafı aldı.
"Bu kim?"
Barış fotoğrafa baktı.
"Defne'nin onu büyüten annesi olabilir."
Kaan başka bir odaya geçti.
Masada bir defter buldu.
Defterin ilk sayfasında şu yazıyordu:
“Kızım Defne'ye. Bir gün gerçek aileni bulduğunda, seni neden bıraktığımı anlayacaksın.”
Kaan sayfaları çevirdi.
Son sayfada bir adres vardı.
Barış adresi görünce dondu.
"Bu adres..."
Emir ona baktı.
"Neyi?"
"Defne'nin kaldığı yer."
Kaan hemen telefonunu çıkardı.
"Karan'ı arıyorum."
04.05 — HASTANE ODASI
Karan telefonla konuşurken Lina yatağın kenarında oturuyordu.
"Adres kesin mi?"
Kaan'ın sesi duyuldu:
"Evet. Defne'nin orada olduğunu düşünüyoruz."
"Biz geliyoruz."
Karan telefonu kapattı.
Lina hemen ayağa kalktı.
"Bulmuşlar mı?"
Karan başını salladı.
"Bir adres var."
Lina'nın elleri titremeye başladı.
"Karan, ya gerçekten oysa?"
Karan ona yaklaştı.
"Olmasa bile vazgeçmeyeceğiz."
Lina gözyaşlarını sildi.
"Ben çocukken hep bir kız kardeşim olsun istemiştim."
Karan gülümsedi.
"Belki de duaların kabul oluyordur."
Lina ona sarıldı.
"Ben sadece ailemi istiyorum."
Karan saçlarını okşadı.
"Bu kez birlikte bulacağız."
05.30 — DEFNE
Eski bir apartmanın üçüncü katında genç bir kadın pencerenin önünde duruyordu.
Elinde iki fotoğraf vardı.
Biri Lina'nın, diğeri Selin'in.
Kapı zili çaldı.
Defne derin bir nefes aldı.
Kapıyı açtı.
Karşısında Lina duruyordu.
İkisi de birkaç saniye konuşamadı.
Lina'nın gözleri doldu.
"Defne?"
Genç kadın başını salladı.
"Evet."
Lina bir adım yaklaştı.
"Ben Lina."
Defne ağlamaya başladı.
"Biliyorum."
Lina'nın dudakları titredi.
"Sen... benim kardeşim misin?"
Defne başını salladı.
"Evet. Ben senin ikiz kardeşinim."
Lina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
"İkizim mi?"
Defne ağlayarak ona sarıldı.
"Yıllardır seni arıyorum."
Lina kardeşine sıkıca sarıldı.
"Ben de seni hiç tanımadan özlemişim."
İki kardeş birbirlerine sarılıp ağladılar.
Karan kapının önünde onları izliyordu.
Emir sessizce yanına geldi.
"Sonunda."
Karan başını salladı.
"Sonunda."
06.20 — İKİ KARDEŞ
Lina ve Defne salonda karşılıklı oturuyorlardı.
Lina kardeşinin elini bırakmıyordu.
"Sen nerede büyüdün?"
Defne derin bir nefes aldı.
"Bir aile beni evlat edindi. Çok iyi insanlardı. Ama küçükken bile içimde bir eksiklik vardı."
"Ne zaman gerçeği öğrendin?"
"On sekiz yaşımdayken. Evlat edinen annem hastalanmıştı. Bana eski bir zarf verdi. İçinde doğum belgelerim vardı."
Lina'nın gözleri doldu.
"Peki Karan'ı nereden tanıyorsun?"
Defne başını kaldırdı.
"Çünkü beni Rauf'tan ilk kurtaran oydu."
Karan şaşkınlıkla ona baktı.
Defne devam etti:
"Üç yıl önce Rauf beni bulmuştu. Beni ailesine karşı kullanmak istiyordu. Karan beni evine götürdü. Ama ben onun yanında kalırsam seni de bulacağını düşündüm."
Lina kardeşinin elini sıktı.
"Benden neden kaçtın?"
Defne ağlayarak cevap verdi:
"Seni korumak için."
Lina başını salladı.
"Artık birbirimizi koruyacağız."
Defne gülümsedi.
"Bir daha ayrılmayacağız."
08.00 — CEM YILMAZ'IN ODASI
Cem, hastane odasında oturuyordu.
Lina, Defne ve Selin içeri girdi.
Cem onları görünce gözleri doldu.
"İki kızım..."
Lina babasına sarıldı.
"Defne'yi bulduk baba."
Cem ağlayarak başını salladı.
"Sonunda..."
Defne yavaşça yanına geldi.
"Baba?"
Cem elini uzattı.
"Kızım..."
Defne onun elini tuttu.
"Ben seni tanımadan büyüdüm."
Cem gözlerini kapattı.
"Bunun için kendimi hiç affetmedim."
Defne başını salladı.
"Artık geçmişi değiştiremeyiz. Ama geleceği değiştirebiliriz."
Selin de yanlarına geldi.
İki kızını kollarının arasına aldı.
"Ben sizi bir daha kaybetmeyeceğim."
O an odada yıllardır eksik olan bir şey tamamlanmıştı.
Bir aile yeniden bir araya gelmişti.
11.45 — KARAN VE BARİŞ
Karan hastaneden konağa dönmüştü.
Barış çalışma odasında onu bekliyordu.
Karan kapıyı kapattı.
"Konuşmamız gerekiyor."
Barış başını salladı.
"Ben de bunu bekliyordum."
Karan karşısına oturdu.
"Aras'ın oğlusun. Benim kardeşimsin."
Barış gözlerini kaçırdı.
"Ben senin kardeşin olmayı hak etmiyorum."
Karan kaşlarını çattı.
"Neden?"
"Çünkü yıllarca Rauf'un yanında kaldım. Onun söylediklerine inandım. Sana karşı geldim."
Karan ayağa kalktı.
"Sen çocuktun Barış. Sana ne söylenirse ona inandın."
Barış'ın gözleri doldu.
"Aras'ın ölümünden kendimi sorumlu tutuyordum."
Karan ona yaklaştı.
"Artık değilsin."
Barış başını kaldırdı.
Karan elini uzattı.
"Ben babamı kaybettim. Sen de babanı kaybettin. Ama birbirimizi kaybetmek zorunda değiliz."
Barış onun elini tuttu.
İki kardeş birbirlerine sarıldılar.
15.30 — RAUF'UN SON PLANI
Rauf, nezarethane hücresinde oturuyordu.
Kapı açıldı.
İçeri Mert girdi.
Rauf başını kaldırdı.
"Oğlum."
Mert öfkeyle baktı.
"Bana oğlum deme."
Rauf gülümsedi.
"Ne oldu? Anneni buldun mu?"
"Bulduğum tek şey, senin nasıl bir insan olduğun."
Rauf ayağa kalktı.
"Ben seni hayatta tuttum."
Mert başını salladı.
"Sen beni kullanmak için yaşattın."
Rauf sustu.
Mert masaya bir dosya bıraktı.
"Bu dosyayı buldum. Aras'ın ölümünden sonra bütün çocukların kayıtlarını sen değiştirmişsin."
Rauf dosyaya baktı.
"Ve?"
Mert gözlerini ona dikti.
"Bir şeyi anlamıyorum. Neden kendi oğlunun bile kimliğini çaldın?"
Rauf yavaşça cevap verdi:
"Çünkü Aras'ın bütün çocukları benden daha değerliydi. Ben de onların hayatlarını kontrol etmek istedim."
Mert'in gözleri doldu.
"Sen baba değilsin."
Rauf'un yüzü sertleşti.
"Git buradan."
Mert kapıya yöneldi.
Tam çıkarken arkasından Rauf'un sesi duyuldu:
"Bir şeyi unutma Mert. Herkesin sakladığı bir gerçek var."
Mert durdu.
"Benim için artık hiçbir şeyin önemi yok."
Rauf gülümsedi.
"Öyleyse neden Sevda sana her şeyi anlatmadı?"
Mert'in yüzü değişti.
"Ne saklıyor?"
Rauf cevap vermedi.
Sadece güldü.
19.20 — LİNA'NIN EVİ
Lina ve Defne birlikte mutfakta oturuyorlardı.
Defne eski bir fotoğraf albümünü açtı.
"Bak, bu benim çocukluğum."
Lina fotoğrafa baktı.
"Ne kadar benziyoruz..."
Defne gülümsedi.
"İkiziz sonuçta."
Lina bir fotoğrafta durdu.
"Bu kim?"
Fotoğrafta küçük Defne'nin yanında genç bir adam vardı.
Defne'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Bu..."
Lina ona baktı.
"Tanıyor musun?"
Defne fotoğrafı elinden bıraktı.
"Bu adamı gördüğümde çok küçüktüm."
"Kim?"
Defne yavaşça cevap verdi:
"Aras Demir."
Lina şaşkınlıkla fotoğrafa baktı.
"Babamızın ailesinden mi?"
Defne başını salladı.
"Hayır. Beni Rauf'tan sakladığı zamanlarda Aras yanımdaydı."
Lina'nın kalbi hızlandı.
"Aras seni de kurtarmış mıydı?"
Defne gözlerini kapattı.
"Evet. Ama bana ölmeden önce bir şey söylemişti."
"Ne söylemişti?"
Defne kardeşinin elini tuttu.
"Bir gün Karan'la Lina aynı evde yaşayacak. Ama onların aşkı, ailemizin son sırrını ortaya çıkaracak, demişti."
Lina dondu.
"Ne demek istiyorsun?"
Defne cevap vermeden telefonuna bir mesaj geldi.
Mesajda yalnızca bir cümle vardı:
“Aras'ın vasiyetini bul. Gerçek son orada.”
23.47 — KARAN'IN ÇALIŞMA ODASI
Karan, Aras'ın eski eşyalarını inceliyordu.
Çekmecenin en altında mühürlü bir zarf buldu.
Üzerinde kendi adı yazıyordu.
KARAN DEMİR'E — BABASINDAN
Zarfı açtı.
İçinden bir mektup ve küçük bir anahtar çıktı.
Mektupta şöyle yazıyordu:
“Oğlum Karan,
Bu mektubu okuyorsan demek ki artık gerçekleri öğrenmeye hazırsın.
Ben öldüğümde seni koruyacağını düşündüğüm insanlara güvenmiştim. Ama en büyük hatam buydu.
Rauf seni benden aldı. Aylin seni büyüttü. Nermin seni aradı. Kaan senden ayrıldı. Barış ise benim geçmişimin bedelini ödedi.
Ama bütün bunların ortasında bir kişi vardı. Onu yıllardır yanlış tanıyorsunuz.
O kişi, senin hayatındaki en büyük sırrı taşıyor.
Ve Lina'yı bulduğunda ona şunu söyle: Ben onun için de savaştım.
Anahtar, eski evin bodrumundaki kasayı açacak.
Beni affet oğlum.
Baban, Aras Demir.”
Karan mektubu yavaşça indirdi.
Tam o sırada Lina içeri girdi.
"Ne oldu?"
Karan ona baktı.
"Babamdan bir mektup buldum."
Lina yanına geldi.
"Ne yazıyor?"
Karan anahtarı gösterdi.
"Eski evde bir kasa varmış."
Lina'nın yüzü ciddileşti.
"Öyleyse gidip açalım."
Karan başını salladı.
"Yarın."
Lina ona sarıldı.
"Bu kadar sırdan sonra artık mutlu olmayı hak ediyoruz."
Karan alnını onun alnına yasladı.
"Benim mutluluğum sensin."
Lina gülümsedi.
"Benimki de sen."
Tam o sırada Karan'ın telefonu çaldı.
Arayan Defne'ydi.
Karan açtı.
"Defne?"
Karşıdan titrek bir ses geldi:
"Karan, kasaya gitmeyin."
Karan ayağa kalktı.
"Neden?"
Defne ağlayarak cevap verdi:
"Çünkü o kasada Aras'ın gerçek vasiyeti var. Ve vasiyette..."
Karan'ın yüzü değişti.
"Ne yazıyor?"
Defne son cümleyi fısıldadı:
"Aras Demir'in bütün mal varlığı ve Demir Holding'in gerçek sahibi Lina Yılmaz'dır."
Karan dondu.
Lina'nın gözleri büyüdü.
"Ne?"
Telefonun diğer ucundan Defne'nin ağlama sesi geldi.
"Ve Karan... vasiyette bir şart daha var."
Karan sertçe sordu:
"Ne şartı?"
Defne cevap verdi:
"Lina, Karan Demir ile evlenirse bütün miras hakkını kaybedecek."
Telefon kapandı.
Karan ve Lina birbirlerine baktılar.
Birbirlerini seven iki insan...
Şimdi aşklarıyla hayatları arasında bir seçim yapmak zorundaydı.
28. BÖLÜM SONU.
Bölüm etkileşimi
